Kefaret
Atonement
1935 yazının en sıcak gününde, on üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia'nın soyunup yazlık evlerinin bahçesindeki küçük havuza girdiğini görür. Tıpkı Cecilia gibi Cambridge'den yeni dönmüş olan çocukluk arkadaşı Robbie Turner de kızı gözlemektedir. O gün sona ermeden bu üç gencin hayatı bir daha düzelmemek üzere değişmiş olacaktır.
Robbie ile Cecilia başlangıçta hayal bile etmedikleri bir sınırı aşacak ve küçük kızın hayal gücünün kurbanı olacaklardı. Başkalarına ait sırlara tanık olan Briony, bir suç işleyecek ve bu suçun kefaretini ödemek için ölene kadar çabalayacaktır. Booker Ödüllü yazar Ian McEwan'ın en yetkin kitabı olan Kefaret, edebiyat çevrelerinin alkışladığı bir başyapıt.
Çocukluğu, aşkı, savaşı, İngiliz toplumunu ve sınıf ayrımını akıcı, etkileyici bir anlatımla sunarken utanç ve bağışlama, kefaret ve günahları hoşgörmenin güçlüğü üzerinde düşünmeye yöneltiyor.
Oyuncular
James McAvoyRobbie Turner
Keira KnightleyCecilia Tallis
Benedict CumberbatchPaul Marshall
Saoirse RonanBriony Tallis 13 Yaşında
Brenda BlethynGrace Turner
Vanessa RedgraveYaşlı Briony
Patrick KennedyLeon Tallis
Harriet WalterEmily Tallis
Gina McKeeKızkardeş Drummond
Michelle DuncanFiona Maguire
Gina McKeeKızkardeş Drummond
Romola GaraiBriony Tallis 18 Yaşında
Daniel Mays
Daniel MaysTommy Nettle
Nonso AnozieFrank Mace
Atilla ŞendilTobias Menzies Seslendirmesi
Kadir ÇermikDaniel Mays Seslendirmesi
Nilgün KasapbaşoğluVanessa Redgrave Seslendirmesi
Oya ProsçilerKeira Knightley Seslendirmesi
Tobias Menzies
Umut TabakJames McAvoy Seslendirmesi
Yonca CevherRomola Garai Seslendirmesi
Ziya KürkütBenedict Cumberbatch Seslendirmesi 








Güzel ve oldukça trajik bir film. Özellikle Dunkirkte limanda kurtarılmayı bekleyen askerlerin oynadığı sahne sinema tarihine geçer
Acıklı bir aşk öyküsünün etkileyici bir şekilde anlatılmış hikayesi. Film belki çoğu kişiye sıkıcı ve ağır gelebilir ama dramların en büyük özelliği de zaten bu değil midir? Yıllar önce yapılan bir hatanın bugünlere kadar getirdiği iç burkan olaylar ve pişmanlık. Yaptığı yanlışın kefaretini yıllar sonra ödeyen genç bir kız/kadın. Çocukluğunda karşılaştığı olayı farklı bir şekilde anlatan ve birkaç kişinin aşkını, hayatını bilmeyerek söndüren bir kız. Zaman geçtikçe içinde daha çok katmerlenip, yoğunlaşıyor, katılaşıyor bu olay. Taşıyamayacak kadar ağır olunca bunu yapmayı en sevdiği işi yaparak azaltmaya çalışıyor; yazarak. Sonlarına doğru harikaydı film, gidişatı hizli, hüzünlü, dramatik ve anlamlı. Ama başlarına dönecek olursak aşırı derecede durağan, bıktırıcı ve yüzeysel bir anlatım vardı karşımızda. Ortalarına kadar devam eden bu artı bıkkınlık verecek raddeye ulaşan yavaş akış ancak sonuna yaklaştıkça rayına oturdu. Film aslında bir romanı anlatıyor bunu sonradan anlıyoruz. Aslında kendisi de bir kitap uyarlaması filmin. Yani gerçekten kitaptan uyarlanmış dramatik olaylar. Kitabını okumak daha iyi olurdu muhtemelen. Kitaptaki gibi anlatılmış, tıpkı bir kitaptan çıkarcasına gidiyor zaten hikaye. Zaman zaman geriye dönüşlerle sonra birden yıllar sonrasına ulaşmasıyla. İzleyene duyguyu, yaşanmışlığı ve gerçekçiliği geçirememiş bence sadece sonunda duyguyu biraz hissediyorsunuz o zamana kadar olan bölümlerde, karelerde izleyene iyi geçmiyor. Ama izlemek zaman kaybı olacak kadar kötü bir yapım değil. Etkilenmiyorsunuz izlediğinizde tek sorun bu aslında. Yinede zamanınızı ayırıp izlerseniz çok bir şey kaybetmezsiniz. İyi bir görüntü sunuyor çünkü. Pişmanlık konusu ele aldığı için bile izlenilebilir.
Çocuksu hayalperestliğinden ötürü biri ablası olmak suretiyle iki yaşamı hem mahvedip hem de erken ölmelerine sebep olan ruhsal problemli Briony ... Kendi yaşlılığında onlara iyilik yaptıgını söyleyebilecek kadar da aymazlık içerisinde... Film de müzikleri de çok etkileyici..
