Albatrosun Yolculuğu
Albatrosun Yolculuğu adlı filmde; bir şairin serüven dolu yaşamı anlatılmaktadır. Bu serüvenin arka planında ise; aşkların, sahtekarlıkların, mutsuz aşıkların, kanun kaçaklarının, yaşamın kıyısına tutunmuş kişilerin, yolculuk sevdalısı savruk insanların serüvenleri yorucu olmayan biçimde, şiirsel bir sinema dili ve panoromik görüntülerle gözler önüne serilmektedir.
Görünürde (yüzeyde) anlatılan aşk ve tutku hikâyesinin altında (derinyapısında) toplumun şairlere ve sanatçılara paranoyak bakışı, baskısı sorgulanmaktadır. Albatrosun Yolculuğu filmi izleyicileri ajite etmeyecek, ama insani duygularını harekete geçirecek, kalplerine şöyle bir dokunacaktır. Bu, insanlığın giderek yitirdiği hikâye dinleyerek/izleyerek deneyim kazanmasının ve biraz da hüznün filmidir.











Bir filmin sıkıcı olmasıyla, sizin ondan sıkılmanız arasında ince bir çizgi vardır. Bir bıçak izi kadar:-)
Şiirsel bir film olsada işleniş bakımından düşük tempolu amatör bir havası olan kişisel bir film olmuş bende edebiyatı özellikle şiiri seven biri olarak filme olumlu yaklaştım ama her seyircinin seveceği türden değil zaten tek kopyayla vizyona girdi kısaca filimde cengis temuçin asiltürk ün sinema sevgisi belli oluyor ama bu filmin orta karar olmasını engeleyemiyor.
çok sıkıcı filimdi benim tarzım değil belki ondan beyenmedim
Filmin oyuncularından biri de olan Salih Hoca izletmişti bu filmi. Vizyona giremedi evet. Ercan Kesal,Nazan Kesal ve Betül Arım gibi değerli oyuncuların rol aldığı bir film'di.
""Dur bakalım bir, bakalım gösterime girebilecek mi" demişti bu filmin oyuncularından birisi. Gösterime çıkamadı... Çok üzüldüm, bir başyapıt diyebileceğim film bu; çok özel, çok duyarlı, çok hoş, elimden gelse tüm insanlara izletirim vallahide billahide. Senaryosu özellikle. Bu ülkede bu kadar güzel bir senaryo yazılmaıştır heralde....