Arzunun Kanatları
Himmel über Berlin, Der
‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır.
Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır.
Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...















konu olarak o döneme göre çok ilginç. "GHOST" filmini ve daha pekçok filme etkisi olduğu kanadındayım ancak yinede çok çok ağır bi film. <strong>sonuç olarak konu: denenmemiş enterasan ve ilginç film ise sıkıcı</strong>
eğer "melekler şehri"ni izlemediyseniz, sadece bu filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.Çünkü "melekler şehri", bu filmin yanında çok yavan ve sıradan kalıyor maalesef.Önce "melekler şehri"ni daha sonra bu filmi izleyip, aradaki bariz farkı gören biri olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. İki filmde de işlenen tema aynı olmasına rağmen, Der Himmel über Berlin filmi şiirsel anlatımı, felsefe yüklü, dolu dolu cümleleri ve sorgular tarzdaki tiyatral yapısı sayesinde "melekler şehri"nin çok ötesinde.Ayrıca renkler üzerinden yapılan anlatım da çok etkileyiciydi.Dolu dolu, ağır bir film izlemek isteyenlere rahatlıkla önerebileceğim bir film.