Kıskanmak
1930lar Zonguldak... 29 Ekim gecesi Cumhuriyet balosu yapılmaktadır. Bu küçük, sıkıcı kömür kentine iki ay önce taşınan maden mühendisi Halit, eşine az rastlanır güzellikteki karısı Mükerrrem, Halit’in kız kardeşi ve sığıntısı Seniha da davetlilerin arasındadır. Kentin en zengin ailesinin oğlu Nüshet, yengesini dansa kaldırdığında, oturduğu kuytu köşeden onları gözleyen Seniha, Mükerremin bu kız gibi güzel çocuğa karşı koyamayacağını hemen farketmiş, Tanrı’nın onu çirkinliğin yazgısına boyun eğen olmaktan, güzelliğin kaderini çizen mertebesine yükseltmeye karar verdiğini o anda anlamıştır.
Kadro
23 kişiOyuncular
Serhat TutumluerHalit
Berrak TüzünataçMükerrem
Nergis ÖztürkSeniha
Selen Uçer
Hasibe ErenRuyidil Kalfa
Münire ApaydınMemdua
Birsen DürülüBalodaki Kadın
Bora CengizNüzhet
Reyhan İlhanŞerife Kadın (Aşçı)
Radife BaltaoğluNuriye Hanım
Mustafa UzunyılmazDursun Efendi
Nergis Çorakçı
Nihal G. KoldaşNuriye
Özlem ÜnaldıŞaban Ustanın Kızı Emel
Rafi EmeksizAvukat Hüseyin Hikmet
Hakan SalınmışHayrettin
Ferda IşılNaime Kalfa
Serdar OrçinSavcı
Deniz AlanEribe
Hatice AslanFeriha
Can AnamurVali
Şule DemirelKeriman
Yeşim Gül AkşarNaşide Yapım
Künye
YönetmenZeki Demirkubuz
SenaryoZeki Demirkubuz, Nahid Sırrı Örik
Görüntü YönetmeniEmre Erkmen
YapımcıZafer Çelik, Zeki Demirkubuz
MüzikNahid Sırrı Örik
Sinemaseverler
20 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →







Romanın tadını pek vermiyor nergis öztürk rolünde başarılı ama sıkıcı bir festival filmi.
Evet gerçekten güzel filmdi filmde kullanılan eski dil lehçeler filme apayrı bir hava katmış. Nergis Öztürk çirkin kıskanç en sonunda yapayalnız kalan sürünen kadın rolünde çok başarılıydı. Berrak Tüzünataç ile Bora Cengiz kameraya buzlu sevişme sahneleri bile uyumluydu filmde.
Zeki Demirkubuz'un fazla sevilmeyen filmi.Ama bence sanat yönetimi açısından gayet başarılı.Basit bir hikayeyi çok iyi anlatmış Zeki Bey.Nergis Öztürk şahane bir karakter icra ediyor.1950'li yılların Zonguldak'ı Kelebeğin Rüyası filminde olduğu gibi bu filmde de iyi resmedilmiş.Tempo sorunu dışında izlenilmesi gereken bir film.
Zeki demirkubuz un en zayıf filmi bilmediği sularda yüzmüş en başarılı filimleri arka sokak insanlarının dramını anlattığı örnek üçüncü sayfa,masumiyet,kader en zayıf filmleri örnek c blok,kıskanmak zengin insanların dramını anlattığı filmler tabiki zeki demirkubuzda yeni arayışlar peşinde koşacak ama bunu bildiği hikayeler üzerinden yapmalı yani şu film nergis öztürkün çok iyi performansı olmasa izlenecek gibi değil birde tarihi film olarak o yılları hissettirmiş ve koyu renk paleti gri renkler filme uymuş ama malesef bunlar bir filmi iyi yapmıyor diğer oyuncular zayıf ve hikaye yapısı pek iyi işlenemeyince film orta düzey bir filmin ötesine gidememiş her yönetmenin bir zayıf filmi mutlaka olur zeki demirkubuz un şu ana kadarki en zayıf filmi bu yinede türk sinemasında o kadar kötü filmler çekiliyorki diğer bir çok tarihi filmimizden iyi olduğunda belirteyim.
çok sıkıcıydı tatsız tutsuz bu benim görüşüm
hoşuma gitti acıkcası...tarihi filmlerde bence en önemli şeylerden biri size o yılları aksettirebilmesidir..ben bu filmde o yılları gördüm
puan vermek haddime düşmez.. ama filmi izlerken romanı okumuş olmayı yeğlerdim.
iyi oyuncuların hatta iyi bir yönetmenin olması dahi bu filmi kötü olmaktan kurtaramamış 2/10
kadaer ve masumiyet filmlerinin dışında farklı bir film- bazıları aynı ümitle gidip hayal kırıklıgına ugradım diyenler var, bu benim için geçerli degil inanılmaz zevk aldım- inanılmaz güzeldi, Zeki Demirkubuz filmi dedigim bir film- bundan sonra izlemek isteynelerede kesinlikle tavsiye edilicek bir film .
