Hayat Ağacı
The Tree of Life
Yönetmen Terrence Malick’ten (Badlands, Days Of Heaven, The Thın Red Lıne, The New World) kışkırtıcı bir film daha. Beşinci filmi Hayat Ağacı hayata yazılmış bir şarkı, yoğun, içsel ve kozmik olana bir dürbünden bakan, en derin ve insani sorgulara uzanan bir arayış. Texas’ta küçük bir kasabadaki bir ailenin saf yaşamından ve duygularından, vahşi, köşeli bir uzama geçmesi, genç bir çocuğun masumiyetini kaybedip korku, merak ve üstünlükle tanışmasının hikâyesi.
1950’lerdeki Orta Batılı bir ailenin empresyonistik hikâyesi. Film, en büyük oğulları Jack’in, çocukluk masumiyetinden, buruk yetişkinlik çağına geçişinde babasıyla (Brad Pitt) olan karmaşık ilişkisini yoluna sokma çabasına ayna tutuyor.
Jack (olgunluk halini Sean Penn’in oynadığı) modern dünyada kaybolmuş bir kişiliktir ve kaderin varlığını sorgularken bir yandan da hayatın kökenlerine ve anlamına dair bir sorgulamaya girmektedir. Malick'ın imza niteliğindeki görselliğiyle vahşi bir doğaya ve ruhani bir zerafet, yaşamalarımızı yalnızca birey ya da aile düzeyinde değil, tüm hayatı etkiler nitelikte karşımıza çıkıyor.
Oyuncular
Brad PittMr. O'Brien
Sean PennBüyük Jack
Jessica ChastainBayan O'Brien
Joanna GoingJack'in Eşi
Fiona ShawBüyükanne
Kari MatchettJack's ex
Dalip Singh
Will WallaceWill
Jennifer SipesSixth Woman
Lisa Marie Newmyer
Kimberly WhalenBayan Brown
Brenna RothKadın
Pell Jamesİkinci Kadın
Jackson HurstRay
Michael Dixondusty 








Gerçek hayat gibi bir yapıt. Bir sanat şaheseri. Yönetmenin ustalığı belli oluyor. Her ayrıntıyı muhteşem bir şekilde çekmiş. Hayattan sahneler, kareler getiriliyor gözümüzün önüne. Doğanın güzellikleri, bir ailenin hem yaşadığı dram ve mutluluk ikisi de bir arada. Çocukların bahçede özgürce oynadığı sahneler, o doğal duygusal anlar. Çok derin ve samimi bir film. Yönetmen kesinlikle bizlerin anlaması, beğenmesi, analiz edebilmesi amacıyla yaratmadı bence filmi. Din, inanç, hayat, doğa ile ilgili kişisel bir dışa vurum. 140 dakika süren bu film, hayatımda izlediğim en hızlı geçen, başlayıp bittiğini anlamadığım filmlerden biriydi. Bir anda filmin kesilip belgesellik görüntülerin ve klasik müziğin girdiği sahneler. İnsanın tanrıya olan bağlılığı. Babanın çocuklarına karşı duyduğu karşılıklı sevgi ve annesinin çocuklarına duyduğu sonsuz sevgi. Yaşamın iyi tarafları, mutluluk tabloları gözümüzün önüne serilmiş. Doğal ve samimi insanların, ağaçların, denizlerin, mutluluğun arasında geçen hikayede çok az konuşma ve söz olmasına rağmen o rüzgar kadar sessizce söylenen her söz taş kadar ağır ve etkileyici zaten söze ne gerek var ki muazzam görüntü sizi yerinizden alıp başka dünyalara sürüklüyor, başka bir hayatın içine. Her ayrıntı en muhteşem haliyle çekilmiş. Oyunculuklar gerçekçi ve ciddi. Tek kelimeyle rüya gibi bir film. Kurgusu kimin umurunda, görüntüsü ve sanatı yeter. Başyapıt niteliğinde. Sanatın seviyesinin had safhada olduğu bir film. Kesinlikle izlenilmesi gerek. Bu sürükleyicilik nereden kaynaklandı ben de merak ediyorum. Bundan önce görmediğimiz ve büyük ihtimalle bundan sonra da göremeyeceğimiz görüntüler, çekimler var filmde. Hafif rüzgarın perdelerden geçmesi, suyun akması, güneşin süzülmesi bile insanın ruhunu hafifletmeye yetiyor. .filmle ilgili konuşacak, yorumlanacak çok şey var. Konusuna girmeye çokta gerek yok bence. İzleyip tecrübe etmek lazım. Çocukluğun o hatıralarda kalan güzelliği, masumiyeti, ana temalardan biri..
<p>terrence malick'in görsel yönetmenliğiyle hayran bıraktığı,ancak temposu ve işleyişinden dolayı sıktığı anlam yüklü bir film.</p><p>Büyüleyici doğa tasvirleriyle görüntü ziyafetine doyamıyorsunuz.Görsel açıdan son derece etkileyici.İçerik olarak ise fazlaca metafor kullanılmasından dolayı ağır olmuş,temposunun aşırı derece düşük olmasından dolayı da sıkıyor ne yazık ki.Güçlü olmak adına zalimleşen bir baba ve son derece pasif bir annenin gittikçe kirlenen,saflığını yitiren,zalimliği öğrenen oğullarının gözünden anlatılıyor film.Bu yönüyle psikolojik bir özellik de taşıyor.Filmde sürekli sorulan "neden?"sorusu var.Yaradılıştan yaşamın kanuna herşey sorgulanıyor adeta.Zalimler yaşarken sevgi dolu masumun ölmesi uzun ve derin bir biçimde sorgulanıyor.İnsanların neden bu kadar zalim olduğu sorgulanıyor.Çeşitli metaforlar kullanılarak anlam sorgulamaları yapılıyor.Düşünce güzel,görsel anlamda yönetmenlik harkulade.Ancak işleniş konusunda sıkıntılar var.Ayrıca filmin ağır temposunun yanında bir de fazlaca uzatılmış olması da filmi mükemmellikten uzaklaştıran etkenlerden biri olmuş.</p><p>Farklı bir film olmuş ancak izlerken vaktin geçmeyeceğini garanti edebilirim.</p>
40 yıllık sinema kariyerinde sadece dört film yönetmiş, efsane yönetmenin Terrence Malick 'in beşinci filmi.Filmin fragmanı geçen Aralık ayında siteye eklendi. Birkaç kez izledim. Yapımcı olarak Brad Pitt'in de adı geçiyor. Film 1950 li yıllarda yaşayan üç çocuklu bir bir Amerikan ailesinin yaşamından kesitler sunuyor, sonra ailenin en büyük oğlunun üzerinde odaklanıyor. Brad Pitt'in canlandırdığı sert mizaçlı baba karakterinin ezdiği büyük evladın, zamanla hırçın bir gence dönüşmesi ve yetişkin dönemlerinde yaşadıkları konu ediliyor. Fragman Malick'in kamerasının filmi bir yeryüzü belgeseline dönüştürecek görüntüler eşliğinde bilim kurguyuda içinde barındıran bir şölen olacağının işaretlerini veriyor.