Yeryüzündeki Son Aşk
Perfect Sense
Kadınlara bağlanmakta sorunları olan yetenekli yemek şefi Michael, soğuk görünümlü güzel doktor Susan ile tanışır. Susan uzun bir süredir kendini işine adayıp özel hayatından vazgeçmiş, Michael ise kadınlarla ciddi ilişki kurmaktan kaçınmıştır. İkisi de birbirlerine karşı daha önce deneyimlemedikleri derin duygular hissederken, tüm dünyada insanların duyularını sırayla yok eden salgın bir hastalık baş gösterir. İnsanlık sonuna yaklaşırken aşk tüm bu engellere rağmen hayatta kalabilecek midir?
Kadro
20 kişiOyuncular
Ewan McGregorMichael
Eva GreenSusan
Stephen DillaneSamuel
Connie Nielsen (I)
Ewen BremnerJames
Alastair Mackenzie
Richard Mack
Anamaria Marinca
Barbara Rafferty
Burcu GüneştutarEva Green Seslendirmesi
Denis LawsonPatron
Figen HarmanBarbara Rafferty Seslendirmesi
Malcolm ShieldsHasta
Müfit CoşkunDenis Lawson Seslendirmesi
Müge OruçkaptanConnie Nielsen Seslendirmesi
Nihan OmuzAnamaria Marinca Seslendirmesi
Ufuk BigayEwen Bremner Seslendirmesi
Uğur TaşdemirStephen Dillane Seslendirmesi
Ümit BelenMalcolm Shields Seslendirmesi
Yekta KopanEwan McGregor Seslendirmesi Yapım
Künye
Sinemaseverler
1 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →Ewan McGregor'in diğer filmleri
2026Oak Caddesi’nin SonuMacera, Fantastik
2023Anne, Kalk!Dram, Komedi
2020Yırtıcı KuşlarMacera, Aksiyon, Polisiye
2020The Birthday CakeSinema Filmi
2020Yırtıcı Kuşlar (Ve Muhteşem Harley Quinn)Macera, Aksiyon, Polisiye
2019Doctor SleepKorku
2018Christopher RobinKomedi, Macera, Animasyon
2018Aşkın AlgoritmasıDuygusal, Bilim Kurgu
<p>Hayal edin! Bütün dünya sırasıyla koku alma, tat alma, duyma ve görme yetilerini kaybediyor... Hiç düşünmediğimiz hastalıklar silsilesi... Ancak her bir duyunun yitirilmesinin anlatmak istediği bir ders var. Bu dersler hastalığın ortaya çıkmasından kısa bir süre önce kişilerin yaşadığı ortak belirtilerden çıkıyor. Örneğin kişi önce eskileri hatırlıyor, aşırı hüzünleniyor ve ardından ağlama krizleri sonucu koku almayı yitiriyor. Burada senarist, koku-hafıza bağlantısını kesmek suretiyle günümüz insanının zaten önemsemediği geçmişini silmeye ya da yeni bir geçmiş oluşturmasını engellemeye çalışmış. İnsanlar tat alma duyusunu yitirmeden önce çiğ ya da pişmiş, kimyasal ya da gerçek besin fark etmeksizin aşırı aşırı yemek yeme ihtiyacında oluyorlar. Ruj, krem, çiçek, sıvı yağ, kaşık kaşık hardal, çiğ et ve balık yiyorlar. Burada eleştiri biraz obeziteye geliyor. Ne yediğinin ya da ne kadar yediğinin bile farkında olmayan, amacı sadece doymak olan insanlar tat almadan da yaşayabilirler o halde, eleştirisi. İşin ilginç yanı koku ve tat almamalarına rağmen sigara içmekten ve şık restoranlara gitmekten geri durmuyorlar. Demek ki her iki duyunun varlığı ya da yokluğu alışkanlıklara engel değil, farkındalığı... Son olarak da aşırı öfkeden ve şiddetten, iç sesinin dışarı taşması sonrasında duyma yetisini yitirirler. Zaten güzel sözler söylemeyeceksen, kendini sevgiyle ifade edemeyeceksen ya da nihayet ifade edebilecek bilince geldiğinde artık çok geçtir çünkü o sevgi sözcüklerini uzunca bir süre duymayı bekleyen kişi de artık sağırdır.</p><p> Bu filmde en güzel bölümlerden biri "Bana kendimi özel hissettir" adıyla oynanan samimiyet oyunuydu. Ancak öfke nöbetleri esnasında burada paylaşılan samimi itiraflar bile birer silah olarak kullanılıyor yine karşıdaki kişiye ve insan evladının bir çiğliği daha taşlanıyor... </p><p>Olayın İngiltere'de geçiyor olması başka bir çarpıcılığı da koyuyor ortaya: durum her ne olursa olsun panik anında derhal bir üst makam olaya el atıyor ve yaşamın devamı için yeni bir düzen kuruluyor. Tabii hükümetlerin özürlülere yaptığı muamele de gözler önüne serilmeden bırakılmıyor: Televizyondan yapılan yayında "sağırsanız evinizden çıkmayın sizin için en güvenli yer evinizdir" dayatması ve diğer insanlara göre eksiği olan insanı yaşam alanını sınırlandırmak suretiyle kontrol altına alış biçimi...</p><p>Tüm bunların bir kadına bağlanmakta sıkıntı çeken, hatta bağlandığını düşündüğü kadını evlenmek üzereyken hastalandı diye kaçıp giden yani günümüzün sorumsuz, korkak ve çirkef erkeğinin üstünden anlatılıyor olması da ayrı bir eleştiri. Bu erkeğin dünyevi zevkler konusunda uzmanlığı mesleği ile de perçinlenmiş. Mekan olarak bir restoranın ve meslek olarak bir aşçının seçilmiş olması vurguların yapılmasını kolaylaştırmış. </p><p>Bu film insan evladının yaşama konusunda ve yaşam karşısındaki arsızlığını gözler önüne seriyor. Nihayetinde çıkacak ana ders: EY HAVVA KIZI VE ADEM OĞLU! YAŞAMAK BİR ALIŞKANLIK DEĞİLDİR. YETİLERİMİZ VE DUYULARIMIZ FARKLILIKLARIMIZLA VE FARKINDALIKLARIMIZLA DÜNYANIN İHTİYACI OLAN SEVGİYE YENİLİKLER KATMAMIZ İÇİN, ANLAMAMIZ VE ANLAYIŞ GÖNDERMEMİZ İÇİN VERİLMİŞTİR. AŞK DA BUNU KOLAYLAŞTIRACAK ARAÇLARDAN BİRİDİR. DOKUNMAKTAN, HİSSETMEKTEN, KOKLAMAKTAN, ANILARINIZDAN, TAT ALARAK YEMEKTEN, ACI ÇEKMEKTEN, AĞLAMAKTAN, AŞIK OLMAKTAN KORKMAYIN! BÜTÜN BUNLAR İNSAN OLMANIN GEREKLERİNDENDİR, HAYATINIZI ES GEÇMEYİN... </p><p>İyi seyirler... </p>