Kaybolan Kadın
The Lady Vanishes
İsviçre'den hareket eden bir trenin yolcuları arasında genç İris Henderson'da bulunur.Çığ yüzünden ulaşım aksayınca yolcular geceyi bir otelde geçirmek zorunda kalır.Iris,Bayan Froy adlı yaşlı ve cana yakın bir kadınla dostluk kurar.Ancak ertesi gün yolculuk sırasında yaşlı kadın esrarengiz bir biçimde ortadan kaybolur.Diğer yolcular trende Bayan Froy diye birini asla görmediklerini ileri sürer.Ancak Iris kendi hafızasından değil,bir komplodan şüphelenmektedir.Bayan Froy'u bulmak için çabaladıkça gizem ve macera dolu bir ağın çekilecektir.(Sylvester Stallone)
Kadro
12 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenAlfred Hitchcock
SenaryoFrank Launder, Sidney Gilliat
Görüntü YönetmeniJack E. Cox
YapımcıEdward Black
ŞarkıLouis Levy
Sinemaseverler
1 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →














filme önce alfred hitchcock ile başlayayım ben.bu adam kesinlikle yönetmen demeyeyim de dahi,sihirbaz ve akrobatik birisi olarak bu filmi yönetmiş.kaybolan kadın adlı filmle bunun kanıtlıyor ne büyük bir derece usta yönetmen olduğunu,daha önce(39 basamak ile gizli teşkilat adlı filmlerine de yorum yapmıstım),neyse bu filme ilk yorum yapan benim olusum heyecan yaratıyor birazda bende.öncelikle kaybolan adlı film alfred hitchcock'un Amerika'ya gitmeden önce çektiği son 1-2 filmden birisidir.filmin kadrosuna baktığımızda birbirinden ünlü oyuncular var ki(ilk dört oyuncuya dikkat derim ben).film isviçre'den başlayıp,ingiltere'ye kadar uzanan bir yolculuk-trende gecen bir yolculuk hikayesinden ibarettir.isviçre'den ingiltere'ye trenle gidecek olan yolcular arasında margaret lockwoo(Iris henderson)'da vardır,ve tren arıza yapınca geceyi isviçre'nin basel kentinde iyi kötü bir otelde gecirecektir.otelde bir adamla micgael redgrave(gilbert) ile tanısır ki,ta adam otel odasına bile gelip,onla kalmaya kadar gitse de başarılı olamaz.otelde de Bayan froy adlı yaşlı bir adam charters-chatlecott adlı iki adamla yakınlık kurar.ingiltere'ye gidiş vakti geldiğinde,Irıs Henderson otelden ayrıldığında arkadaşlarıyla istasyonda bayan froy'la karşılasacaktır,ve bu sırada onun bavullarını almaya gittiği vakit kafasına yukarıdan bir saksı duşer.kimse ne olduğunu anlayamaz da,bu froy-Iris ikilisi trene binip yola çıkarlar,trende gecen olaylar oldukça ilginçtir.şimdi froy iris'e iyileşmesi için yardım filan eder onunla gitgide içli-dışlı arkadaş olurlar,beraber dost canlısı ikili,yemek filan yerler ki(bu arada trende charters-chatlett ikilisiyle tam karşılıklı) oturup onlardan şeker ister bayan froy(hemen bir dipnot bayan froy:dame may whitty bu filmde oynadığında 73 yaşındaymış-1938),sonra tekrardan trenin yemek bölümünden odaya gecildiğinde ırıs henderson baş ağrısından uyumak isteyecektir,ve buna o pahalıya patlayacaktır(aslında ortada bişey filan da yokturda)-o uyandığı zaman karşısında bayan froy'u bulamaz,önce yanındaki insanlara sorar,bunlar görmediklerini söyleyince,bu sefer trenin birkaç oda bölümünü gezmeye başlar(aslında bu bayan froy'un hiç bir sebep yokken sırra kalem bastığının bir göstergesidir)-(ve de filmde yolcular bile-özellikle bu chatlett insan durup dururken neden ortadan kaybolsun ki der,her neyse böyle bir gizemli bir filmde ırıs henderson trende odaları gezerken otelde odasına geldiği gilbert'le tekrardan tanısır ve bu sefer onla birlikte aramaya çıkar.ama sonuclar nafile olacaktır garson yolcular hatta bu charters-chattlett filan onu görmediklerini ima ederler,iris hafızasından değil komplo olduğunu düşünmektedir.trende amma kozmopolit bir trendir.yani her ulkeden bin bir yolcuyu barındıracak kadar ilginç bir tren.ırıs henderson odasına geldiğinde yanında bir doktor(dr. heartz) adında onunla konusacaktır da-gilbert'tan yardım ister(ama filmin sonunda bayan froy bulunurken hersey bunun altının başından çıktığı anlaşılır,sağolasın gilbert yardım eder,şöyle ki ırıs trende bir rahibe görür ve giydiği ayakkabıdan suphelenir(topuklu ayakkabı)-ve durumu çakar da bunu burada anlayacak ve işi yapacak kişide gilbert olacaktır.saatlerce arayıp durduktan sonra o dr.heartz'ın boşluğundan faydalanarak bayan froy'u bulurlar,ama ne bulma bide kadını resmen mumya etmişler filmde,yuzu gözü sargıya bağlı işte.froy ortaya çıkınca şimdi de yolun sonuna gelinmeye başlanır.burada bunları polis durdurmadan önce,vagonlar ikiye bölünerek ayrılır,polislerin takibinde bir muddet tren gider,ama artık köşe kapmaca başlayacaktır.kaptanlar tarafından tren durdurulur,polisler de ateş etmeye başlamıştır,bu gilber-charters-chatlett filan silah arayısındaır ve silah bulu polise ve o polisin tarafında bulunan dr. heartz-rahibeye filan ateş ederler.gilbert hedefi tam 12'den vurarak polisleri öldürür,sonra o bayan froy iris henderson ve gilbert'e gideceğini söyler-bayan froy'u arka kapıdan çıkartmayı başarır bu ikili,sonrada gilbert kaptanların yanına giderek trenin çalışmasına yardımcı olur bu arada kesmekeş olan yolu bir bayanın yardımıyla polisleri atlatacaklardır.silahlı çatışma yaşanmadan sınıra-ingiltere'ye-londra'ya gelinir-herkes mutlu mesuttur,garip olan birşey olur,ırıs nişanlıdır ve 2 gun sonrada evlenecekken,otel ve trende tanıdığı gilbert ile evlenmeye karar verecektir.ve son olarak dişişleri bakanlığına geldiklerinde bayan froy'u göreceklerdir.film burada bitecektir.arkadaşlar inanın böyle bir filmi izleyin,gizemli bir ağın içine gireceksiniz filmle beraber sizlebu filmin imdb puanı 8.1'dir,39 basamakla karşı karşıya getirdiğimde o filmden 3 kat daha başarılı bir yapım olduğunu söylemem gerekir.böyle bir dahiyane bir yönetmeden sıradışı bir film.izlerseniz keyfini çıkartacağınıza eminim.böyle filmler kolay kolay yapılmıyor dünya sinema tarihinde.Kaybolan Kadın(1938)-Sylvester Stallone