Paranormal Activity

YönetmenOren Peli
Yıl2007
Süre86 dk
TürGerilim, Korku, Gizem
Vizyon15 Ocak 2010
Seyirci185.888

Genç, orta gelirli bir çift iki katlı evlerine taşındıktan bir süre sonra, özellikle geceleri giderek artan bir şiddetle kendini gösteren, rahatsız edici bir takım ses ve olaylara tanık olmaya başlarlar.

Özellikle de uykuda oldukları sırada.

Kadro

Oyuncular

6 kişi
Yapım

Künye

YönetmenOren Peli
SenaryoOren Peli
Görüntü YönetmeniOren Peli
YapımcıOren Peli
Sinemaseverler

Yorumlar

18 yorum
mansuryıldırım25 Ağustos 2015

Film tek mekanda geçsede kendini izleten bir film ama temposu düşük bir film iyi bir reklam kampanyasıyla dünyada iyi bir gişe yakaladı ve bir çok filme örnek oldu bunlar filmin önemli başarıları ama filmi iyi yapmıyor bu özellikler hatta bizde bile görünmeyenler, dabbe bir cin vakası,paranormal istanbul gibi filmler yapıldı finali iyi olsada bunu genele yayamayan bir film sahte belgesel tarzı ile gerçekçi bir havası var kısaca ortalama bir başarısı var tadında 86 dakikada biten film farklı tarzı ile izlenebilecek bir film.

leon_red28 Ekim 2010

paranoyak aktivite ;) komik,basit,gerçek dışı,sinema olarak adlandırılması bile abestle iştigal......

onermurat48915 Mart 2010

Açıkcası filmi izlemeden korkacagımı düşünüyordum.izleyince vaktimin hatta uykusuz kaldığım saatlere acıdım.Ama emeğe saygı.tşk

Sasha27 Şubat 2010

kötü ve ötesi bir film.....

ceyhun_mr21 Şubat 2010

amatör kamera kullanarak çekilmiş (yani neredeyse hiç masraf yapılmadan bir evde çekilmiş).Son bölümleri hariç korkutmuyor ancak sürekli geriyor.Hatta italya'da insanların panik-atak olmasına neden olmuş.Son derece ağır tempoda ilerliyor, sonları hariç çok fazla ekstra birşeyler yok.Bu da izleyiciyi sıkıyor haliyle.İyi tarafı amatör kamerayla günlük yaşamı ve insanları doğal haliyle yansıtması.Başarısı;para harcanmadan,tek bir mekanda ve amatör kamerayla bu kadar çok ses getirebilmesi.Korku filmi olarak zayıf,farklı olduğu için dikkat çekici ancak yine de hayal kırıklığı.

zzSEDAzz17 Şubat 2010

Amatör kamerayla çekilmesi ne kadar gerçekçilik kazandırsa da sonu dışında korkutamamış film.Filmi izleyenlerin zamanını ve parasını boşuna harcamasını saymazsak filmi düşük bütçeyle bu kadar yankı uyandırdığı için tebrik etmek lazım.

psıkopat_sulo9113 Şubat 2010

Çok acayipti.Amatör kamerayla çekilmesi bence filmi çok gerçekçi kılmış.Arkadaşlarım çok korkucaksın demişlerdi ama korkmadım diyebilirim ama baya geren sahnelerde yok değil.Gece yattıkları sahnelerde hep bir şey olucak diye bekliyorsunuz ama görünen hiçbirşey olmadı.Amaan aman çok korktum hayyata diyemem nice filmler var hakkıyla ben korku filmiyim diyebilen.Sonuç olarak izlenmesi gereken bi film diye düsünüyorum.Çünkü çekim değişik ama baştan da demem lazım ki öyle büyük beklentilere girmeyiz zaten amatör kamera çekimi ne beklentisine girilebilirki ?

crayzturk11 Şubat 2010

22 yaşındayım.yüzlerce filme gittim.en kötü filmlere gittim ama hiçbirinden sonra paraya yazık oldu dememiştim.bu film sonrasında gerçekten verdiğim paraya üzüldüm.izlenmesini kesinlikle ama kesinlikle tavsiye etmem!!!

