Çıtkırıldım
Fabrikatör Cemil Bey ve Sabiha Hanımın kızları Filiz, Özel Sahil Kız Kolejinin son sınıfında okuyan güzel, cin gibi, yaramaz, yerinde duramayan, cıvıl cıvıl bir genç kızdır. Oyuncular, hatta seyirciler (filmin sonunda tam Orhan'la öpüşeceklerken bize dönüp 'pışık' işareti yapıyor) gibi, bir romantik komedi olan ‘Çıtkırıldım’ filmi de onun haşarılıklarından payını alır ; Korku filmi izlenimi vererek başlar.
Jenerikte ‘Gypsy Camp’ (1963) (John Barry) melodisi. Gece herkes uykudayken, bir gölge (elbette Filiz) ağır ağır kuzeni olduğunu öğreneceğimiz Ergun'un odasına çıkıp siyah renkli yengeci genç adamın üstüne bırakıyor. Uyanıp, dehşet içinde çığlıklar atan delikanlıyla 'bir yengeçten korktu' diye alay etmesi de cabası.
Sabahları [‘Dance On’ (1962) (V&E Murragh /Adams) melodisi eşliğinde] okula gittiği 34 HA 224 plakalı üstü açık Ford ve emektar şoförleri şaşkınlık içindedir. Genç kızın arkadaşlarını yoldan alarak okula gittiklerinde tam 13 öğrenci arabadan iniyor. Her ders, öğretmenin müdüre Filiz için yakınması ile sona erer.
Edebiyat dersinde sınıfa kedi getirir. (Bir süre sonra bu derse Orhan atanıyor.) Aralarda da boş durmaz. Okulun yüksek duvarlarını aşıp komşu villanın bahçesinden, bahçıvanı deli ederek topladığı erikler Fizik öğretmeni sıfırcı Aziz'in dersinde yerlere dökülünce ortalık yine karışır.
Orhan ise, Filiz'in aksine ciddi, sorumluluk sahibi, annesinden başka kimsesi olmayan, yeni öğretmen olmuş bir genç. (Şimdilik tek ortak yanları güzellikleri.) ‘To Sir, with Love’ (1967) filmindeki mühendis öğretmen Mark Tackeray’den (Sidney Poitier) bir yıl önce kız kolejinde göreve başlayacağı gün kahvaltıda..
Orhan ; "Meğer öğrenci olmak daha kolaymış. O zamanlardan çok daha heyecanlıyım."
Annesi ; "İyi bir öğrenci olmayı nasıl başardıysan, şimdi de iyi bir öğretmen olmayı başaracaksın."
Delikanlı geldikten sonra, eskiden derslerle hiç ilgisi olmayan, bir öğretmeni sorduğunda numarasını bile anımsamayan, fizik hocasının "Notların spor toto kolonu gibi" dediği Filiz'de büyük bir değişim olur. İlk günler, Orhan'ın evden getirdiği ve domates, peynir, zeytinden oluşan 'mütevazı' öğle yemeği ile alay eden genç kız, biraz zaman geçince ona aşık olur.
İkisi de Fuzuli'nin "Aşk derdiyle hoşem" dediği duyguları yaşarlar. Filiz'in uçarı hali kalmıyor. Artık çok çalışkandır. 'Son birkaç ayda gösterdiği üstün başarı bütün hocalarını sevindirir.' Arkadaşları da onun Orhan'a olan sevgisini anlıyorlar. Okulca yapılan bir kır gezisindeki bir tatsızlık ; Nüket, salıncağın ipini incelterek Orhan'a bir oyun oynamak ister.
Arkadaşına engel olmaya çalışan Filiz hırçınlık yapınca Orhan onu tokatlar. ‘Ağaçlar Ayakta Ölür’ (1964) filmindeki Asım Beyin torununa attığı tokat gibi bu da seyirciyi çok rahatsız ediyor. Orhan'ın sonradan kendini savunmak için söylediklerinin hiçbiri duyduğumuz sıkıntıyı gideremiyor.
