Bir Şoförün Gizli Defteri
‘Bésame Mucho’ (1940) (Consuelo Velásquez). [İkinci çevrimde (1967) bu sahnede Gigliola Cinquetti’nin sesinden ‘Dio, Come Ti Amo’ (1966) (Domenico Modugno) var].
Sosyetik toplantıda ‘paşa kızı’ ile ‘şoför’!
Çiler; “Demek bu sosyeteden korkuyorsunuz.”
Erol; “Evet ama kendim için değil, sizin için Çiler Hanım. Temiz’in kardeşi (‘abisi’ diyecekti) Erol sizi hâlâ seviyor. İstiyorum ki süratle yuvarlandığınız bu uçurumdan kurtulasınız.”
Çiler; “Haddini bil, bir daha da yolumun üstüne çıkma. Anladın mı, ‘şoför’!”
‘Bir Şoförün Gizli Defteri’nin (1930-Aka Gündüz) (Remzi Kitabevi–1943) sinemadaki ilk uyarlaması.
Romanda ‘915 sonrası’, filmde 50’lerin ‘her mahallede bir milyoner’ dönemi anlatılıyor.
Kasımpaşa’nın yan sokaklarından birinde dededen kalma bir ev. ‘Az çok okuyup yazmış’ Erol, kız kardeşi Temiz, annesi ve ‘tekaüt’ babası ile burada yaşıyor. ‘51 568’ plakalı takside şoför ve karşı komşuları ‘mütekait’ Ekrem Paşa’nın kızı Çiler’e âşık.
Patronu, celep ve ‘Rumeli Meyva Pazarı’nın sahibi Faik Coşkun haftanın bir gecesi güzel Eftalya ile beraber olurdu. Salı günleri de kahramanımız! Durum anlaşılıp kovulunca kendine yeni bir iş bulmak zorunda kalır.
Arkadaşı Kazım’ın yardımıyla Şefik Bey’in ‘hususi şoförü’ olmuş. (Tüccarın eşi Mehtap biraz kumara düşkün).
Çiler’i, Elvis Presley’in ‘Blue Suede Shoes’ (1955/56) (Carl Perkins) şarkısını dinlediğimiz bir toplantıda tanıdık. Mahalleyi ve burada yaşayanları beğenmiyor, küçük görüyor. Delikanlının, bir cesaretle verdiği aşk mektubu için ağzına geleni söylemişti.
Şoförümüz daha yükselmek için, Şefik Bey’in yedek parça dükkânına ortak olur; ‘Şefik Gür ve Erol Atıl Koll. Şti.’ [kitapta yeni işi ‘benzincilik’].
İkinci mektubunu yazar. Alma Cogan’dan ‘Mambo Italiano’nun (1955) (Bob Merrill) duyulduğu sahnede sonuç yine hüsran. “Herkes haddini bilmeli. Bir şoförün karısı olmaktansa ölmeyi tercih ederim” diyor Çiler.
İşi bu kadarla bırakmaz. (Romanda ‘Ekrem Paşa’) İhbar ederek askere alınması sağlar.
Aylar sonra Paşa ölmüş, Çiler ve (filmde göremeyeceğimiz) annesi Nişantaşı’nda (kitapta ‘Beşiktaş’) ‘lüks’ bir apartman dairesine taşınmışlar. Şimdilik yükseliş gibi görünen ‘düşüş’ böyle başlıyor.
Şefik Bey’in karısı Mehtap kendini sosyete ve kumardan kurtarırken, Çiler’in (yeni adı ‘Çilek’) hali umutsuz. Önce ‘kürtajcı meşhur’ doktorla beraber olur. Sonra Büyükada, Nizam Caddesi’nde ‘sermaye’! Komisyonculuğunu da Mirasyedi Sadık Bey yapıyor.
[Romanda daha berbat durumda. Kokaine alışır ve babasına hıncı olan biri, frengiye yakalanmasına neden olur (sf. 175–207)].
Sonrasında ‘vesikalıydı’! Bursa Umumhanesi’nin 2 numarasında etini satıp hem Çaça’ya hem mahallenin zorbası Sıtkı’ya pay vererek sürünüyor.
Erol, alıp kaçırır oradan.
Evlenip kurtulacakken, Sıtkı çıkagelir…
Saray Gazinosu’ndaki çatışmada Sıtkı ölmüş, Erol hafif yaralı, ‘binlerce erkeğin kadını’ Çiler son nefesini vermek üzere.
‘Presenting Frank Chacksfield And His Orchestra‘ albümündeki (1954) ‘Ebb Tide’ (1953) (Carl Sigman / Robert Maxwell) ile sonuçlanacak veda konuşması.
Çiler; “Seni seviyorum Erol. Seni hiçbir kadının sevemeyeceği kadar seviyorum. Senin hayatını zehir etmemek için ölmek istedim.”
Erol; “Çok mu acı çekiyorsun?”
Çiler; “Ya sen?”
Erol; “Ben şoförüm, acıya dayanırım ben.”
