Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni
Aşk filmi çekmekten sıkılmış olan Haşmet (Şener Şen), elinde kendi deyimiyle; toplumsal içerik taşıyan dönem filmine ilişkin bir senaryo ile her kapıyı çalar. Sonunda yapımcı Abdülkadir'i ikna eder. Fabrikatör ve kızını rehin alan bir teröristin aralarında geçen bir öykünün başrolünü Müjde Ar'a teklif eder. Kabul görmeyince rolü daha önce hiçbir filmde oynamamış Jeyana (Pıtırcık Akkerman) verir.
Fabrikatörü ise, eski sanatçı arkadaşı alkolik Nihat'a (Aytaç Yörükaslan) ısrarlarına dayanamayarak oynatır. Çok kısıtlı bütçesiyle çekime başlarlar. Çekim sırasında Nihat, kriz geçirip ölür. Haşmet, rolünde de onu öldürüp çekimi sürdürür. Bu arada yapımcı Abdülkadir piyasayı dolandırıp kaçar. Haşmet, ne olursa olsun onun için her şeyden önemli bu filmi tamamlayacaktır.
Gerekli parayı iki çocuğunun annesi olan eski karısı verir. Ama Haşmet Jeyana ilgi duymaktadır. Jeyan ise teröristi oynayan Tarcan'la (Oktay Kaynarca) yakınlaşır. Haşmet kıskanır ve ikisini de önce kovar, sonra filmi bitirmek için yalvar yakar geri alır. Filmi bitirir. Ses kayıtlarının montajını, kopyalarını, afiş ve davetiyeleri binbir güçlükle tamamlar. Filmin kopyasını parası bittiği için çalar.
Ama tüm çabası boşa gider. İlk gösterime kimse gelmez, çalışanlar da filmi beğenmez. Haşmet yıkılır, çocuklarıyla vedalaşır, intihara kalkışır. Tam o sırada gelen bir telefondan bir aşk filmi çekme teklif alır. Umutların tükendiği yerde, bildiği işi yapacağı bu yeni fırsat onu yaşama geri döndürür...
Oyuncular
Naki Turan TekinsavKendisi
Oktay KaynarcaTarcan
Sami HazinsesKendisi
Serpil TamurBetül
Nergis Çorakçı
Candan Sabuncu
Nisan Turgul
Kaya GürelYapımcı:Abdulkadir Aksu
Reyhan KaracamCeren
Ahmet Turgutlu
Erhan AbirKaya Gürel Seslendirmesi
Müdrike CoşansuPıtırcık Akerman Seslendirmesi
Selim NaşitBedii Özerginli Seslendirmesi
Gazanfer ÜndüzYavuzer Çetinkaya Seslendirmesi
Levent DönmezSeslendirme
Sevil SabuncuKonuk Oyuncu
İlker İnanoğluKonuk Oyuncu
Başar SabuncuKonuk Oyuncu
Müjde ArKonuk Oyuncu Kendisi
Şevket AltuğKonuk Oyuncu Kendisi
Sermin HürmeriçKonuk Oyuncu Kendisi
Ömer Köylü
Cevat KurtuluşKendisi
Nuri TuğKahve'deki Adam
Orhan Oğuz
Mustafa ÖzkanYapımcı:Murat Güney
Nubar TerziyanKendisi
Gül OnatHaşmet'in Eski Eşi
Yavuzer ÇetinkayaKör Kameraman Hakkı
Aytaç YörükaslanNihat
Pıtırcık AkermanJeyan
Şener ŞenYönetmen:Haşmet Asilkan
Cevdet BalıkçıKahvedeki adam
Arif AkkayaTolga
Bedii ÖzerginliYapımcı Murat Bey
Ali DemirelKahvedeki Adam
Can KolukısaYapım Sorumlusu
Murat Güler
Nedim Doğan Künye
Yorumlar
Naki Turan Tekinsav'in diğer filmleri
1993Süper BabaDram, Komedi, Aile★ 9,2
1993Zeyrek YokuşuAile, Gizem, Dini★ 9,7
1989Minyeli AbdullahDram, Tarihi, Politik★ 8,6
1987KuruluşMacera, Tarihi, Savaş★ 8,7
1987Yaprak DökümüDram, Aile★ 8,6
1987Muhsin BeyDram, Komedi, Duygusal★ 9,2
1986MilyarderDram, Komedi, Macera★ 9,1
İyi oyuncular,iyi oyunculuklar, iyi senaryo ve ortaya çıkan iyi bir film 8/10
benim için muhsin beyden önce gelir.film kendini birilerine beğendirmek isteğen haşmet beyin dramını anlatıyor
Ne Zaman Kaplumbağa Aklıma Gelse , Bu Film Gözümün Önüne Gelir O Yılların Durumunu Bir Film Hangi Zorlulaklarla Çekilir Çok İyi Anlatıyor Nubar Terziyan , Sami Hazinses Ve Cevat Kurtuluşu Son Kez Görmek Güzeldi...
