Üç Maymun

Yıl2009
Süre109 dk
TürDram, Kara Film
Vizyon24 Ekim 2009
Seyirci127.668

Küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin gerçeği örtbas ederek her şeye rağmen bir arada kalma çabası. Altından kalkamayacağı acılara ya da sorumluluklara maruz kalmamak adınagerçeği bilmek istememek, onu görmemek, duymamak, hakkında konuşmamak ya da günümüz tabiriyle “Üç Maymun”u oynamak, onun varolduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı?

Kadro

Oyuncular

7 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
T@RIK27 Ocak 2017

izlediğim en kötü filmlerden.

baran3429 Eylül 2014

Sanatsal ve görsel açıdan etkileyici fakat oyunculuklar Hatice Aslan hariç dökülüyor. Yavuz Bingöl duruşu ve kapasite açısından oyunculuğun yanından geçmez. Müziğine hayran olduğum bir insan ama beyazperde ona göre değil. Her ne kadar Cannes film festivalinde en iyi yönetmen ödülü almış olsada NBC bu filmde beni hayal kırıklığına uğrattı. Bir zamanlar Anadolu'da filmini seyretmiştim orada yönetmenliğini takdir etmiştim ama burada oyuncu seçimi ve yönetimi sınıfta kalmış. Galiba Cannes'da başarıya değil popülariteye ve sempati oranına göre ödül dağıtılıyor. Filme gelecek olursak hikayesi iyi düşünülmüş. Görsel açıdan Gökhan Tiryaki ve NBC iyi bir iş çıkarmış. Ses kurgusu filmde pozitif anlamda ayrı bir rol almış. Ercan Kesal kısıtlı rolünde yüz mimikleri ile rolünün hakkını vermiş. Genç oyuncu A.R. Şungar fena değildi. Fakat NBC'den kaynaklı hem genç oyuncunun hem de Yavuz Bingöl'ün Hatice Aslan ile olan sözde şiddet sahneleri hiç inandırıcı değildi hatta çocuksu derecede komikti. Ne zaman ki NBC gerçekten profesyonel oyuncular ve iyi bir senarist, yardımcı yönetmenler ile çalışır o zaman gerçekten Oscar'ı zorlayacak bir film çıkar ortaya. Amatörler ile bir yere kadar. Sanat filmi sevenelere tavsiye ederim. Fakat durağan filmden hazzetmeyenler hiç izlemesinler.

pungens20 Eylül 2014

filmi eleştirmek haddime değil fakat izleyici gözüyle kadın rolünde oynuyan hatice aslanın nasıl bir kadın olduğu (siyah mı? , beyaz mı? içi siyah dışı beyaz mı? dışı beyaz içi siyah mı? ) anlaşılamıyor, orası benim hoşuma gitmedi, genel olarak gayet başarılı beğendiğim bir film,

Lalettayin3 Ağustos 2013

Film herkesin beğenerek izleyeceği bir tarz değil. Ama yapıldığı tarzda çok başarılı bir film olduğunu söyleyebilirim. Oyunculukların çok mükemmel olduğu ortada. Bu tarz filmlerin güzel olması sanat yönetmeni, görüntü yönetmeni , genel yönetmen ve kamera arkasındaki kişilere de her zamankinden daha fazla sorumluluk yükler. Ve iyi bir iş çıkarmışlar bence.

cesur ünlü21 Ocak 2012

Yılmaz Güney'in Yol filminin bir hikayesi etkisinde ve atmosferindeydi. Kısaca beğendim.

engin yüksel28 Kasım 2011

büyük beklentilerle izlenilmemesi gereken vasati bir film 4/10

sinemadelisi16 Ağustos 2011

ne kadar mükemmel bir yapıt ya hatice aslan süper oynamış nuri bile ceylana zaten dağarcığımda kelime bulamıyorum eşssiz bir yönetmen film harikulade

