Mr. Smith Washington'a Gidiyor
Mr. Smith Goes to Washington
Washington'da bir senatörün ölmesi üerine Vali yeni bir senatör ataması yapacaktır. Senator Joseph Paine ve pek içli dışlı olduğu medya patronu Jim Taylor'la birlikte validen işlerine karışmayacak,kukla bir isimdir.Çok önemli bir baraj işine yeni senatörü karıştırmak istememektedirler. Vali bir izci başkanı olan ve bir yangındaki fedakarlığıyla halkın sevdiği Jefferson Smith ‘i bu göreve seçer. Smith tecrübesizdir ve senatörlük hakkında hiçbirşey bilmemektedir. Smith, dürüst ve idealleri olan biridir , ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson'ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur.
Kadro
131 kişiOyuncular
Jean ArthurClarissa Saunders
James StewartJefferson Smith
Claude RainsJoseph Harrison Paine
Edward ArnoldJim Taylor
Thomas MitchellDiz Moore
Guy KibbeeHubert Hopper
Eugene PalletteChick McGann
Beulah BondiAnne Smith
H.b. WarnerLider Agnew
Harry CareyBaşkan Henry
Astrid AllwynSusan Paine
Ruth DonnellyBayan Emma Hopper
Grant MitchellSenatör MacPherson
Porter HallMartin Monroe
Pierre WatkinSenatör
Charles LaneNosey
William DemarestCarl Griffith
John RussellOtis Hopper
Larry SimmsHopper Boy
Erville AldersonEksper
Harry AndersonHoodlum
Stanley AndrewsSenatör Hodges
Sam AshSenatör Lancaster
Frank AustinTakdimci
Brooks BenedictSenato Üyesi
Wilson BengeHopper'ın Uşağı
Wade BotelerAile Reisi
Harry C. BradleyArthur Kim
Lynton BrentFotoğrafçı
Al BridgeSenatör Dwight
Harlan BriggsBay Edwards
Tommy BuppCheering
Harry BurkhardtCheering
Frederick BurtonSenatör Dearhorn
Georgia CaineRadyo Spikeri
Ken CarpenterSunucu
Jack CarsonSweeney Farrell
Burr CaruthBaşkan Townsend
Maurice CassEksper
Allan CavanHaberci
Eddy ChandlerMuhabir
George ChandlerMuhabir
Davison ClarkKomite Üyesi
Dora ClementBayan McGann
Edmund CobbSenatör Gower
Dorothy Comingoreİstasyondaki Kadın
Chester ConklinAdam
George CooperKomite Üyesi
Jack CooperFotoğrafçı
Anne CornwallMuhabir
Gino CorradoBerber
Maurice CostelloHaberci
Alec CraigTV Spikeri
Beatrice CurtisSekreter
Vernon DentMuhabir
Harry DeppŞapka Satıcısı
Clyde DilsonSekreter
John DilsonSekreter
Ann DoranSekreter
Lester DorrStooge
Robert DudleyMuhabir
Edward EarleMuhabir
Helen Jerome EddyPaine'in Sekreteri
Eddie FetherstonMuhabir
Byron FoulgerSekreter
Jack GardnerMuhabir
Frances GiffordHopper Girl
Mary GordonKadın
Jesse GravesSiyahi Komiteci
Louis Jean HeydtRadyo Spikeri
Philip HurlicKovboy Çocuk
Olaf HyttenUşak
John InceSenatör Fernwick
Lloyd IngrahamKomite Üyesi
Frank JaquetSenatör Byron
John Lester JohnsonUşak
Dickie JonesRichard Jones
Eddie KaneEditör
Donald KerrMuhabir
Milton KibbeeMuhabir
Joe KingHaberci
Richard KiplingSenatör
Bobby LarsonKovboy Çocuk
Vera LewisBayan Edwards
George LloydHoodlum
Arthur LoftReis
Wilfred LucasPompous Adam
Mary MacLarenBaş Rahibe
Hank MannSenato Fotoğrafçısı
Margaret MannRahibe
Philo McCulloughSenatör Albert
Matt McHughMuhabir
George MckayMuhabir
Lafe MckeeSubay
Sammy MckimKovboy
James McNamaraMuhabir
Robert MiddlemassSunucu
James MillicanMuhabir
Howard M. MitchellAyakkabı Satıcısı
Charles R. MooreMuhabir
Gene MorganMuhabir
Robert MorganTemsilci
William NewellMuhabir
Frank O'ConnorSenatör Alfred
Frank OttoBay Fisk
Frank PugliaEksper