Başkası olma kendin ol..
Bir türk filmi nasıl çekilir? Hangi zorluklarla nelere katlanarak kaç cihazdan geçip kaç insanın emeğini alarak. Kaç uykusuz gece, kaçı’nın alınteri ve kaçının sabrı. İşte bu filmde hepsinden var. Değişen dünya ve değişen insanların profilini çizip, yıllardır aynı çemberde olan birinin o çemberi aşıp farklı bir film yaparak umutlarına umut katmak daha çok tanınmak isteyen aşk filmleri’nin bir yönetmeni. İnsanların devrim ve o tür filmlere gösterdiği ilginin etkisinde kalmış bu konu ile uzaktan yakından alakası olmayan bir yönetmen’in bu alandaki hüzünlü sınavı görülmeye değerdir. Ve tabiki çaresizlik, imkansızlık. Filmde prodüktör ve yönetmen arasındaki tasarruf, ve bu işten geçinen ufakta olsa rol bekleyen eski yeşilçam emektarları. Hayat pahalılığı, negatif’in altın kadar pahalı olması. Yapımcı filmler orwo olsun der Haşmet ise abi kodak demiyorum ama agfa olsun der. Tabi sonraları iki kutu agfa negatifi imkansızlıktan dolayı yürütür. Filmi izleyince o eski yeşilçam filmleri’nin rahat koltuklarımızda oturup ekrandan içeri taşan o sıcaklığın nasıl meydana geldiğini biraz daha iyi anlayıp o anki atmosferi son dönem sineması olsada yaşıyorsunuz. Son dönem sineması böyle iken acaba o dönemden bir yirmi yıl öncesi nasıldı demeden edemiyor insan. Azim ve çaba… Haşmet Asilkan çaresizlik girdabında Nihat’tan kalan son miras olan Kablumbağa ile dertleşirken ‘’Ya para bulabileceğim senin bildiğin bir yer varmı’’ dediğinde yalnız kalmışlığın o yanlızlığın getirdiği çaresiz bir insanın o anki durumu anca bu kadar anlatılabilirdi. Muhsin bey tadında yapılmış anlamlı bir yapım. Şener Şen usta yine şahane. Umut bu dedikya filmin finalinde artık çıkmaza gelen Haşmet Asilkan’ın negatifler arasındaki o ruh hali ne kadar gerçekçi. Son anda Gelen bir telefonla asık yüzünün tatlı gülümseyişi ve yönetmenlik ruhunun kabardığını görmek İzleyiciye işte final bu dedirtiyor. Haşmet Asilkan’ın yaşadıklarını yeşilçam sinemasında eminim bir çok yönetmen yaşamıştır. Anlatılanlar gerçek hikayelere ve yaşanmışlıklara dair olsa gerek.
oyuncu kadrosu daha iyi olabilirdi...yavuzer çetinkaya çok başarılı oynamış bence...
Arabesk filminin etkisinde olsada konu olarak aşk filmleri sanat filmi ve yeşilçamcıların durumuyla ilgili güzel bir fim olmuş cem yılmaz en çokta pek yakındada bu filmden etkilenmiş bu filmdeki sanat fimini pek yakındada bilimkurguya çevirmesi gibi mutlaka izlemesi gerek hoş bir film.
acayip güzel bir filmdi
Aslında objektif bakıldığında vasat denilebilecek bu film Şener Şen'in büyük oyunculuğu ile vasatın üzerine çıkıyor. Yönetmen, arz- talep ve sanat dengeleri üzerine kurulmuş ders niteliğinde bir film.
yönetmenlerin duygularını çok iyi yansıtılmış güzel bir film.nubar terziyan cevat kurtuluşun son filmlerinden ve onların oynadığı rol içimi yaktı.filmden rol bekleme sahneleri geri çevrilmeleri o kadar hüzünlendirdiki beni.
