Çete Ayşe
Milli Mücadele kahramanı ikinci kadın olan Çete Ayşe, Aydın-Umurlu'ya bağlı İmamköy'den bir şehit eşi. 1918 yılında İzmir, Selçuk, Çamlık ve Aydın civarının Yunanlılar tarafından kuşatılmasıyla adını duyurur.
Kurduğu çete ile kadınları ve kızları peşine takıp onlara öncülük eder. Silah kullanmasındaki ustalığı, cesareti, lider özelliği ve konuşmasıyla kısa sürede halkın sevgi ve takdirini kazanır; Ege'de Milli Mücadele'nin sembolü haline gelir. Düşmanla mücadelenin kadınlara göre olmadığını söyleyen mahalle muhtarına, "Bazı kadınların içinde bir pehlivan, bazı erkeklerin içinde korkaklıklarından dolayı bir kadın gizlidir." diyerek, savaşın yürek işi olduğunu savunur.
İmamköy'den Umurlu'ya, Aydın'a; Aydın'dan Dalama'ya küheylanlar uçurur. Kepez'de üç gün üç gece Yunan'a kan kusturur. İstiklal mücadelesinin bu sembol ismini, Tarsus'taki Kara Fatma'dan, Adana'daki Hatice Hatun'dan, İstanbul'daki Asker Saime Hanım'dan, Erzurum'daki Nene Hatun'dan ayıran en büyük özellik ise Çete Ayşe'nin Kurtuluş Savaşı'nın ilk kadın efesi olması.












Tarihi film çekmek öyle her babayiğidin harcı değil.
Bu Tarihi efsane film benim de memleketim olan. Aydın ilinin Dalama Nahiyesinde hemde benim doğmuşta olduğum yerde filminde, platosunun buraya da kurulmuşta olmasına karşın.. Benimse, bir türlü gidip ziyaret bile edemediğim ama vizyona girdiğinde ilk önce izlemeyi istediğim filmlerin en başında yer almaktadır. Filme dair konsepti ise.. Konu başlığında verilmiş olduğundan, tekrarına yazma gereksinimi duymadım. Pekala betimlenmiş.