Jack RiceLang
Jack RichardsonSen. Manchester
Henry RoquemoreSenatör
Johnny RussellOtis Hopper
Walter SandeGazeteci
Russell SimpsonKenneth Allen
Wyndham StandingSenatör Ashman
Paul StantonFlood
Larry SteersKomite Üyesi
Robert SterlingMuhabir
Craig StevensMuhabir
Carl StockdaleSenatör Burdette
Charles SullivanTaksi Sürücüsü
Ben TaggartPompous Adam
Dub TaylorMuhabir
Ferris TaylorSenatör Carlisle
Harry TenbrookKoruma Görevlisi
Frank M. ThomasHendricks
Laura TreadwellBayan Taylor
John TyrrellÇeşitli
Robert WalkerSenatör Holland
John WardSenato Fotoğrafçısı
Lloyd WhitlockKomite Üyesi
Dave WillockKomite Üyesi
William WorthingtonKomite Üyesi Yapım
Künye
YönetmenFrank Capra
SenaryoSidney Buchman
Görüntü YönetmeniJoseph Walker
YapımcıFrank Capra
ŞarkıDimitri Tiomkin
Sinemaseverler
3 yorumYorumlar
Akşam YemeğiAmerikanAnıtAnne-Oğul İlişkisiAraba KazasıAvukatBaba-Kız İlişkisiBandoBaşlıkta Karakter İsmiBaşlıkta Şehir İsmiCinayetÇarpışmaEditörEvlilik SözleşmesiEyalet ValisiFenalıkFotoğrafGazeteGüzel KadınHediyeİdealizmİntihara TeşebbüsKampKomploMuhbirÖlü BabaÖlümPolitikaSarhoşlukSekreterSenatoSenatörŞapkaTelefonTelegramTren İstasyonuWashington D.C.YalanYolsuzluk
Benzer
Filmografi →








“Birisi beni dinleyecektir” Sinema tarihinin en büyük filmlerinden biri. Üzerinden yaklaşık 80 yıl geçmiş olmasına rağmen hala seyredilmeyi başarıyor ve üzerinde hala konuşuluyorsa bunda en büyük pay hiç eskimeyen ve evrensel bir konuya sahip olmasında yatıyor. Dürüstlük… Bir insanda en çok aranan özellik bence, her insan masum olarak doğuyor, hemen hemen her çocuğun ebeveyni de dürüst bir insan yetiştirmek için çaba harcıyor. Ancak o çocuklar büyüdükçe pek çoğu değişiyorlar, dürüst insan o kadar azalıyor ki. Bazen dürüstlüğün aptallık, enayilik olarak adlandırıldığını bile duyuyoruz. Filmde anlatılan Jefferson Smith dosdoğru biri, son derece dürüst, içten, samimi. Ancak onun bu durumu başkaları için kendi lehlerine kullacakları özellikler oluyor maalesef. Sinema tarihinin en büyük yönetmenlerinden olan Frank Capra’nın en iyi filmlerinden olarak gösterilen film aynı zamanda şimdiye kadar çekilmiş en iyi politik taşlamalardan biri sayılıyor. Konuyu detaylı yazdığımdan, heyecanını kaçırmamak için filmi izledikten sonra yazımın bundan sonrasını okumanızı rica ederim. Bir senatörün ölümü üzerine valinin yeni bir senatör ataması gerekmektedir. Ancak Valinin kendisi buna karar verememektedir. Zengin iş adamı Jim Taylor (E.Arnold) politikacıları destekleyerek onların seçilerek senatoya girmelerini sağlayan biridir, tabi bunun karşılığında da kendisine ekonomik çıkar sağlamaktadır. Amerikan başkanlığı için ismi öne çıkan senatör Joseph Paine (C. Rains) lede arası çok iyidir. Birlikte çalıştıkları bir baraj projesinde sıkıntı yaşamamak için yeni seçilecek senatörün kendi istekleri doğrultusunda kukla biri olmasını istemektedirler. Vali de Taylor’la çıkar ilişkisi içinde olduğundan kimsenin tepki koymayacağı birini seçmek istemektedir. Yaşanan bir yangındaki fedakar tutumuyla basının ilgi odağı olan ve çocuklarının onu senatör seç dediği Vali Hubert (G.Kibbee) ise kararsız kalmıştır, yazı tura bile atar. Para gazetenin yanında dik durur, tam izci lideri Jefferson Smith (J. Stewart) haberinin