<p>Son yıllarda Kabadayı ve Av Mevsimi gibi çalışmaları ile hayal kırıklığı yaratan ve eski günlerini mumla aratan Yavuz Turgul'un Muhsin Bey ile beraber filmografisinin zirve noktasını teşkil eden bir diğer filmidir.</p><p>Filmde Haşmet Asilkan isimli bir yönetmenin'' sanat filmi'' çekme çabalarından hareketle yakın dönem Türk Sineması'na sıcağı sıcağına bir bakış ve değerlendirme mevcuttur.1990 yılında çekilen film çekim yılı itibarı ile sinemamızın 1986-1990 yılları arasındaki hal-i pür melaline ilişkin tespitlerde bulunmaktadır.Söz konusu dönem sinemamızın çöküntü ve kriz içinde bulunduğu,yerli üretimin nerdeyse durma noktasına geldiği,sinema salonlarının alışveriş merkezlerine dönüştüğü,''toplumsal içerikli aydın işi'' filmlerin moda olduğu hem bunalımlı hemde yeni anlatı biçimlerinin denenmesiyle kıpırdanışların yaşandığı bir dönemdir.</p><p>Haşmet Asilkan,yıllık film üretimin 200'lü rakamları bulduğu Yeşilçam'ın en hareketli ve güzel yıllarında muhtemelen sektördeki işgücü eksikliğinden dolayı elini kolunu sallaya sallaya sinemaya girebilmiş,60'lı ve 70'li yıllar boyunca en ağdalı cinsinden onlarca ağlak melodrama imza atmış,kültürel altyapısı zayıf,sinema konusunda herhangi bir eğitimi veya alternatif fikri olmayan,tekniker veya memur olarak nitelenecek bir Yeşilçam emektarıdır.</p><p>80'li yıllarda sektör şartları gereği işsiz kalıp, çaptan ve gözden düşünce bir kenarda kaderine razı boyun büküp oturmak yerine günün trendlerine uymayı tercih eder.Aslında hiçte tarzı olmadığı halde şöyle içinde örgüttür,devrimdir gırla giden,büyük büyük lafların edildiği,oyuncuların 15 dakikada bir konuşup sağdan sola 1.5 dakikada dönebildiği,uzaklara dalıp dalıp içsel sorgulama geçirdiği o filmlerden bir tanede ben çekeyim derdine düşer.Ancak sonuç tam bir hüsran olur,tıpkı Musin Bey gibi umudu ve çareyi geçmişte bulur.Bu bağlamda Muhsin Bey ve bu filmin finalleri büyük benzerlik gösterir.</p><p>Yukarıda da değindiğim gibi filmde sanal bir ülke sinemasından değil bizatihi Türk Sineması ve belirli bir dönemi konu edilmiştir.Herşey o döneme birebir aittir ve filmdeki işsiz oyuncular bile Cevat Kurtuluş'tur,Nubar Terziyan'dır.Haşmet Asilkan yeni çekeceği filmin eskisi gibi olmadığını belirterek eski arkadaşlarına üzülerek bu filmde size rol yok der.</p><p>Ancak Türk Sinemasına ilişkin gözlemlerim sonucu Haşmet Asilkan gibi bir yönetmen tipinin o dönem itibarı ile hiç olmadığını düşünüyorum.</p><p>Çünkü yukarıda bahsettiğim bu yenilikçi ve toplumsal olma iddiası taşıyan,bunalımlı bireylerin içsel dünyalarını anlamaya yönelen ve kimileri küçümsemelerin aksine sinemasal değer taşıyan bu filmler eski Yeşilçam geleneğinden gelen yönetmenlerce değil bir kısmı Yeşilçam'da yetişmiş dahi olsa ''auteur'' olma iddiası taşıyan yönetmenlerce çekilmiştir. Bu yönetmenler Prenses ve Gökyüzü ile Sinan Çetin,Biri ve Diğerleri ile Tunç Başaran,Yansıma ile Taner Aşkın,Melodram ile İrfan Tözüm,Av Zamanı ile Erden Kıral,Bir Avuç Gökyüzü ile Ümit Elçi,Gece Yolculuğu ile Ömer Kavur,Dolunay ile Şahin Kaygun,Su da Yanar ile Ali Özgentürk,Herşeye Rağmen ve Üçüncü Göz ile Orhan Oğuz,Umut Hep Vardı ve Büyük Yalnızlık adlı