Buzlar Çözülmeden
“Buzlar çözülmeden yapılacak çok işimiz var.”
“Gayane’s Suite” No.2 : Lullaby. (1943) (Khachaturian) melodisi, Deli Çavuş ve ‘Kaymakam’..
Deli Çavuş ; (Agâh Hün’ün sesi ile) “Ama bütün memleket bana deli diyor.”
‘Kaymakam’ ; (Sadettin Erbil’in sesi ile) “Ona bakarsan bir sürü zırdeliye akıllı diyen milyonlarca insan yaşıyor bu dünyada..”
İstanbul Şehir Tiyatroları ve Ankara Devlet Tiyatrosu’nda oynanan (1964-65) eserin (Cevat Fehmi Başkut) ilk çevrimi. Jenerikte Şahin Gültekin’in Pir Sultan Abdal’dan film için uyarladığı bir türkü ; “Bu yıl bu dağların karı erimez//Buzlar çözülmeden yol bozuk bozuk.”
60 sonrası. Doğuda Sultan Dağları ile çevrili bir kaza merkezi : Çınarlı. Kış nedeniyle ulaşım ve iletişim yok. Ama , ‘Kaymakam’ sanki bu durumdan hoşnut. Ne yapılacaksa buzlar çözülmeden yapılacakmış. Halk yararına olmayan kurallar söz konusu olduğunda ‘artık geçersiz’ anlamında ‘Mülga’ (hem de ‘a’yı uzatarak) diye bağırır.
Onunla karşılaştığımızda Tahrirat Kâtibine emir yağdırıyordu ; 1. İçme suyu için eşraftan 500 bin lira toplanacak. 2. Kadınlar sokakta çarşafla dolaşmayacak. 3. Kahvedeki işsizler yevmiye karşılığı Taş Ocağı’nda çalıştırılacak. 4. Mahkûmlar köprü yapımına gönderilecek. ‘Bundan böyle bedava adam beslenmeyecek’miş. (80 sonrasında bu cümle bambaşka şekilde söylenecektir.)
Deli Çavuş’u kendisine Odacı yapar. “Benim prensibim şu ; Bu memlekette karnı tok, şerefli, haysiyetli insanlar arasında herkesin bir yeri olmalı. Ama geniş yer ama dar yer. Geniş diyorsam öyle alabildiğine değil. Dar diyorsam o da sığmayacak kadar değil.”
Bu arada kimleri tanımayız ki.
Kasabanın ileri gelen eşrafından Bakkal Karamuratoğlu..(Rıza Tüzün seslendirmiş) Faizcilik onda. ‘Hasta at, sığır, merkep etinden yapılmış sucuk satmak’ onda. Dükkânındaki kurtlu bakla, küflü bulgur ve ‘öğürmeden anlatmaya imkân olmayan yağlar’ da cabası. Film artık o kadarına cesaret edemeyip değiştirmiş ama tiyatrodaki adı Hacı Murat.
Kaçak gazyağı sahnesinde gizemli bir melodi var ; “Gayane’s Adagio” (Suite No.3) (1943) (Khachaturian). Aynı melodi yıllar sonra iki Hollywood filminde kullanılacaktır ; ‘2001 : A Space Odyssey’ (1968) ve ‘Aliens’ (1986).
Deli Çavuş..Gerçek adını zorlukla anımsamıştı. “Mehmet oğlu Mehmet. 1306 (1889) Sakçagözü köyünden.” Üstü başı dökülüyor. Saçı tarak yüzü görmemiş. Ama hırkasının göğsü nişanlarla dolu. Balkan Harbi ve Kafkas Cephesi’ne katılmış. “Aldığım madalyalar yaralarımın yarısı bile etmez.”
Tahrirat Kâtibi..(Zafer Önen seslendirmiş) Filmde 10 (tiyatroda 25) yıllık memur. Böyle bir ‘Kaymakam’la çalışmanın şaşkınlığı içinde. “Bu ihtilalciler hep böyle..Ama görürsün hızları çabuk geçer. Eşrafla, Ağalarla böylesine cenk edilir mi? Onlar beğenmedikleri kaymakamı yerinde oturturlar mı?”
Salcı Hatçe..Köprüyü bombalamaya kalkışmış. “Eskiden dere üstünde köprü yoktu. İnsanları, hayvanları biz iletirdik. Sonra buraya köprü yapıldı. Köprünün açıldığı gün bizim işimiz de bitti. [‘Köprü’ (1975) gibi.] Babam başka iş bulamadı, kahrından öldü.” Annesi çok daha önce ölmüş. Şimdi 4 kardeşine (filmde yalnızca birini, Ali’yi görüyoruz) bakmak zorunda. (Tiyatrodaki Hatçe ise evli ve 4 çocuğu var. Kocası İstanbul’a gitmiş bir daha dönmemiş.)
