Mr. Brooks

Yıl2007
Süre120 dk
TürDram, Gerilim, Polisiye
Vizyon1 Haziran 2007
Seyirci76.513

Bay Brooks’u başarılı bir işadamı, cömert bir hayırsever, sevgi dolu bir koca ve baba, toplumun düzgün bir üyesi olarak tahayyül edin. Herkes onun mükemmel olduğunu söylüyor.

Bununla birlikte, Bay Brooks tehditkâr bir sırra sahiptir- o şimdiye kadar hiçkimsenin kendisinden şüphelenmediği, keskin zekalı, doyumsuz bir seri katildir.

Earl Brooks (Costner) seven bir eş (Marg Helgenberger), kendisine düşkün bir kız evlat (Danielle Panabaker), toplumun saygısı ve durmadan gelişmekte olan kendi işi de dahil olmak üzere her şeye sahiptir. Oysa, Bay Brooks başkalarınca bilinmeyen farklı bir hayat sürdürmektedir. O aynı zamanda Parmak İzi Katili namıyla ün salmış seri bir katildir.

Yakın zamana kadar etkin olmamasına rağmen, Bay Brooks’un patolojik dürtüsü, Bay Brooks’un günahları için suçladığı tilki gibi kurnaz şeytani ikinci benliği (Akademi ödüllü William Hurt) tarafından yeniden harekete geçirilmiştir.

Fakat masum bir çifti öldürmek için bir kez daha sadist dürtülerine yenik düşen Bay Brooks ilk hatasını yapar, Bay Brooks’a tuhaf bir taleple şantaj yapmayı yeğleyen röntgenci fotoğrafçı Tom (Dane Cook) tarafından gözlemlenir.

Ayrıca bu son cinayeti, kişisel bunalımı yüzünden gözü dönmüş bir şekilde Parmak İzi Katilinin kimliğini çözmeye çalışan inatçı bir dedektifin de (Demi Moore) Bay Brooks’un peşine düşmesini sağlar.

Kadro

Oyuncular

17 kişi
Yapım

Künye

YönetmenBruce A. Evans
SenaryoBruce A. Evans
Görüntü YönetmeniJohn Lindley
YapımcıKevin Costner, Jim Wilson
ŞarkıRamin Djawadi
Sinemaseverler

Yorumlar

18 yorum
baran3414 Mayıs 2014

Etkileyici ve dehşet verici bir filmdi. Sabırla seyredilmesi gerekiyor. Bazı izleyicilere sıkıcı gelebilir. Earle Brooks'un öldürme arzusuna neden olan şeyin ne olduğu ve sebep sonuç ilişkileri irdeleniyor. Başrollerinde oscar ödüllü oyuncuların olması filmin cazibe merkezi. Kevin Costner, Demi Moore(her ne kadar bu yapımda cılız bir oyunculuk sergilediysede), William Hurt gibi usta oyuncular ve R.Gideon gibi oscar ödüllü bir senarist var. Ama ne yazık ki aksiyonu olmadığı için pek bir gişe başarısı elde edemedi. 10 üzerinden 8.

black_eagle_099 Ekim 2013

Filmin beğenmediğim yönü, adam cinayet işlediğini arkadaşına söylüyor bir sahnede ve sır olmaktan çıkıyor. Kimse cinayetleri araştırmıyor, sorgulamıyor. Ama Costner gerçekten iyi oynamış. Filmi izlenir kılan etken bu bence.

engin yüksel29 Kasım 2011

film iyi hoş da Mr. Brooksun herşeyi bilmesi, resimlerin dahi banka hesabında olduğunu çözmesi, resimleri çeken kişiyi ve avukatları yok ederek kızını aklaması vb saçmalık derecesinde karışık ve basit.Resimlerin orjinalinin bankada olduğunu fotorafçıyla ilk görüşmesinde anlaması, 3 kişiyi yokederek bir anda aklanması falan bu kadar basit bir kurguyla olamaz. 7/10

howarda1011 Eylül 2011

Kevin Costneri ilkez kötü bir rolde gördüm bence başarmış rolunun hakkını vermiş...Demi Moore zaten hayranı olduğum bir aktrist her rolun hakkını veriyor..

raskolnikov19@hotmai25 Eylül 2009

kevin costner tartışmasız bir oyuncu...hatırladığım kadarı ile iyi bir film.

uray3514 Ocak 2009

güzel bir filim.öldürme içgüdüsünü-bağımlılığını iyi anlatmış...kevin costner'ın harika performansı filmi alıp götürüyor...demi moore da rolüne çok yakışmış bence ama biraz daha fazla dedektiflik olsaymış daha iyi olurmuş...

