Pus
YönetmenTayfun Pirselimoğlu
Yıl2009
Süre108 dk
TürDram, Gerilim, Gizem
Vizyon28 Mayıs 2010
Seyirci2.066
Pus, İstanbul’un varoşlarında, Altınşehir’de geçen karanlık bir hikâyeyi anlatıyor. Kaçak DVD işinde çalışan, huzursuz bir gencin eline tesadüfen geçen bir resim ve tabancayla sürüklendiği tuhaf bir olay.
Kadro
6 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenTayfun Pirselimoğlu
SenaryoTayfun Pirselimoğlu
Görüntü YönetmeniErcan Özkan
ŞarkıCengiz Onural
Sinemaseverler
4 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →














Film baştan sona düşük tempolu izlemesi zor film gri koyu hatta bazen karanlık çekim sahneleri ile seyircisini yoran bir film buna rağmen oyuncuları sayesinde film izletiyor kendini sevgili mustafa kurtsenin de yazdığı gibi sinematoğrafisi iyi bir film colin mounier görüntü yönetmeni olarak iyi iş çıkarmış tayfun pirselimoğlu hem yönetmen hemde senarist olarak iyi iş çıkarmış buna rağmen film yönetmenin bence en zayıf işi film sanat filmi olduğu için filmi festival filmlerini sevenler izleyebilir sabır isteyen bir film hatta bu tarz filimleri sevenleri bile izlerken zorlayan bir film rıza,saç ve pus bir üçleme olduğu için tam bir anlam çıkarmak için rıza ve saç filmlerini izleyenlerin mecburen izlemesi gerek bir film kısaca herşeye rağmen filmin ortalama bir başarısı var izlenebilecek bir film.
İlk önce bir tesbit yapayım. Tayfun Pirselimoğlu (1959) günümüz yönetmenleri içinde benim ilk 10'na koyduğum önemli bir yönetmen. "Pus" Yönetmenin suç, ceza, yalnızlık ve düzen üzerine yaptığı üçlemenin (Rıza-Pus-Saç) ikinci halkası. Ana tema Yalnızlık. Gün ümüzde nerede ise Istanbul'un yarısını kaplayan Istanbul varoşlarından Altınşehir'de geçiyor (böyle bir semt var mı?, nerede bilmiyorum) .İçe kapanık, takıntılı varoş çocuğu Reşat'ın hikayesini anlatıyor. Reşat gibi filmde kendini ifade edemiyor. Reşat'ın ruhunda neler olup bittiğini, hırsızlığı anlıyorum, neden cinayet işlediğini anlamak nerede ise imkansız. Olsa, olsa öykünme diyorum. Film o kadar yavaş o kadar yeknesak ilerliyorki, izlemekte zorlanıyorsunuz. Türk Sinemasını çok seven, elli yıllık sinema fanatiği olarak beni zorluyorsa sıradan izleyici ne yapsın. Bahsedilmez ise haksızlık olur diye düşünüyorum... Colin Mounier'in kamerası Altınşehir'i bir tablo gibi yansıtan karelerle ilginizi canlı tutmayı başarıyor. Rıza'yı da izlemiş, böyle bir sıkıntı yaşamamıştım. Düzen tesbiti yapan benim ölçülerime göre yoksul insanlara ağıt niteliğinde güzel bir fimdi. Saç'ı ise henüz izleme olanağı bulamadım. Yapılan işe sinema sanatı adına saygı duyuyorum. İzlemeye cesaret edenlere iyi seyirler. 10/8
Okan Bayülgen programında sanatçılarını konuk almıştı 2 hafta kadar önce ama bu kadar değişik bir fragman görmedim diyebilirim sanatsal bir film olsa gerek çünkü fragmanda konuşma yoktu:)
Film 3 gün sonra vizyona giricek ama tesadifen öğrendim hiç reklamı yok..