<p>Bir filmin başlangıcında "true story" yazısı belirince her zaman oturduğum yere dahada kurulurum.. Şimdiye kadar başlangıcında bu yazının bulunduğu hiç bir film benim için kötü not almamıştır.. Gerçek hikayeler her zaman bir filme bakış açımı değiştirmiştir. Gece olmuş bende bir film keyfi yapayım dedim.. Neden , niçin bilmiyorum ama arşivden film ararken bu film gözüme çarptı.. Hoş bir kapağı vardı.. Daha çok duygusal bir filmmiş gibi duruyordu.. Herhalde dedim aşk, meşk konularından birisi olsa gerek diye düşündüm.. Film başlarken "true story" yazısı çıkmasın mı.. Birden oturduğum yere iyice yerleştim.. Güzel bir film başlıyor herhalde dedim.. Film Yeni Zelanda 'da küçük bir kasabada geçmekte.. Öyle yavan bir tempoda geçiyor ki hemde kendi kendime herhalde bu sefer yanıldım diyorum.. ama tam dvd de süre otuzuncu dakikaya gelince seyrettiğim film gidip yerine sanki başka bir film geliyor.. Ben resmen şoklardayım.. Çünkü film ile ilgili hiçbirşey bilmiyorken bu olacakları hele ki 30 dakikalık bir filmin devamında asla ama asla tahmin etmiyordum.. Neyse uzun lafın kısası filmimizin konusuna geçelim. Yeni Zelanda'da bulunan Aramoana isimli küçük kasabada halk kendi halinde yaşamaktadır. Kasaba sakinlerinden David Gray diğerleri gibi sıradan bir insandır. Ama zamanla içine kapanmış ve hiç kimseyle görüşmemeye başlamıştır. Evinde kendisine küçük bir dünya kurmuş ve hayali olaylar görmeye başlamıştır. Günün birisinde ortada hiçbir sebep yokken yan komşusuyla bir tartışmaya girer.. Sessiz kasabanın cehenneme dönmesi adeta bu olayla ateşlenmiş olur.. Gray makinalı tüfeğiyle adamı çocuklarının önünde delik deşik eder..Buda yetmez komşusunun evini ateşe veriri..Artık herşey kontrolden çıkmıştır.. Gray elinde makinalı tüfeğiyle yanan evin etrafında pusu kurar.. Yangını görüp yardıma gelen herkesi kadın-çocuk demeden katletmeye başlar.. Olay karşısında bütün kasaba şoka girmiştir.. Evin etrafında yaralılar vardır.. cesetler vardır.. ama kimse oraya yaklaşamamaktadır.. Kasaba polisleri ise ilk defa bu çapta bir olayla karşılaşmışlar ve ne yapacaklarını bilmemektedirler.. </p><p>Otuzaltı saat sürecek olan bu dehşet sonucunda onüç kişi ölmüş ve birçok kişi yaralanmıştır.. 1990 yılında yaşanmış olan bu gerçek hikaye olayları anlatanların hikayelerinden birebir olarak perde aktarılmış.. Filmdeki sahneler ise gerçeğin ta kendisi.. İzlerken sizi öyle bir içine alıyorki filmin sonunun nasıl geldiğini anlamıyorsunuz bile.. seyretmeyenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken müthiş bir film.. Yarattığı atmosferle , usta işi oyunculuklarıyla , müthiş kurgusuyla beni son zamanlarda en çok heyecanlandıran film olduğunu söyleye bilirim.. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum... </p><p>David Gray : Burası benim kalem.. Kendinizi Aramoana'nın kralımı sanıyorsunuz?? </p><p> </p>tamerking <p> </p><p></p>
<p>Bir filmin başlangıcında "true story" yazısı belirince her zaman oturduğum yere dahada kurulurum.. Şimdiye kadar başlangıcında bu yazının bulunduğu hiç bir film benim için kötü not almamıştır.. Gerçek hikayeler her zaman bir filme bakış açımı değiştirmiştir. Gece olmuş bende bir film keyfi yapayım dedim.. Neden , niçin bilmiyorum ama arşivden film ararken bu film gözüme çarptı.. Hoş bir kapağı vardı.. Daha çok duygusal bir filmmiş gibi duruyordu.. Herhalde dedim aşk, meşk konularından birisi olsa gerek diye düşündüm.. Film başlarken "true story" yazısı çıkmasın mı.. Birden oturduğum yere iyice yerleştim.. Güzel bir film başlıyor herhalde dedim.. Film Yeni Zelanda 'da küçük bir kasabada geçmekte.. Öyle yavan bir tempoda geçiyor ki hemde kendi kendime herhalde bu sefer yanıldım diyorum.. ama tam dvd de süre otuzuncu dakikaya gelince seyrettiğim film gidip yerine sanki başka bir film geliyor.. Ben resmen şoklardayım.. Çünkü film ile ilgili hiçbirşey bilmiyorken bu olacakları hele ki 30 dakikalık bir filmin devamında asla ama asla tahmin etmiyordum.. Neyse uzun lafın kısası filmimizin konusuna geçelim. Yeni Zelanda'da bulunan Aramoana isimli küçük kasabada halk kendi halinde yaşamaktadır. Kasaba sakinlerinden David Gray diğerleri gibi sıradan bir insandır. Ama zamanla içine kapanmış ve hiç kimseyle görüşmemeye başlamıştır. Evinde kendisine küçük bir dünya kurmuş ve hayali olaylar görmeye başlamıştır. Günün birisinde ortada hiçbir sebep yokken yan komşusuyla bir tartışmaya girer.. Sessiz kasabanın cehenneme dönmesi adeta bu olayla ateşlenmiş olur.. Gray makinalı tüfeğiyle adamı çocuklarının önünde delik deşik eder..Buda yetmez komşusunun evini ateşe veriri..Artık herşey kontrolden çıkmıştır.. Gray elinde makinalı tüfeğiyle yanan evin etrafında pusu kurar.. Yangını görüp yardıma gelen herkesi kadın-çocuk demeden katletmeye başlar.. Olay karşısında bütün kasaba şoka girmiştir.. Evin etrafında yaralılar vardır.. cesetler vardır.. ama kimse oraya yaklaşamamaktadır.. Kasaba polisleri ise ilk defa bu çapta bir olayla karşılaşmışlar ve ne yapacaklarını bilmemektedirler.. </p><p>Otuzaltı saat sürecek olan bu dehşet sonucunda onüç kişi ölmüş ve birçok kişi yaralanmıştır.. 1990 yılında yaşanmış olan bu gerçek hikaye olayları anlatanların hikayelerinden birebir olarak perde aktarılmış.. Filmdeki sahneler ise gerçeğin ta kendisi.. İzlerken sizi öyle bir içine alıyorki filmin sonunun nasıl geldiğini anlamıyorsunuz bile.. seyretmeyenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken müthiş bir film.. Yarattığı atmosferle , usta işi oyunculuklarıyla , müthiş kurgusuyla beni son zamanlarda en çok heyecanlandıran film olduğunu söyleye bilirim.. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum... </p><p>David Gray : Burası benim kalem.. Kendinizi Aramoana'nın kralımı sanıyorsunuz?? </p><p> </p>tamerking <p> </p><p></p>