yanında. Vali kararını vermiştir artık. Washington’a senatör olarak gelen Jefferson Smith siyasetten oldukça uzak olduğu için de Washington’a ilk geldiği günlerde fazlasıyla bocalar. Kendi bölgesinin bir diğer senatörü ve aynı zamanda babasının yakın arkadaşı olan Joseph Paine, onun ayak altında dolaşmaması ve gizlice çevirdikleri işlere burnunu sokmaması için oyalayıcı bir iş verir. Saflığı ve dürüstlüğü yüzünden gazeteciler tarafından alay konusu edilen Jefferson, Paine tarafından Saunders’a (J. Arthur) emanet edilir. Jefferson’ın düzgün bir insan olduğunu gören Saunders, onunla izciler için bir kanun tasarısı hazırlarlarken Jefferson’a bazı gerçekleri gösterir. Ancak bu baraj işi için bir tasarı hazırlayan Jefferson bilmeden Paine’in ve onu yöneten bölgenin en güçlü adamı olan JimTaylor’ın işlerine çomak sokar. Sonrasında Taylor’ın talimatlarıyla birlikte Paine tüm senatoyu etkileyerek Jefferson’ı yok etmeye çalışır, onu yolsuzlukla suçlar. Komisyonda yargılanan Jefferson, salonu konuşmadan terk eder. Paine gibi inandığı ve saygı duyduğu birinin bile yalan yere yemin ettiğini gören Jefferson’ın hayalleri yıkılır ve kendi şehrine dönmeye karar verir. Ancak Saunders, onu Washinton’da kalmaya ve senatoda mücadele etmeye ikna eder. Jefferson senatoya gidip kendisini savunmaya çalışır. Paine sözünü kesip suçlamalarına devam eder. Jefferson ise Paine karşısında pes etmez. Tüm senatörler Paine’in ardından senatoyu terk eder. Jefferson ise Saunders’ın uyarısıyla tüm senatörleri senatoya çağırma hakkını kullanır. Ayakta durabildiği ve salondan ayrılmadığı müddetçe konuşma hakkı olduğu için bu hakkını kullanır. Taylor, kendi gazeteleri ve diğer medyayı satın alarak Jefferson hakkında yalan ve iftira dolu bir haber yayını başlatır. Saunders ise Jefferson’ın haklı olduğunu göstermek için bildirileri onun izci gazetesinde bastırtıp çocuklar aracılığıyla dağıtılmasını sağlar. Taylor, adamlarına çocukları durdurun diye emir verir. Kaba kuvvetle kazanmaya çalışır, iş insanları yaralamaya kadar varır. Jefferson, 24 saatin sonunda son gücüyle Paine’e cevap verir ve bayılarak yere yığılır. Paine bu olayın ardından bütün yolsuzlukları kendilerinin yaptığını ve Jefferson’ın suçsuz olduğunu haykırır. 11 dalda Oscar’a aday olan film, sadece “En İyi Orijinal Senaryo” dalında Oscar alabildi. “GoneWithTheWind / Rüzgar Gibi Geçti” karşısında kaybettiği En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülleri normal görülebilir. Ama Stewart ve Rains’in harika oyun performansları varken En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerinin onlara gitmemesi tartışmaya açıktır. James Stewart'ın kendisi de epey genç ve acemi gözüküyor bu filmde ancak son finale yaklaştığımız anlarda, performansı da yükseliyor ve harika oynuyor ve bunun sonucunda da ilk Oscar adaylığına uzanıyor. Senato Başkanı rolünde son derece sevimli ve başarılı bir performansla Harry Carey’inde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüne aday olduğunu da belirtelim. Filmde, Joseph Paine’in çevresindekilere Smith için söylediği, “Bu çocuk sadece namuslu, aptal değil”sözü, Jefferson Smith’in Senatoda konuşurken, kendisine sırt çeviren senatörlere ıslık çalarak ardından söylediği “Bir şey