Milk

YönetmenGus Van Sant
Yıl2008
TürDram, Belgesel, Tarihi
Vizyon8 Mayıs 2009
Seyirci11.870

Penn’ e ikinci bir Oscar kazandıran film, Amerika’ nın eşcinselliğini gizlemeyen ilk politikacısı olan Harvey Milk’ in gerçek yaşam öylüsünü konu alıyor. Milk, 1978’ de kendisinden görevi devraldığı politikacı Dan White tarafından öldürülmüştü.

Kadro

Oyuncular

30 kişi
Yapım

Künye

YönetmenGus Van Sant
SenaryoDustin Lance Black
Görüntü YönetmeniHarris Savides
ŞarkıDanny Elfman
Sinemaseverler

Yorumlar

10 yorum
vitruvian28 Şubat 2015

Zamanında APA tarafından hastalık olarak değerlendirilen ve daha sonra eş cinsellerin siyasi güç elde etmeye başlaması ile eş cinselliğin hastalık olmaktan çıkarılması ile başlayan bir süreç.. Ve bu süreç içerisinden gerçek bir kesit. Tempo olarak zaman zaman tutuk bir Film olsa da ''Milk'' toplamda iyi bir film. Her beğeniye hitap etmeyeceği aşikar. Amerikadaki eş cinsel harekatının ve insan hakları savunucularının başında gelen, sembol bir isim olan Harvey Milk'in politik kariyerini, ayrımcılığa karşı mücadelesini ve özel hayatını yıllara yayarak anlatan Gus Van Sant'ın incelikli işçiliğiyle önemli bir yapıt. Sean Penn'in oyunculuğu tek kelime ile muhteşem.( Performansıyla Oscar'ıda almıştır.) Penn gerçekten çok yönlü bir aktör. Bir aktör nasıl olmalı konusunda adeta ders veriyor dünyadaki ve ülkemizdeki meslektaşlarına. Politik yönü gereğinden fazla ayrıntılı olsa da ''Milk'' eli yüzü düzgün, kaliteli bir film. Şimdiye kadar eş cinsellerle ilgili yapılmış hem en iyi film, hemde en iyi biyografilerden.

Sineperi15 Haziran 2009

<p>Ne kadar güzel yazmışsınız enigmacuture. Cinsel tercihi ne olursa olsun herkes insan ve kitleler halinde hareket edilmedikçe, zeka kullanılmadıkça başarılı olamazsınız, ancak yönlendirebilirsiniz fakat yönetemezsiniz. Cinselliğimizi düşünürüz fakat cinsiyetimizle düşünmeyiz, değil mi? Harvey Milk'in örnek yaşamı şahsi hırsından değil aksine yıllarca bastırılmış olmanın, gizlenmek zorunda kalmanın, işini ne kadar iyi yaparsa yapsın cinsel tercihi ile değerlendirilmesinin ve toplum içinde yaratık muamelesi görmesinin sonucudur. Aslında sadece örnek bir cesaretin ve zekanın ürünü.</p><p>Aynı tartışmalar, yermeler, ötekileştirmeler hala çağımızda yaşanmakta. Üstelik ilginçtir filmde de insanlar çocuklarını korumak için bu yasalarını çıkardıklarını söylüyorlar, ancak çocukların bu umurunda olmaz, keşke çocuklardaki hoşgörü yetişkinlerde de olsa...</p><p>&#160;</p>

