Düttürü Dünya
Ankara'nın yoksul gecekondu semtlerinden birinde oturan Mehmet, geceleri bir pavyonda klarnet çalarak yaşamını kazanmaktadır. Oturduğu gecekondusunu, sahibi olduğu kayınbiraderi bir müteahite satınca yaşamı iyece zorlaşır.
Kadro
47 kişiOyuncular
Kemal SunalDütdüt Mehmet
Jale AylançGülsüm
Ayberk ÇölokPehlivan Recep
Cezmi BaskınRıfat
Erdal GülverOsman
Güzin ÇorağanKonsomatris Mehtap
Sema Önür
Yaşar Cemil AkınCabbar
Koray ErgunHamdi
Selçuk UluergüvenNecip
Orhan ÇağmanMüzisyen Faik Amca
Birsen DürülüMükerrem
Yaşar KarakulakPavyon Görevlisi
Nurhan ÖzenenDansöz
Şebnem GürsoyŞarkıcı Serap
Yaşar AkınBekçi Cabbar
İhsan YüceKonuk Oyuncu
Zaim GüvençDoğan
Asuman Çiğiltepe
Abdurrahman Köroğlu
Recep YenerNazif
İsmail Kündemİnşaat ustası
Adnan Acar
Erol DemirözÇakmakçı
İsmet Çiğiltepe
Begüm Acar
Sema Kölegen
Halil İbrahim Kalaycıoğlu
Ahmet Yıldız
Ali Çakır
Bahtiyar Aytaç
Hakkı Gültekin
Esma Yüce
Şule Mutlu
Nail Korkmaz
Üzeyir İptaş
Öztürk Tosun
Nihat Ağrılı
Şebnem Erkekli
Ziya Humar
Yaman OkayAyberk Çölok Seslendirmesi
Mustafa ArslanYaşar Karakulak Seslendirmesi
Ayşegül UygurerŞebnem Gürsoy Seslendirmesi
Erol DemirözÇakmakçı
Yavuzer Çetinkayaİhsan Yüce Seslendirmesi
Güler ÖktenSeslendirme
Zeki ÖktenDütdüt'e çarpan adam Yapım
Künye
YönetmenZeki Ökten
SenaryoUmur Bugay
Görüntü YönetmeniAytekin Çakmakçı
YapımcıŞerafettin Gür
ŞarkıTarık Öcal
Sinemaseverler
20 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →








Gecekonduda yaşayanların sıkıntılarını anlatan süper bi dram filmi.Kemal Sunal her zamanki gibi oyunculuğunun zirvesinde.Mutlaka izlenmeli.10/8
Zeki Ökten-Umur Bugay ekolünün Kemal Sunal'ın yer aldığı filmler arasında sosyal içerikli dram ağırlıklı olması yönüyle diğerlerinden sıyrılan nadide bir çalışmasıdır. Yapımın tek eksik yanı ağır işlenmesi bunun dışında tam bir başyapıt. Kemal Sunal'ın aynı sene çektiği Öğretmen filmiyle komedi dışında da iyi işler çıkardığının bir nişanesi olup ustaya Altın portakal ödülünüde beraberinde getirmiştir. Yer yer Selamsız Bandosu'nu anımsatan film finaliyle aklımıza kazınmıştır
Kemal Sunal'ın en güzel filmlerinden biri. Ancak şunu söyleyelim hemen film güldürü değil sosyal mesaj vermeye yönelik bir film. Ankara gecekondularında yaşayan bir müzisyenin hikayesinin anlatıldığı filmde yardımcı oyuncu kadrosu da çok iyi.
Kayınbirader Osman karakterini oynayan Erdal Gülver'in oyunculuğu muazzam. Karikatüre kaçmayan Orta Anadolu şivesi, kapağı bakanlıklara odacı olarak atmış cingöz tiplemesi ve abartısız oyunculuğu ile ders veriyor. Sanırım kendisi AST oyuncularından. Ayberk Çölok ustaya da ayrı parantez açmak gerekiyor. Muhteşem. Onlar gerçek oyuncular, gerçek tiyatrocular...
Bir başyapıt. Angaralı olarak yazarsam Çankırı caddesinin pavyonlarını, ulusun insanlarını, bentderesinin yukarısındaki gecekondularda oturan yoksullarını, oranın yaşamını muhteşem bir şekilde ve içinde yaşıyormuş gibi anlatan olağanüstü bir film. Oyuncular için söylenecek tek kelime yok.
Başarılı bir film tabi, ama bazı sahneler çok sıkıcı, uzun ve gereksiz buldum , filmi biraz uzatmak için insanın uykusunu getiren zamanlar var, bide şu bestelerinin keşke çıkarıp koşeyi dönmesini gormek isterdim filmin sonunda.
Erdal Gülver´in rolunu cok iyi yaptigi film. Ic anadolu sivesiyle konusmasi cok gercekci olmus. Ben ne anlarim cakmak, gazindan hava gazindan.