yok, sadece yüzleriniz var mı? Onu merak etmiştim”sözü, Smith’in Washington’a ilk geldiğinde yaptığı konuşmada “Ancak size şunun için söz verebilirim, bir senatörü utandıracak hiçbir şey yapmayacağım”sözü, Kendisiyle alay eden haber yapan gazetecilere“Uyanıklıkta olduğu kadar, dürüstlük konusunda da bilgili olsaydınız”sözü, Smith’in senatoda konuşurken “Özgürlük, kitap sayfalarında bırakılmayacak kadar değerlidir”sözü, Washington’a gelmeden önce memleketinde geçirdiği güzel günleri Clarissa’ya anlatırken “Hep tünelden yeni çıktığını düşün” sözü dikkat çekiyor. Film, çok önemli şeyler anlatıyor ve bu yüzden en büyük filmler listesinden hiç düşmüyor. Her ülke,her insan, her dil ve din için geçerli olan anlattığı bir konusu var. Halkın seçerek senatosuna, meclisine gönderdiği senatöründen, milletvekilinden ilk önce dürüst olmasını, en başta kendisine, sonra kendisini seçenlere ve ülkesine, aklıyla, bilgi ve becerisiyle, ettiği yeminin karşılığını vererek ve asla başkalarının fikrinin peşine takılarak bir kukla senatör veya milletvekili olmadan, inandığın yolda yılmadan mücadele etmesi gerektiğini anlatıyor. Bu nedenle yeni seçilen senato ve meclis vekillerine izlettirilmeli. Bu anlatılanların hangisine hayır diyebilirsiniz, her ülkenin kendisinin dürüst,ahlaklı, inançlı ve cesur Mr. Smith’leri olması gerekmiyor mu? Daha baştan kaybedilmiş davaları kazanmak için mücadele edecek ve bu uğurda daima yalnız kalıp “Don Kişot” benzetmesine maruz kalacak insanların sayılarının artması gerekmiyor mu?. Bu filmi mutlaka seyretmelisiniz, siz bakmayın filmde Amerikan bayrağı görünce propaganda diyenlere, algı çok önemli neye baktığınız değil, neyi görmek istediğiniz önemlidir hayatta. Film Amerikan yapımı tabiki bunlar sergilenecek, henüz her ülke için çeşitli versiyonları yapılmadı filmlerin. Kilise görünce kiliseye gitmediğimiz, haç görünce dinden çıkmadığımız gibi. Anlatılan öykü her yerde , her ülkede aynı değilmi?; Siyasette, politika da arayıpta bir türlü bulamadığımız dürüstlük ve dürüst insanlar değilmi?; film bunları 80 yıl öncesinden anlatıyor, şimdi günümüzde farklı mı?.Amerika yerine başka ülke deyin, Smith yerine başka isimler takın, ne değişiyor. Yaşadığımız zaman diliminde çok daha kirli ve çok daha çirkin politika yapılmıyor mu? Filmde taş kalpli çıkarcı Paine bile dayanamayıp, Smith’e sahip çıkıyor, yeter diyor, herşeyi göze alarak.Bu bile çok büyük cesarettir, insanlığa, öze dönüştür. “Hala bu dünyada dürüst, dosdoğru, inançlı insanlar var, herşeyden önemlisi insanlık ve gelecek için benim hala umudum var” diyorsanız, bu filmi keyifle izleyin.Film bunu anlattığı ve çok iyi anlattığı için “Mr. Smith Goes to Washington”, üzerinden yıllar değil asırlar geçse de anlattıkları ve savunduklarıyla eskimeyecek bir başyapıt olarak duruyor ve duracak. Tüm sinemaseverlere öneririm. Mutlaka izlenmeli…
çocuklarla büyüyen ve kazanılan bir zaferin öyküsü 8/10
ilkeli,dürüst bir kasaba senatörü olan jefferson smith in washintonda siyasal yozlaşmaya karşı verdiği mücadele öyküsü...james stewart ve jean arthur un mükemmel olduğu yönetmen frank capranın son derece özenle çektiği izlemeye değer en başarılı filmlerinden birtanesi..defalarca izlenecek ve arşivlenecek değerde...