enigmacuture12 Nisan 2009

<p>&quot;28. İstanbul Film Festivali&quot; Kapsamında Rüya Sineması&quot;nda izledim filmi. Film bitince birden bir alkış sesi koptu ve film 5 dakika boyunca ayakta alkışlandı. Işıklar da yakılmadı. Film kadar izleyicinin kalitesi de hep tartışılan bir olgu olmuştur ki o gün şanslı günümdeydim. Ben de refleks ve sürü psikolojisinden olsa gerek filmi alkışlayan çoğunluk içindeydim. Zaten film topluluk ve toplum olma psikolojisini anlatmıyor muydu? Yakın tarihi yakından takip eden biri olarak &quot;Harvey Milk&quot; efsanesini kitaplardan ve dergilerden okuyorduk ancak sinema filmi şeklinde karşımız çıkmasının getirdiği heyecan da bambaşkaydı.</p><p>Eşcinsellerin de düşünen bir yaratık olduğunu, bir beyinleri olduğunu, salt seks için yaşayan makyaj yapan kadınsı dejenere tipler olmadığını sık sık dile getirmiştim. Film bunu anlatmıyordu zaten.  Bu film başkaydı düşünme ve üretmenin de ötesinde &quot;kim olursanız olun topluluk olarak hareket edin ve inançlarınızı kabul ettirmek için baskılardan yılmayın&quot; felsefesini öğretmeye soyunmuştu. Bunu yaparken de sadece eşcinsellere değil yaşlılara, müslümanlara, yahudilere ve gençlere mesaj veriyordu. Belli ki 70&quot;li yıllar Amerikası&quot;nda bunlar ezilen gruplardı.</p><p>Harvey Milk(Sean Penn)&quot;e gelince boşuna bir dönem &quot;MADONNA&quot; bu adamla evlenmemiş. Eçcinsel politikacı karakterini üzerine elbise gibi giymek yerine film boyunca eşcinselliği seçmiş biri gibi oynadı. Bu denli başarılıydı. Toplumdan çekinen kendi eişine gücüne bakan bir çalışan iken, kendi iç dünyasında yaşadıklarını bakışları ile filmin başında özetliyor gibiydi. O da şimdiki gibi devletin en üst kademerinde çalışp eşcinsel olduğunu gizlemeyi seçenlerden biriydi. Şimdi de değişen bir şey yok. Kimse parmakla gösterilmek istemiyor ve gizliyor bu halini. Haklılar da...</p><p>4o. doğum gününü kutlamaya hazırlandığı gecede tanıştığı ve ileride sevgili hayatı yaşadıkları Scott Smith(James Franco); Harvey&quot;i tamamlayan bütünleyici bir parça gibiydi. Konuştukları ya da küçük çocuklar gibi oynaştıkları sahnelerde ben bunu gördüm. Sadece sevişmek ve seks odaklı olmayan bir hayatın bütününe yayılmış bir arzuydu onlarınki. Bambaşkaydı. Beraber açtıkları fotoğraf stüdyosunun başarılı olmasında da başarılı olmasında bunun payı büyük.</p><p>Birayaya gelen ve aynı amaç için uğraşan insanların neler yapabileceğini gördük. Filmde eşcinseller tarafından boykot edilen bir bira markasının çöküşüne şahit olduk. Kötülediler, içmediler, döktüler, ve ilanlarla bu markayı istemedikleri deşifre ettiler. Burda verilmek istenen mesaj da birlik ve beraberliğin neleri beraberinde getirebileceğini göstermekti. Yine defalarca seçimlerde yenilgi alan ve seçilemeyen Harvey&quot;in seçilmeyi bir şekilde başarmasında da toplu helde hareket eden bu gücün etkisi oldu şüphesiz.</p><p>Başarılı ve hırslı insanlar, elbette ideallerini gerçekleştirmek için bir arada olcaklardır ancak destekten yoksunlarsa bu hırsın da bir anlamı olmayacaktır. Çünkü aynı fikri paylaşan insanları biraraya getirip çevrenizde toplayamazsanız sizin başarınız sadece size münhasır olacaktır. Dışarıya yansıyamadığı sürece de anlam ifade etmeyecektir. Hele hele bu başarı Harvey&quot;in ki gibi vazgeçilemez bir ihtiras boyurtundaysa ve üzerinize yapışmış bir eşcinsel yaftası varsa işiniz daha zor demektir.</p><p>&quot;İyiler daima ölür ve bu kötülerin yanına kar kalır&quot;... Filmde, dramatik bir şekilde; kıskanç ve başarısız bir heteroseksüel politikacı tarafından Harvey&quot;in öldürülüşüne üzüldüm dersem yalan olur. Çünkü iyi olan sevilmez, çünkü iyi olan kabul görmez. Bu cinayetle Harvey efsanesi daha da güçlendi bir anlamda. Belki onu sevgilisi öldürse üzülebilirdim ama zavallı ve başarısız bir straight politikacı acuzesi tarafından yaşam hakkının elinden alınışı Harvey&quot;e olan hayranlığımı bi kat daha artırdı.</p><p>Gerçek yaşamdan alınmış bu film oyunculuk, başarılı arşiv görüntüleri ve müzikleri ile mükemmel bir filmdi.</p>

bodom12 Nisan 2009

bnce güzel çok güzel bi filmdi arkdşlar galiba filmi kabullenmekte zorlanıolar oyunculuk onlar için muro heralde sean penn süper oynamış ama anlayana tabi ...

emre8420 Mart 2009

Vasat bir film

kerem258 Mart 2009

film vasattı.penn bu oyunculuğu ile oscarı nasıl aldı anlamadım.sanırım filmde hem cinsi ile bolbol öpüşmesi etkili olmuştur.film de oyunculuklarda zayıf...

deep_impact2 Mart 2009

<p>film fena değil, Penn'in oyunculuğuna lafım yok ancak şahsi kanaatim oscar'a aday gösterilecek kadar iyi olmadığıdır. Brokeback Mountain aday olduğu sene alacağını almıştı zaten, tekrar bu tarzda bi filmin aday gösterilmesinin altında başka sebepler ararım açıkcası. şimdi bu yorumu okuyanlar olayı başka taraflara çekicekler; gaylerle sorunum falan yok, herkesin cinsel yaşamı kendinedir, beni bağlamaz. demek istediğim -şahsi fikrim- oscar adaylığı için, filmin yetersiz olduğudur. neyse uzatmiyim, fena film değil ancak biraz kasabilir, benden söylemesi. çocukların uzanamayacağı yerlerde tutulmasında da ayrıca fayda olduğu kanaatindeyim :))</p>

enigmacuture24 Şubat 2009

sean penn favorimdi ve oscarı hakkı ile aldı. bravo.

Benyas13 Şubat 2009

8 dalda Oscar a aday gösterildi.Sean Penn in performansı  Mickey Rourke a gallip gelebilir. 

dilaragocmen31 Aralık 2008

bir reformcudaki heyecan, kararlılık ve karizma ancak bu kadar güzel oynanabilir ve Harvey Milk'in gülüşündeki ışık ancak bu kadar güzel filmedilebilirdi. Sanırım 3 dakika falan ağladım filmin sonunda...

Yorum yaz

Benzer

Sean Penn'in diğer filmleri

Filmografi →