Sen Uyurken
While You Were Sleeping
Lucy, bir metro istasyonunda jeton satarak hayatını geçirmektedir. Annesi o çok küçükken ölmüştür, babası da birkaç yıl önce ölünce yapayalnız kalmıştır. Evini paylaştığı küçük kedisi, ona asılan çılgın komşusu ve birkaç iş arkadaşından başka kimsesi yoktur. Babasının annesiyle tanışmasında anlattığı gibi, evleneceği kişinin onun için bütün dünyaya değer olmasını dilemektedir.
Her gün metroya binerken dikkatini çeken Peter Callaghan'a aşık olur. Tam da noel günü Peter istasyonda kapkaça uğrayıp tren raylarına düşerken onu kurtarır. Hastaneye gittiklerinde bir yanlış anlama sonucu Peter'in ailesi dahil herkes Lucy'nin Peter'ın nişanlısı olduğunu zanneder ve onu kabullenirler. Peter ise hala komadan çıkamamıştır. Bir süre sonra Lucy Peter'ın ailesine girmiş, onlarla Noel kutlamaktadır.
Başlangıçta bu durumdan hiç memnun olmasa da kendi yalnızlığını düşünür ve Peter uyanana kadar bu durumu böyle devam ettirmeye karar verir. Bu süreçte ise başka birine aşık olacak ve Peter uyandığında işler iyice sarpa saracaktır...



















bazı filmler vardır çekme halatı gibidir insanı içine çeker bazı filmler vardır takoz gibidir durmak zorunda bırakır işte bu filmde yarıda bırakmak zorunda kaldığım nadir filmlerden... konusu bana çok saçma geldi. ilk defa izleyecek insanları yanıltmamak için puan vermek istemiyorum.
<em>romantik kurgusuyla iyi oyunculuklarıyla aklımda kalan filmlerden biri olmuştur.Sandra Bullock ve Bill Pullmanın oyunculuklarına ve canlandırdıkları karakterlere hayran kaldığımı gizleyemem...</em>
hoş bir romantik komediydi.sandra bullock içim acımıştı