İki Kadın
La Ciociara
Kadro
10 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenVittorio De Sica
SenaryoAlberto Moravia, Cesare Zavattini
Görüntü YönetmeniGábor Pogány
YapımcıCarlo Ponti
MüzikAlberto Moravia
ŞarkıArmando Trovajoli
Sinemaseverler
3 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →Sophia Loren'in diğer filmleri
2015Behind the White GlassesBelgesel, Biyografi
2014Happy to Be DifferentSinema Filmi
2010La mia casa è piena di specchiBiyografi
2010L'ultimo Gattopardo: Ritratto Di Goffredo LombardoBelgesel
2010The 67th Annual Golden Globe AwardsBelgesel
2009NineDram, Duygusal, Müzikal★ 7,8
200981st Annual Academy AwardsBelgesel★ 8,3
2008The 80th Annual Academy AwardsBelgesel






Filmi izlemeye canımın dayanacağını sanmıyorum ancak bu insanlık dramına eklemek istediğim bir iki kelime var. Tarih boyunca kadın bedeni alınıp satılacak, sahip olunacak bir meta olarak görülmüştür. Şimdilerde sebebinin basitçe "ekonomik" olarak açıklandığı; tamamen egemen olmak, tatmin(siz)lik, ego gibi duygularla yola çıkılan savaş, erkek dünyasına ait bir olgudur. Özellikle ırkçılık güdüldüğünde, savaşlarda, kadın bedeni doğurganlığı ve kaba kuvvet söz konusu olduğunda tabii erkek bedenine oranla daha güçsüz olduğundan şanssız bir konuma düşüyor. Çok uzak değil, yıllardır komşumuz Irak'ta tecavüze uğramakta olan kadınların çığlıkları buraya kadar geliyor. Gariptir erkek denen yaratık geçirdiği evrimler sonucu cinsiyetçilik söz konusu olduğunda gelebildiği nokta ancak sahip olduğu kadına ki bu önce sevgilisi, sonra eşi ve elbette annesine "namus"u ve koru(n)ması gereken bir "şey" olarak bakabilmeyi öğrenmiş olmaktır. Bu "şey" artık kadın değildir. Ona can verenin kadın olduğunu, hayatın iyi-kötü yanlarını paylaştığı, yol arkadaşı olduğunu unutur bu noktada kadının...vee son olarak yaptığı çıkarımda "kadınına" tecavüz yoluyla sahip olunması onun mülkiyet alanına bir saldırıdır. Bkz. Truva savaşı... Savaş olması gerekmiyor aslında, günlük yaşantıda da böyle. Anneler gününde anneler yüceltile yüceltile nerelere konacağına karar verilemezken, bütün küfürler annelerin bedenleri üzerinde döner. Sözüm beylere: Bırakın artık kadın bedeni üzerinden kendinizi var etmeyi! Önce dilinizi düzeltin. Araştırırsanız, bomba imal etmek, ırkları, kültürleri yok etmek, evrenin sahibi olmak dışında dünya üzerinde insanlığa faydası dokunacak bir sürü işle meşgul olabileceğinizi görürsünüz. Tecavüz ettiğiniz, öldürdüğünüz Adem ve Havva'nın çocukları! Filme dönecek olursak Fulda'nın ilk yorumundan da anlıyorum ki yönetmen bunları birebir yaşamış ya da yaşayanlarla bir arada olmuş ve rahatsızlığını bu filmi çekerek, savaşın sadece yok ettiği bedenleri değil ruhları da anlatmak istemiş...Teşekkürler Fulda...Ha bu arada azınlık da olsalar nasihatlerime hiç ihtiyacı olmayan bir sürü beyi de tenzii ediyor ve varlıklarının devamını ve çoğalmalarını diliyorum.
<p>İtalyan rejisör Vittorio De Sica nin 1960 yilinda Alberto Moravia nin romanindan uyarladigi bir film. Alberto Moravia da savaşı yaşamış yazarlardandir.1943 yilinda Mussolininin baskenti olan Roma müttefikler tarafindan bombalanir. Roma da dükkan isleten genc ve varlikli bir anne ile 13 yasindaki Rosetta adli kizi savastan korunmak amaciyla Roma dan ayrilip köylerine dönmek icin yola cikarlar. Demiryollari tahrip edildiginden ana kiz yürüyerek gitmek zorunda kalirlar. Yollarda daha güvenceli gördükleri köylerin savastan zarar gördüklerini , aclik ve yoksullugun hüküm sürdügünü görürler ve Romaya geri dönmeye karar verirler. Dönüs yolunda karanlik cöktügünde geceyi gecirmek icin bombalardan yikilmis bir kiliseye girerler. Orayi basan bir asker grubunun hepsi anne ve kiza tecavüz ederler. Kizinin tecavüze ugramasina aglayan anneyi yalniz birakmayip bizde </p> <p>sessizce birlikte agliyoruz. Bütün tarih boyunca ve bugünde savaslarda kadinlarin tecavüze maruz kaldigi bilinmektedir. Bu bir insanlık utancıdır.</p>
Iki Kadin, Italyan Rejisör Vittorio De Sica nin Alberto Moravia nin romanindan uyarladigi bir film.Yazarin ikinci dünya savasi sirasinda yasadiklari romanda agirlikla yer aliyor.Gazeteci olarak yaptigi islerle Benito Mossolinin yönetimindeki fasist rejimin öfkesini üzerine ceken Moravia Italyadaki isini kaybederek Capri de 1941-1943 arasi sürgünde yasamak zorunda birakilir. 1943 yilinda da esiyle birlikte daglarda köylülerin yaninda saklanmak zorunda kaliyor.....Filmi yerinizde o kadar rahat oturarak seyredeceginize inanmiyorum...Tabii bu biraz da sizin bakis aciniza bagli...