Çılgın Yabancı
Gadjo Dilo / The Crazy Stranger
<div class="pagemaincontent"><p>Stephane, bilinmeyen bir şarkıcıyı bulmak için Romanya'ya tuhaf bir seyahat yapmakta olan genç bir Fransızdır. Aradığı kişiyle ilgili tek ipucu, bir kasetin üzerinde yazılı bir isimdir: Nora Lurca. Babasından kaldığı için manevi değeri olduğunu düşündüğü kasetteki sesin sahibini, bu çingene şarkıcıyı bulup gün ışığına çıkarmak üzere dolaşırken, kırsal alanda Isidore'ye rastlar.
Çingenelerin bu yaşlı şefi ona sahip çıkar.Böylece genelde kapalı bir toplum olan Çingenelerin arasına karışan bu deli dolu, cesur ve yabancı genç sevilir ve kendisini kabul ettirir. Herkes onun dillerini öğrenmek için orada olduğunu sanmaktadır.
Köyün genç kızlarından Sabina, tutkulu karakteri ve duygusallığı ile Stephane'ın kalbini çalar.<br />Peki Stephane, peşinde belki de boşuna koştuğu hayali ararken aslında kendini, aşkı ve yepyeni cıvıl cıvıl bir yaşama şeklini mi bulacaktır...</p></div>












Müziklerimi övsem, doğal oyunculuğumu? Romanyada geçen bir 'kendin olma' filmi..
<p>tony gatlif'in, kendi köklerini aramaya devam ettiği, o farklı güzellikleri bize de gösterdiği bir film. iki başrol oyuncusu hariç, oyuncuların tamamı o yörede yaşayan insanlar. (hatta filme neredeyse damgasını vuran izidor dahil.)</p><p>oyunculukların yanında, bölgede yaşayan çingenelerin yaşamına da tanık oluyoruz filmde. mezarlığa onlarla beraber gidiyoruz ya da düğünlerdeki geleneklerini öğreniyoruz. film müzikleri desen hakeza. aynı güzellikte. tutti frutti tekelas diye bir şarkı söylüyorlar ki kalkıp oynamamak işten bile değil. velhasıl güzel bir film.</p>
tony gatlif ile tanışmamış seyirciler için giriş niteliğinde bir film. film demek ne kadar doğru bilemiyorum yarı belgesel gibi çekimler doğaçlama oyunculuklar adeta hele hele izidor karakteri yok mu filmin neşe kaynağı tüm neşe ve tüm hüzün adeta bu adamın etrafında dönüyor hani filmin ana konusu belki bir fransız ın müzisyenin peşine düşmüş olması olabilir ama tek konu ile sınırlandırıp filmi müziğe boğmamışlar ve yan konuları da öyle güzel bağlamışilar ki bir kaç haytaı daha görüyoruz romanların hayatını adetlerini geleneklerini görüyoruz filmde .. velhasılı kelam yapay bir set ortamı yok doğal bir ortam klişe olacak farkındayım ama adeta italyan yeni gerçekçi sinemasına bir saygı duruşu yeni gerçekçi sinemasını yüceltmeye çalışan bir fransız yönetmen. bu kez olayın rıomanyada aslıl romanların diyarında geçmesi daha bir gerçekçi kılmış ama içinde bazı siyasi göndermeleri de görebiliyoruz çavuşesku dran ve le pen den bahsediliyor ..