Once
Dublin'de gitar çalan aynı zamanda şarkıcı ve söz yazarı olan İrlandalı bir adam, bir gün sokakta çalarken Çek bir kızla tanışır. Adamın maddi durumu pek iyi değildir ve babasının dükkanında ona yardım ederken bir yandan da sokaklarda çalarak para kazanmaya çalışmaktadır. Kız da eşiyle ayrıdır; gündüzleri çalışıp beraber yaşadığı annesine ve kızına bakmaktadır. Hayali albüm çıkarmak olan adam müzik şirketlerine yollamak için demo hazırlamaya karar verince piyano çalan kızla birlikte çalışmaya başlar. Kız ve erkek onları bir araya getiren müzik sayesinde birbirlerini de tanıyacaklardır.
Kadro
4 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenJohn Carney
SenaryoJohn Carney
Görüntü YönetmeniTim Fleming
YapımcıMartina Niland
ŞarkıGlen Hansard
Sinemaseverler
1 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →






<p> filmde bi şarkı vardır ki (when your mind's made up)</p><p>insanı uçurur dinlerken bide glen hansard'ın sesinide ekleyince alttaki durum çıkabilir , yazı ekşiden alıntıdır. </p><p>dalga boyları şekilden şekile giren şarkı ki delalet olduğu şeyler: arabada giderken son ses bir tünelden geçerken, bir yokuştan inerken, denizde bir dalgayla sürüklenirken, bisiklet üstünde son hızda giderayak sevgiliyle öpüşürken, yüksek bir yerde aşağı doğru sarkan vücudu tutan tek bir el olurken, suyun altında sarılırken, albümün sayfaları çevrilirken, aptal bir hikayeye gülerken, bir ayrıntıyı paylaşırken, metro gelirken en son kapıya doğru yürürken, gurur duyduğunuz aşkınızın her bir ayrıntısını duvara not ederken, her tuşa basarken bir anını yaşamak hayatının her dakikasının, tırnaklarını farklı renge boyayıp onlarla sevdiceğini sarmak, gülmek her anını gülerek geçirip sarhoş olup saçmalamak, anlamı olmayan şeylere anlam yüklemek *, herhangi bir türk filmiyle kahvaltı etmek, ihtiyacn olmayan herşeyi terketmek, çubuk krakerin tuzlarını kemirmek, film izleyip gülüp ağlayıp yavrum demek sonra da there is a message from darkside diyen bir kapı ziliyle uyanmak, bavulları toplamak, sonra kırmızı bir çöpe o bavulları atmak, yeni bir bavul alıp içine sevdiğin insanla sığmak, kahvaltıda reçele bandırmak, yanına bir dolu boya kutusu alıp onları sandaldan nehre boşaltmak, tatilde sahilde, evde gerekirse bulabildiğin her türlü kumda soru işareti gibi uyumak, tom ve eloise gibi uyumak, kafanı güvendiğin birinin omzuna yaslamak aynı anda onun sana tututnması, el çizgilerini cama yapıştırmak, saf sularda yüzmek, bahanelerden nefret etmek, kendini bir halt sanmamak hatta sanarken düşüp kayıp gülmek, soba üstü kızarmış ekmekleri almaya çalışmak, sıradanın en güzel olduğunu keşfetmek, sahte değerlerin üzerine kurulu bir yaşamı yaşamamak, yüzsüz olmamak, yalan üzerine kendini inşaa etmemek, benzin kokusundan nefret etmek ama arabanın arkasından damlayan benzini seyretmeyi sevmek, bir sürü köpüğü küvetten dışarı taşırmak, hınzırca gülümseyip göz kırpmaya çalışmak...</p><p>bir sürü şey film şeridi gibi geçebilir bu şarkıda... dahası da olur bitmez...</p>