Hasan Boğuldu

YönetmenOrhan Aksoy
Yıl1990
Süre87 dk
TürDram

Obanın en güzel kızı Emine ile evlenmesi için töreler gereği sırtına 40 okkalık tuz yüklenen ve o yükü belli bir yere kadar taşıması istenen Hasan'ın öyküsü.

Kadro

Oyuncular

49 kişi
Yapım

Künye

YönetmenOrhan Aksoy
SenaryoOrhan Aksoy
Görüntü YönetmeniErtunç Şenkay
YapımcıTurgay Aksoy
MüzikSabahattin Ali
ŞarkıYavuz Top
Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
GökhanTöre721 Ekim 2017

zaman kaybı ..

MGUNAY28 Temmuz 2016

Müzik belli bir dakikadan sonra sıkmaya başlıyor.

DownTown20 Nisan 2015

Çok güzel bir film, keyifle izletiyor. Bir yanlışı düzeltelim, Hülya Avşar'ı seslendiren Ayşin Atav değil, Müdrike Coşansu...

performer20 Ocak 2015

teknik olarak güzel bir film. bir köy filmi olmasına rağmen filmdeki tüm oyuncuların konuşmaları istanbul türkçesi gibi düzgün konuşulmuş olması eminim kamera arkasının da farkında olduğu birşeydir. belki konuşmaların daha anlaşılır olması açısından tercih edilmiş olabilir. ayrıca film başlarda belgesel formunda ilerliyorsa da sonlara doğru tempo biraz hızlanır gibi oluyor.

kartal tibet tutkunu24 Mart 2012

Orhan AKSOY'UN yönetmenliği.. Sabahattin ALİ'NİN güzel de bir eseri tema olarak törenin geleneksel göreneklerini destansı bir havada yansıtmakta; Ovalı bir genç Hasan'la obalı 'Dağ'lı Emine'nin biçare onmaz aşkları anlatılmakta. Bence film otantik yöreye uyum ile olsun Yalçın DÜMER'İN özveri dolu bir oyunla 40 okkalık bir çuval tuzu sırtlayarak yamaç yukarı taşıma azmi, Hülya AVŞAR'ın da bir o kadar naif oyun ile güzel ve edalı bir kız olarak ikili uyumu olan izlenebilir bir film.

liondaddy9 Ekim 2011

Hülya Avşar'dan beklenmeyecek kadar iyi bir film,tabi ki partneri olarak yalçın dümerin de bunda etkisi var. Sabahattin Ali'nin öyküsünden beyazperdeye uyarlanması gerçekten başarılı.

Enginnix18 Haziran 2011

Etkileyici bir dram.Bu filmi izleyince Yalçın Dümer iyi oyuncu olabilirmiş diyor insan

Konyali_ERSIN15 Ekim 2009

En cok sevdigim Hülya Avsar filmidir.. Güzel bir senaryo bence.

sinemaaşığı6 Temmuz 2009

çok duygusal çok trajik bir film süper özellikle müzikli bölümleri çok etkileyici............

Yuxel190715 Haziran 2009

<p>İçinde etkileyici, duygulu sahneler barındıran Seyredeğer, çok güzel bir film.. </p>

