Zoraki Kral
The King's Speech
Babası 5.George'un (Michael Gambon) ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın (Guy Pearce) Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie (Colin Firth) istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır.
Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir.
Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth (Helena Bonham Carter) Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue’u (Geoffrey Rush) takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.
Terapistin, ailesinin, hükümetin ve Winston Churchill’in (Timothy Spall) desteğiyle Kral kekemeliğinin üstesinden gelir ve radyodan bir konuşma yaparak ülkesindeki insanlara güven vererek, savaş için onları birleştirir.
Kral 6. George’un gerçek hikâyesine dayanarak yapılan bu filmde, Kral olmaya itilen korku içindeki bir adamla, onu Kral olabileceğine ve kekemeliğini yenebileceğine inandırmaya azmeden çılgın terapistin hikayesi anlatılmaktadır.
Oyuncular
Helena Bonham CarterKraliçe Elizabeth
Colin FirthKral George VI
Guy PearceEdward VIII
Michael GambonKral George V
Geoffrey RushLionel Logue
Timothy SpallWinston Churchill
Jennifer EhleMyrtle Logue
Derek JacobiDoktor Cosmo Lang
Anthony AndrewsStanley Baldwin
Eve BestWallis Simpson
Freya WilsonLilibet
Max CallumRoyal Footman
Tim DownieGloucester Dükü
Filippo DelaunayAşçı
Dominic ApplewhiteValentine Logue
Anna Reeve CookGenç Royal Nanny
Mark BarrowsCosmo Lang'in Sekreteri
Harry SimsBBC Teknisyeni
Dick WardUşak
James CurrieBinky
Mary RobinsonRoyal Nanny
Dean AmbridgeRoyal Marine
Chris BoweAsker
Tony EarnshawPolis
Graham Curry Künye
Yorumlar
Helena Bonham Carter'in diğer filmleri
2018Ocean's 8Komedi, Aksiyon, Polisiye
201755 StepsDram, Biyografi
2015SindirellaDram, Macera, Aile★ 7,5
2014Salting the BattlefieldGerilim, Gizem, Politik
2014Diren: Zamanı GeldiDram, Tarihi, Biyografi★ 8,8
2014Turks & CaicosDram, Gizem
2013The Young and Prodigious T.S. SpivetDram, Macera, Aile
Son derece başarılı bir film gerçek hikaye olması filmi dahada izlenebilir kıldığı kesin.
bu akşam bu filmi bir kez daha trt kanalında izledim ve bir kez daha duygulandım. tüm kader arkadaşlarıma geçmiş olsun dileklerimle...
büyük beklentiler içinde bekledim ama bekletilerimin dışında başka şeyler sundu..izlenir bi film
kekemelik rahatsızlığının nasıl iyileştirildiği bu film sayesinde bulunmuştur. bende bi kekeme olarak bu filmi favorime ekledim.
filmi izlerken belki biraz sıkıcı gelebilir fakat bu filmin gerçek bir olaydan esinlenilerek çekildiğini göz önüne alırsanız kesinlikle hoşunuza gidecektir. uzun diyaloglarına rağmen asla sıkılmadım 8/10
<p style="margin: 0cm 0cm 10pt" class="MsoNormal">yazmak,yorumlamak,anlatmak kesinlikle yeretsiz hele olmamış yok bu nasıl bir film çok sıkıldım derseniz zorla kralı günaha sokarsınız çarpılırsınız noterdamın kamburu quasimodo,ya dönersiniz sizi kurtaracak esmeralda,da bulamazsınız .........muaazam bir baş yapıt harkuladenin fevkinde fewkaladenin çok ötesinde mutlaka izleyin ve arşivinizde bulundurun</p>
Böyle sıkıcı bir konuyu, ne olacağını da bilmemize rağmen sonuna kadar izletebilmiş çok güzel bir film. Helena Bonham Carter'ı da normal bir rolde görmek değişik oldu ama filmin asıl yıldızları Geoffrey Rush ve Colin Firth.