(Vurdu kırdılı filmlerindeki tekme ve yumruklar için bir şey söyleme gereksinimi duymayan Cüneyt Arkın, bu tek tokat için tüm filmde o ana dek konuştuğundan daha fazla konuşmak zorunda kalır.) Okul müdürünün odasında, Filiz'in annesi tarafından suçlanınca ; "Evet, kerimenize vurdum. Aynı küstahlığı bir daha yapsa gene vururdum.
Eğer daha önce siz veya sayın pederleri aynı usulü biraz deneseydiniz netice hiç de fena olmazdı." Daha sonra, Sabiha Hanımın karşısında ezilip büzülen müdüre ; "Size gelince, doğrusu size acıyorum. Hiç şahsiyetiniz kalmamış. Bu basit, şımarık çocukların elinde oyuncak olmuşsunuz. Ailelerinden gördüğünüz maddi yardım sizi kıskıvrak bağlamış. Yalnız merak ediyorum, neden okul yerine bir bakkal dükkânı açmadınız.
Burada vicdan ve meslek haysiyeti satacağınıza soğan ve patates satardınız. (Bakkal yerine manav dese daha mı iyi olurdu?) Zaten okulunuzda, pardon ticarethanenizde kalacak değilim. Tayinimi istemiştim. Anadolu’da ama gerçek bir okula tayinim gelmiş. Gidiyorum. Hoşça kalın." (Paranın ve gücün karşısında dik durulabilen 60’lı yıllar.)
Filiz'in üzüntüsünü anlatmaya sözcükler yetmez. Bu durumu gören Ergun, amcası ile konuşur. Orhan'ın gideceği gün Cemil Bey evlerine geliyor. Genç öğretmeni haklı bulup ona, kızını getirmiştir ; "İster döv ister sev..Adam edinceye kadar..(kızına) Hadi bakalım, okulunu bitirmekle senin öğrenciliğin bitmiştir. (delikanlıya) Ama senin öğretmenliğin ise asıl bundan sonra başlıyor." Orhan ve Filiz birbirlerine sarılmışken, Fuzuli'nin dizelerini anımsarız "Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb // Kılma derman kim helâkim zehri dermânındadır."
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Cüneyt Arkın
Filiz AkınFiliz Akın
Semiramis PekkanEbru
Gülsüm KamuNükhet
Salih GüneyErgun
Mualla SürerDilber Hanım
Hulusi KentmenCemil Akın
Mürüvvet SimSabiha Akın
Aziz BasmacıAziz
Osman AlyanakEdebiyat Öğretmeni
Cevat KurtuluşKazık Hayri Bey
Necdet TosunAşçı
Feridun ÇölgeçenOkul Müdürü
Mahmure HandanOrhan ın Annesi
Faik CoşkunManav
Zeki AlpanBahçıvan Murtaza
Sevinç PekinÖğrenci
Gülten CeylanÖğrenci
Emire ErhanÖğrenci
Serpil Birsen
Meral Özen
Sabahat Cabbar
Tülin Aktay
Şenay Ülkü
Feriha Eyüboğlu
Buket SokolluÖğrnci
Ayben Erman
Toron KaracaoğluC. Arkın Seslendirmesi
Fuat İşhanSalih Güney Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümFiliz Akın Seslendirmesi
Zafer ÖnenCevat Kurtuluş Seslendirmesi
Kemal ErgüvençHulusi Kentmen Seslendirmesi
Rıza TüzünFeridun Çölgeçen Seslendirmesi Künye
Yorumlar
Cüneyt Arkın'in diğer filmleri
2019Hakan: MuhafizAksiyon, Fantastik, Bilim Kurgu★ 5,6
2019Kuruluş: OsmanDram, Aksiyon, Tarihi★ 5,8
2014PanzehirAksiyon★ 7,4
2014GulyabaniKomedi, Korku, Fantastik★ 7,4
2012HaremKomedi★ 8,1
2010Arka Sokaklar 5. SezonMacera, Aksiyon, Polisiye★ 7,2
2008Kırmızı IşıkDram★ 8,2
2008Çılgın Dersane KamptaKomedi, Gençlik★ 7,1
Bilindik roller. Ṣımarık Filiz ile ciddi Cüneyt. Oyunculuk adına çok harika ṣeyler yok fakat yinede çok keyifli bir filim. 6/10 puan...