1930 lar Türkiye dil harika ya bende orda olmak isterdim dediğim filmlerden birisi. Filmin ilk beş dakikası sanki amerkan yada avrupanın üst düzey yönewtmenlerini filmini izliyormuşum hissini verdi bana ingilizce konuşsalar tam olacak yani aklıma şindler listesi filmini getirdi bir anda.. filmleri dikkatli izleyen her kareye ve mekana dikkat eden birisi olduğumda BEŞİKTAŞ ın eski armasını da duvarda gördüm gözden kaçmadı yani. zeki beşiktaş fanatiği olduğunu gösterdi..filmdeki bir sahne de mükerrem in seniha ya söylemek istediği şeyi reddeden seniha şöyle diyordu:Bana bir şey söyleme biliyorsun seni çok severim ,kaderine ortak olurum sonra. evet kıskanmak kocasını aldatan kadının başka birisine olan sevgisi kıskançlığı , kocanın karısını kıskançlığı ve hapislere düşmesi derken seniha nın kıskançlığı.....izleyin derim en azından 1930 ların elitlerinin dili ve konuşmaları için!
Zeki Demirkubuz un merakla bekleyip sonunda izleyebildiğim bu yapıtı için en önemli tespitim ''KALİTELİ'' bir film olmasıdır.Türk sinemasının yükseldiğini açıkça beyan eden bir film.Zeki Demirkubuz üstad bence bu filmi başyapıtlarında sayıyordur.Genelde bana pek tat vermesesede iyiki izlemişim diyorum.Sonuçta üstadın eseri :D Not olarak filmdeki eski türkçe bence edebi dil çok başarılıydı gerçekten ... SİNEMAMIZZZ İLERLİYORR....
Çekim tekniklerini filmlerinde pek önemsemeyen Demirkubuz (ses, ışık.. gibi) bu filmde bize bakın ben bunları da yapabiliyorum der gibi sanki dönem filmi olarak nitelendirdiğimiz film başarılı gözükse de bizim zeki abiyi sevme nedenimizi klasik demirkubuz filmlerine hayran kalışımızı aratacak bir filme benziyor bence senaryo güzel ama eksik yanları var gibi ilk defa kamera hareketleri görüyoruz ve biraz rahatlıyoruz, Tüzünataç'ın oyunculuğu ise bir hayli eksik herkesin sölediği seyle bitirecek olursak sanki Demirkubuz değil de bir başkası çekmiş bu filmi
filmden yeni çıktım. sanki zeki demirkubuz çekmemiş gibi ayrı bir stil ama senaryo kesinlikle zeki demirkubuz. ben beğendim...
en kısa zamanda seyretmek istiyorum...
Kıskanmak Filmi hakkında birkaç söz söylemeden önce Yazarı Nahit Sırrı Örik'ten bahsetmek istiyorum.Öncelikle geç anlayıp yeni farkına vardığımız kıymetlerden olduğunu belirteyim. Yazarımız Son beş sultan'ın yakın çevresindeki bir aileden gelen kulağı delik bir edebiyatçı.1895 Doğumlu 10 Ocak 1960 da ölüyor. İlk Ancak 2002 Yılında farkedilip Abdülhamid Düşerken TRT ci Ziya Öztan tarafından filme alınıyor. Filmde İttihatçı Subaylara getirdiği eleştiri aynen aktarılıyor. Zaten konu kadınların iktidar hırsı ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin o dönemin siyasetindeki rolü.1960 lardan 1980 lere kadar Varlık Yayınlarını yöneten Yaşar Nabi Nayır (1908-1981)yazarımızın ona Varlık'ta yer verilmeyişinden şikayetçi olduğunu bu düşüncenin içini acı ile doldurduğunu yazıyor. Sebep olarakta dilinin o yıllara göre eski olduğunu yazıyor. Mazeret bana pek inandırıcı gelmiyor. Özel sebepler olduğunu düşünüyorum. Daha önce Nahid Sırrı'dan bahsederken yanlışlıkla Babasının II Abdülhamid'in doktorlarından olduğunu yazmıştım. Burada düzelteyim. Yazarımızın dedesi divan sahibi bir paşa, babası ise Hukuk Mektebi Hocası(Rüsumat Müdir-i Mütercimi,Şura'yı Devlet Azası) Shakespeare'in iki eserini dilimize kazandırmış üst düzey bir bürokrat. Eğitimine evde bir Türkçe Hocası ve bir Fransız Mürebbiye ile başlayan Nahid Sırrı Örik Galatasaray, Lisesi ve Hukuk Mektebinde okumuş. 