FOSTERKANE4 Temmuz 2011

<p>nuri bilge ceylan uzak filminden sonra nasil bir film cekeceyi merak konusuydu, cünkü kasaba ve mayin sikintisi ile bir nuri bilge ceylan tarzi yaratmisti ve uzak filmiyle bu kendi tarzinda son noktayi koymustu artik  bu tarz filmleri devam edmek kendini tekrarlamak olacakti (bence) bu üc filmden sonra gelen iklimler güzel bir film olsada artik yeni bir seyi denemek lazim oldugu görülüyordu ve bu filmde üc maymun filmi oldu.</p><p>üc maymun senaryosu daha önceden türk sinemasinda cekilen susuz yaz (metin erksan) ve baba (yilmaz güney) filmleriyle ayni konuyu iceriyor. evli ve maddi durumu kötü olan bir caresiz erkek zengin patronun yerine hapise girer ve o zengin kiside onun yoklugunda esiyle iliski kurar. </p><p>90 dakikaya rahatlikla sigabilecek bir konu bos yere uzatmislar, bunun sebebide ceylanin daha evvelki filmlerindeki gibi muhtesem (ki sahiden  muhtesimdir) görüntülerini ve konu bir türlü uyusmuyor, ve ceylanin illedi bu güzel görünterili filme ekleme cabasi filme zarar veriyor.</p><p>ceylan bu sefer senaryoyu iki kisiyle beraber yazmis, keske tek yazsaydi evvelki filmleri gibi olmasin demisler , eski bir konuyu (belki farkinda degildiler) alip degistirip yenilikler katalim demisler ama burda bir ustalik gösterememisler. mesela o zamaninda cok konusulan hatice aslan -üstü acik- sahnesi, hic ama hic inandirici degil, bos yere uzun ve senaryoda pek inandirci gelmeyen bir karakterde o ugrunga hapis yartilan zengin politakci, ugruna hapis yatan kisinin esiyle iliski kuruoyr, böyle bir varlikli adamin hele bu adam medyaya malzeme olmamak icin kadinin kocasini kurban secmis o durumda kendi gelcegini düsünen bir adam kendini niye bu tehlikeye atsin niye, hemde 2000li yillarda (medya acisindan önemli) hele bir de bu kadinin kocaman bir oglu varken, basini niye belaya soksun, mesela susuz yaz da ve baba filminde bu konu daha inandirciydi. ve senaryo yazarlari olayi biraz daha ilginc yapalim demisler ve o kötü zengin adam degilde aldatan kadin bu iliskiye devam etmesini istemesi ilginc olsun diye yazilmis.</p><p>filmden en iyi oyuncu hatice hatice aslan sergilyor, en kötü oynunda yavuz bingöl, bu sarkici-türkücüyü sinemada basrol oynatmaktan ne zaman vazgecegiz, kamara önünde isik vermeyen, seyirciye soguk gelen ,odun gibi duran ,bos bakislariyla bu filme ne kakisi ola bilir. yinede türkücüler ceylan veya zeki demikubuz filminde biraz avantajli cünkü öyle büyük bir oyun sergilemek zorunda degil ama yinede olmadimmi olmuyor.bingöl,bazen oyununa isinmadigi belli bazande yilmaz güney yakin bir oyun sergiliyor veya sergilmek istiyor, buda tek bingöl icin degil cogu türküclüerin icin gecerli, güney olmayi kolay bir sey sanirlar.</p><p>keske filmi kurgusunu baska biri yapsaydi, filme cok yararli olurdu, ceylan kendi cektigi görüntülere kiyamamis, halbuki bazi görüntüleri cikarsalardi filmin daha keskin bir kurgusu olurdu ve bu cikarilan sahneleri dvd extra olarak koya bilinirdi.</p>

t_tanjun2 Şubat 2010

<p>Konunun '3Maymun haller' üzerine oluşturulması fikri çok hoş geldi. Ama izleyebilmek için Nuri Bilge Ceylan izleyicisi olmak lazım. Herkes izleyemez, izlese de sıkılır, beğenmez. Ha bana pek hitap etmez onun filmleri. Yada ben onun  filmlerinden haz alabilecek kadar kültürlü değilimdir, orası ayrı.:) Ama bütün filmlerini izlemiş olarak diyebilirim ki 'en izlenebilir olanı'. yani diğer filmlerine göre daha hareketli.. Ben de gayet sevdim. Görsel olarak müthiş. İzlenmeli tabi ki de.</p>

sinan8616 Ocak 2010

Ödül almış bir film olarak merakla izledim yalnız çok basit bir senaryo film bitene kadar can alıcı birşey bekledim. Bir baktım bitivermiş... Hatice Aslan Yavuz Bingöl kaliteli oyuncular ; ama abartılacak bir yanı yok. Çok sıkılarak izledim... Farklı birşey bekledim bulamadım...