PeliNileP2 Şubat 2010

Korku filmine gittim ama filmin çoğu kısmında daha çok güldüm :) daha büyük hayallerle gitmiştim filme ama yinede ilginçti :)

emre8431 Ocak 2010

İlginç bir film ama daha iyi olmalıydı

jeniferdeniz26 Ocak 2010

bizlerde filme güldük sizin yorumlarımıza güldüğünüz gibi...tabi bizimki sinirlerin gerilmesinden olan birşeydi...ağlanacak halimizr güldük diyelim...

elegant18 Ocak 2010

<p>Bazı yorumları izledim ve güldüm gerçekten...Arkadaşlar bu sanat filmi değil...aslında sinema da denmez ama.. Korku konusunda hakkını yememek lazım...gerçek bir olay ve gerçek kamera görüntüleri...Polis arşivinden alınmış...bence İzlenmeye değer...hee tabi sinemadamı izlenmeli tartışılır...</p>

enigmacuture16 Ocak 2010

<p><strong>Yine Bana Hüsran Var</strong></p><p>2010 yılını bu kadar kötü bir korku filmi ile karşılamayı hayra mı yorsam yoksa, yormasam mı bilemiyorum ama en azından sinema salonundan çıkan ve ağzından küfür ve sinkafı düşürmeyen haklı izleyici kitlesinin trajik-komik hayal kırıklıklarını gözlemlemek için yine de gidilmesi gereken bir film. Hayatımda ilk kez sinemada bu kadar kötü bir filmi izledim demek geliyor içimden ancak bu yapıtın film olmak gibi bir gayesi de yok. Film mi tartışılır. Önce Blair Cadısı(The Blair Witch Project-1999) ile kıyasladılar bu berbat filmi. Sonra da yeni bir Köy(The Village-2004) varyasyonu izlenilenilecek dendi. Abartılı gazete afişlerini saymıyorum bile. Öyle bir beklenti içinde gittim ki filme, ani vücut ifrazatlarına karşı önlem oldun diye acaba yanıma hasta bezi ya da şişe alsam mı diye düşündüm. Çünkü asıl olan iyi bir korku filmidir gerisi gereksiz teferruat...</p><p><strong>Bir Kadının Çirkinliği ve Yetenek Fakiri Olma Sınırı ile Yüzleşme Anı</strong></p><p>Filmin kafadan kontak, arızalı ve bir okadar da çirkin bakımsız bayan yıldızı Katie(Katie Featherston), Paris Hilton'u mumla aratıyor. Malum Mumya Evi adlı filmle Paris'in başına gelmeyen kalmamıştı. Hatta &quot;Paris ölmeli!&quot; gibilerinden kampanyalar başlatılmıştı. Tabi kötü oyuncular ölsün dersek yeryüzündeki oyuncu popülasyonunun %90'ının ortadan kalkması gerekir ki buna hiç gerek yok. (Laissez faire, Laissez passer:Bırakınız Yapsınlar, bırakınız Geçsinler)* Ben dünyalar çirkini, yetenek fakiri, Katie'ye dönmek istiyorum. Şayet filmi uyuyakalmadan izleme şansını yakalarsınız bu bayana olan nefretinizi siz de kendi kendinize soracaksınız. Neden? Katie filmde eski evi yanan ama yangında kimsenin ölmediği gereksiz bir Amerikan ailesi kızı. Yabancı dillere ve lisan öğrenmeye pek meraklı. Sürekli sayıklıyor, abuk subuk hayaller görüyor. Psikolojik danışmanı ile konuşarak yanan evden bu yana kendisini takip eden kötü ruhtan kurtulmaya çalışan bir hilkat garibesi. Güya ruh onu nereye giderse gitsin takip ediyormuş. Ben de yedim. Ya sana ruh dadansa ne olur dadanmasa ne olur. Gereksiz mahlugat. Biyolojik çöplük....</p><p>Micah(Micah Sloat) ise psişik arızalı, çirkin kızın sevgilisi. Nasıl bu çocuğu sövüşlemiş anlamadım. Kız dünyalar çirkini iken Micah, dünya ahret kardeşim olsun o çirkin ördek yavrusu kızın yanında altından yapılmış bir heykel gibi.(İsme bak: Micah... Film o kadar sinirimi bozdu ki acaba ben de sineme salonundan çıkan ve filmi beğenemeyen öfkeli kalabalık gibi küfür ve zifir mi zikretsem acaba? Ya Micah diye isim mi olur. Filmde, korkamayınca ben de bu sözde komedi unsuruna takılıp, deli gibi gülmeye başladım. Micah.... Micah.... Deli.... Deli....) Korku unsurundan nasibini almayan film, çirkin Katie ile yakışıklı Micah'ın oynaşmaları ile daha da çekilmez hale geliyor. Ama sürekli mahrem yatak sahnelerini, gece ve sabaha karşı çekimlerini izlerken bu ikilinin hiç seviştiklerini görmüyoruz. Korku gerilim filmlerinde seks unsurunun az da olsa yer alması gerektiği görüşünde olan biriyim. Ama bu filmi sevişme-seks sahneleri kurtarır mıydı şüphelerim var. Çift film boyunca kocaman, çift kişilik karyolada hiç sevişmedi. 