Yumurta
Şair Yusuf, annesi Zehra’nın ölüm haberini alır ve yıllardır uğramadığı kasabadaki çocukluk evine geri döner. Bakımsızlıktan harap düşmüş bir evde onu genç bir kız, Ayla beklemektedir. Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir... Ayla’nın Yusuf’tan bir
isteği vardır. Zehra’nın ölmeden önce adadığı adağı oğlu Yusuf yerine getirmelidir. Taşra hayatının durağan ritmi, eski sevgili, dostlar ve hayaletlerle dolu mekanlar ve içini
kaplayan suçluluk duygusu yüzünden Yusuf bu teklife karşı koyamaz. Ve Ayla ile birlikte üç-dört saat uzaklıktaki bir yatır türbesinde yapılacak kurban kesimi için yola çıkarlar.
Kurbanlığın seçileceği sürünün bulunamaması yüzünden geceyi bir krater gölünün kenarındaki otelde geçirirler ve otelde rastladıkları bir düğünün atmosferi Yusuf'la Ayla'yı
birbirlerine yaklaştırır.
Yağan ilk kar suçluluğu örterken, koçun kurban edilişi Yusuf’un kaderini değiştirecek midir?


















Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun seyrettiğim ilk filmi olmakla birlikte insanı dinlendirici bir atmosferi bulunan bir film. Nejat İşler genelde sert, agresif rollerinin oyuncusu lakin bu filmde tam tersi çok sakin yumuşak kalpli rolde üstelik başarılıda. Sanat filmi olması vesilesiyle İzmir'in Tire, Ödemiş ilçelerinde Gölcük, Birge gibi o yörede çekildiğinden. Kısmen ege şivesi klasik ege köy mutfaklarını yönetmen Kaplanoğlu bozmamış oldukça iyi bir film.
Film baştan sona şiirsel sinematoğrafik bir film sanat filmi olduğu için biraz düşük tempolu bir film bu yüzden genel seyircinin sevemeyeceği tarzda olan filmi festival filmi severlere tavsiye ediyorum başrolde nejat işler çok iyi oynamış saadet ışıl aksoy da rolünde iyi performans göstermiş ayrıca kısa rollerine rağmen ufuk bayraktar ve tülin özen de fena değildi kısaca film izlemeye değer iyi bir film.
tersinden başlayan üçlemenin kronolojik olarak ilk kurgusal olarak son filmi maalesef beklentilerimin altında vasati bir yapım 5/10
Yönetmenimizin Nuri Bilge olabilmesi için atılan ilk adımdır. Mükemmel görüntülerle bezenmiş,şiirsel oyunculuklar birleşince çok dinlendirici,kaliteli bir sanat filmi çıkmış ortaya. Son kahvaltı sahnesi muhteşemdir,çok derindir. Yusuf üçlemesinde Bal filminin gerisinde kalsada genede başarılı olduğunu değiştirmez. Nejat İşler her zamanki gibi harika oynamıştır. Filmin asıl sürprizi Saadet Işıl Aksoydur. Gerçekten kusursuz bir performanstır. Ama ne yazıkkı Saadet Işıl bu filmden sonra daha iyi bir performansı olmadı,ivmesini artıramadı. İnşallah böyle sanatsal filmlerde onu daha çok görürüz.
Öncelikle dangul dungul filmlere alışkın olan halkımızın önemli bir kısmına hitap etmeyen bir filmdi. Yumurta ve Süt memleketim Tire'de çekilmiştir dolayısıyla bir sempati duyarım çok dinlendirici...Film, sislerin içinden beliren meçhul bir kadının, yine sisler içinde kaybolmasıyla başlar... Bu sahneyle ölüm yalın bir şekilde anlatılıyor filmi vakit kaybı olarak nitelendirenler için ise; sadece yürüyen bir kadını simgeler ve sıkıcıdır (!)
<p>Sinemayı eğlence olarak değil de sanat olarak görenlere yönelik çekilmiş bi film. Herkesin layığı değil yani bu film. İzlemek için sinema hevesi, bilgisi, ilgisi olmalı kişide. Ha bende var ama ben yine de anlamadım filmin derdini :D Ama hiç sıkılmadan da uzuun uzuun izledim. Gördüm, sezdim, sevdim ..</p>
<p>izledim fakat pek beğenmedim </p>
hayatımdan 97 dk gitti. bası sonu belli olmayan, konusunun ne oldugu bile bilinmeyen cok ama cok sıkıcı bir filmdi. nasıl ödül almıs, bu ödül bu filmin neresine verilmiş bilinmez ama ödüle layık görenlerin bir bildiği vardır heralde. tam bir zaman kaybı.