Güzel bi aşk filmi.Cüneyt Arkın ve Filiz Akın birbirlerine çok yakışıyorlar.10/7
İlk kez izlediğimde 1999 yada 2000 tam bilemeyeceğim o yıllarda Kanal D'de yayınlanmıştı çok sevmiştim bu filmi. Cüneyt Arkın öğretmen, Filiz Akın ise şımarık zengin kızı rollerinde güzel eğlenceli bir filmdir.
Aşiyan-i mürg-i dil zülf-i perişanındadır Kanda olsam ey peri gönlüm senin yanındadır Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır ;)
Filiz Akın şımarık öğrenci rolünde harikaydı
Güzel ve eğlenceli bir film ama zaten kolejli Kızın Aşkı filmi varken bu çok gereksiz olmuş ayrıca bu filmde Fatma Girik nasıl olmaz inanamıyorum tam onun tarzı bir film Gülsüm Kamu filme çok yakışmış
Filiz Akın kavga sahnesi komikti
fena film değil ama bu filmde fatma girik olmalıydı
bu filmde kesilikle fatma girik olmalıydı hatta filiz akın ile beraber olmalıydılar ama başrolde fatma girik olmalıydı
eğlence dolu hoş bir film filiz akın performansı çok çok iyi ama kolejli kızın aşkı filmi kadar başarılı değil
filiz akin performansini tavan yaptigi filmlerden biri... zengin ve simarik rolleri kendisine cok iyi yakisiyor... yaptigi haylazliklar eglendirici... filmde calan sarkilar da duymadigim ve eglenceli sarkilar... seyretmeye deger ögrenci ögretmen ask filmi...
Bana göre Filiz AKIN'I en çok yakışan rolü bu diyebilirim. Oda bu tür rollerin her zaman biçilmiş bir kaftanı, filmin konusunu kısaca özetlersem; zengin hoppa öğrenci bir kız ile öğretmen ilişkisi üzerine kurulu.
Şımarık ele avuca sığmayan bir kız öğrenciyle o sınıfa atanan genç bir edebiyat öğretmen'in. Sonradan başlayan ilişkisini yansıtmış güzel bir siyah beyaz filmi. "Orhan" Cüneyt Arkın öğretmen olarak atanmış mesleğinde yeni bir toy hocadır. Sınıfın yaramaz kızı "Filiz" Filiz Akın her türlü yaramazlığı yapan erik çalan çok şımarık bir kızdır. Arkadaşlarınıda bu tür olaylara teşvik edicidir ayrıca. Sınıfa yeni gelen hocaları Orhan'ı tiye almış başlarda alay etmiş sonradan zorluklar içinde okuyan Orhan'ın sert tavrı karşısında hepsi yola girmiştir. Bu arada sınıfın kızları beden hocaları "Hayri" Cevat Kurtuluş'ta dahil hepsiyle uğraşırlar dalga geçerler. En sonunda Filiz,Orhan'a aşık olur Filiz'ede kuzeni "Ergun" Salih Güney aşıktır. Fakat uslanan devamlı onun yanında olmak isteyen Filiz'in hal ve hareketleride değişmiş. En sonunda Orhan'dan kır gezisinde sağlam tokat yiyen Filiz ile evlenme hazırlığına girmiştir. Cüneyt Arkın'dan güzel bir siyah beyaz film ama filmin görüntü kalitesi biraz buğulu,bulanık gibi. 60'ların sonu ve 70'lerin başlarında çekilmiş olan bu filme. 75'li yıllarda çekilen Hababam Sınıfı'na siyah beyaz dönem olarak biraz ilham vermiş gibi. Hatırlarsanız sınıfa kedi sokma olayı kedi'nin kaçması o filmin bir serisinde vardı bu filmdede var. Filiz Akın'ın bacağına kopya yazması Hababam Sınıfı'ndada aynı olay var. Yani hababam serileriyle biraz paralellik göstermiş bir film bence.