Ağlanacak duruma gülmek. Güldürürken düşündürmek . İşte Kemal Sunal farkı. Film boyunca güldüren adam filmin finalinde gülünen bütün anlar için bir an durup düşündürüyor. Yaptığı anlamsız bestelerin bir gün satılacağı umuduyla hayata tutunan bir müzisyen. Başkaları’nın deyimiyle düttüt düttütçü , çalgıcı 3.sınıf bir pavyonda akşamdan sabah’ın ilk ışıklarına kadar üfleyen üflerken uyuklayan, çoğunlukla notaları şaşıran ve ayakta zor duran biri Farklı bir hayatın ufak penceresinden kemal sunal anlatımıyla bir dokunuş. Böyle hayatlarda var dedirten bir film. Solist serap : Lan düttüt ne o öyle zart zurt Düttüt : ne zart zurtu kızım, sanatıma laf söyletmem ben Serap : Senin sanatı na …. Askerde iki boru çalmış kendini bir şey sanıyor. Düttüt’ün gözüyle bir sanat abidesi olan kendisi Başkası’nın gözüyle bir hiçtir. Geçim derdi için çakmakçı olup, utanıp sıkılarak gizlenen Yine geçim derdi için sırtında harç taşıyıp, bir dönem odacıların bile sözünün geçtiği bir yaşamda onların arkasına saklanıp onlardan medet uman çaresiz biri. Eniştesi Odacı Osman için Ankaranın kalbi diyen biri. Herif bir imzayla milyonları götürüyor denildiğinde . Düttüt Mehmet içinde çalmadan yaşanmaz bir hal alan Yaşayabilmek için çalmanın gerektiğini kendine zorla kabul ettiren yaşanması zor bir dünya. Kemal sunal filmlerinde her ne kadar güldürmüşse de sosyolojik ve toplumsal olarakta o kadar düşündürmüş Gerçekleri o denli anlatmayı fazlasıyla başarmıştır. Doğan nerde? Demişti Düttüt Mehmet. Doğan dışarda oynuyor dedi kızı Mükerrem. Oynasın kızım oynasın yakında hepimiz dışarda oynicaz. Deyip finalde ipleri koparan Düttüt, 3.sınıf pavyondandan çıkıp şafak doğumuyla ankaranın göbeğinde Oğlu doğan ile bambaşka bir duygu yumağıyla, çaresiz ama yine umutlu yaşantısına doğru yol alır.
"Kemâl Sunal bu filmde güldürmüyor" dediğimiz filmlerden biri.
hikaye abartılmadan yalın olarak anlatılmış. Sanırım toplumsal film kategorisinde değerlendirilebilir.
Film kemal sunal ın 80 lerde çektiği yoksul filmiyle birlikte en iyi filmlerinden biri ayrıca kemal sunal ın en başarılı performanslarından birine sahip olmasıyla ve gecekondu hayatını anlatması bakımından da unutulmaz bir film aynı yoksul filmi gibi gerçekçi havası ve 80 lerin tadını vermesi filmin artıları zeki ökten ve umur bugay aynı yoksul filminde olduğu gibi yine iyi iş çıkarmışlar kısaca film izlemeye değer çok iyi bir kemal sunal klasiği.
Rahmetli artik 80li yillardaki filmi cogu vasatti. 87 den itibarende artik vasata bile ulasamayan filmler oldu. Dedimya bu yildan sonra düsüse gecti.
Kemal Sunal'ın en güze filmlerinden biri bence gecekondu hayatını anlatan bir film
bu film cok güzel kemal sunalin ödül aldigi bir film
denk geldiğimde kesınlıkle izlediğim güzel bir kemal sunal filmi.yoksulluğun ınsanı ne duruma düşürdüğünü gösteren gerçekçi bir film.
Sadece güldürmeyen aynı zamanda düşündüren bir kemal sunal klasiği
ankara da ankaralı tiyatrocular ile çekilmiş sosyal içerikli mantıklı bir yapım
Kemal Sunalın 1988 yılında rol aldığı sosyal içerikli bir filmdir. Öncelikle bu film Umur Bugayın eşsiz senaryosuyla, Kemal Sunalın devasa oyunculuğunu birleştirerek bir başyapıt ortaya çıkarmıştır. Geçim sıkıntısını ve umudu en iyi anlatan filmdir. Senaryo ve filmin işleyişi bakımından Yılmaz Güney filmleriyle paralellik gösterir. Mandalinayı bölüşme sahnesi ve sandalye güreşi sahnesi filmin unutulmaz sahneleridir. Filmde ağır siyasi ve toplumsal eleştiriler de mevcuttur. Ankaranın nasıl işlediğini gösteren realist sinema örneğidir. Filmin son sahnesi yürek burkucu cinstendir. Kamera açıları ve görüntü muazzamdır. Kemal Sunalın en iyi performans gösterdiği filmdir.
gece gündüz çalışan adamın dramatik geçim öyküsü.film kendine kaptırıyor.çok güzel bir ortam yakalanmış kamerayla
Bir gün kasedinin çıkacağı umuduyla, hayata bir yerlerden tutunma çabası içindeki bir müzisyenin,zaman zaman insanın içini burkan dramı. bence Kemal Sunal ın en güzel filimlerinden biri. Pehlivanın sandalyeyle güreşi ; dayılarının verdiği bir adet mandalinayı dörde bölüp, ailenin her bir ferdinin bir parçasını yemesi ve yüzlerindeki büyüyen tebessümü , ayrıca finaldeki sabah gün ağarırken Ankara sokaklarındaki baba ve engelli oğlunun hem çalıp hem oynaması hafızama kazınmış en güzel sahneleridir. Kemal Sunal gibi özellikle komedi oyuncularının zaman zaman tarzlarının dışına çıkıp dramatik rolleride oynaması lazım gelir diye düşünüyorum. Çünkü komedi oyuncularına tarzları bir kimlik gibi yapışıyor. Örneğin Mehmet Ali Erbil yada Levent Ülgen gibi. Ancak bir Şener Şen yada Olgun Şimşek gibi oyuncuları bunun dışında tutmak gerekir diye düşünüyorum. Rahmetli Kemal Sunal ın, Balalayka filminde oynamaya ömrü yetseydi muhtemelen mükemmel bir oyunculuk sergilerdi. Gök kubbemizde hoş bir seda bırakan herkese teşekkürler.