‘Kaymakam’ onu tutuklamıyor. “Kimsesiz bir kadını 4 kardeşiyle aç bırakan bizlerin suçu daha mı küçük.” Üstelik daha da ileri gider ve kasabanın varsılarından Sarıların Mahmut Efendi’nin genç kadına 5 dönümlük bir tarla vermesini sağlar. Kardeşi Ali’ye otelde iş bulur.
Sarıların Mahmut Efendi..(Mümtaz Ener seslendirmiş) Tiyatroda 100 bin, filmde 100 dönüm toprağı var. “Millet İstiklâl Harbinde vatanı için çarpışırken, o, bu topraklara çeşitli hilelerle sahip çıkmış.” ‘Kanal’ (1978) filmindeki Haşim Ağa gibi ; “Biz burada senin gibileri çok gördük.
Haftasına kalmadan birer birer hepsini sepetledik.” Hızını alamayıp (kablosu kesik) telefonda Vali’ye yakınıyor ; “Kuzum bu acayip kaymakamı sen mi gönderdin buraya.” Tiyatro, sinemadan daha cesur galiba çünkü oyundaki Mahmut ‘acayip kaymakamı’ yerine metindeki şekliyle ‘komünist kaymakamı’ diyebiliyor.
Şeref Hakarar..(Osman Alyanak seslendirmiş) Kasabanın (daha doğrusu üçkâğıtçı bakkal, kömürcü, oduncu gibilerinin) davavekili, arzuhalci, iş takipçisi, ‘bilmem ne’ partisinin ilçe başkanı. (Tiyatroda ‘kapatılan bilmem ne’ partisi denirken sinemada buna cesaret edilememiş.) Voltaire’e hayran. Ama onun sözlerini işine geldiği gibi kullanıyor.
Bürosunda “Volter ne zaman bir adım atsa başkasının nasırını çiğnemek için atardı” yazısı var. Ama o, ‘çiğnememek’ diye okuyor. ‘Kaymakam’ın arkasından şöyle diklenmişti ; “Elbet bizim günümüz tekrar gelecek.” Sarı Mahmut ve Karamuratoğlu’yla beraber onun kuyusunu kazmak için yapmadıklarını bırakmazlar.
Tehditler ; (Alev Koral’ın seslendirdiği) Çukurovalı Afet’le basmaya kalkmalar ; Dağda bu günler için besledikleri eşkıya Yılanoğlu’nu (Muhip Arcıman seslendirmiş) peşine salmalar.
Aylar sonra kazada işler yoluna girmeye başlamışken ne yazık ki ‘buzlar da erimeye başlar’.
Filmin sonunda Kâtip’e söylenenlerden olanları anlıyoruz. “Kaymakamıyla, jandarma kumandanıyla, sağlık müdürü, maarif müdürü, hakimi ve diğerleriyle bu grup civardaki tımarhaneden kaçan deliler. Memlekette ihtilal olunca birleşmişler, yolların kapalı bulunuşundan faydalanarak buradaki idarecileri alaşağı edip tımarhaneye tıkmışlar. Güya Ankara’dan geliyorlarmış gibi onların yerini almışlar..”
Hatçe ; “Şimdiye kadar bizi akıllılar idare etti de iyi mi oldu..Ko biraz deliler idare etsin..Zaten hangimiz birazcık deli değiliz.”
Hatçe ; “Seni bekleyeceğim. Unutma bekleyeceğim seni.”
‘Kaymakam’ ; “Belki bir kışın sonunda, buzlar çözülünce gelirim..”
Hatçe ; “Sen deli olacak adam değilsin. Deli olacak adam değilsin sen.”
‘Kaymakam’ ; “İnsan olup da insanlığın bu kötü halini görüp deli olmamak mümkün mü?”