ASLANTAS26 Ekim 2009

<p>içine çeken bir film. Çok başarılı.. Tüm ödülleri hak ediyor</p>

müsteşar30 Ağustos 2009

filmde, bilinen bir gerçeği olmamış gibi hareket ederek sonunu düşünen karakterlerin, ince bir çizgide bir ailenin parçalanmadan tutunabilmeyi anlatılmaya çalışılmış. Filmin konusu basit ama oyuncular başarılı.

macka6130 Temmuz 2009

ağır geldi biraz bana sıktıda açıkcası ama yine izlenebilecek bir film oyunculara diyecek bir şey yok çok iyi oynamışlar

canatan17 Temmuz 2009

<p>Fene bir film değil,idare eder.Konu bilinen konular.Oynayanlar farklı.Hatice aslan başarılıydı.</p>

sinemaaşığı28 Mayıs 2009

o kadar iyi bir film ki bi an kendimi yavuz bingöl sandım tabi filmin en iyi oyuncusu hatice aslandı kuşkusuz yönetmenimize de saygılar cannes da  başarılarının devamını dilerim

raskolnikov19@hotmai17 Mayıs 2009

değişik bi film.filmde benim yorum yapabildiğim tek şey istenilen anın pskolojisini iyi yansıtabilmesi durumu.bu kolay bi iş değildir.suda nane koklamak ne kadar zorsa seyirciye filmin önemli aşamalarındaki-bu da filmin  bütününün tam sindirilebilmesi anlamına geliyor-sahnelerin pskolojilerini başta oyunculuk sonrasında iyi bi yönetimle çok iyi yansıtabilmektir.diğer konularda bi yorum yapmak gerçekten çok zor.bu tip filmler sanat flmi diye nitelendirilir -diğer türdeki filmlerin sanat diye nitelendirilmemesiçok saçma olsada-ve seyircisi özeldir.özellkle izleyici belli bir noktada değilse izlememesi daha uygun olur.

Glasscow24 Nisan 2009

nuri bilge ceylan'ın klasını konuşturduğu, kalburüstü filmi. film hoş bir tema üzerine inşa edilmiş. bu tema özellikle filmin son bölümünde iyice su yüzüne çıkıyor. gerçi söylenen yeni birşey değil ama öyküleme metodu çok iyi. oyunculuk düzeyi filmin kalitesine ulaşamıyor. cast zayıf...bir de filmde dikkatimi çeken bir ayrıntı var: hatice aslan'ın telefonu. o telefon polifonik melodi çalmaz:))

Bayramozbek19 Nisan 2009

Rus yönetmen andrei tarkovskyinin ölümsüz filmi stalkerin çok kötü bir kopyası olmuş. kopyası bile ödül almış yani. Üç maymunda hiç bir derinlik göremedim. öykü sıradan, senaryo hiç, film dramaturjiden yoksun...sıfırlık bir film...

