Herhangi Bir Kadın
Fabrikatör Murat (Cihan Ünal), milyarder bir sanayicinin kızı Yıldız'a (Hülya Koçyiğit) aşık olur. Yıldız, Murat'la ilişki kurarken, babasıyla kafa yapısı olarak anlaşamadığı için evini terkedip, yalnız yaşamaya başlar. Hamallık yaparak hayatını kazanan Cemal'de (Tarık Akan) Yıldız'la ilgilenmektedir. Sonunda Yıldız'a aşık olur. Ne var ki Yıldız'ın Cemal'e yaklaşımı sadece bir dost, bir arkadaş gibidir.
Çünkü o, yalnızca Murat'ı sevmektedir. Murat'ın bu ara fabrikasındaki üretim düşer ve kısa zamanda iflasın eşiğine gelir. Yıldız'ın babasına adamları, Murat'ın onu sevmediği ve sadece bir zengin kızı olması nedeniyle evleneceğini söyler. Ama, aşıklar evlenme hazırlığına girerler. Bu ara büyük bir mutsuzluğa düşen Cemal, Yıldız'ı kaçırır. Peşlerine düşen Murat, onları bir ormanda kıstırır.
İki erkek birbirine girerlerken, Yıldız Murat'ı seçer.
Oyuncular
Tarık AkanBozovalı Cemal
Hülya KoçyiğitYıldız Şahin
İhsan YüceOsman Nuri Şahin
Yaman OkayCemal'in arkadaşı
Ajlan AktuğŞeyhmus
Nermin ÖzsesBedriye Teyze
Metin Serezliİhsan Yüce Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümHülya Koçyiğit Seslendirmesi
Kamran UsluerTarık Akan Seslendirmesi
Şükriye AtavSaadet Şahin
Şahin ÇelikAjlan Aktuğ Seslendirmesi
Güler ÖktenNermin Özses Seslendirmesi
Abdurrahman PalaySeslendirme
Dinçer ÇekmezSeslendirme
Mesut SürmeliKomser
Timuçin CaymazSeslendirme
Cihan ÜnalMurat Gaffaroğlu 







Türk sineması daha doğrusu tarık akan için oldukça farlı bir film. Fazla beklenti olmadan keyifle izlenilcek bir film. Cahit berkay , müzikleriyle filme çok şey katmış.
Güzel bir film sınıfsal farklılıklar iyi irdelenmiş filmde lakin ilk defa Tarık Akan'ı kaybeden tarafta gördüm bir filmde oda zoruma gitti hele söz konusu kadın olunca. Onun dışında toplumsal içerikli bir film arkadaslara katılıyorum İhsan Yüce'nin fabrikatör rolü olmamış yakışmamış. Cihan Ünal işadamı rolüyle iyi bir oyunculuk sergilemiş bu filmde.
Tarık Akan mükemmel oynamış Bozovalı Cemal'i. Giyim tarzı, saç şekli, tavırları ile nev'i şahsına münhasır. Bu kendine özgülüğü ve sâfiyâne aşkı, güç savaşlarının ve bir başka aşkın altında kalıp ezilince köklerinden gelen ataerkil yaşam biçimi sonucu ''ya benimsin ya toprağın'' sloganıyla hareket eder lâkin kaybeden o olur. Makarna yapamayan kadın mı olur yahu. Hülya makarna bile yapmayı beceremeyen zengin kızıdır. Senin neyine Cemalcim böyle kadının peşinde olmak:)
Öncelikle seyir açısından çok iyi bir film bununla birlik sosyal sınıfa ve sosyal farklılığa çok iyi vurgu yapılmış.. filmin sonunda verilen mesajda; sosyete halkın arasına ne kadar inerse insin sınıfsal tercih noktasında farklılığı ortaya koymakta olduğu açık biçimde betimlenmekte. Hülya KOÇYİĞİT, Cihan ÜNAL ustaca oynamışlar, güçlü aktör İhsan YÜCE bu rolde olmamış ve farklı bir dublaj denenme gibi yeknesaklıklar dikkat çekici unsur. Bana göre "özne" Tarık AKAN. O'nunda kendinden beklenini farklı bir rolle de, boşada çıkartmamışta olduğu açık...
