Hızlı Yaşayanlar
Gecenin karanlığını Anadolu’ya götürdükleri ‘gazete ışığı’ ile aydınlatan Babıâli şoförlerinin öyküsü..
1960’ların ilk yılları.. Ulusal gazetelerin İstanbul’da basılıp, kıyasıya bir yarış içinde diğer illere gönderildiği ve birçok yerdeki okuyucuya günler sonra ulaşabildiği yıllar. Bu koşuşturma sırasında meydana gelen kazalarda ölen ve Mustafa Dayı’nın “Şimdi hepsini toplasan bir mezarlık olur” dediği şoförlere adanan bu film Kuğu Gölü Balesi’ndeki ‘Kuğuların Dansı’ müziği ile başlıyor.
Orhan.. 12 yıllık şoför. İlk zamanlar kamyonlarda muavinlik sonra taksi şoförlüğü yapmış. Çok zamandır da boşta. “Bir anam bir de hasta (kız) kardeşim var. Taksicilikle bakamadım onlara.” İş için başvurduğu Yeni Sabah Gazetesi’nin Müdürü şunları söylüyor “Seni gözüm tuttu. Bu işte çok para var. Fakat her an kelle koltukta gideceksin.. Gazeteleri yükleyip 5 saatte Ankara’da olacaksın.
Başka gazetelerin arabaları seni geçerlerse önce parandan kesilir, sonra işinden olursun.” Orhan gazetenin 34 AK 467 plakalı kamyoneti ile göreve başlar. Garaj sorumlusu Mustafa Dayı işin zorluklarını anlatıp onu diğer gazetelerin şoförleri ile tanıştırır.
Kara Cemil.. Milliyet Gazetesi’nin İstanbul 86491 plakalı kamyonetinin sürücüsü. “Hızlı şofördür. Yolu kimseye kaptırmaz.” Adapazarı ve Ankara’ya herkesten önce ulaşarak, kendi aralarında oynadıkları bahsi hep o kazanır.
Bir barda çalışan Suzan’a tutkun. “Bizimkine para yetiştiremiyorum. Ne kazansam öğütüyor. Mecburen avanta kolluyorum.”
İnce Salih.. Tercüman Gazetesi’nin İstanbul 88114 plakalı Desoto kamyonetini kullanıyor. “İnce deyince çabuk kırılır kopar zannetme. Ayağını gaz pedalına yapıştırdı mı kriko ile kaldıramazsın.. Derdi imanı evlenmektir. Kimsesi yoktur. Kazandığı para ile eşya alır.
Bir ev tutmuş, gören parmak ısırıyormuş.” Salih, Bolu Dağı’ndaki Türk Petrol benzin istasyonunun sahibi Cemal’in güzel kızı Fatma’yı karşılıksız olarak seviyor. Genç kızla gruba sonradan katılan Orhan’ın birbirlerini sevmeleri ile ümitsizliğe düşer ve filmin sonunda ‘ecelin üstüne araba sürerek’ aralarından çekilir.
Kriko Kadir.. Ekspres Postası’na ait İstanbul 45341 plakalı Fargo’nun yarışta hep sonuncu olan şoförü. Trafik kazasında sakat kalan abisinin ailesine bakabilmek için çok sevdiği sözlüsünü terk etmek zorunda kalmış.
Bir keresinde, babasının mide rahatsızlığından söz eden Fatma’ya “Onun derdinin çaresi kolay, benimki gibi değil” demişti. “Dolu bir kamyoneti tabanları ile kaldırdığını söyler ama kulak asma, biz görmedik.” Kadir, ‘Kriko’ önadını hak ettiğini İnce Salih’in öldüğü kazada kanıtlayacaktır.
Film,dostluklarını acımasız rekabetin bile bozamadığı bu insanları anlatıyor.
Orhan ile Yeni Sabah’ın Müdürü arasındaki konuşma ; Orhan ; “(Ankara’ya) 5 saatten evvel gidene prim var mı?”
