The Lost Weekend
Kronik bir alkolik olan Don Birnam, içkiyle olan savaşında bir türlü galip gelememektedir. Kardeşiyle yapacağı hafta sonu gezisi öncesi birkaç kadeh içki içmek için dışarı çıkması, felakat gibi bir hafta sonu geçirmesine neden olacaktır. Kadehlerin ardı arkası hiç kesilmeyecek ancak Don yeterli parayı bir türlü bulamayacaktır. Kendinden geçmiş bir şekilde barları dolaşan genç adam, hayallerinden bile vazgeçmeye hazırdır.
Kadro
11 kişiOyuncular
Yapım
Künye
Sinemaseverler
1 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →Ray Milland'in diğer filmleri
1994Theremin: An Electronic OdysseyBelgesel, Tarihi, Müzikal
1982Ölü Adamlar Ekose GiymezKomedi, Gerilim, Polisiye★ 9,1
1979Akbaba HarekatıMacera★ 8,2
1978Oliver's StorySinema Filmi
1978Battlestar GalacticaBilim Kurgu★ 8,7
1978BlackoutSinema Filmi
1978Battlestar GalacticaBilim Kurgu
1976Son PatronDram, Duygusal★ 8,2









ilk yorumu bu filme benim yapmam çok önemli olsa gerek,kimse tarafından herhalde izlenmeyen ve yorum yapılmayan bir film olarak duruyor sitede.neyse filme gecersem filmin türkçe yaratılan adamdır.film 1945 yılında çekilmiş ve ray milland'a oscar ödülü kazandırmış bir filmdir.ray milland filmde alkolik-sarhoş bir tipi canlandırıyor,işi gücü olmayan sadece nerde viski olursa oraya giden birisidir.içkiyla arası iyi olduğundan şehirin barlarından çıkmaz hale gelmiştir.evde de içki içmeye çalıssa da kardeşi phillip terry tarafından bu konuda hep uyarılan bir kişi olmustur,o evdeyken viskisini içemez duruma gelmiştir,terry evde viskileri bir yere saklayıp onu içirmez duruma getirmiştir,oda çareyi şehirin barlarında almaktadır da,elaleme orada daha önceden borç taktığından viski içemez olmustu,oda başka barlara gidip 1 duble viskiyle yetinebilmiştir.kardeşinin bir gün evde olmadığı zaman eve gelip kapıyı kilitleyip viski arayışına girerken şeker kutusunda 10 dolar bulur ve bununla 2 adet viski şişesi alır,barlara ugramadan edemez ray milland.orada kardeşi önceki viski borcları kapatmıştır da,barmenleri de uyarmıştır,abime viski vermeyiniz diye.adamlar parayı görünce viski vermekten başka sansı kalmaz bu sefer 1 kadehle değil 5-6 kadeh içmeye başlamıştır.bua arada ray milland'ın ilk baştan gloria adında bir sevgili vardır,fakat barda tanıştığı jane wyman(helen st. james)-ile anında uyumlu bir ikili olup onu gece tiyatroya götürmeye karar verir,ama gittiğine bin pişman olur nedeniysee tiyatro da sahnelene yerlerinde genelinde içkili olunca adam salonu terkedip dışarıya çıkar(bu arada bu helen ile farklı yerlerde oturmuşlardır-çıkışta birbirlerini görebilmişlerdir ancak)-helen sen ne iş yapıyosun cevabına millanda ben bir yazarım,roman yazıyorum da ama yazdığım bir romanın sonunu getiremeyen birisiyim diyecekti.ray milland'ın ilginç tipi filmde devam eder,gece bir bara gider ve alkolin etkisiyle barda bir kadının çantasını yürütür,lavaboya gider ve çantada 10 dolar bulur,yalnız tekrar bar salonuna olay anlaşılır.kadının kocası yakalatırır da millandı,kadının sayesinde karakolluk olmaktan kurtulur.bu milland evde bulduğu damla viskiyi içmekten kaçınmaz.adam sabahtan akşam şehiri baştan aşağıya gezip matbaa arayp durur bu yazdığı romanı vermek için,ama o gün kutsal bir bayram olduğundan her taraf kapalıdır.öyle bir yorulur ki ayakta kalacak hali yoktur nat'ın barına gidip yalvara yalvara 1 bardak viskiyi zorla içer.sonra da eski manitasının yanında soluğu alır,onu görmeye gider,gidiş o gidiştir ki bir kız çocuğuna takılıp merdivenlerden aşağıya düşer,sonrasında kendini hastanede değil "alkoliklerin olduğu koğuşta" bulur.koğuşta olay çıkartır,kendisinin hapishanede olduğu düşünmektedir.milland nereye düşündüğünü ugrasıp dururken hastaneye mi,hapishaneye mi,delilerin arasına mı derken gece bir adamın bağırışları onu çok korkutur.ve de kendisi en sonunda başararak doktorlar hastayla uğraşırken o hastanedeki bütün insanları atlatıp hastaneden kaçmayı başarmıştır.cebinde de bir 5 doları bulunmaktadır.bu şehirde bir viskici dükanına gidip o viskiyi tek kuruş vermeden alıp evine gelir.gece evine perdeler açıkken yarasa girer ve öyle ki duvar arasında sıkısan bir fareyi öldürüverir(korkunçtur ki-milland çığlıklar atmaya başlamıştır)-sevgilisi helen de bundan sonra eve gelir onu sakinleştirmeye.ve bir sabah sevgilisinin pardüsüsünü alıp dışarı çıkar ve onu silahla değiştirmeye gitmiştir.helen peşinde gitse de yakalayamaz onu eve dönünce de hamle yapmaya çalıssa da beceremeyecektir.banyo da silahını saklamaktadır,fakat helen ondan önce almaya gider,yine de silah milland'a kalır.ve sonrada barmen nat gelir,ona bir çanta getirir-bu çantada onun yazdığı roman vardır.o romanda yaşadığı viski anlarından dah çok olarak bahsedilmiştir.film de burada bitmiştir.genel olarak bakarsam hayata dair bir kişinin nasıl ve ne duruma düştüğünü örnek gösteren bir film olarak duruyor.ben bu filmi zevkle seyrettim.siyah beyazlı ve 1945 yılına ait olması bir başka filmi izlememe neden olan bir sebeptir.ayrıca arşivimde bu film bulunmaktadır.(Yaratılan Adam-The Lost Weekend/1945)-Sylvester Stallone