3 kez el ele dokundular 2 kez sarıldılar. Micah da cinsel sorunlarını bu durumda el yordamı ile halletmiş olmalı ki buraları hiç göremedik. Bize karanlık.</p><p><strong>Korku Unsuru Yoksa Seks Unsuru Ya Da Komedi Unsuru Olmalı Mıdır Sorusunun Gerekliliği</strong></p><p>Karekterler film içinde yer alan güçleri bakımından ancak bir terliksi hayvan büyüklüğünde. Bu gücü görmek ve algılamak için mercek gerekiyor. Konuya gelince BBG evinin deli çakması versiyonu. Sadece 2 kahraman var. Amaç geceli gündüzlü kamera çekimleri ile çirkinler çirkini uğursuz Katie'yi rahatsız eden kötü ruhu kamera ile çekmek. EEE..... Çekeceksin de ne olacak Micah? Başın göğemi erecek? Gece çekimlerinde kameraya bir sürü saçmalık yansıyor. Kafadan sakat ve tahtaları eksik olduğu bariz olan çirkin Katie ile Micah yatakta iken gün ve saat olarak anı anına kayıtları görüyoruz. O da ne? Odanın kapısı hep açık. Açık kapılı bir odada yatılacak ise salonda ışık yanmalı yada full karanlık olacakda o kapı kapanmalı. Neden sonuna kadar açık kapılı bir odada uyuyorlar anlamak zor. Çirkin Katie'nin pudrası ile kötü ruhu yakalama girişimleri sonuç veriyor ve yerlere serilen pudralarla ayak izleri bulunuyor. Arada bir kaç ses duyuluyor ve cin tahtası yanıyor. Ah çok korktum. Yanıma aldığım hasta bezini hemen kullanmalıyım :)</p><p>Filmde 50 dakika boyunca hayat dolu bir kızı canlandıran çirkin ördek yavrusu, sevimsiz Katie, birden fıttırıyor. Gece uyanmalar ve saatlerce ayakta dolaşmalar. Ancak Katie ayarında olan akıl zaafına uğramış sevgili insanlara en büyük tavsiyem, bundan kurtulmak için Katie'nin yaptığı gibi bir erkeğin koynuna girmek yerine astral yolculuğa çıkmaları olacaktır. Ağlayıp zırlayıp bir erkeğe sarılmak yerine korkularınızı yenmek için bol bol astral seyahat yapın. Buna dair kural ve prensipler her yerde var. Micah, ise fıttıran kızı teskin edeceği yerde ona bir video kaydı izletiyor. Video kaydında Katie gibi hasta olan bir kadının hazin sonu var. Kadın kollarını parçalamış harap durumda. İyide bunu niye kıza izletiyor. İyice hasta edip ondan kurtumak için galiba. Zaten filmde yer alan tek gerilim unsuru bu videoda yer alan şeytan filminden fırlamış gibi duran kadının kendi kollarını parçalama anıydı. Korkamadık ancak gülemedik de. Cinsel uyarım ise hiç olmadı. Her açodan netice negatif...</p><p><strong>Yönetmenim, Benim Sana Bir Çift Sözüm Var</strong></p><p>Kötü ruh finale doğru, kazulet Katie'yi kaçırıp mıncıklıyor, sırtını morartıyor. Buna teslim olan Katie ise geçirdiği son nöbette, Micah'ı öldürüyor. Yöneten Oren Peli'ye de bir çift sözüm var. Bu şekilde amatör kayıtların filmleşmesi yolu ile gizemli bir şeyler yaratma yeni bir olay değil. Bu nedenle bu kadar çuvallayan bir filmden sonra, yönetmenlik ısrarını sürdürmek gibi bir gayesi yoksa, çiğ börek yapılan bir salonda çalışabilir ya da sex shop da çalışabilir. Öncelikle sosyal yaşamı mutfağında öğrenip, sonra film yönetmeyi denesin. Tabi yönetmenlik ısrarı sürecekse...</p><p>(*)Laissez faire, laissez passer:</p><p>Adam Smith, tarafından söylenen bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler şeklinde türkçeleştirilen cümle. Üniversitelerde İktisat dersine giren mutlak surette duymuştur. Duymadıysa bu onun sorunu. Kötü öğrenci!</p><p>&#160;</p>