Müdür ; “Ölmenizi değil, yaşamanızı istiyoruz. Ama biraz hızlı yaşamanızı.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Ayhan IşıkOrhan (Yeni Sabah Gazetesi)
Pervin ParFatma
Ekrem Boraİnce Salih (Tercüman Gazetesi)
Turgut ÖzatayKara Cemil (Milliyet Gazetesi)
Kadir SavunKriko Kadir (Ekspres Postası)
Diclehan BabanSuzan
Bülben UzZeynep
Asım NiptonMustafa Dayı
Eşref VuralCemal
Hasan CeylanKadir'in Ağabeyi
Mahmure HandanOrhan'ın Annesi
Hüseyin ZanLokantadaki Kavgacı
Nezihe GülerAyşe
Muzaffer YenenEkspres Postası Müdürü
Orhan ÇobanBardaki Müşteri
Abdurrahman PalayTurgut Özatay Seslendirmesi
Agah HünKadir Savun Seslendirmesi
Altan KarındaşMahmure Handan Seslendirmesi
Erdoğan EsenboğaHüseyin Zan Seslendirmesi
Hayri EsenAyhan Işık Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümPervin Par Seslendirmesi
Sadettin ErbilEşref Vural Seslendirmesi
Sadi MutluKadir'in Yeğeni
Toron KaracaoğluEkrem Bora Seslendirmesi
Vahit VolkanBardaki Müşteri
Vala ÖnengütAsım Nipton Seslendirmesi
Zafer ÖnenSeslendirme
Zafer ÖnenSeslendirme 





Hayatın içinden bir kesit sunmuṣlar bizlere. Ders niteliğinde bir filim aslında, hayat dersi.
Hizli Yasayanlar (1964) – 8/10 Bayagidir Ayhan filmi izleyemiyorum, cunku artik izlemedigim hic film kalmadi. Bu filme tamamen sans eseri denk geldim. Guzel basliyor. Eski Istanbul, siyah beyaz atmosfer, arabalar, gazetelerin kosusturmasi... Ne guzel bir ortam. Filmde gazetelerin Istanbul’dan Ankara’ya hizli bir sekilde ulastirildigi bir donem anlatiliyor. Gercekte de boyle miydi acaba? Tamam, boyle bir meslek vardi ama bu kadar hizli mi gitmek gerekiyordu? Ankara’da matbaa yok muydu? Bu kisimlar bana biraz garip geldi. Elma bile pahaliydi o zamanlar. Gerci su an bile elma alamayanlar var. Guzel bir film, o donemin ruhunu iyi yansitiyor.
Harika bir filmdi gazete şoförlerin hikayesi söz konusu eve ekmek götürmek için mücadelesi müthişti oyuncu kadrosuda çok sağlamdı. Rekabet, dayanışma arkadaşlık müthişti filmde. Taçsız Kral'ın en anlamlı güzel filmlerinden esas kız Pervin Par'da oldukça uyumluydu diyebilirim..
Ayhan Işık ve Pervin Para Uyumu Harika Konu Olarak Çok Güzel Bir Film
eskiyi anlatması açısından gayet anlamlı bir film
Kadro çok iyi , Ama filmin yarısı Fatmanın babasının gereksiz hastalık macerasıdır. Halbuki bu saçma hastalık yerine farklı sahne ve senaryoda değişiklikler yapılabilirdi. Filmin finalinde zaten Fatmanın Babası Görünmez bile. Dört Kişi’nin Yollarda geçen Hızlı yaşamları konu edilir. Hızlı olmalılar çünkü yavaşlamaları hayatta kaybedenler arasına girmeleri demektir. Dördününde yaşamlarında derin izler bırakmış ve bağlı bulundukları durumlar vardır. Ayhan Işık, Ekrem Bora, Kadir Savun ve Turgut Özatay. Dörtlüsünden farklı bir film. Filmde verilen mesaj aslında bu uğurda canlarını feda edenlere şeklindedir. O Dönem Gazete dağıtımı ve Rekabetin ne denli olduğu gözler önünde. Bir Gazete Markasının baskıdan sonra Hemen Halka ulaşmasındaki önem çok açık şekilde ifade edilmiş Orhan’ın Gazete Müdürü, Biz Sizi Ölüme Yollamıyoruz desede Kriko Kadir’in Müdürü İnatla Kadir’i Ölüme göndermeye ve Gazetelerin Geç Ulaşması Halinde İstifa etmeye hazırdır. Şu bir gerçek olmalı ki o yıllarda bu uğurda yollarda çok canlar feda edilmiş. Bu Filmde O Feda edilmişlere bir armağan şeklinde.