çalışmaları ile Yavuz Özkan olarak örneklendirilebilir.Sözü edilen filmlerin bazılarının önemli yönetmenlerce çekilen,seyirci tarafından pek tutulmasa da eleştirmenlerce başarılı bulunan filmler oldukları aşikardır.Gece Yolculuğu,Biri ve Diğerleri,Av Zamanı gibi... </p><p>Eski kuşak ustalardan Atıf Yılmaz- Bekle Dedim Gölgeye,Zeki Ökten- Ses,Memduh Ün- Bütün Kapılar Kapalıydı gibi filmleri ile yeni döneme ayak uydurup siyasal içerikli filmler çekmişlerdir.Ancak takdir edersiniz ki bu üç yönetmende altyapıları olan,geçmişte de kaliteli ve tezli filmler çekmişlerdir.Yani hiçbiri bir Haşmet Asilkan değildir.</p><p>Haşmet Asilkan tiplemesi ile betimlenen yönetmenlere örnek olarak Nejat Saydam,Mehmet Dinler,Ülkü Erakalın,Orhan Elmas,Orhan Aksoy gösterilebilir.Bu isimler hiçbir zaman entellik özentisi içerisinde olmamışlardır.Tabi burada değerlendirme kriterim çektikleri filmlerdir.Haşmet Asilkan'ı tanımlarken belirtmiş olduğum ''kültürel altyapısı zayıf'' tanımlaması bu kişileri tam anlamıyla tanımış olmadığım için geçerli değildir.</p><p>Haşmet Asilkan'a en çok benzetilecek isim şüphesiz Orhan Aksoy'dur.Ancak Aksoy özellikle 70'lerin sonlarında çektiği Taşı Toprağı Altın Şehir gibi kaliteli filmleriyle benzerlerinden farkını ortaya koymuştur.Belki daha sonraları 1994 yılında çektiği ''Yumuşak Ten'' filmi ile ilk defa tarzının dışına çıkmaya özenerek Asilkan'ı andırır gibi olmuştur.Ancak bu film siyasal içerikli olma ididası taşımayan,erotizm dozu bir hayli yüksek bir filmdir ve Asilkan'ın filmi kadar kötü değildir. Ayrıca piyasanın en hatırlı yönetmenlerinden biri olarak kriz döneminde de film ve diziler çekmiş,işsiz kalmamıştır.Ezcümle Haşmet Asilkan asla Orhan Aksoy değildir. Melih Gülgen ve 1988 tarihli 12 Eylül'ü sorgulayan Kimlik adlı çalışması da filmdeki yönetmeni ve çekmeye çalıştığı filmi çağrıştırmaktadır.Ancak Melih Gülgen'de 70'li ve 80'li yılların vurdulu-kırdılı avantür,mafya,arabesk ve Cüneyt Arkın'lı Cemil ve Baba filmlerinin yönetmeni olarak Haşmet Asilkan'la pek benzeşme göstermemektedir. </p><p>Yavuz Turgul ne düşünmüş,neden senaryoyu bu minval üzerine tasarlamış bilemem ama kanımca Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni filminde konu edilen yönetmen tipi sinemamızda,filmin konu edindiği yıllar itibarı ile asla varolmamıştır.Tabi ki sinema özgür bir alandır.Sinema sanatçıları yaratılarında kuru gerçekçi,belgeci bir tavrı aşıp,anlatacaklarını kendi kişisel süzgeçlerinden damıtıp bir senteze varabilirler.Bu anlamda Yavuz Turgul'un bir bildiği vardır deyip saygı duymak gereklidir.</p>
bir yönetmenin ne türlü zorluklar çektiğini anlatan mükelmel bir eser yapımcısından figuranlara parasızlıklara rağmen azmini yitirmeyen bir yönetmenin hikayesi tabi Şener Şen farkıyla ekranlara yansımış mükelmel bir film televizyon kanalları nedense bu filmede hiç yer vermezler koysalar bile herkezin uyuduğu saatte koyarlar ayrıca figuran ağabeylerimiz yönatmenlerin peşinden nasıl koştuğu bir ekmek için nasıl mücadele ettiği ve vefat eden yeşilçam emekdarının cenazesinde yok denecek kadar az kişinin bulunması gene sinemaya emek veren oyuncularımızın durumu bu filmde çok iyi anlatılmış buna benzer başka bir film var mı bilmiyorum