<p>Seyrettiğim en sıkıcı filmlerden biridir. Herşeyden önce konusu çok yavan, sürükleyici değil. Senaryosu, sıradan bir çizgi film senaryosuyla eşdeğer. </p>
<p>muhteşem muhteşem ve muhteşem..</p><p>ben ayrıntılı yorum yapılmamasından yanayım..çünkü anlatılnlar çok soyut ve izlenerek anlaşılacak türden..bence insan olmayı anlatan en iyi filmlerden biriydi..</p><p> vede teknik olarak şunuda belirtmek gerekiyor ki süslü ve şekilci final anlayışına sahip düz mantık sinemacılara iyi bir örnek olacak türden..artık sinema da klasik usul finaller sıkmaya başladı.sinema doğal ve estetik olma anlayışına her geçen gün daha da yaklaşıyor..bu bağlamöda da çok iyi bir örnek olmuş.. </p>
<p>Koskoca bir kral adayı...izlediğinizde içinde küçükken aldığı yaraları hala taşıyan küçük erkek çocuğunu görüyorsunuz bu filmde. Doğuştan fiziksel kusurları "kraliyet"e uygun hale getirilen (!), aile şefkati ile yetişmek yerine insafsız dadıların eline terk edilen, "kral" sıfatında çok başarılı bir babanın gölgesinde ezilen, güven duygusundan yoksun, ve üstüne üstlük hiç de istemediği, kendine uymayacağından adı gibi emin olan bir geleceğe büyümekte olan küçük bir oğlan çocuğu kırılganlığında ama çok da güçlü olmak zorunda olan bir kral adayını izliyoruz. Bu kralın en büyük eksiği bir "arkadaş"tır. Hayatı boyunca "arkadaşlık" kavramından uzak yetişen küçük kral adayı büyümeye ve sorumluluk almaya hatta bir kabine bile kurma yetkisine sahip olmaksızın ülkeyi tek başına savaşa götürmeye zorlandığında dilini çözecek gerçek bir insanla karşılaşır. "Samimiyet"in yıkamayacağı tabu, açamayacağı kapı, silemeyeceği kural ve sınır olmadığını hatırlıyoruz birçok sahnede. Dile yön veren düşünce. Kalıpları yıkılan düşünce serbest kaldığında ses dilden çıkması gerektiği gibi çıkmaya başlıyor. Süreci izlemek hoştu. Mikrofon ve kalabalık önünde konuşma sıkıntısını birlikte çekiyor, mekanlardaki ululuk karşısında küçücük bir varlık gibi hisseediyoruz hep birlikte. En beğendiğim tespit ise 5. George'unkiydi. Kitle iletişim araçlarının icadıyla ve basının önemiyle ülkelerin yöneticileri aile ve kişilik yapılarını, yönettikleri ailelerin içlerine, artık, yarattıkları imaj ile taşımak zorunda kalıyorlardı. Dolayısıyla eksikleriyle normal bir insan olmak yerine güç sembolü halinde yaşamak zorunda kalıyorlardı. İyi bir yönetici de kitleleri peşinden sürükleyebilmek için iyi bir hatip olmak zorundaydı. Yine en beğendiğim sahnelerden biri tüm insanlığı bir felakete sürüklemesine rağmen Adolf Hitler'in hatiplikteki başarısının bir ölçütmüşçesine gösterilmesinin alt satırında yazan ironi :) Bir çeşit aklama da sayılabilir. Oscar'lık bir film değildi ancak genel kültür anlamında izlenebilir bir film.</p>
Fazla beklentiniz olmamasını tavsiye ederim. Bazı bölümlerde gerçekten sıkılıyor insan. Ama Colin Firth'ün oyunculuğu harikaydı. Ayrıca <strong>Oscarları veren akademiye </strong><strong>bir mektupla George’un bir Yahudi düşmanı olduğu belirtilerek filme ödül verilmemesi istenmiş.</strong> Ama görünen o ki pek bir faydası olmadı<strong>. :=) </strong>
hakikaten sade fakat gerçekten etkileyici bir başyapıt diyebilirim sanırım.
tarihsel hikayesi ve farklı bir konuyu ele almasından dolayı dikkat çeken,fazlasıyla sade bir film.
Kurgusu, oyunculuğu ile uzun süre unutamayacağım yapımlar arasında. Bir çok planda kamera açıları o kadar zekice ve farklı kulanılmış ki izlerken ne süper bir planda çekilmiş dediğim sahneleri anlatsam sanırım zamanım yetmez. Kesinlikle izlenilmesi gereken ve kaliskleşecek filmler arasında.
İnsanın çatışma durumunu iyi yansıtmışlar... Beğendiğim bi film fakat reklamına bukadar bütçe ayırınca sempatisini yitiriyor bence...Black Swan ile Oscar da yarışabilecek bir film değil....Bence filmde havada kalan insanı izlerken filmden koparan bir tarafı var...Görüntüleri zayıf kalmış bir film...gene de izlemeye değer diye düşünüyorum...beklentisiz olun ;)
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seyrettiğini açıklayınca gündeme oturan film.. Cuma günü vizyona girecek, bakalım gerçekten Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün övdüğü kadar var mı..