Ye Dua Et Sev

Eat Pray Love

YönetmenRyan Murphy
Yıl2010
Süre133 dk
TürDram
Vizyon8 Ekim 2010
Seyirci237.405

“Eat Pray Love/Ye Dua Et Sev”in baş kahramanı Liz Gilbert (Julia Roberts) bir yandan kendi gerçek iç dünyasını yeniden keşfedip, onunla tekrar bağ kurarken, bir yandan da dünyayı meraklı gözlerle gezmeyi arzu eden modern bir kadındır.

Boşanmasının ardından bir yol ayrımına gelen Gilbert, işinden bir yıllığına izin alarak, karakterine hiç uymayan bir şekilde güvenli limanından çıkacak, hayatını değiştirmek için her şeyi riske atacaktır.

Harikulade ve egzotik seyahatleri sırasında, İtalya’da yemek yemeğinin yalın zevkini, Hindistan’da duanın gücünü, ve son olarak, beklenmedik bir şekilde, Bali’de ise içsel huzur ile aşkın dengesini yaşar. İlham verici gerçek bir hikayeye dayanan “Eat Pray Love/Ye Dua Et Sev” insanın kendini serbest bırakıp dünyayı görmesinin gerçekten de birden fazla yolu olduğunu kanıtlıyor.

Kadro

Oyuncular

27 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

4 yorum
riverlicious19 Ekim 2012

bence julia'nın en kötü filmi. 1. gereksiz yere uzun 2. anlatılacak bir hikaye kurgu yok . beğenmedim

export352 Eylül 2011

Bence keyifli bir filmdi. Görsellik olarak ve inandırıcılık bakımından..

grübchen4 Aralık 2010

kitabı okumadım ama eminim filmden güzeldir.film sanki hiç bitmeyecekmiş hissi veriyor,o kadar boş uzatmışlar ki.bazı anlarda film seyirciyi yakalar gibi oluyor derken hop dalıp gidiyorsun,içinden de bir an önce konu bir yere bağlansın diyorsun.eat, pray,love terimlerinden hiçbiri filmde tam anlamıyla yaşatılamamış bence hepsi havada kalıyor gibi,o hisleri vermiyor.filmi izleyeli biraz geçti ve aklımda kalan nadir şeylerden biri güzel makarna ve onu ballandıra ballandıra yemesiydi:)filmi niye izlemeli?julia roberts için olabilir,kitabı sevmiş olanlar canlı izlemek isteyebilir(tam karşılığını bulamasa da)

Sineperi31 Ekim 2010

Julia Roberts'ı çok özlediğim için izledim. Ancak bu hafta izlediğime pişman olduğum ikinci film olarak tarihime geçti. Bir kadın ki Amerika'da kendini bulamamış, yapmak istediklerini yapamamış ve kendini bulmak için tek başına İtalya, Hindistan ve Bali'ye gidiyor. Her ne hikmetse başına hiçbir şey gelmiyor. Steril bir Amerikalının kendini keşfi de ancak bu kadar steril ve sıkıntısız olabilirdi zaten! İtalya'da lezzetleri keşfeder, kısa da olsa kapitalist Amerika eleştirisiyle karşılaşır. Burada karşılaştığı en büyük sıkıntısı musluktan sıcak su akmayan bir banyo ve duvarlardaki estetiği bozan üst üste yapıştırılmış ve yer yer yırtılmış tapet kağıtları. Hindistan faslını es geçiyorum. Bali'de de herkesin zaten yokluktan ruh gibi yaşadığı yerde kendini bulur (bulduğunu zanneder). Daha sığı bir senaryo olamazdı. Filmin bir de kitabı var. Eleştirmenler bir de utanmadan kitabını da okuyun diyorlar. Bana göre film de vakit kaybı. İsteyen izlesin...

Yorum yaz

Benzer

James Franco'in diğer filmleri

Filmografi →