emre8431 Mart 2009

Töreden dolayı birbirlerine kavuşamayan iki sevgilinin öyküsü

teneketrampeto7 Mart 2008

<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Yıllar önce bir otobüs yolculuğunda Sabahattin ,Ali&#8217;nin bu güzel hikayesini bir solukta okumuştum.hafızamda bıraktığı tadı yıllar sonra tv de filmine rastladığımda bulamadım..yine de fena sayılmazdı..doğal olarak biraz modernize geliyor tabi .ovalı bir köylüdür hasan sevdiği kızsa dağlıdır,dağlıların acımasız yaşam koşullarını yansıtan bir kişiliktir..hasan da ovalıların yumuşak hassas tabiatını..kalplerin buluştuğu noktada araya gelenekler yaşam tarzlarının özgünlükleri girer(Alevilik Sünniliği de yeni duydum o dönemde olacağını da sanmam)&#8230;emine şart koyar hasana &#8220;sen bizim dağların sarplıklarına dayanamazsın&#8221;..gibi..eğer ki tuz çuvalını benim dağlarıma taşıyabilirsen alırsın beni hasan der..hasan ayakları uçarcasına alır çuvalı yüklenir önce duymaz tabanlarının acısını pek dizlerinin tökezlemesine aldırmaz..o kadar heyecanlıdır ki sevdiğine kavuşmak için&#8230;gittikçe kesilir soluğu tutmaz ayakları bünyesi de kalbi gibidir nihayetinde ovalı hasanın&#8230;ve bir göl kıyısındayken takati kesilip tökezler ve sular alır yorgun bedenini son kez..sevdiği kızın tam yüreği yanarken dönüp ardına hasan &#8220;yeter artık&#8221; diyecekken..geç kalmıştır&#8230;.bu dokunaklı hikayenin ve sevdalara yüklenen anlamların filme uyarlanması elbette sevindirici ..bir Şener şen eşkıya filminin doluluğunu bekliyor insan..sadece 2 kişiyi ele alarak değil bütünlüğünü ince ince işlenerek izlemek<span>  </span>mesela..olduğu gibi modernize etmeden azcık da olsa bozulmasına gönül elveremiyor işte&#8230;</font></p>

baydın28 Şubat 2008

güzel, ağırbaşlı, etkileyici ve hüzünlü bir aşk öyküsü. "alevi" dağlılar ile "sünni" köylülerin birbirlerine kız alıp vermede ne kadar sorun çıkardıklarını dramatik bir şekilde beyinlere kazıyan buruk bir öykü

Nanook_ofthe_north18 Ekim 2007

basarili bir Orhan Aksoy uyarlamasi. Ask ve fedakarliga dayali konusunun siradanligini aslında senaristin "Sabahattin Ali"nin aynı isimli guzel oykusunun yardimiyla astigi bir film. Basta Koylu Hasan(Yalcin Dumer) ile Obali Emine (Hulya Avsar) olmak uzere adeta sarraf sabrinda minik minik islenmis motifler basariyla orulmus. Benden onceki yorumlarda film hakkinda yeterince bilgi var oldugundan oykunun sahibi Sabahattin Ali'den bahsetmek istiyorum. Cumhuriyet devrinin siki muhaliflerinden, yazar edebiyat alaninda da farklı bir kulvar takip etmiştir. Romanlari, oykuleri ve siirleri kulvarlarini zorlamislardir. Bestelenen şiirleri ki en meshuru Edip Akbayram'la özdeslesen (aldirma Gonul aldirma, sinemaya uyarlanan eserleri arasında Hasan Boguldu vs... Eserlerinde anadolunun cilekes, ezilmis insanlarini isleyen Ali'nin ask konulu eserleri hacim olarak az yer tutsa da yogunluk ve ozgunluk konusunda rustunu defalarca ispatlamistir. Ask hakkında yazdıgı; edebiyatimizin yuz akı "Degirmen" oykusunde hani su bildik "Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım?..." cumlesiyle baslayan oykusunde ask hakkındaki gorususnu soyle aciklar: "... Sen aşkın ne demek olduğunu bilir misin adaşım, sen hiç sevdin mi?... Çooook desene! Sevgilin güzel miydi bari? Belki de seni seviyordu... Ve onu herhalde çok kucakladın... Geceleri buluşur ve öperdin değil mi? Bir kadını öpmek hoş şeydir, hele adam genç olursa... Yahut sevgilin seni sevmiyordu... O zaman ne yaptın? Geceleri ağladın mı?... Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin, ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi?... Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır. İnsan evvel' kendi kendisinden utanır gibi olur ama, bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için k'fi mazeretler tedarik etmiştir. Ha, sonra bir üçüncü, bir dördüncüye sevdin, ve bu böyle gidiyor. Peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir?,,, Çırılçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musunuz?... Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu? Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı? Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misiniz? Aşk sana bunları yaptırabilir mi? İşte o zaman sana seviyorsun derim... Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Peki, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?... Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?... Hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır: kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun... Siz sevemezsiniz adaşım, siz, şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Bizler: batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler... Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde veya ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, söz aramızda gene hoş şeydir. Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımağa tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir. " Haince öldürüldügü dunyamıza işte boyle kalici bir iz birakmistir Sabahattin Ali.

