Çingene Aşkı Paprika
‘Mondo Cane’deki (1962) ‘More’ (Riz Ortolani / Nino Oliviero / Norman Newell); Ardından Paul Mauriat’nın ‘Une Larme Aux Nuages’ (1968) albümündeki ‘Rain and Tears’ (1968) (Papathanassiou / Bergman / Pachelbel).
Falcı Güllü; “Üzülme Yiğit, buradan da gitme. O seviyor seni… Fakat doğuşundaki yıldızlar O’nu öylesine gururlu yaptı ki aşkını sana itiraf edemiyor… Ne derse desin, ne yaparsa yapsın sabırlı ol. O deli, senden fazla ıstırap çekiyor.”
‘Paprika’nın (1935) (Erich von Stroheim) (Nil Yayınevi–1963) (Çeviren; Günseli Tunç) Yeşilçam çevrimi. Jenerikte, sonradan eklenen ve Lale Belkıs’ın (sözlerini yazıp) söylediği ‘Çingene’ (1976) var. [Orijinali ‘Chicano’ (1975) (Steve Banda Kalenga / Jean Kluger / Daniel Vangarde)].
‘Dünyanın en neşeli, en mesut, aynı zamanda en gamlı milleti (sf. 8); ‘Çingeneler’. Asırlar önce Hindistan’dan başlayan göç. Kırbaç sesleri ile karışık tekerlek gıcırtıları, çocuk, tencere, tava sesleri. Küpeli erkekler, ışıl ışıl bakan kadınlar.
Kraliçeleri Güler’in sancıları nedeniyle mola verilmiş. Çergiye bir kız bebek katılmak üzere. “O, biber tarlasında doğduğu için adını Paprika koymalıyız. Hayatına ateş ve ihtiras hâkim olacak… Gurur O’nu hayatı boyunca bırakmayacak… Bir tek erkeği sevecek… Ama bu aşkı ruhunun derinliklerinde gizleyecek” diyor Falcı Güllü Bacı.
Çocuğun babası ‘bir şehirli’ (romanda ‘Macar Kontu’). Oysa Çeribaşı Gaddar, kaç kez sırnaşmış başarılı olamamıştı. (Sonradan bu konu üzerinde durulmuyor). Karısı doğuma yardım ederken beyimiz, Sümbül’le yatakta. Falcı Güllü’nün kehanetine göre iyi değil sonu Gaddar’ın.
Yıllar sonra Paprika, bir Çigan ezgisi kadar güzelleşmiş. Yiğit de çatlamış, cilası kaçmış kemanıyla aşkını söylüyor. Ama ne yaparsa yapsın yaranamaz. Genç kız, sevgisini söyle(ye)mediği gibi ‘üzmek, ağlatmak için elinden geleni yapıyor’. Gaddar’ın zincirini çalar, dayağı bizimki yer; ‘Kazananla evleneceğim’ diyerek Onları dövüştürür; Delikanlının ‘beygir hırsızlığı’ suçlamasına sesini çıkarmaz. (Rogi Jancsi’nin ‘6 ay’ hapsedilmesinden farklı olarak filmde hapislik yok. Karakolda masumiyeti anlaşılmış).
Paul Mauriat’nın ‘Une Larme Aux Nuages’ (1968) uzunçalarındaki ‘Aprés Tout’ (1968) (Claude François / Gilles Thibaut / Jean Gaston Renard) ve ‘Una Canzone’ (1968) (Franco Bradicardi / André Pascal). Artık dayanamayan Yiğit’in çergiden ayrılıyor. Keman çalmasını öğrendiği Remzi Baba’nın “Oralarda sefalete düşersin” öğütleri yeterli olmaz. Şansını, İstanbul’da deneyecekmiş.
İlk günler çok zor. Seyyar Köfteci’ye [romanda ‘Sucukçu’ (sf. 139)] verecek parası yok. Bir şarkı ‘patlatacak’, satışları artırırsa bir şeyler yiyecek. O kadar beğenilir ki tezgâhta ekmek köfte kalmıyor.
Sesi ve yakışıklılığı ‘milyoner’ Nihal Güler’in dikkatini çeker. (Kitaptaki Prenses İlonka, ‘erkek güzelliği konusunda mütehassıs olarak’ tanınırmış Budapeşte’de).
‘Csárdás’ (1904) (Vittorio Monti) ve ‘Georgy Girl’ (1966/67) (Tom Springfield / Jim Dale). Yiğit’i o geceki ‘arkadaş partisi’ne çağırır. Abisi Bülent’in de yardımıyla (filmin yapımcısı Hilmi Coşkun olduğundan), Coşkun Plak Şirketi’yle bir anlaşma yapılır.