(Yazan : Murat Çelenligil)
Filmi izle
Oyuncular
Fikret HakanKaymakam
Selda AlkorHatçe
Nuri AltınokDeli Çavuş
Atıf KaptanMahmut
Reha YurdakulYüzbaşı Ekrem
Suzan AvcıÇukurovalı Afet
Sami HazinsesKatip
Ali ŞenKaramuratoğlu
Osman AlyanakAvukat Şeref Hakarar
Fethi İnanRol Adı Ekle
İbrahim SevenRol Adı Ekle
Muhip ArcımanHüseyin Baradan Seslendirmesi
Süha DoğanReha Yurdakul Seslendirmesi
Zafer ÖnenSami Hazinses Seslendirmesi
Vahit VolkanKöylü
Mustafa YavuzOtelci
Jeyan Mahfi TözümSelda Alkor Seslendirmesi
Sabahat Işık
Hüseyin BaradanYılanoğlu
Sadettin ErbilFikret Hakan Seslendirmesi
Alev KoralSuzan Avcı Seslendirmesi
Saltuk KaplangıReha Yurdakul Seslendirmesi
Rauf UlukutSami Hazinses Seslendirmesi
Rıza TüzünAli Şen Seslendirmesi
Nezihe BecerikliSelda Alkor Seslendirmesi
Mümtaz EnerAtıf Kaptan Seslendirmesi
Agah HünNuri Altınok Seslendirmesi
Ahmet Şimşek
İsmail Varol
Müslüm Er Künye
Yorumlar
Fikret Hakan'in diğer filmleri
2014Birleşen GönüllerDram, Duygusal, Aksiyon★ 8,9
2012Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam 1. SezonDram, Tarihi★ 7,8
2012Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam 2. SezonDram, Tarihi★ 9,4
2011Gümüş Lale Burası Osmanlı 1711Dram, Tarihi, Savaş
2010Unutulmaz 2. SezonDram, Duygusal★ 8,0
2009Ölü Yaprak VuruşuDram, Aile★ 7,7
2009UmutDram, Duygusal★ 7,8
2009Unutulmaz 1. SezonDram, Duygusal, Aile★ 7,2
Kemal Sunal'ın Deli Deli Küpeli filminin dram versiyonu bir film iyi filmlerden siyah beyaz lakin ne yazıkki görüntü deformasyonlu.
filmde ince mesajlar var...kemal sunalin ilk cevirimi...fikret hakan okadar basarili ki, herzamki gibi oynadigi rollerde kendinden geciyor...filmi zaten cok sartlarda cevirmisler... fotograflar bölümünde film hakkinda bilgi edinebilirsiniz
<p>Gerçekten çok güzel ve anlamlı bir film.Fikret Hakan filmde deli olarak gösterilmiş olsa bile yaptığı işlerle filmdeki birçok kişiden daha zeki olduğu anlaşılıyor.Mutlaka izleyin.Deli Deli Küpeli de ikinci çevrimi</p>
filmin sonunda deli kaymakam ın şu sözleri çok anlamlıdır.sevdiği kızın kendisinin deli olduğuna inanmaması keşke her deli senin gibi olsa demesi üzerine fikret hakan,memleketin benim gibi delilere ihtiyacı yok, daha akıllı insanların bu ülkeyi yönetmesi gerek demesi çok anlamlı sözlerdir.
başarılı ve keyifli bir yapım. Tebrik etmemek elde değil.
<p>Merhaba Arkadaşlar,</p><p>Kemal Sunal'ın başrolünde oynadığı "deli deli küpeli"adlı filmin,bu filmin komedi versiyonu olduğunu biliyor muydunuz?</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Deli Çavuş ; “Sen kaymakam değil paşasın bre kardaş. Sana paşam diyeceğim bundan sonra. Daha aşağısını söyleyemem.” ‘Kaymakam’ ; “Eğer yürekten söylüyorsan vazgeç. İnsan denen mahluk böyle böyle şımarır. Gün gelir paşalığı bile az görür. O zaman ne yaparsın..İnsanı insan yapan rütbe değil yaptıkları işlerdir.”…Erzurum’da çevrilen filmde yardımlarından dolayı Üçüncü Ordu Kumandanı Memduh Tağmaç’a teşekkür ediliyor. Kaderin cilvesi, sosyal içerikli bir filme yardım eden aynı komutan birkaç yıl sonra “sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı” gerekçesi ile verilecek muhtıraya önderlik edecektir…Yine jenerikte, yapımcının adı yönetmenden sonra yazılı…Cevat Fehmi Başkut’un “Harput’ta Bir Amerikalı” (1955-56) oyununu andırdığı söylenen eser ilk kez 1964-65 sezonu Yeni Tiyatro’da oynanmış. Vasfi Rıza Zobu, ‘Kaymakam’ı ; (Filmde Ali Şen’i seslendiren) Rıza Tüzün, Deli Çavuş’u ; Necmi Oy, Hacı Murat’ı ; Kemal Bekir, Sarı Mahmut’u ; Rauf Ulukut, Kâtibi ; Zihni Rona, Şeref’i ; Perihan Tedü, Hatçe’yi ; Nezihe