Son derece haylaz bir öğrenci olan Filiz'le,okula yeni gelen edebiyat öğretmeni Orhan'ın eğlenceli öyküsü.Güzel bir film.Filiz Akın bu filmde oldukça başarılı.Filmin esin kaynağı ise Aliki Vuyuklaki'nin aynı eseri.Mutlaka izleyin
<p>Yeni Öğretmen olan Orhan Aksoy ( Cüneyt Arkın ) ilk görevini bir kız lisesine tayin edilerek yapacaktır.Filiz adındaki bir kız liderliğinde okulda hocalarına yapmadıklarını bırakmayan öğrenciler...Yeni hocalarını hayranlıkla gözlemektedir.filiz akın'ın sempatik bir karekterde oynadığı , Cüneyt Arkın'ın gençlik yıllarındaki bir yapım ,filmin finali ilginç olup eksikler olsada . yinede bu kadro bu oyuncu için seyredilmelidir.</p>
bazı kusurlarına karşılık güzel bir film.
Filmde Filiz Akın öğrenci rolünde çok tatlı ve sempatik.Benim için filmdeki bir replik unutulmazdır o da ; kız öğrenciler kendi aralarında genç hocaları Orhan Aksoy hakkında konuşurlarken bir kız öğrenci "Aynı Cüneyt Arkın", diğer bir kız öğrenci " Gözleri içimi titretiyor."(İşte bu replik bu filmi izlerken gülümsememi sağlamıştır.)Yanlış hatırlamıyorsam kızların gittiği okul Kabataş Lisesi.Ben özellikle Hulusi Kentmen'i çok beğendim.Filmde daha önceden hiç duymadığım ama adını bilmediğim şarkılar duydum.Güzel ve sevimli bir fillm ama sanki sanki sanki... bir şeyler eksikti sanki.
<strong>bu filmin kadrosu yeter... konusuna bile bakılmadan izlenir...</strong>
Özel Sahil Kız Koleji'nin 370 numaralı öğrencisi Filiz Akın..Filmin başındaki ve sonundaki davranışları çok farklı olan bu öğrenciden gözümüzü alamıyoruz. Jenerikte Ulusoy Otobüsleri İşletmesine (kır gezisi için) teşekkür edilirken genç kızın okulundan hiç bahsedilmiyor. Nedeni büyük olasılıkla okul sahnelerinin Kabataş Erkek Lisesi'nde (eski adı Kabataş Sultanisi) çekilmiş olmasıdır. 70'lerdeki bir yıllık deneme sayılmazsa, ilk kız öğrencilerini 1994-1995 öğrenim döneminde alan lisenin, Ortaköy Camisi'ne doğru olan (Boğaz Köprüsü'nün henüz ezmediği) 60'lardaki görüntüsü o kadar güzel ki. Derse gelen öğretmenlerin hepsi gözlüklüdür. Müdür bey, Dilber hanım (ona müdire hanım da denmesi 'okul iki müdürlü mü' şüphesini uyandırıyor.), Sıfırcı Aziz, eski Edebiyat Hocası, Kimya Öğretmeni ve Orhan hep gözlük kullanıyorlar. Öğrencilerin yaramazlıklarını görememeleri, hoş karışıklıklara neden oluyor. Fizik öğretmeni Aziz beyin Filiz'i tahtaya kaldırıp "Yaz bakalım. Sodyum klörür artı sülfrik asit" demesi seyirciyi şaşırtıyor. Orhanların evlerini ve büyük aynalarını Güneş Doğmasın (1961) filminden hatırlıyoruz. Filmin sonuna doğru evin kapısı tıklatılınca (Cemil bey gelmiştir) annesi "Bu sütçü olacak" diyor. Sütçülerin, güğümle, evlere geldikleri yıllar. Öğrencilerin, yeni Edebiyat Hocası Orhan için söyledikleri "Korkunç yakışıklı..Bütün film artistlerini cebinden çıkarır. Aynı Cüneyt Arkın.." Yine öğrencilerin Filiz'i almaya gelen Ergun için söyledikleri "Tıpkı Alain Delon gibi.." Okul sahneleri Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı romanını anımsatıyor. İki farkla, Çıtkırıldım'daki öğrenciler, Hababam Sınıfı'ndakilerin aksine kız ve varsıl aile çocukları..Orhan, Fuzuli için bir sahnede "Memleketimizin ölmez şairlerinden", bir başka sahnede "Memleketimizin en büyük şairi" nitelemesini yapıyor. Filiz, bir öğle arasında "Fuzuliler, Bakiler, Nedimler..Hem kuzum bu adamların hepsi ölmüşler. Öğrenip de ne olacak? Bize ne faydaları var?" deyince, Orhan, insanın içini ısıtan bir yanıt veriyor "Çok şakacısınız. Hayatı kolay tarafından ele alıyorsunuz." Aynı Filiz, birkaç hafta içinde Fuzuli'yi ezbere okuyup yorumlayabilecek bir düzeye ulaşır..Kuzeni Ergun'un bir kıza kur yapmasını, alaycı bir şekilde duvarın üzerinden izleyen Filiz, bu sahnede Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu romanındaki Feride'ye benziyor. (Filiz'in annesine teyze, babasına amca diyen) Ergun, daha sonra, Filiz'e aşık olur. Ama, onun Orhan'a olan duygularını anlayınca kendi sevgisini hiç dillendirmez. Gözyaşları ise 'sigaradan'mış. Filiz, kır gezisinde Ajda Pekkan'ın sesiyle pek bilinmeyen iki şarkı söylüyor. İlki ; "Çarpıntılı bir deniz // Senin aşkından her iz // Gönlümü açtım sana // Çiçekler kadar temiz //**// Kalbimiz atıyor // Gönlümüz çarpıyor // Tik tak, tik tak." İkincisi de çok neşeli bir şarkı ; "Bizi ayırmak için // Aramızdan geçmesin // Sakın bizi seçmesin // Yaramaz kara kedi //**// Neşeden çağıldıyor // Her göreni dağlıyor // Aşk ateşi yakıyor // Senin için gözlerim." Filmin ortalarında bir kitapçıya giden Filiz, 'Aşk Güzel Şeydir'(Han Suyin) (Love is a Many Splendored Thing) isimli romanı almak istediğinde Orhan da aynı kitaba uzanmıştı. (Keşke burada aynı isimli melodi çalınsaydı.) 'Küçük Sevgilim'deki (1971) Lale ve Dr. Murat da okul kütüphanesinde benzer bir şeyi yaşamışlardı. 1966'da, kızı Filiz'in doğumu nedeniyle yapılan bir söyleşide Cüneyt Arkın şunları söylüyor ; "Benim Tıp Fakültesi'nde 6 yıllık sıra arkadaşım vardı ; Filiz Dolunay..İdealist bir kızdı. Doğu Anadolu'ya gitti. Kızımın onun gibi güzel, zeki ve temiz olmasını temenni ettiğim için adını verdim." Orhan, Filiz Dolunay gibi Anadolu'da çalışmaya gidecekken, Cemil Bey'in incelikli davranışı ile sevdiğine kavuşur.