cansu.demir242 Temmuz 2007

Bu film bir aşk hikayesinin hazin sonunu anlatır. Hasan&#8217;la Emine birbirlerini severler. Ancak ikisinin de yaşayış tarzları birbirinden farklı olduğu için kavuşmaları zordur. Hasan yine de Emine&#8217;yi ailesinden ister. Oba geleneğinde ise Emine&#8217;nin Hasan&#8217;la evlenmesi için bir şart vardır. Hasan&#8217;ın köyden Oba&#8217;ya kadar hiç dinlenmeden sırtında bir çuval tuz getirmesi gerekir. Hasan bunu kabul eder. Emine&#8217;de Hasan&#8217;la birlikte gider. Hasan köyden bir çuval tuzu alır ve yola koyulur. İlk zamanlarda zorlanmaz ama güneşin ve yorgunluğun tesiriyle terler ev çuvaldaki tuzlar sırtını yakmaya başlar. Emine töreyi bozmamak için onun dinlenmesine izin vermez ve yardım etmez. Hasan bütün gücüyle tuz dolu çuvalı taşımaya çalışır. Ancak belirli bir süre sonra takatten düşer, tuz çuvalıyla yığılır. Bunun üzerine emine çuvalı alır ve arkasına yola devam eder. Hasan Emine&#8217;nin arkasından bağırır ve Emine ben gelemedim, sen benim arkamdan gel der. Hasan&#8217;ı o günden sonra gören olmamıştır. Emine onun gömleğini bir parçasını dere kenarında bulur. Hasan&#8217;ın sesi sürekli Emine&#8217;nin kulağında çınlar. Sürekli Emine&#8217;yi çağırır. Emine&#8217;nin durumu her gün daha da kötüleşir, en son dere kenarındaki bir ağaca Hasan&#8217;ın gömleği ile kendini asar. Bu film sosyal geleneklerin acımasızlığını anlatıyor. Her toplum yaşayış biçimine ve görüşlerine göre kanunlar koyar ve hiçbir engel tanımadan acımasız da olsa o kanunlar uygulanır. Cok etkileyici bir film.

ozlem226 Mayıs 2007

gercekten cok güzel bir film...türk sinemasinin en güzel filmlerinden biri bence...hülya avsar ve yalcin dümer harika performans sergilemisler...müzikleride ayri bir güzel...film gercekten dört dörtlük...

mUsLuMCu24 Mart 2007

gerçekten çok güzel bi türk filmi.. ben yeniden izlemek istiyorum ama bulamıyorum...:(

emre8425 Şubat 2007

Çok gerçekçi bir film

merva_ve16 Mayıs 2006

ya filmin çekildiği yerleri gidip görmüş bi insan olarak gerçekten çok tebrik ederim ki birde bu filmin 16 sene önce çelildiğini varsayarsak ben 2 sene önce gittim yollar son derece bakımsız 2 araç zor geçiodu he bu arada bunusda söliyelim böle güzel biyere derhal bakım yapılması lazım çok zor şartlarda çalışılmış olmasına rağmen bence böle dramatik bi hikayeye çok güzel can vermişler.........

gerilla 4471 Mayıs 2006

Bir Avşar düşmanı olarak Hülya Avşar ın böyle bir film yapması beni çok şaşırttı. Mükemmel bir film

Yorum yaz

Benzer

Hülya Avşar'in diğer filmleri

Filmografi →