Kıskançık duygusu ile ablası ve sevdiği gençin hayatlarını alt üst et. Tecavüzle suçla, hapse attır. genç yaşda ölümlerine sebep ol. Sonrada otobiyografik bir itirafname ile günahının kefaretini öde. Bu işi yapan Romanlar yazmış aklı başında ölmek üzere olan yaşlı bir yazar, böylece suçluluk duygusundan kendini kurtardığını zannederek piru pak öteki dünyaya gidecek.. Ne ala memleket.
<p>filmin müzikleri ve keira knightley den gerisi eh işte denilen sıradan bir televizyon filminden öte değil öok sıradan çoookk.. bir de utanmadan imdb den 7.9 almış hay sizin beyninizi ???? neyse tutayım kendimi... film o kadar hızlı girdi ki bir beklenti oluşturdu ister istemez sonra mı resmen uyku getirtti arkadaş zor get,irdim sonu sıradan bir son hani şöyle garip de bir son bulunsa ulan sırf son sahne için izlenir falan denir ama yok o da yok işte..</p><p>cecilia güzeldi boşver gerisini:))))</p>
<p>hikayeyi ve finali istediğimiz kadar beğenelim eleştirmemiz gereken yerleri görmezden gelemeyiz.</p><p>herşeyden önce yönetmen ve senarist kendilerini çok bir şey sanmışlar.bu kadar gamsız ve keyfi bir anlatıma bu kadar iyi bir hikayede ilk defa rastladım.</p><p>filmin girişi tam bir saçmalıklar zinciri şeklinde olmuş.</p><p>hikaye filmin ortasından itibaren anlaşılmaya başlanıyor.halbuki filmin girişi, gelişme bölümüne hazırlık demekdir.yani izleyiciyi başından sıkan bir hikaye yapılmış.</p><p>gelişme bölümünde olaylar fazlasıyla işlenmiş.zaten işlenmese başındaki kopukluğa zor dayanan seyirci filmi çoktan atardı bir kenara.</p><p>finalde söylenen söz gerçekten harikaydı.</p><p>izlenmeye değer. </p>
Zengin bir hikayesi olan film, romantizmseverler için biçilmiş kaftan. Beklentilerinizi dizginlemeniz halinde keyif alabileceğiniz, vasatın biraz üzerine çıkan bir yapıt. <strong>[7/10]</strong>
aşk ve drama sevenlerin izlemesi gereken müthiş bir film.Son yıllarda bu tarzda diğerlerinden ayırdığım seçkin filmlerden biridir.
Gerçekten güzel bir film, Kefaret..
Sinema severlerin mutlaka izlemesi gereken bir yapım olarak değerlendiriyorum... iyi seyerlir ..
bu leonun kendisine sorulmadan bilmem kaç film izlediğini söylemesi bi garip doğrusu siz izleyin arkadaşlar film kötü değil
bu kadar sacma bu kadar konusu kopuk bu kadar kötü bu kadar sıradan bu kadar başı sonu belli olmayan bu kadar anlatmak istediği şeyi anlatamayan başka bir film hatırlamıyorum her anlamda kötü ötesi bir yapım izleyen arkadaşlarımız genelde iyi olduguna kanaat getirmişler ki bu onların en dogal hakkı ama ben bu güne kadar aşşagı yukarı 2000 film izledim bu filmler içinde izlediğim en kötü 100 yapımın arasına çok rahat girer hatta o 100 içinde ilk onu bile zorlar. tek kelime ile özetlersek BERBAT.
İsmi, konusunu çok iyi açıklıyor. Kurgu ve çekim tekniğinin uyumu, izleyicinin olayları hem küçük kız açısından hem de aşık çift açısından görmesini sağlıyor. Sinemada fragmanlarını izledikten sonra mutlaka izlemem gereken bir film diye düşünmüştüm. Sonra Oscar da alınca izlemek şart oldu dedim. Fakat, bir aşk filmi olmasına rağmen, benim duygularımı harekete geçiremedi. Neredeyse hiç etkilenmediğimi bile söyleyebilirim. Belki bendedir sorun...
Kesinlikle 'No Country For Old Man' den daha başarılı...
<p>Bu film gerçekten muhteşem ötesi bişey eğer izlemeyenler varsa izlemelerini şiddetle tasiye ediyorum </p>
<p>filmi tanımlarsam şunu söylerim sadece: müthiş ötesi... filmin konusu zaten güzel mcavoy roluünü çok güzel oynamıs bence hemen izleyin</p>
keira yine müthişti film 10 üzerinden 8
<p>sinema afişini gördüğüm an bu filmi izlemeliyim diye düşündüm ve belkide 6. hissimin beni yanıltmadığı 3-5. olay oldu bu..</p><p>gerçekten çok güzel bir filmdi..dvd si çıktığında kesinlikle izlenmesini tavsiye ederim herkese..</p>
<p>"kefaret" hikayesiyle derinden sarsıyor.bu yakıcı hikaye insanı geren, fakat harika bir müzikle ve süprizlerle dolu gelgitli kurgusuyla şiirsel bir anlatıma sahip.şiirsel çünkü bazı sahnelerin hafızalarda iyice kazınmasını sağlayan ve bazı sözlerin ahenkli bir şekilde vurgulandığı edebi bir anlatıma sahip bu film. cok cok carpıcı bir anlatım üztelik bunu ilk kez yapmıyor joe wright :) bence yılın en iyi filmlerinden biri </p>
seneryo güzel ve birazda ingilterreyi eleştirrek yapılmış acayip gerçekci bir film izlemeye deger.