Çiler; “Ben de şoför sevgilisiyim!”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Eşref KolçakŞoför Erol
Çolpan İlhanÇiler
Eşref VuralBaba Nuri
Ahmet Tarık TekçeSıtkı
Kadir SavunKazım
Kemal ErgüvençŞefik
Saime BekbayMehtap
Selahattin İçselErol'un Babası
Faik CoşkunPatron
Araksi HeboGenel Ev Patronu
Nilüfer SezerEftalya
Sadri AlışıkEşref Kolçak Seslendirmesi
Sadettin ErbilEşref Vural Seslendirmesi
Mücap OfluoğluSeslendirme 








Çok iyi bir film paşa kızına sırılsıklam aşık bir şoför ve sonu acı biten bir hayat sosyete merakı biri kurtulurken diğeri bataklığa saplanıyor. Eşref Kolçak ve Çolpan İlhan başrolde adeta devleşmişler. Gerçekten ego ve kibir bazen uçurumla son bulunabiliyor.Son sahnelerde Ahmet Tarık Tekçe'de Bursa'lı zorba genelev dostunuda son derece iyi oynadı.Sadri Alışık'ın hem Eşref Kolçak'a dublajı hem anlatımlı sesi filme apayrı bir havaya soktuğunu düşünüyorum.
Şoför Milleti değilmi Geç, Şoför milleti değilmi Hepsi Aynı. Şoför milleti Şoför Milleti.. Diyerek başlar film Ama filmde bir şöförlükten çok bir aşk çıkmazının içerisinde fakir zengin ayrımı Kibir ve müptelalık girdabında geçer film. Şunu söylemeliyimki Sadri Alışığın seslendirmesi hiç ama hiç olmamış. Eşref Kolçak ve Çolpan İlhan ikilisi uyumlu şekilde başarılı bir oyun sergilemişler. Ayrıca , Nurhan Nur çok başarılı. Giriş başarılı Gelişme kısmen saçma , Final Hüsran. 10/7
Yapım yılı yine şüpheli bir film daha.24.2.1958 pazartesi Beyoğlu Şan sinemasında gösterime girmiş.Afiş bilgileri yukarıda. Zafer ALGAN
Esref kolcaki seslendiren sadri alisik. Colpan gözü yükseklerde bir kiz. Sosyete girecegim diye kendi mahallesini asaglar ve kötü yollara düser. Esrefteki ask ta öyle bir büyüktürki colpani her haliyle sever ve sevmekten vazgecmez.. ama colpanda onun icin ölüme atlayacak kadar asiktir.. ozamanlar icin cok iyi bir film. Hatta cüneyt arkin sema özcan in kinden daha iyi diyebilirim
<p>TÜRK SİNEMASININ KLASİK OLMUŞ FİLMLERİNDEN. AKA GÜNDÜZ YAZMIŞ, RAHMETLİ ATIF YILMAZ SENARYOLAŞTIRARAK YÖNETMİŞ, ELLİLERİN İKİ BÜYÜK YILDIZI EŞREF KOLÇAK (GERÇEK BİR HALK ÇOCUĞU) İLE ÇOLPAN İLHAN (GERÇEK BİR KENTSOYLU, ENTELLEKTÜEL) OYNAMIŞLAR, BAŞARI BİRAZDA BURADAN KAYNAKLANIYOR. OYUNCULAR ROLLERİNE ÇUK OTURMUŞ, ESER GÜZEL,YÖNETMEN GÜZEL, OYUNCULAR GÜZEL,PRODÜKTÖR GÜZEL. ORTAYA ÇIKAN FİLMDE KOLAY, KOLAY AKILDAN ÇIKAMAYACAK KADAR GÜZEL. SÜREYYA DURU İLE ATIF YILMAZ VE HAYATTA OLMAYAN TÜM SANATÇILAR IŞIKLAR İÇİNDE YATIN. .EŞREF KOLÇAK VE ÇOLPAN İLHAN'a SAĞLIKLI VE UZUN ÖMÜRLER, BÜYÜK SANATÇILARI ALLAH BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN. SAĞ İKEN KIYMETLERİNİ BİLELİM.</p>
çok güzel bir aşk filmi karşılıksız aşkın nasıl olduğu ancak böyle anlatılır.
Filmi cok begendm. Hele sonu... müthişti.
sosyete kızına aşık olan bir mahalle şöförünün hikayesi...daha sonraki yıllarda cüneyt arkın-sema özcanlı çevrimide yapıldı..her ikiside izlenecek kalitede...
eşref kolçak, sadri alışık tarafından seslendirilmektedir bu filmde...
çok güzel bir film.erol un aşkıyla nasıl oynandığını anlatıyor.kibirli bir kıza aşık olan erol aşk acısı çeker kızın yüzünden başına gelmedik kalmaz.thesaint arkadaşımızın dediği gibi 50 li yılların bozuk sosyete hayatını anlatmaktadır.
Şoför Erol la paşa kızı Çiler in büyük aşkı. Zengin bir paşa kızı olan Çiler babasının ölümnden sonra tüm servetini kaybedecek ve hayat kadınlığına soyunacaktır.Ancak küçük gördüğü Erol a daha sonra büyük bir aşkla bağlanacak ve en sonundada onun kolları arasında can verecektir.Bence bu klasiği pazar günü kaçırmamalıydınız derim
Eşref Kolçak (Erol) çakı gibi bir delikanlıdır ve komşu kızı Çolpan İlhan\'a (Çiler) aşıktır. Fakat bir şöför parçası olduğu için Çiler onu hor görmektedir. Çiler\'in aklı hep sosyetede ve zengin erkeklerdedir... 1958 \'in İstanbul\'u ve taaa o zamanlardan bozuk sosyete hayatını anlatan bir film...Ayrıca filmde arka seste Sadri Alışık var...