Sonrasında şehrin her yanı ‘Yiğit Alp, Büyük Şöhret’ afişleriyle kaplı. Başarılarından dolayı Vali (kitapta İmparator ‘François Joseph’) ‘altından bir sigara tabakası hediye etmiş’. Nihal, delikanlının ilgisini bekliyor ama O’nun aklı güzel Çingenesinde.
‘Mrs. Robinson’ (1967/68) (Paul Simon). Sevdiği erkeğin resmini gazetede gören Paprika, İstanbul’a gidiyor. (Filmdeki erkekler nazikçe yardımcı olurken romanda yaşadıkları içler acısı. Budapeşte’ye varabilmek için ‘gar şefinden kondüktörüne, gemicisinden tramvay biletçisine’ tam 6 kişiyle yatmak zorunda kalır. Sarkıntılık edenlerin haddi hesabı yok).
Gazino Kazablanka’da Yiğit’in Nihal’le ilişkisini öğrenince kıskançlık içinde geri dönüyor.
Paul Mauriat’nın ‘Une Larme Aux Nuages’ (1968) 33’lüğündeki ‘Ma Maison et la Riviere’ (1968) (Paul Mauriat). Yolda Bülent’le karşılaşır. Belli ki delikanlı da genç kızdan çok hoşlanmış.
Yiğit zaten oralarda mutsuzdu. Remzi Baba’nın ziyaretinde kararını verir. ‘Servetini, şöhretini, her şeyi terk edip’ ait olduğu yere ve Paprika’ya dönecek.
Genç kız, bu ‘fezalar kadar sonsuz aşkı’ ancak Bülent’le evlenmek üzereyken anlıyor. Kaçıp geldiğinde beraberliklerinin önündeki engel bu kez Gaddar.
‘The Magnificent Seven’daki (1960) “Calvera’s Return: Allegro Brutale” ve ‘The Bible: In the Beginning…’deki (1966) (Toshiro Mayuzumi) ‘Abel and Cain’. Çeribaşı bataklıkta boğulurken sevgililerin beraberliği başlar. Romandaki Zoltan Gabor’u ise eziyet ettiği ayısı Piszkos öldürüyor.
Werner Müller’in ‘Gypsy!’ 33’lüğündeki (1966) ‘Gypsy Love’ (Zigeunerliebe) (1909) (Franz Lehár).
Remzi Baba’nın Yiğit’e karar verdiren sözleri; “Sen ayrıldıktan sonra eski neşesi, uçarılığı kalmadı. Kimseyle konuşmuyor. Birçok defalar çadırında için için ağlarken gördüm. Bana öyle geliyor ki seni çok seviyor o deli kız.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Engin ÇağlarYiğit
Mine MutluPaprika
Sevgi CanNihal
Erol SolakGaddar
Nubar TerziyanRemzi
Nermin KuranBelkıs
Asuman ArsanKraliçe Güler
Tansu SayınÜlkü
Güzin ÖzipekGüllü Bacı
Nusret ÖzkayaGaddarın Adamı
Necdet TosunKöfteci
Asım NiptonAşcı
Şükran Ay
Serpil ÖrümcerSerpil
İhsan BayraktarGaddarın Adamı
Tuncer TosunKüçük Oyuncu
Zeynep Eren
Reşit ÇıldamArabacı
Hülya ŞengülKüçük Paprika
Hasan YıldızGazateci Muhabir
Mesut SürmeliPiyano Hocası
Fuat İşhanEngin Çağlar Seslendirmesi
Adalet CimcozMine Mutlu Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümSevgi Can Seslendirmesi
Sadettin ErbilErol Solak Seslendirmesi
Rıza TüzünNubar Terziyan Seslendirmesi
Altan KarındaşAsuman Arsan Seslendirmesi
Tijen ParTansu Sayın Seslendirmesi
Nevin AkkayaGüzin Özipek Seslendirmesi
Erdoğan EsenboğaAsım Nipton Seslendirmesi
Doğan BavliBülent Oral Seslendirmesi
Hakkı HaktanYolcu 







Engin Çağlar en sevdiğim Aktörlerden olmasına ragmen Ediz Hun Ve Türkan Şoray'lı Ateşli çingene filminin yakınından bile geçemez.
"biber tarlasında doğdu, onun adını paprika koymalıyız" iyi ki başka tarlada doğmadı.
atesli cingene filmin ya tekrari yada ilk versionu cünkü ikiside ayni yilda yapilmis... tabiiki türkanla olani daha iyi, belki de o filme aliskin oldugumuzdan olabilir... bu filmde bol sarki var...fena degil
türkan şoray ve ediz hun un başrolünü paylaştığı ateşli çingene nin tekrarı.engin çağlar ve mine mutlu nun kimyasının birbirine uymadığı vasat bir film