Murat Çelenligil bey filmi bütün ayrıntısıyla anlatmış. Kalemine sağlık. Filmde hiçbir ayrıntı kaçmamış. Bara giren Semih Sezerli'nin anlık görüntüsünü bile tespit etmiş. Ben seyrederken görmemiştim. Yeniden baktığımda rahmetliyi görebildim. Filmdeki yemek isimleri çok ilginç. Bunlar dikkatimi çekmişti. Bunlar üzerine kafa patlatıp hangi yemek olduklarını düşünürken sayın Çelenligil'in bunlara karşılık bulmaya çalıştığını gördüm. Sağ olsun. Kaleminize bin kere sağlık.
Bu filmi youtube'dan seyrettim. İlginç bir konu. Başka hiçbir filmde böyle bir mevzunun işlendiğini görmedim. İstanbul'da basılan gazeteleri Ankara'ya yetiştirmek için canla başla yollara düşen şoförlerin dertlerine temas etmiş. Ayhan Işık, Turgut Özatay, Ekrem Bora ve Kadir Savun çok güzel oynamışlar. Tavsiye edilir. Bu arada kuru fasulyeye egzoz denmesi de çok ilginç geldi.
Bu filmi yıllar sonra tekrar görebilmek için çok uğraşıyorum. Hiç kimsenin kişisel arşivinde, paylaşılabilecek bir yerde var mıdır? Tedarik edilebileceği her hangi bir yer biliyor musunuz? Şimdiden çok teşekkürler,
yeşilçamda hiç değinilmemiş bir konusu çok başarılı anlatmışlar
yesilcamda cok degisik bir film oldugunu düsünüyorum...soförlere itahafen yapilmis.... 4 ayri soförün hikayesini ve onlarla ortak bir hayat yasayan benzinci kizin filmi.... filmde kötü olan biri yok... hepsi kendi hayatlariyla savasir... kesinlikle izlemeye tavisye edecegim filmlerden biri
bu filmi ısrarla izlemek istiyorum ayhan ışık ve pervin par yanyana harika
istanbuldan anadoluya gazete yetiştiren soförlerin macerası anlatılmış film güzel.
<p>filmi nası izlicez acaba</p><p> </p>
ergun abi ne doğru söylemiş oturun çerezinizi alın ve filmi seyredin
Bu film için yorum yapan deniz suyu rumuzlu arkadaşa teessüf ediyorum.Sen bu filmi izlerken heralde kulağına deniz suyu kaçtı,sen bu filmi salim kafayla bir daha seyret bakalım beğenecekmisin.
bakınız fılm hıc guzel degıl ama EKREM BORA varken akan sular cabuk durulur ve seyretmeye deger genclıgı fotajenık mısalı ayhan turgut bıle ırgalamaz ama fılm hıc guzel degıl hırs var mucadele var kız yuzunden ılerı gerı konusmalar var tartısma gb bır sey kın var ama leyla sayar ayhanı terceh edıyor e yuuuuuh artık ben olsam bana sormayın ben onu secerdım yanı *E:B *
akşam baskısı gazeteleri en hızlı şekilde yerine ulaştırmaya çalışan şöförlerin öyküsü...güzel bir film.