Soraya'yı Taşlamak

The Stoning of Soraya M.

Yıl2008
Süre116 dk
TürDram, Polisiye
Vizyon14 Mayıs 2010
Seyirci44.497

Freidoune arabası bozulduğu için durduğu küçük bir köyde Zahra ile tanışır.

Daha doğrusu, gazeteci olduğunu anlayan Zahra, onunla konuşabilmek için ısrarla peşine takılır. Yeğeni Soraya bir gün önce aynı köyde yaşadığı insanlar tarafından vahşice katledilmiştir. Ölmeden önce yeğenine söz veren Zahra, bunun köyün sırlarının arasına gömülmemesi için elinden geleni yapmaya kararlıdır.

Tek umudu da bu gazetecinin elindedir, dinlemeli ve bu küçücük köyün büyük günahını tüm dünyaya anlatmalıdır.

Kadro

Oyuncular

47 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

8 yorum
ElBLanKo2nd20 Eylül 2017

Gerçek hayattan esinlenerek çekilen bu film en çok etkilendiğim filmler arasında. Etkileyici bir film olmasında gerçek hayattan esinlenerek çekilmesinin büyük rolü var. Oyuncuların gösterdiği performanslar ve yüreklerimizi burkan filmin sonundaki recm sahnesiyle adeta bir başyapıt. Yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım. Tavsiye edebileceğim ve kesinlikle izlenilmesi gereken ağır bir dram.

ElBLanKo19 Eylül 2017

Gerçek hayattan esinlenerek çekilen bu film en çok etkilendiğim filmler arasında. Etkileyici bir film olmasında gerçek hayattan esinlenerek çekilmesinin büyük rolü var. Oyuncuların gösterdiği performanslar ve yüreklerimizi burkan filmin sonundaki recm sahnesiyle adeta bir başyapıt. Yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım. Tavsiye edebileceğim ve kesinlikle izlenilmesi gereken ağır bir dram.

by_yeti1 Nisan 2016

Filmi izlerken gece 12 ve evde tek başına olan birisi olarak, filmin etkisini hala yaşıyorum desem, sanırım filmi izleyen arkadaşlar bana hak verecektir. "kanım dondu" deyimini dün gece tam olarak bu filmde yaşadım. Filmi izlerken sonucunun ne olacağını bilerek izlemenize rağmen yine de üzerinizde müthiş bir etki bırakan bir film. Fimin konusu: Evli olan Ali'nin 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenebilmek için karısından boşanmak, bunu yaparken de 4 çocuğundan iki erkeği yanında götürmek, diğer iki kızı ve eşini de sefillik içinde bırakmak istemesi. Bütün bunlara karşı ise namuslu, dürüst ve çok iyi bir eş olan Soraya'nın bu boşanma ya yanaşmaması... burda akıllara şöyle bir soru takılabilir. Soraya bütün bu hakaretlere ve aşağılanmalara neden dayanıyor? İran gibi ülkelerde bir kadının iki kız çocuğuyla tek başına yaşaması hiç ama hiç kolay değil. Soraya bunu bilecek kadar zeki birisi. Bunun için de sonuna kadar mücadelesinden vazgeçmiyor. Soraya'nın burada tek hatası kocası Ali'nin bütün bu iğrençliklerine rahmen kocasının ona iftira atmayacağını düşünmesi, buna da kusur denilirse tabi. Uzun zamandır bu kadar sinir bozucu bir film izlediğimi hatırlamıyorum. İçinde zerre kadar merhamet duygusu taşıyan insanların bile yapamayacağı alçaklığı, iğrençliği ve vahşeti görüyorsunuz film boyunca. buna dayanmak sağlam bir psikoloji gerektiriyor. Filmin fina sahnesi mükemmel yapılmış. recmin kan donduruculuğu ancak bu kadar hissettirilebilir. biraz uzun olması izleyici için kötü sanırım. Çünkü inanılmaz bir gerçekçilik var. Filme bir eleştirim olacak sadece. İslamiyet hakkında fazla bilgi sahibi olmayan bir kişi bu filmi izlediğinde İslamiyette olan önyargısı daha da artacağı kesin. Oysaki İslamiyette recm olmakla birlikte bu hiçbir zaman uygulanmamıştır. 600 yıllık Osmanlı tarihide bile böyle birşey sadece bir kere yaşanmış. Onun da kurallara göre yapıldığı meçhul. Recmin uygulanması neredeyse imkansız, sadece ismi bile caydırıcı. Filmde en azından iyi bir kişinin oradaki kişilere çıkıp böyle bir yargılanmanın islamiyette olmadığını ve recmin şartlarını anlatması lazımdı. Yönetmenin burada taraflı yaklaştığı düşüncesindeyim. Recmin gerçekleşme şartlarını yazmayacağım burada. Merak etmek isteyen varsa google\' yazsın bütün detaylarıyla çıkar. Son olarak filmden bir replik: *Bunu nasıl yaparsınız? *belli ki beni hiç tanımamışsınız. *ben Soraya(Süreyya). Evlerinize girip çıktım. Rızıklarımızı paylaştık. Bizler dostuz. Bana bunu nasıl razı görürsünüz? *Komşunuzum, Annenizim, Kızınızım, Senin karınım!!! *bunu bana nasıl yapabilirsiniz? Film, dinin kişisel çıkarlara nasıl alet edilebileceğinin, 21. y.y da bile bazı yerlerde kadının nasıl sindirildiğinin, güçlü olanın ezici üstünlüğünün, din/şeriat/ahlak/namus kisvesi altında istenirse ne kadar büyük haksızlıklar ve kötülükler yapılabileceğinin öyküsüdür. Ve ne yazık ki, kitapta ve filmde anlatılan her şey gerçektir, yaşanmıştır. Filme ve insanın zihninde, yüreğinde uyandırdığı düşüncelere dair söylenecek çok şey olmasına rağmen, düşündükçe bir yumru yüreğinize oturduğundan sessizleşiyorsunuz. İzledikten sonra günlerce kendime gelemediğim, yüreğimde, aklımda yer etmiş bu yapım çok acı gerçekleri yüzünüze bir tokat gibi çarpıyor. İzlerken bir yandan halinize şükrediyor, öte yandan haksızlığa, adaletsizliğe hayıflanıyor, kızıyor, üzülüyorsunuz. Ve... Hala nefes aldığınız için, yaşadığınız için, Tanrıya binlerce defa şükrediyorsunuz. Kadın iseniz eşinizden eşinizin ailesinden eziyet gördüğünüzü iddia ettiğiniz için tevbeler ediyor, bu filimi izledikten sonra eşinizin melek olduğunu düşünüyorsunuz.