<p>durum hikayeli sinema filmleri adına türk sineması için yeni bir nuri bilge ceylan büyüyor diyebiliriz...SEMİH KAPLANOĞLU'NDAN çok daha büyük filmler bekliyoruz...</p><p>filme gelince film buradaki bir çok insanın önyargılarıyla yaptığı yorumlara bakılarak "berbat sıkıcı tabir edilen vasat filmlerden" diyebiliriz.tabi bu yorumlar aksiyondan yada yeşilçamın sömürü hikayelerinden kurtulamamış """""mahsun kırmızıgül süper yönetmen oldu,acaba yılmaz güneyin veliahtı olabilecekmi?""""" gibi saçma sapan tartışmalara giren arkadaşlar olduğu için bu tip insanların bunu anlamasının zor olduğunu düşünüyorum...</p><p>bu film bir durum hikayesidir...karekterin psikolojik,sosyolojik,etik çözümlemelerinin sindirilerek yapıldığı bir dille anlatılan filmlerdendir ki bunu sabırla izlemek ve anlamak gerekir...zordur...ancak her zor şey gibi başarılınca anlaşılcak çok şey var..dikkatle izlediğinizde-ki ben bu tip filmleri ikinci izlediğimde çok daha iyi anlıyorum-çok şey anlaşılır...</p><p>konusu bizden güzel bir film! </p><p> </p>
Çok acayip bir film... güzel ama pek birşey anlamadım :D sonunda ne oldu ne bitti anlaşılmıyor...
<p>bir sürü dalda ödül almış ama ben pekbirşey anlamadım.</p><p>yApanların eline sağlık ne diyelim...</p>
<p>SON YILLARDA YAPILAN TÜRK FİMLERİNİN YÜZ AKI ÇOK GÜZEL, ŞİİRSEL BİR BAŞ YAPIT. SENARYO, YÖNETMEN ÇEKİMLER, OYUNCULAR, MEKANLAR HEPSİ HARİKA. KATILDIĞI DOKUZ YARIŞMADAN (İKİSİ YERLİ 44. ALTIN PORTAKAL VE SİYAD) ÇEŞİTLİ ÖDÜLLER ALMIŞ,YERLİ YABANCI ELEŞTİRMENLERİN TAKDİRLERİNİ KAZANMIŞ. ÇOK ZOR BEGENEN BİR İZLEYİCİ OLMAMA RAĞMEN FİLM BENİMDE ÇOK SEVDİKLERİMDEN.FİLMİ ÇOK KÖTÜ VE HAYAL KIRIKLIĞI OLARAK NİTELEYEN YUKARIDAKİ YORUMCU ARKADAŞIMA İTHAF OLUNUR.</p>
<p>Filmi sadece görüntü yönetmeni mi çekmiş? Ciddi bir şekilde gereksiz ve kötü bir yapım. Bu kadar kötü olabileceğine inanamıyorum. Methedilen filmlerden biriydi ama gerçekten kötü.</p><p>Konusuzluğu, her sahnesinde bir portre havası verilmeye çalışması, sahneler üzerinde çok yoğunlaşılması .. Tamamen gereksiz detaylar. </p><p>KEsinlikle tavsiye etmiyorum, tam bir hayal kırıklığı. </p>
<p>yumurta ağır işleyen bir film.gerçekten izleyeni sıkıyor.filmi izleyeyim dedim köye dönüş,ölüm,şair yusuf'un başına gelen ilginç olaylar falan derken artık dayanamadım ve uyuyakaldım.hiç ödül almaya layık bir film değil.2007 yılının abartı şaheserlerinden.güzel olan tek şey ise saadet ışıl aksoy ve oyunculuğuydu.</p>
<p>SANAT FİLMİ OLAYINI KAVRAYAMAMIŞ OLMAK</p><p> </p>
filmde zayıf geçişler var. kurgu basit kalmış. filmi sonuna kadar izliyorsunuz birşeyler olacak sanıyorsunuz ama bitişi de sade kalmış. içerik olarak da hiç birşey vermiyor. çok şey beklemeden izlerseniz sadece oyunculukları eleştirme imkanınız olabilir ama onun dışında izlerseniz hayal kırıklığı olur.
semih kaplanoğlu kendi sinemasını oluşturma yolunda emin adımlarla ve başarılı şekilde ilerliyor...sinema denince komedi,aksiyon gibi türleri izleyen,popüler sinema izleyicisinin filmde sıkılması normal,ama sinemada derinlik isteyen izleyiciler için güzel bir film.üçlemenin diğer filmleri olan süt ve balı merakla bekliyorum...filmde nejat işlerin oyunculuğuna diyecek laf yok ancak saadet ışıl aksoy filmde yer yer yetersiz kalmış bana göre veya nejat işlerin yanında sönük kalıyor biraz...
<p> </p><p> Bu kadar da sanat yapılmaz. Tam bir zaman kaybıydı..</p><p>Ne yazık ki benim icin özel bi anlamı var. </p>
<p>imge,ilişki,çağrışım,duygu,korku,tatminsizlik,kesişim,dışavurum,yaren,sıfat,içgüdüm, çizgi,sınav,emek,bağlılık,saklambaç,keder,konversiyon,dolma,dayanışma,sadelik,yoksulluk,yalnızlık,iyi niyet,doğallık,kuş,ışık,avuntu,kişileştirme,hayal,mavi,uzantı,cevap.</p><p>görsel hitabette oldukça başarılı ve sürükleyici </p><p>sonuç;yetersizim gereksiziz.</p>
Yumurta, sinemada aksiyondan, sürekli değişen planlardan, hareketten hoşlananlara göre bir film değil. <br />Ama bunlardan fedakarlık yapabilirseniz sizi minimalist, derinliği olan, ardından konuşup, üzerine düşünebileceğiniz etkileyici bir sanat filminin beklediğini söyleyebilirim.