Söz
Ordet
YönetmenCarl Theodor Dreyer
YapımcıCarl Theodor Dreyer
SenaryoKaj Munk
Görüntü YönetmeniHenning Bendtsen
MüzikKaj Munk
Yıl1955
Süre126 dk
TürDram
Vizyon9 Ocak 1955
Film Batı Jutland'de dini bir komünitenin bir parçası olan bir çiftçi ailesine odaklanmaktadır. Sofu baba Morten'in yanında üç oğlu vardır: dini inancı olmayan en büyükleri Mikkel; dini inançları nedeniyle terzi Peter'in kızının kendisiyle evlenmesine izin vermediği Anders; ve akıl sağlığını yitirip kendisini İsa zanneden üçüncü ve en gençleri Johannes. Morten kendi dininin "hayat" ile alakalı olduğunu düşünmekte, Peter'in inancını ise "ölüm" ile alakalı olmakla suçlamaktadır.
Video
Fragman
Kadro
6 kişiOyuncular
Sinemaseverler
1 yorum



Carl Dreyer’in bu mükemmel filminde Bergman esintileri hafifden hissedilir. Bergman kısmen daha ümitsizdir, sorguladığı metafizik veya hikmete dair meselelerde. Aslında usta Bergmandan daha eskidir. Oysa Ordet isimli bu baş yapıtta, Dreyer usta akıl denen mesnet üzerine yerleştirdiği bir tahteravalli üzerinde, dengenin bir tarafına mutlak inancı, diğerine inançsızlığı koyup, zekice dengeyi bir yönden diğerine kaydırır. Umutsuz değildir ama, sorgulaması derindir. İnançlı insanın bu denge gibi gözüken kaosda aczini irdeler. Genelde iç mekanlar kullanılmıştır ama kameraya hakimiyet ustanın büyüklüğünü ortaya koyar. Gereçeğe yaklaşmak kaygısı yoktur. Işık yakmış görüneni bizlere sunmuş gibi kanımca. Herkesin ”inanç” saydığı dünyadan diğerine bakarken düştüğü çelişkiler ve dünyevi yanılsamalar her zaman tartışıldı. İnanç gibi çok katmanlı bir konuda yaşayanların bildiklerini sarsılmaz bir kale gibi görmesini ve bunun ilişkileri ne derecede tahrip ettiğini çok iyi anlatıyor bu film. Başlarda deli olarak addedilen Johannes’in sözleri gönlü açık insanlara yol gösterecek cinstendi. Johannes’in bir ev kurmakla ilgili metaforik sözleri (Ben bir ev kurun diyorum ama sizlerden kiminiz kulübe kurdu, kiminizse yarım bir ev, kiminiz de evsiz kaldınız) ondaki hikmetin boşuna olmadığını da bilen yüreklere gösteriyordu. Dreyer, kuzey sinemasının özelliklerini çok iyi taşıyan bu filmiyle sadece belli bir inanca değil bütün inançlara da ışık tuttacak bir izleği takip etmiş.