Atları Da Vururlar
They Shoot Horses, Don' They?
Büyük Buhran döneminde, pistte en uzun süre kalacak çifte 1500 $ para ödülü verilecek yarışmaya katılan Gloria ve Robert in trajik öyküsü.
Kadro
20 kişiOyuncular
Jane FondaGloria Beatty
Michael SarrazinRobert Syverton
Susannah YorkAlice
Gig YoungRocky
Red ButtonsSailor
Bonnie BedeliaRuby
Michael ConradRollo
Bruce DernJames
Al LewisTurkey
Robert FieldsJoel Girard
Severn DardenCecil
Allyn Ann MclerieShirley
Jacquelyn HydeJackie
Madge KennedyMrs. Laydon
Felice OrlandiMario
Art MetranoMax
Ian AbercrombieMale Dancer #74
Jacquelyn HydeJackie
Marilyn HassettDancer #75
Mary GregoryHemşire Yapım
Künye
YönetmenSydney Pollack
SenaryoHorace McCoy, James Poe, Robert E. Thompson
Görüntü YönetmeniPhilip H. Lathrop
MüzikHorace McCoy
ŞarkıJohnny Green
Sinemaseverler
5 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →







Horace McCoy tarafından yazılıp , 1935'de ilk baskısı yapılan roman. Büyük Buhran dönemimden çok popüler olan dans maratonlarını konu alır. İlginçtir, bir filmi ilk defa roman tadında izleme olanağı buluyorsunuz. 1930 yılların büyük krizi insan onurunu hiçe sayan yarışmalara umut bağlanmış bir avuç insanın iç burkan öyküsü. Özellikle Jane Fonda yine her zaman olduğu gibi klasını konuşturmuş.
46 yıl önceden bu günü birebir anlamak ve anlatmak.. Sydney Pollack çok sert ve etkili bir sinema diline sahip bu filmde. Sinematografik olarak bikaç ufak yorum yapmak gerekirse; bir kere aksiyon-macera sever arkadaşlar kesinlikle izlemesin. 30'larda insanların doğru düzgün iş ya da aş bulamadığı bir dönemde tek umutları California'ya gelip bir yapımcının dikkatini çekip sinema dünyasına kapağı atmak olduğu bir dönemde, hem büyük ödülün çekiciliği hemde birileri tarafından keşfedilme umuduyla günlerce uykusuz ve sefil bir halde pistte dans ettikleri bir yarışmayı ve insanların umutsuzluğunu çıkış noktasının olmamasını izliyoruz. Gerçekten insanın aklı almıyor; insanların günlerce aralıksız dans etmesi (!) başkalarının bunu izleyerek zevk alması, hele filmin sonunda yarışmayı kazananın gerçekten alacağı ödülün ne kadar olacağını öğrenmesi (!) ve bunların hepsinin gerçek olması. Dayanma gücünün azalmasıyla delirmeye başlayan insanlar, küçük bir umut için pistte ölen insanlar ve bunların sırtından para kazanan aşalık yapımcılar. Network'tan sonra belkide en sert sistem eleştirisi yapan film. Sonuda fazlasıyla umutsuz ve sert pamuk şekeri kıvamında sahte umutlarla biten filmlere göre kesinlikle çok daha iyi. Filmi en iyi anlatan cümlelerden biri siz delisiniz. -pistte günlerce kalan insanlar için- Asıl delilik 50 yıl her gün bir işte çalışıp sonra kapının önüne konup kendi pisliğin içinde ölmektir. Sistem eleştirisinin dışında insanlara, topluma bir tokat niteliğinde eleştirilerde var. Ve bunu bir yönetmenin kendi toplumuna, kendi atalarına karşı yapması gerçekten takdire değer. Bu kadar sert sistem eleştirisi zor bulunur, yani bu kadar da ağırını beklemiyordum. Herkes izlemeli. 1969 yılından günümüzü görmek. Kapitalist sistemin birçok insana neler yaptığını, çaresiz insanları nasıl varlıklara dönüştürdüğünü anlatan etkili bir film "They Shoot Horses Don't They"
<strong>izlenmesi gereken müthiş bir film babam bana anlattığında saatlerce her sahnesini sora sora dinledim sonra zor da olsa izleme fırsatını buldum gerçekten mükemmel... </strong>
Umut,her insanın yüreğinde ,yüreğinin bir köşesinde vardır..zaman zaman dürter insanı..Atlarıda vururlar filmi bir umut'un,bir kazanma hırsının ölümüne yarışmasıdır..Ölümüne dansıdır..Jane Fonda,bir yarışmacı kimliğinde ,muhteşem oyunculuğuyla ,rolüyle öyle bütünleşiyorki adeta seyrederken büyüleniyorsun..Oyuncuların dansla olan birlikteliği,hırsları,çaresizlikleri,yönetmen Sydney Pollack gözünden öyle görkemli bir mekanla buluşturulmuşki seyrederken büyük keyif alıyorsun..Kaçıranlar mutlaka izlesinler...
Bugünde gördüğümüz gibi para ve şöhret uğruna yapılan yarışmalarda insanların nasıl bir meta haline getirildiğini gösteren unutulmaz sahneleriyle hep hatırlanası fim..