Baştan sona klişe bir konusu olan bir film ama film teknik yönden iyi çekilmiş sıkılmadan izleniliyor hülya koçyiğit rolünde fena değildi tarık akan filmde geri planda kalmış ihsan yüceye de zengin iş adamı pek olmamış ama herşeye rağmen izlemeye değer bir film 80 ler in istanbulu ve türkücü furyası kaset çalar da mahmut tuncer in türkülerini cemal kaset çalar da yıldıza gönderme yapmak için çalması güzel olmuş kısaca filmin ortalama bir başarısı var oyuncuları için izlenebilinir.
Neden, işçiyi, köylüyü,, gecekondu insanını anlıtırken on numarayız da burjuvaları anlatırken yapmacık, zorlama ve iticiyiz? Çünkü, senaristimiz de yönetmenimiz de oyuncumuz da fakirlikten gelmedir. Bilmezler, burjuva nedir, nasıl yaşar. Şöhret olduktan sonra da asla onların arasına karışacak kadar paraları olmaz. Kulaktan dolma klişelerle idare edip giderler. Murat, (Cihan Ünal) av sahasında, arkadaşlarına, avın sözlük tanımını söylüyor.Düşünebiliyor musunuz? Yani, sonradan görme değil, iyi eğitimli bir zengin! Eve girer girmez, annesiyle dans etmeye başlıyor: Sevdiğim kadını yemeğe götüreceğiiiimmm! 80'lerin Türk Sineması, bunalımlı entellektüel eziyetinden ibarettir.
çok güzel bir senaryosu var...hülya koçyiğit'in bu filmdeki gibi sarışın hali çok hoşuma gidiyor...ihsan yüce'ye fabrikatör rolü hiç olmamış yani adam tam halk adamı tipinde. rejinin kafasında soru işareti kalmış olmalı ki ihsan yüce'yi kendi sesiyle oynatmamışlar...tarık akan'a kamran usluer sesi yakışmış...cihan ünal'ı kendi sesiyle oynatmaları çok yerinde bir karar olmuş... yüksek olasılık abdurrahman palay filmin seslendirme yönetmeni...
Hulya kocyigit in sac rengi hic yakismamis.ama guzelliginden de bir sey kaybetmemis.cihan unal la bence yakismislar.cihan unal i i tercih etmede hakli.tarik akan cok iyi oynamis
Öncelikle filmin konusu ekibi mükemmel gerçek hayatta Tarık Akan cezaevinden çıkıyor bu filmi teklif ediyorlar kabul ediyor.Gelelim filme film müzikleri cahit berkay izzet altınmeşe ve mahmut tuncer tarafından yapılmıştır.filmde eksi gördüğüm nokta ise ihsan yüzenin rolü kendisine hiç mi hiç yakışmamış ikincisi ise tarık akan yani bozovalı cemal hülya koçyiğiti köyüne kaçırıyor.cihan ünalın onları yakalaması çok basit olmuş bunların haricinde film çok güzel yaman okayı unutmamak gerekir tabiki
hüsranla dolu bir film.tarık akan filme sarıyor onun dışında bağlayıcı birşey göremedim filmde
Tarık Akan müthiş bir oyunculuk sergilemiş, güzel bir film.
Tarık Akann oyunculugu dısında ıdare edıyor.
Klasik bir Türk filmi, ben filmi bir iki yıl önce izledim ve beğendim. Özellikle Tarık Akan'ın oyunculuğu takdire şayan. Zira bu filmde yardımcı rolde de çok başarılı bir iş çıkarmış.
