<p> Filmin Türkçe'ye çevrilmiş adı "Ölüm Bataklığı" İnternette filmi izledikten sonra yaptığım küçük çaplı bir araştırmada fark ettim ki benim gibi çoğu kişinin değerini geç anladığı gizli bir hazine. Ulusal muhafızlara mensup bir manga asker Louisana batakılığında tatbikata gönderilir. Buradan arzu ettikleri(tahmin edin) bir şeye ulaşmak için bataklıktan geçmeye karar verirler. Bu esnada oranın halkına ait olan kanoları ödünç alırlar (kabacası çalarlar). Yola çıktıkları esnada salak bir askerin açtığı ateş yüzünden halkla çatışmaya girerler. Kanolardan biri devrilir arkadaşlarından biri de ölür. Aynı zamanda haritalarını da kaybederler. </p><p>Film atmosfer olarak 1972 yapımı John Boorman filmi "Kurtuluş"u anımsatsada buradaki askerler o kadarda masum değiller. Hatta hakettiklerini bile düşünebiliyorsunuz. Ayrıca Kurtuluş kadar vurucu sahneleri yok. Buradaki askerlere hiç acımıyorsunuz. Ama senaryosuyla en az onun kadar güzel bir film. Filmin içinde ırkçılıkla ilgili göndermelerde var. Siyahi askerin yol bulmada yem olarak kullanıması gibi. Powers Boothe ve Brion James'in performanları çok iyi. Star oyuncularla film çekilmemesi belki hasılat için kötü bir karar ama filmin inandırıcılığı açısından doğru bir seçim. Powers Boothe'nin oynadığı kimya mühendisi karakterini çok sevdim. Sanki bütün bu dağılma sürecinde onun etkisi varmış gibi bir hava hakim. Bu da filmi sürükleyici kılmış. Powers Boothe ve Keith Carradine'nin oynadığı karakterler ahlak ve aklı temsil ettiği için hayatta kaldıklarını düşünüyorum. Filmin diğer bir gönderme yaptığı başyapıt ise "Kıyamet" filmi. Özellikle domuzun öldürülüş ve parçalanış sahneleri aleni göndermeler. Elinize geçerse izlemenizi tavsiye ederim.</p>
<p> Filmin Türkçe'ye çevrilmiş adı "Ölüm Bataklığı" İnternette filmi izledikten sonra yaptığım küçük çaplı bir araştırmada fark ettim ki benim gibi çoğu kişinin değerini geç anladığı gizli bir hazine. Ulusal muhafızlara mensup bir manga asker Louisana batakılığında tatbikata gönderilir. Buradan arzu ettikleri(tahmin edin) bir şeye ulaşmak için bataklıktan geçmeye karar verirler. Bu esnada oranın halkına ait olan kanoları ödünç alırlar (kabacası çalarlar). Yola çıktıkları esnada salak bir askerin açtığı ateş yüzünden halkla çatışmaya girerler. Kanolardan biri devrilir arkadaşlarından biri de ölür. Aynı zamanda haritalarını da kaybederler. </p><p>Film atmosfer olarak 1972 yapımı John Boorman filmi "Kurtuluş"u anımsatsada buradaki askerler o kadarda masum değiller. Hatta hakettiklerini bile düşünebiliyorsunuz. Ayrıca Kurtuluş kadar vurucu sahneleri yok. Buradaki askerlere hiç acımıyorsunuz. Ama senaryosuyla en az onun kadar güzel bir film. Filmin içinde ırkçılıkla ilgili göndermelerde var. Siyahi askerin yol bulmada yem olarak kullanıması gibi. Powers Boothe ve Brion James'in performanları çok iyi. Star oyuncularla film çekilmemesi belki hasılat için kötü bir karar ama filmin inandırıcılığı açısından doğru bir seçim. Powers Boothe'nin oynadığı kimya mühendisi karakterini çok sevdim. Sanki bütün bu dağılma sürecinde onun etkisi varmış gibi bir hava hakim. Bu da filmi sürükleyici kılmış. Powers Boothe ve Keith Carradine'nin oynadığı karakterler ahlak ve aklı temsil ettiği için hayatta kaldıklarını düşünüyorum. Filmin diğer bir gönderme yaptığı başyapıt ise "Kıyamet" filmi. Özellikle domuzun öldürülüş ve parçalanış sahneleri aleni göndermeler. Elinize geçerse izlemenizi tavsiye ederim.</p>