Umberto D.
Umberto Domenico Ferrari (Carlo Battisti) emekli bir devlet memurudur. Hayattaki tek dostu ve can yoldaşı köpeği ile Roma'da küçük bir pansiyon odasına sığınmış kıt emekli maaşı ile geçinmeye daha doğrusu hayatta kalmaya çalışmaktadır. Odanın kirasını düzenli olarak ödeyememektedir. Taş yürekli ve anlayışsız ev sahibesi Antonia (Lina Gennari) tarafından sürekli pansiyondan atılmakla tehdit edilmektedir.
Zaten ondan kurtulmayı kafasına koymuş olan ev sahibesinin türlü aşağılamalarına da katlanmak zorunda kalan Umberto odasının gündüzleri fahişelere saatlik olarak kiralanmasına da ses çıkaramaz. Pansiyona olan borcunu kapatabilmek için saatini ve kitaplarını da satar ama gerekli parayı bir araya getiremez. Hayır kurumlarının aşevlerinde karnını doyuran Umberto'yu hayata bağlayan tek şey köpeği Flike'dir.
Günden güne umutsuzluğu katlanarak artan Umberto son çare olarak intihar etmeyi düşünürken köpeği Flike ortadan kaybolur. Başı boş köpeklerin itlaf edileceğini bilen Umberto gitgide artan bir umutsuzlukla şehirde köpeğini aramaya başlar.




Vittorio De Sica’nın “Bu film Babama ithaf olunmuştur” yazısıyla açılan film, savaş sonrası Roma kentinde emeklilerin geçinemediklerini belirten “Tüm ömrümüz boyunca çalıştık, emekli aylıklarımızı arttırın”, “Emeklilere adalet” gibi pankartlarla yürüyen emeklilerin içindeki emekli bir devlet memuru Umberto Domenico Ferrari (C. Battisti) nin hikayesidir. Hayattaki tek dostu köpeği Flike’dir. Yıllardır küçük bir pansiyon odasına sığınmış yetersiz emekli maaşıyla hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Odasının kirasını da düzenli ödeyememektedir. Sert ve acımasız ev sahibesi Antonia (L. Gennari) onu pansiyondan göndermek istemektedir. Pansiyonda mutfak işlerine bakan Maria (M.Casilo) tek anlaştığı ve konuştuğu kişidir. Maria’da bir askerden hamiledir.Umberto D odasının gündüzleri ev sahibesi tarafından başka amaçlarla kullanılmasına da ses çıkaramaz. Saatini, kitaplarını bile satar borcunu kapatabilmek için. O sırada köpeği kaybolur, sahipsiz köpeklerin itlaf edileceğini bildiğinden belediyeye koşar, köpeğini bulur. Dilenmeyi bile dener. Aş evlerinde karnını doyurur, ama gün geçtikçe direnci kırılır. İntihar etmeyi düşünür. Köpeğine bakacak kişiler arar. Onu intihardan yine tek dostu köpeği Flike kurtaracaktır. De Sica’nın “Bisiklet Hırsızları/ Ladri di biciclette” da da birlikte çalıştığı ve o filmle senaryo Oscarı alan senaryo yazarı Cesare Zavattini bu filmle de Senaryo Oscar adayı olmuştu. Umberto D. Vittori De Sica’nın Yeni Gerçekçilik akımının son filmidir. (İlki 1946 yapımı Kaldırım Çocukları/ Sciuscià, ikincisi 1948/Bisiklet Hırsızları) Filmin başrol oyuncusu Carlo Battisti bir aktör olmayıp, Üniversiteden emekli bir profesördür. Umberto D. Savaş sonrası İtalya’daki adaletsizliği ve yaşam şartlarının ağırlığını, son derece gerçekçi bir dille anlatan çok güçlü bir film. Film unutulmaz sahnelerde içeriyor. Umberto D nin dilenirken avucunu açması, adam durup para verecekken elini ters çevirmesi. Dostlarından yardım taleb ederken karşılaştığı durumlar, ilgisizlik, dışlanmışlık. Köpeğiyle tren yolunda intihar etmek isterken son anda kurtulması gibi. Film, insanın ebedi yalnızlığına, yaşlılığına bir ağıt gibidir. Bu yürek burkan gerçekçi filmi tüm sinemaseverlere öneririm. Kaçırılmaması ve es geçilmemesi gereken filmlerden. İzlenmeli…
<p>bisiklet hırsızları ile birlikte vittorio de sica'nın en iyi filmlerinden. hatta de sica'nın en sevdiği filmi. fazla söze gerek yok. dar roma sokakları ve pansiyondaki sahneler...mutlaka izlenmeli.</p>