Ölümle Dans
Living & Dying
Duca şirketine ait bir ofiste çalışanların maaşlarını çalan dört soyguncu polis tarafından kuşatılır. Acımasız bir çatışma sonrasında soyguncular, sokağın karşısındaki kafeye sığınmak zorunda kalır. Kafede ise iki azılı katil bulunmaktadır. Polisin kuşatması altındaki durum, iki katilin herkesi rehin alıp kontrolü ele geçirmesiyle daha da karışık bir hal alır.
Katiller soygunculardan birini öldürürler ve diğer ikisini Sam (Edward Furlong) ve Nadia (Bai Ling) kafedeki kontrol onların üstündeymiş gibi rol yapmaya zorlarlar.
Dışarıda ise polis dedektifleri Rick Devlin (Arnold Vosloo) ve Catherine Pulliam (Yelda Reynaud), rehinelerin serbest bırakılması için çalışırlarken, karanlık işadamı Nicolea Duca (Tamer Karadağlı) ve arabulucu federal ajan Lind (Michael Madsen) yetkiyi ellerine alır.
Oyuncular
Edward FurlongSam
Michael Madsen (I)Lind
Arnold VoslooDedektif Rick Devlin
Bai LingNadia
Jordana SpiroMary Jane
Tamer KaradağlıNicolea Duca
Brandy LittleAlice
Yelda ReynaudCatherine Pulliam
Deniz AkkayaAnne Noble
Ahmet NasıroğluTürkçe Seslendirme
Uğur TaşdemirTürkçe Seslendirme
Yılmaz MeydaneriTürkçe Seslendirme
Deniz OralTürkçe Seslendirme
Arzu BalkanTürkçe Seslendirme
Zeynep Özden AyyıldızTürkçe Seslendirme
Aynur KarabaşTürkçe Seslendirme
Selin TürkmenLing Bai Seslendirmesi
Michael Madsen (I) 








Vasat bir film klişe bir konusu var filmde tamer karadağlı ve deniz akkaya var bende onlar için izledim deniz akkaya nın cesur sahneleri dikkat çekiyor ama film malesef 2.sınıf amerikan b filmi.
Gerçekten diğer yorum yazan arkadaşların dediği gibi kötü film olmuş sanki kötü film yapmak için uğraşmışlar amerikada bu tarzda bir sürü film var klişe bir hikayesi olan filmde türk oyuncularda var sanırsam filmin türkiyede vizyona girmesi için oynatmışlar bizimkileri kısaca vasat bir film boşa zaman kaybı.
<span><p>yazık ki bu filme para harcamışlar.tv filmi bile olamicak kadar kötü bence.</p></span>
Amatör film yakışmamış Tamer Karadağlıya
Çok kötü bir film
berbat...
Son derece sıradan, bildik türüklerle dolu, hiçbir çarpıcı sürprizi olmayan, tutarsız, beşinci sınıf Amerikan soygun filimlerinden biri. Türkkiye'de vizyona girmesinin tek sebebi, içinde Türk oyuncuları barındırıyor olması. Ama bu çok mu önemli derseniz, hayır derim; çünkü sıfır değerinde bir filimde rol alsanız ne olur, almasanız ne olur? Bizim oyuncuların sergiledikleri oyunculuğa bakacak olursak, hepsi de iyi düzeyde diyebiliriz. Özellikle Yelda Reynaud hepsinden çok daha rahat ve başarılı. Tamer Karadağlı sanki biraz kasmış kendini, role nasıl adapte olacağını bilememiş. Görüntü olarak Deniz Akkaya da iyi, ama rol olarak epey gereksiz duruyor. Sanki o da oynasın diye sonradan eklenmiş gibi bir durum var. Ayrıca Deniz'in oynadığı tecavüz sahnesinde devamlılık sorunları var. Deniz soyguncuların arasına girerken ve de deşifre edelip bir ardiyede tecavüze uğrarken, üzerinde sadece bir elbise vardı. Ama tecavüz edildikten sonra yerde yatarken, kafedeki rehinelerden biri ilgilenmek maksadıyla yanına geliyor ve üzerindeki kot pantolonun (!) paçasından bir tabanca çıkartarak götürüp filmin kahramanına veriyor. Deniz ne zaman giydi bu kot pantolonu? Tabanca paçasında ne arıyor? Sadece devamlılık değil, senaryo karışıklığı da var galiba. Her neyse; bir an önce vizyondan kalksa iyi olur.
bence tamer karadaglı herzamankı gıbı cok ii bı ıs cıkarmıs....tebrıkler ama denız akkaya yı pe goremedım sadece tecavuz sahnesınde gordum sayılır gercekten denız akkaya yı pek basarılı bulmadım acıkcası ama olsun o da bole bı fılmde rol aldıgı ıcın gururlu olmalı her ne kadar kotu bır sahnede olsa.ama tekraradan tamer karadaglı yı kutlarım
Bu filmin Türkiye'de yankı yapmasına bakmayın,çekildiği ve vizyona girdiği ülkelerde bırakın bizim oyuncuların afişte görünmelerini,isimleri bile yazılmadı.Hollywood hollywood diye gaza getiren bir millet olarak,yalnızca kendi ülkemizdeki galada böyle bir övünmeye tanık olabiliriz.Abidik gubidik yabancı oyuncularla dolu sepeti tak koluna,herkes kendi yoluna...