by_yeti1 Nisan 2016

Çok değer verdiğim bir film eleştirmeninin yorumunu sizlerle paylaşmak istedim. "Bu filmin kurgusunun, şüphe uyandırıcı derecede provokatif olduğunu, Müslümanları aşağıladığını, vs savunabiliriz ve tartışabiliriz; ama bir başka gerçek de, bu vahşetin günümüzde dahi bir ritüel olduğudur. Dersen ki, "onlara ne canım; onlar önce kendi memleketlerindeki sorunları halletsinler", " tamamen haklısın" der ve yanında olurum! Tabiî şunu da aklımızdan çıkarmadan: Bu sorun, onların meselesi olmadığı kadar, bizim meselemiz de değil (En azından bu boyutta). Sırf aynı dini paylaşıyoruz diye bu vahşeti üstlenerek ve sanki kanayan bir yaramızmışçasına pansuman yapmaya çabalayarak, dünyaya kepaze olmaya lûzüm yok bence..." svsknr

benSTILLER3 Haziran 2010

<p>Bu filmi ne olarak değerlendirmek gerek bilemiyorum. Öncelikle gerçek bir konudan çekilmiş olduğunu bence unutmamak gerekir. Bazı arkadaşlar her şeyi bir komplo olarak değerlendirip filmde anlatılan olayın içeriğini boşaltıyor. </p><p>Film İranda yaşanan bir film ve şeriat kanunlarınca verilen, insanlığa sığmayan, yine bu kanunlarca erkeklerin kadınlara göre üstünlüğünü anlatan bir film. Çok etkileyici buldum filmi açıkçası..Sonunda ağlayanlar vardır..Öte yandan ülkemizde bölge ayırt etmeden üstü kapalı bu infazlar işleniyor bizde de örflere sığınılıyor. Kadın intiharlarını biraz incelersek görebiliriz. Bazen insan olmaktan korkuyorum.Çok etkileyici bir film... Recm sahnesi özellikle...</p>

İNCİGÜN24 Mayıs 2010

Tek kelime ile çok iyi bir film. Bence tüm kadınlar görmeli. Hatta beyler de. Ve İran'ın bildiğimiz çirkin yüzünü bu kadar iyi bir anlatımla tekrar izlemeli. Son zamanlarda etkisinde kaldığım tek film diyebilirim. Milletçe kafamızı gömdüğümüz kumdan çıkarmalıyız. iyi ki böyle bir ülkede yaşamıyoruz. Atatürk'e çok şey borçluyuz tabi anlayanlara.. Saygılarımla,

ufuktangüneş17 Mayıs 2010

bu filmde şeriattin ayrımcılık içerisinde oldugunu yani dini sadece kendilerine göre biçimlendirilmiş oldugunu anlayacaksınız ben sadece seyredin pişman olmayacak sınız oyunculuklar arkadaşın dedigi gibi harıka hele taşlanma sahnelerini görünce gerçek hayattan alınmış bir hikaye bu denli gerçekcımı oynanır diyeceksiniz

Konyali_ERSIN7 Kasım 2009

<p>Muhetesem bir film. Cok dramatik sahneleri var, gözyaslariniza hakim olamayacaksiniz. Hakikatten müthis bir anlatim ve insani cok etkileyen bir film. Kesinlikle izlenilmesi gereken filmlerden. Film Iran'da cekilmis orada insanlarin yasadigi gercek hayattan yola cikarak cekilmis bir film. Zahra'yi canladiran kadin oyuncu müthis güzelligiyle ve harika oyunculuguyla iyi bir performans ortaya koymus. Keske bu tür töre hikayelerini sadece sinemada gösterseler ve herkes oraya ''gercek'' bir ilgiyle gidip'te izleseler de hep dizilerde göstermeseler. </p>

Yorum yaz

Benzer

Shohreh Aghdashloo'in diğer filmleri

Filmografi →