Becerikli, Afet’i ; Özdemir Han, Kaymakam vekilini ; Saltuk Kaplangı, Ekrem Yüzbaşı’yı canlandırmış. Oyun çok başarılı olunca filme karar verilmiş. Selda Alkor’un yaş günü (03 Aralık) trende kutlanıyor. Erzurum’da, okuldan bir arkadaşı olan Meral Öztekin’le hasret gidermiş. O günlerde kar yağışı olmadığı için çekimler birkaç gün aksıyor. Bu arada Sami Hazinses<span> </span>Erzurum Radyosu için bir bant doldurur. Ekip, boş durmamak için, Atıf Kaptan’ın yazdığı ‘Dingilzadeler’ adlı oyunu sahneye koymuş. Sonunda, gerekli kar kızaklarla getirilir…Filmin ilk sahnesinde Yüzbaşı Ekrem, kasabalıları ama aslında bizi bilgilendiriyor ; “Biliyorsunuz ki kasabanızın şehirle olan irtibatı aylardır kesik..Şu anda maalesef hiçbir yerle irtibatımız yok..Namuslu vatandaşlar, sizlere sesleniyorum ; Daha iyi, daha yeni Türkiye için pek çok, pek çok çalışmamız lazım.”…‘Kaymakam’..İyi niyetli ama toplumu yönetmek için bu yetmiyor. Kadınları çarşaftan kurtarmak ister. “..Onlara kalsa bu kara örtüye bir dakika tahammül etmeyecekler. Bütün kabahat erkeklerinde.” Yük dolu çuvallar altında iki büklüm giden kadının sigara tüttürerek önde yürüyen kocasını (Vahit Volkan) dövmeye kalkınca en büyük tepkiyi yine o kadından görmüştü. “İnsanları kölelikten insanlar bile kurtaramıyor.” Bu sahnedeki “Gayane’s Adagio” (Suite No.3) (1943) (Khachaturian) melodisini çok sonra iki filmde daha dinleyeceğiz. ‘2001 : A Space Odyssey’ (1968) filminde Jupiter’e giden Discovery One uzay gemisinde David Bowman koşarken. ‘Aliens’da (1986) jenerikte ve filmin sonunda Ripley, Newt’a “Sleep tight” dediğinde…Kâtip, ‘Kaymakam’ gibileri için şunları söylüyor ; “İhtilal kendi kanunlarını getirirmiş. Ne kanunu be, yatak yorganlarını bile getirememişler.”…Çok komik bir sahnede mahkûmlar Karamuratoğlu’na “..Al şu süpürgeyi de hele süpür şuraları bakalım. Bugün süpürme sırası senin” diyorlar. Karamuratoğlu’nun yanıtı ; “Sırası var mı bu işin. Geleli daha bir saat oldu.”…Deli Çavuş..15-20 yıldır içki içmemiş. ‘Kaymakam’ın “Sofu musun” sorusuna “Hayır, fakirim” karşılığını veriyor…Salcı Hatçe..‘Kaymakam’ın yardımını görünce onu Hızır Aleyhisselam zannediyor. ‘..Yaşayanları bırakıp da hep ölülerden, hayallerden medet umuyor.’ Sevdiğini öptüğü sahnede Şahin Gültekin’in söylediği bir Pir Sultan Abdal türküsü var ; “Gönül niçin ahvalimi bilmezsin//Yürekte yaralar türlü türlüdür//Öğüt versem öğüdümü almazsın//Yürekte yaralar türlü türlüdür.”…Çukurovalı Afet’in ‘Kaymakam’ zannettiği Deli Çavuş’u baştan çıkarmaya çalıştığı sahnedeki iki melodi <span> </span>; ‘The Story of the Kalender Prince’ (1888) (Scheherazade) (Rimsky-Korsakov) ve ‘Light Cavalry’ (1866) (Franz von Suppe)…Ali rolündeki Müslüm Er büyük olasılıkla başka bir filmde oynamadı. Dekorları hazırlayan Fethi İnan, oyuncu olarak da görev almış. Filmin şaşırtısı yönetmen Nejat Saydam’ı doktor rolünde görmek oluyor…‘Kaymakam’ ; “Senin gözlerinde merhamet var Hatçe. Işıl ışıl yanan bir merhamet. Halbuki senelerdir insanlar bunu kaybettiler sanıyordum. Ellerin sıcacık. Halbuki ben senelerdir bu sıcaklığa hasretim. Sesinde dostluk ve arkadaşlık var. Sen kaybolan bir şey getiriyorsun bana.”<span> </span></font></font></p>
fikret hakanın en güzel filmlerinden birisi...ayrıca nuri altınokunda oyunu çok iyi...mutlaka izleyin...
Zamanına göre güzel bir film
FİKRET HAKAN\'IN OYUNCULUĞUNA HAYRAN OLDUĞUM BİR FİLMDİR.AYNI FİLMİ KEMAL SUNAL DELİ DELİ KÜPELİ ADIYLA ÇEVİRSEDE ORJİNAL FİLMDEKİ TAT ONDA YOKTUR.GÜNÜMÜZDEDE DEVAM EDEN OLAYLARIN ÇARPICI BİÇİMDE ANLATILDIĞI ÇOK GÜZEL BİR FİLM