1915-1928 Arası yurt dışında yaşamış.1928 de yurda dönmüş uzun yıllar Milli Eğitim Bakanlığında çevirmen olarak çalışmıştır. Hasan Ali Yücel döneminde Dünya Klasiklerine Birer Voltaire ve Balzac çevirileri ile katkıda bulunmuştur. Roman, hikaye, oyun, deneme, inceleme anı ve gezi türünde eserler vermiştir. Kıskanmak Yazarın yayınlanmış üç romanın'dan ilki. Konu 1930 lu yıllarda Zonguldak'ta geçiyor. Maden Mühendisi Halit (Serhat Tutumluer) kızkardeşi Seniha (Nergis Öztürk) ve Karısı güzeller güzeli Mükerrem (Berrak Tüzünataç) kente iki ay önce İstanbul'dan gelip yerleşmişler. Ahçıları, hizmetçileri olan , hayli varlıklı bir aileden geldiklerini anlıyoruz. Aile oğulu ön planda tutmuş varını yoğunu ona harcamış. Kız çocuk daima ikinci planda kalmış, sessiz içine kapanık, çirkin Seniha'nın bir kez yakaladığı evlenme fırsatı ağabeyi tarafından engellenmiş. Bu engelleme onu ömür boyu ağabeyinin evin de sığıntı yapmış. Ağabeyini ve güzel karısını belli etmeden için için kıskanan Seniha, eline fırsat geçtiğinde ikisinide mahvetmekte hiç tereddüt etmez. Zeki Demirkubuz Safranbolu'da çektiği filmi iyi kotarmış. Oyuncular , özellikle Nergis Öztürk başarılı. Filmde eleştiri konusu yapılacak iki nokta var. Bir Senaryo'da eksiklik, roman'ın ruhunun yansıtılamadığını düşünüyorum. İki kardeşi'in önceki hayatları, birkaç cümle ile geçiştirilmiş. Kıskanmaya doğuran sebepler yeterince verilmemiş. Diğer eleştirim ise genç aşık Nüzhet rolünde oynayan Bora Cengiz olacak. Bu genç hiçte 1930 lu yıllarda yaşayan bir gence benzemiyor. 2000 li yılların Dergi Kapaklarından Filmin çıkmış bir genç görünümünde.Hiçdeğilse uygun bir şekilde saçları kestirelebilirdi. Üstelikte oyun olarakta çok yetersiz kalıyor. Zeki Demirkubuz filmin dört ana karakterinden birini oynayan bu oyuncuyu neye dayanarak seçmiş anlayamadım . Bence filmin aksayan tek tarafı. Filmin ahengini bozuyor. Zeki kardeşimi tebrik ediyor. daha özenli ve daha güzel dönem filmlerini bekliyoruz. Gişesi Bol olsun.
Filmi izleyen varsa yorum yapabilirmi?Zeki demirkubuzun masumiyet,yazgı.kader ini aratıyomu yoksa izlemelimiyiz?İzleyenler biri yorum yaparsa çok memnun olucam.
<p>Kader'den sonra onun filmlerine olan susuzluğumuzu <strong>Kıskanmak</strong> ile bir nebzede olsa giderecektir diye düşünüyorum.Duru bir dil ve bağımsız sinemacılığı ile yine hiç şüphesiz bize hayran bırakacaktır kendisini.</p>
<p>Ayrıca dikkatimi çeken bir nokta daha var filmde ki tüm oyuncular neredeyse kadın, sadece bir başrol ve yan rol erkek, bu etki karakterlere ve filme nasıl yansıyacak bakalım.</p>
<p>Zeki Demirkubuz başarılı bir yönetmen seçtiği oyuncular da genel de başarılı oyuncular Berrak Tüzünataç acaba rolü başarabilir mi diye düşündüm ama Zeki Demirkubuz seçtiyse bir bildiği vardır, zaten kendisi de son zamanlarda oldukça başarılı olmaya başladı. oyuncu seçiminde oyunculuğunu çok kanıtlamış ustalar ya da medyatik oyuncuları pek fazla seçmemiş olması sanırım bu isimlerin filmin önüne geçmesini istememesi ve yönetmenliğini kanıtlayabileceği oyuncular seçme isteğinden kaynaklanabilir ki kendi adıma oyunculardan memnunum.</p><p>Film dönem filmi olacakmış çok merak ediyorum, acaba nasıl bir film olacak.</p>
Bence demirkubuz bu işten de alnının akıyla çıkacak