nonself16 Eylül 2008

<p>Ahlaksızlıkta aşırıya kaçanları? öldürme içgüdüsü üzerine yapılmış, kısmen başarılı sayabileceğim bir film. Senarist Bruce Evans kahramanlarına etrafta sıkça görülebilecek Mr. Brooks, Mr. Smith gibi isimler vererek, aslında öldürmeye yönelik psikopatinin bir çok insanın içinde gizlenmiş olabileceğini ve bunun yanında, etrafta kol gezen Mr. Smith gibi sayısız yavşağa bir gönderme yapmaktadır.</p><p>Yalnız, öldürme içgüdüsü başlı başına ele alınacak olursa Mr. Brooks sadece ahlaksızlıkta aşırıya kaçanlara karşı bir öldürme güdüsü taşıyor ve nihayetinde bu hastalığından pişmanlık duyuyor olmasıyla izleyicinin hatırında kalan seri katillerden ayrı bir yerde durur.</p><p>Örneğin, Henry (Henry:Portrait of a Serial Killer) için bütün insanlık öldürülesidir. Çocukluğunda annesinin ahlaksızlığına şahit olması ve bu yüzden yaşadığı travma nedeniyle özellikle kadınlar işkenceyle öldürülmeyi hak ederler ve eylemlerini gerçekleştiren Henry sadece yakalanmayacak kadar zekice tasarlama kaygısı taşımaktadır. Hunhardır, ürperti verir, en ufak bir pişmanlık belirtisi göstermez. Dr. Hannibal Lechter (The Silence of the Lamb, 1991) insan beyni yerken işi felsefeye ve yapılan eylemin sanatsal değerine taşıyan ürperti verici bir hastadır. Öte yandan Francais Dolarhyde (Manhuter, 1986 &#8211; Red Dragon, 2002) değişmekte olduğunu söyleyen takıntılı, baskın bir kişiliktir ve o da yaptıklarından pişman olmaz. Seven&#8217;dan (1995) hatırladığımız John Doe yedi ölümcül günahı işleyenleri vahşice öldürürken fiillerinde işkencenin dibine vurur.</p><p>Mr. Brooks ise yapacağı eylemleri zekice tasarlayan, her şeyi ilmek ilmek işleyen son derece akıllı bir beyefendidir. Ahlaksızlıkta aşırıya kaçanları kendisine ait bir stil ile öldürür. Aslında bunu yapmak istememektedir. Ama öteki kişiliğine, iç güdülerine, egosuna engel olamaz.</p><p>Böylece izleyici naifliği altında piskopatisini gizleyebilen ve neredeyse hoş görünen bir seri katil izler. Onun bu özelliği filme realitesini kaybettirir ve izleyiciyi duygulandıran romantik bir drama dönüşür Mr. Brooks. (William Hurt Mr. Brooks&#8217;un azmettiricisi, öteki kişiliği rolündedir ve gayet hoş durmuştur filmde. Öteki kişilik kötüleri öldürterek Mr. Brooks&#8217;u var kılar. Bir bakıma egzistanstır.)</p><p>Önceki örneklere bakacak olursak Mr. Brooks bu yönüyle bir dehşet hissi, bir tiksinti ve şaşkınlık vermez. Hatta neredeyse iyi ki yaptın eline sağlık dersiniz. Şüphesiz senaryonun bu kıvama çekilmesini anlamak için izleyiciye sunulan ahlaki - dinsel pasajların dikkatlice dinlenilmesi yeterlidir. </p><p>Sonuç olarak, Mr. Brooks&#8217;un (Kevin Costner) bu güdüsünün temeli sağlam değildir. Zina yaparken perdeleri bilerek açmayanlar ve yavşaklığı akıllıca kotaramayanlar Mr. Brooks&#8217;un alanına girmez. Öyle olsaydı kendi kızını da öldürmesi gerekirdi. Bunlara rağmen mezarlıkta Mr. Smith ile diyaloğu sıkı bir diyalogdur.</p><p>Kevin Costner bu rolü iyi oynadığını düşünüyorum. Filmin dedektiflik tarafı tam bir facia. Demi Moore&#8217;un bu filmde ne iş yaptığını anlayan beri gelsin. Kanıt toplama yok, hedefe yaklaştıran beyin fırtınası yok&#8230; Öylesine, eksik kalmasın için oraya monte edilmiş bir parçaydı filmin bu ayağı</p>

furkancmrt28 Nisan 2008

konusu çok güzel bir flim

erakman19 Nisan 2008

    değişik bır konu üzerine kurulmuş olmasına rağmen konunun sıradan bi şekilde işlenmesi sonucu oluşmus bir film.yani sıradan bir sıradışı.....ayrıca filmin final sahneleri acıkca söylenmez ve izleyiciye bırakılır.filoziyeye yakışmamıs

filozofiye18 Mart 2008

filmin sonunda kızın babasını makaslayıp öldürdüğü sanılıyor,oysaki mr.brooks rüyadan uyanıyor ve dua ediyor,film o şekilde sona eriyor.

prestige2 Mart 2008

çok zekice planlanmış,müthiş denilen cinayet sonu oldu brooks'un.sonunu tam hatırlayamadım ama izlediğim kadarıyla çok beğendim.çok güzel bir çalışma olmuş.

travolta18 Ocak 2008

<strong>harika bir film kevin costner kendisi için bitti diyenlere nasıl bir oyuncu olduğunu gösteriyor..demi moore ve william hurt da rollerinin hakkını vermisler</strong>

zzSEDAzz17 Ocak 2008

güzel bi film çok değişik

travolta14 Ocak 2008

GÜZEL BİR FİLİM İŞTE GERCEK KEVİN COSTNER

f_ebru_b12 Ocak 2008

çok etkileyici ve çok güzel bir film.kevin costner gerçek oyunculuğunu konuşturmuş yine.demi moore'da iyi.ama filmin geneli ve konusu çok iyi.

ARIZA4423 Aralık 2007

KEVIN COSTNER'İN SU DÜNYASI FİLMİNDE KAYBETTİĞİ PRESTİJİ GERİ İADE ALACAĞI KADAR MÜKEMMEL BİR FİLM... HARİKA BİR FİLM OLMUŞ

ccan04819 Ekim 2007

gercekten cok etkıleyıcı bır fılmdı..

bünyamin1 Haziran 2007

film müthiş ben daha çnce öldürme tutkusunu ve zevkini anlatan bir film izlememiştim çok beğendim. yönetmeni de çok beğendim hiç bir fazla kare yok süper süper

Yorum yaz

Benzer

Kevin Costner'in diğer filmleri

Filmografi →