jeniferdeniz16 Ocak 2010

hayatımda izlediğim en deli saçması en farklı olduğunu iyi bir iş yaptığını zanneden en gereksiz en saçma en emeksiz en basit şeydi... film diyemiyorum bu yapıma çünkü bu şeye film dersem bundan önceki filmlerin sıfatında büyük bir değişme olucak zannedersem...hiçbir emek çalışma barındırmayan üç beş çapulcununn aha biz farklı bir film yapıyoruz herkez bayılıcak biz enteliz biz süperiz gibi düşünceleri barındıran gereksiz insanlarla çekilmiş, oyunculukların berbat ve ötesi, konununsa hiç mi hiç akıcı olmadığı bomboş bir film...eğer bir filmde herşey normal gitseydi (konuşmalar tavırlar herşey...) o film film olmazdı tamam burda anormal bir olay var ama bu kadar normal anlatılması sinirlerimizin bozulmasına son dakikaya kadar hiçbir gerilim olmaması,filmin emeksizliği düzensizliği basitliği içimizin kararmasına ve verdiğimiz paraya çok çok acımamıza neden oldu sinirlerimizin bozulmasından son sahnede kahkahalar atarak çıktık filmden... anladık ki biz türkler gene bir amerikan filminin daha oyununa gelmişiz....

GizKa16 Ocak 2010

Anlamsız geldi bana, çok korkacaksın dediler lakin ne ben ne kız arkadaşım uyumanın ötesine geçemedik sürükleyici bir özelliği yok amatör kamera ile çekilmiş olması sebebiyle gereksiz bir gerilim yaratırken adamla kadının tartışmaları ise inandırıcı değil ve gereksiz bir sinir ortamı yaratmakta..İşiniz gücünüz yoksa değişik bir film izlemiş olmak için izlenebilir yoksa tavsiye etmem..

zuhtuural16 Ocak 2010

korktummu bilmiyorum ,filmi anladımmı onuda hatırlamıyorum, ama net bir şeyi söylemek istiyorum film tam bir hayal kırıklığı

| S z R |16 Ocak 2010

Parama yazık oldu

demagoji6 Aralık 2009

iyi film yapmanin para, fazla oyuncu ve zamandan bagimsiz olabildiginin ispati niteligindeki mükemmel bir film. mutlaka izleyin.

Yorum yaz

Benzer

Katie Featherston'in diğer filmleri

Filmografi →