enigmacuture14 Nisan 2009

<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana">Hacer(Hatice Aslan) ile kocası Eyüp(Yavuz Bingöl)&#8221;ün, Eyüp&#8221;ün cezaevinden çıktıktan sonraki ilk sevişme denemeleri sonrasında Hacer&#8221;in iki göğsünün ortasında beliren lezyon eğer yanlış görmediysem gerçekti ya da makyaj çok iyi yapılmıştı. Şayet gerçek ise kadını kutlamak lazım rol aşkı için bile olsa kimse çekim esnasında vücudunda deformasyon oluşmasını istemez. Şayet gerçek değilse makyaj ekibini kutlamak gerek iyi bir makyaj ekibi ile çalışılmış. Üçüncü ihtimalde yanlış görmüş olabilirim ki böyle bir morarma olmayabilir. İnsandan çok hayvanı anımsatacak şekilde bir kadınla münasebet kurmaya yönelik yapılan cinsel kur da bir erkek için oldukça bayağıydı. Eyüp&#8221;ün kadına yaklaşma biçimini görünce kendi kendime &#8220; Bu adam bitmiş zaten ölmüş ama ağlayanı yok!&#8221; dedim. Türkiye&#8221;de her sene gazete ve dergilerde yüzlerce haber çıkıyor ya hani işte o cinsten bu da. 3. sayfa türünden: &#8220;Bitmiş cinsel hayat ve makine olarak algılanan kadın bebeni üzerine.&#8221; </span></p><p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana">Hacer&#8221;in oğlu İsmail(Ahmet Rıfat Şungar) tarafından, -aldatılma sonrası- tokatlanmasına gelince; her ikisinin suratındaki güçsüz, aciz duyguları yansıtan mimikler içime işledi. Ağlayarak annesini tokatlayan ama bir yanda da kendine engel olmak isteyen ama olamayan yıkılmış bir evlat diğer yanda inkarlara sığınan bitik bir anne. Ardı ardına gelen tokatlar her şeyi özetliyordu aslında. Kaderinin önüne geçemeyen yalnız insanlar, kendi iç dünyalarında sıkışıp kalan mutsuz adamlar ve kadınlar. Paranın gölgesinde tutunmaya çalışan insanlar.</span></p><p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana">Servet(Ercan Kesal), filmde acınılacak tek karakterdi. Tabir yerindeyse &#8220;parası ile döven&#8221; bir budala, ucuz bir düzen adamı, satılık bir parti maşası. Ödlekliğinin bedelini insanlara ödetmeye kalkışması ne kadar sinir bozucu olsa da filmin sonuna doğru İsmail tarafından öldürülmesi, biraz olsun içimi rahatlattı. Günümüzde bol miktarda bulunan ve bize çoğu zaman yaldızlı camdan fanuslar içinde sunulan aristokrat bozması bir ucube daha ortadan kalkmış oldu. Servet ve Servet gibi adamlar gerçekten iğrençler. Paraları ile satın alabilecekleri şeyleri sonuna kadar satın almayı denerler. Ahlak nedir bilmezler. Dışadönük yaşamlarında sevimli bir işadamı, babacan bir aile babası gibi görünürler ama içedönük yaşamlarında her türlü ahlaksızlığı yaparlar. Arsız ve hedonisttirler. En büyük fantezileri de günün birinde grup seks yapmaktır. Bu nedenle Servet&#8221;in ölümü filmdeki müspet durumlardan en sevindirici olanıydı bana göre. Hacer&#8221;le seviştikten sonra onu bir kenara atmaya çalışması ise miğde bulandırıcıydı. Kadını tehdit etmesi ise bir başka saçmalıktı. Buluştukları yıkıntıda Hacer, adamın ayaklarına kapanıp ağlarken o aldırmadan gücünden ve yapabileceklerinden bahsediyordu. Kadının, evinin önüne kadar gelişi babacan aile reisi ve saygın işadamı imajını zedeleyeceği için kısaca Hacer&#8221;e yok olup gitmesini tembihliyordu. Bence aynı durumda olan bir kadın Hacer gibi evin yakınına yaklaşıp öylece kalmak yerine evin içine kadar sokulmalı hatta durumu resmi nikahlı kadına anlatmalıdır. Tanrım ne kadar sinir bozucu ifadeler bunlar: Resmi nikahlı eş ve ikinci kadın. Peki ikinci kadının suçu ne? Çünkü önce davranan elde eder, savaşı kazanır. Devir elini çabuk tutanın devri. Geç kalanlar ise maalesef Hacer gibi ikinci kadın oluyor. Gerçi ben her zaman ikinci kadınları tutarım o ayrı :) </span></p><p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana">Hacer&#8221;in yılmadan ondan vazgeçmeyerek, adamı bir fikri-sabit haline getirmesini ise, kadının bulunduğu sosyal konum olarak yadırgamamak lazım. Diplerde yaşayan herkes-ki herkesin hayatında mutlarda diplerde geçen bir dönem vardır- mutlaka günün birinde birinin gelip onu bu hayattan çıkıp kurtaracağı hayalleri ile yaşar. Eğer bu yönde alışkanlıklar kazanırsa devamını ister ve hayatı pahasına da olsa bundan vazgeçmez. Hacer bu yönü ile Servet&#8221;in peşini bırakmayan bir deli, ya da asalak değil, bana göre hayalleri ve duyguları ile oynanan masum bir kadındı. Eyüp gibi, baskıcı ve gelecek vaad etmeyen bir kocanın karısı olunca bu kadının ne yaptığını değil niye yaptığını sorgulamak gerektiğini düşünüyorum. </span></p><p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana">Filmde vizör çok iyi kullanılmış. Bunun dışında yönetmen her bir sahne için günün en güzel anlarını seçmiş. Çok itinalı çalışıldığı belli. Sanat filmlerinin modasının geçtiğini düşünen biri olarak filmin tekniğinden ziyade oyuncuların performansına bakıyorum. Mutlaka ekibin teknik olarak iyi bir çıkardığı söylenebilir. Müzikleri kötüydü hatta yok gibiydi. Bir de Hacer&#8221;in cep telefonu melodisi olarak seçilen Yıldız Tilbe&#8221;nin &#8220;Emi&#8221; parçası bir Yıldız Tilbe sever olmama rağmen kulak tırmalayıcıydı. Netice aslında çok kısa ve net: Hatice Aslan oyunculuğu ile beni büyüledi desem sanırım abartmış olmam.</span>