tarik akana yakistirmadigim bir film oyuncu olarak iyi ama jon degildi final sahnesinde ilk kez bir kiz tariki degil baskasini secdi
<p>80'li yılların başlarından, oldukça ilginç bir film. Önce adı Av olacaktı, her ne hikmetse değiştirildi. Şerif Gören, sanki artık geride kalmış bir dönemin, oyunculara kalıplaştırılmış rollerin oynatıldığı, varlıklı çevrelerden gelen kızların, babalarına ters düşme pahasına, mert halk delikanlılarını tercih ettikleri pembe öykülerin anltıldığı bir dönemin temalarını tersyüz etmeye çalışmış. O döneme ait belki de en uç örnek, Almanyalı Yarim (1974) filminde eski bir Nazi subayının (Atıf Kaptan) kızının (Filiz Akın) sevdiği Türk işçisiyle (Kadir İnanır) birlikte Anadolu'ya, onun köyüne gelmesi ve orasının koşullarına adapte olması idi. Birkaç yıl sonra film televizyonda gösterildiğinde Çetin Altan: "Bir Alman kızı, köpüklü banyoyu, domuz pirzolasını falan boşverecek de, bıyıklı kocasıyla Anadolu'nun bir köyüne yerleşecek, öyle mi?" mealinde bir şeyler yazmıştı. Herhangi Bir Kadın'da halkın içine karışmak, hayatı tanımak isteyen fabrikatör kızı (Hülya Koçyiğit), daha macerasının başında genç ve karizmatik bir işadamıyla (Cihan Ünal) karşılaşıyor. Onun babasının en büyük rakibi olması gibi bir rastlantı söz konusu, ama olsun. Daha sonra devreye bir hamal giriyor. Kızın çok başka nedenlerden kaynaklanan ilgisini yanlış anlıyor. Gören, bu rolü de Yılmaz Güney'in prototipini çizdiği "ortalama insan" görüntüsünde bir aktöre değil de, daha birkaç yıl önce yakışıklılığı dillere destan olan Tarık Akan'a oynatıyor. Cemal, burma bıyıklı bir köylü de olsa, sırım gibi boyu, yeşil gözleriyle yabana atılacak bir erkek değil. Yıldız'ın babasını da Danyal Topatan, Kadir Savun, Osman Alyanak, Münir Özkul gibi "halk adamları" kategorisinden bir aktör olan İhsan Yüce oynuyor. Gören, sanki "fabrikatör dediğin illa ki Hulusi Kentmen, Atıf Kaptan, Osman Seden, vb. gibi kerliferli bir adam olmayabilir" demek istiyor. Eski Yeşilçam filmlerinde olsa genç fabrikatör Murat, Yıldız'ı kirli emellerine alet etmek isteyen kötü bir adam olurdu; ama onun gönül verdiği kişi oluyor. Hamal Cemal de, "olmayacak duaya amin demiş" bir zavallı. Filmin finalindeki dövüş sahnesi bile, iki adamın yetişme biçimlerine uygun dövüş tenikleriyle dikkat çekiyor. En sonunda, Cemal'in gözünden süzülen bir damla yaş...Bu film, romantik bir güldürü sayılabilir mi, bilmiyorum. Fakat oldukça buruk bir güldürü. </p>
tarık akanı farklı bir tarzda görüyoruz bu filmde, filmde hülya koçyiğite aşık olduğu için peşini bırakmıyor, arkadaşının durdunmu dik gibi dik gibi sözü çok komik :)
Yıldız ( Hülya Koçyiğit ), büyük bir holdingin sahibi olan zengin bir iş adamının ( ihsan yüce ) kızıdır. Zengin bir yaşamdan, her şeyin parayla satın alınabildiği bir ortamdan bunalan Yıldız, baba evini terk ederek kendi yaşamını kurmaya karar verir. Yoksul bir semtte ev tutar ve bir fabrikada iş bulur. Bu arada evinin eşyalarını taşırken tanıştığı Hamal Cemal ( Tarık Akan ), kendisini çok beğenmiştir. O güne kadar yabancısı olduğu halkı yakından tanımak için çaba harcayan Yıldız, bu yakınlığı Cemal’den de esirgemez. Açacağı bir fotoğraf sergisi için çeşitli vesilelerle onun da fotoğraflarını çeker. Cemal bu ilgiyi yanlış yorumlayarak Yıldız’a aşık olur. Bu arada babasının şirketlerinden biriyle aynı alanda üretim yapan bir iş yeri sahibini, dolayısı ile babasının rakibi olan Murat ( Cihan Ünal ) da Yıldız’ı tanımış ve ona aşık olmuştur. Bu aşka Yıldız da karşılık verir ve iki gen. Evlenmeye karar verirler. Durumu öğrenen Cemal bu evliliğe engel olmaya karar verir ve Yıldız’ı kaçırır. Olaylar böylece gelişir.
diğer şerif gören filmleri gibi iyi bir film.
<p>Tarık Akan bu köylü karakteri çok başarıyla canlandırmıştır.</p>
herşeyiyle mükemmel bir film.tarık akan'ın performansı gerçekten çok iyi.beni en çok onun sahneleri etkiledi;konuşmaları,çiçekli gömleği,saçları gerçekten çok iyiydi