sinemaseverim5 Nisan 2009

<p>İstanbulun varoşlarında yaşayan üç kişilik bir aile. Ne iş yaptıkları, geçiklerini nasıl  sağladıkları belli olmayan, birbirlerinden kopuk bir aile düzeni olan anne-baba ve şoförlük yapmak isteyen ailenin oğlu genç delikanlı. Hiç biri birbirlerinin yaptıklarından haberdar bile değiller veya umursamaz bir görüş ve düşünceyle ÜÇ MAYMUN'u oynamaktalar. Görmem, Duymam, Konuşmam.</p><p>Babasının patronu ile yatakta sevişirken yakaladığı annesini görmezlikten duymazlıktan gelen ve hapiste olan babasına bile bu durumu söylemeyen bir çıkarcı delikanlı. </p><p>Hapisten çıktıktan sonra patronuyla yattığını sezen ancak gene duymazlıktan, görmezlikten gelen bir koca! Bütün bunlara rağmen evin kadını olma gayretini gösteren oğluna düşkün bir anne rolü oynamaya devam eden bir kadın. </p><p>Hani, yeşilçam filmlerinin stüdyodan sokağa taşındığı devirler zamanında (Lütfü Akad) bu film çekilseydi büyük bir sinemasal olay olabilirdi. Senaryo olarak film mükemmel, ancak filmin işlenişi açısından zayıf bir film. Seyredilebilir bir fil olmasına karşın söz birliği edilmişcesine bunca ödül almasını yadırgadım doğrusu. </p><p>Bir de ödül alan Hatice Aslan var. Devlet Tiyatrolarının başarılı tiyatro oyuncusu Hatice Aslan'ın başarılı oyunu hiç de yadırganamaz elbette. Öyle de olması gerekir. Çünkü o oyunculuk ve sahne kültürü amış bir oyuncu. Ama bu nedenle iyi oyunculuğundan dolayı &quot;en iyi kadın oyuncu&quot; ödülünü  alması da gerekmzdi. </p><p> Acaba diyorum, filmde cesurca memelerini sergilemesinin rolü olmuş mudur bu ödülde.</p><p> saygılarımla<br />Yalçın Özgül</p><p>&#160;</p><p>&#160;</p>

Yorum yaz

Benzer

Yavuz Bingöl'in diğer filmleri

Filmografi →