Görüntü kalitesi düşük olmasına rağmen.Yeşilçam ve yeşilçam dünyasını anlatan ve buram buram yeşilçam kokan bir film.Bir yönetmenin ne zorluklarla o dönemlerde film çektiğine konu edinmiş.Filmin castına baktığımda adeta yıldızlar topluluğu.Bütün sinema emekçileri artistler kahvehanesinde vardı.Şener Şen neredeyse filmi tek başına sırtlamış bu filmde.Değişik bir film çekmek isteyipte zor ve kısıtlı imkanlarla çektiğinde.Film tutmayınca Şen in o psikolojik hali.Rol gereği"Nihat"Aytaç Yörükaslan ın vefat etmesi film çekiminde.Birkaç emekçi kişinin cenazeyi kaldırması.Hatta rol gereği Ermeni kökenli sanatçımız "Nubar Terziyan"İnsan azlığından ayıp olmasın diye cenazeye katılması.Tamamiyle yeşilçam set ortamı ve sektörü tanıtan bir Şener Şen klasiği.Ayrıca bu filmde Nubar Terziyan,Cevat Kurtuluş, ve Sami Hazinses in emekçi rolünde olması ve sürekli yönetmenlerden rol istemesi.Rolleri bir o kadar güzel ve düşündürücüydü.İzlemek isteyenlere tavsiye ederim mutlaka izleyin o dönemi ve zor şartları göreceksiniz.
Şener Şen oyunculuğuyla yine büyülemiş. Film çekmenin sıkıntılarını yönetmen olmanın zorluklarını iyi anlatmış bir film. Bu anlamda alanda iş yapmak isteyenlerin izlemesi gereken bir film.
Çok merak ettiğim fakat daha bugün izleme fırsatı bulabildiğim film. Çok eğlenceli, ironik ve film nasıl çekilir-yeşilçamda film nasıl çekilir gbi sorulara benim gibi çok ilgi duyanların izlerken çok zevk alacağı çok çok çok film.
çok başarılı bir film.
<p> 2003 yılıydı, o zaman lise ikideydim. trt2'de haftada bir gün akşamları film kuşağı olurdu. akşam onda başlıyordu heralde. işte bu filmi de o kuşakta izlemiştim ve çok beğenmiştim. son sahnede haşmet asilkan filmleri hızla çekip üstüne sararkenki hışırtı sesi aniden yükselirken hızla ayağa kalkıp televizyonun sesini kıstığımı hatırlıyorum. annem ya da babamdan laf duymak da vardı o saatte...</p><p> Bu film, bir dönemin tasfirini sunarken içinde hem öğretici öğeler barındıran, hem de sinama zevkini veren ender filmlerden olmalı. Sanatsal görüntüleri de çok büyük başarıyla verilmiş (kaplumbağanın filmler arasında yürüyüşü gibi.). son zaman yapılan entel dantel filmlerinde olduğu gibi uzun ve sıkıcı planlara boğulmadan gösterilmiş yani. Gene o sıkıcı filmlerde olduğu gibi ödüllere boğulup sahte kalem erbaplarınca övgüler almamış da olsa asıl izleyici kitlesinin gözünde pekçok ödüller barındırıyor bu film... </p>
fim çalma ahnesi ile hafızama kazındı. mükemmeldi
değişik bir film olmakla beraber görüntüsü hakkaten iyi değil çok karanlık ortamlarda çekilmiş bir film ayrıca ermeni nubar amcanında son oynadığı filmdir.filmde bir çokta konuk oyuncu oynamıştır.yavuz turguldan senaryo olarak başarılı fakat yönetmen olarak başarısız bir yapım.şener şeni ve diğer üstadları söylemeye gerek yok zaten.
<p><strong>Çok güzel bir film bence fakat görüntü kalitesi biraz kötü. En güzel sahneside cenaze namazında yanyana saf tutan Şener ŞEN ve Nubar TERZİYAN arasında geçen diyalog:) Replikler aynen şöyle;</strong></p><p><strong><em>Şener ŞEN: nubar sen ermeni değilmiydin ya?</em></strong></p><p><strong><em>Nubar TERZİYAN: ermeniyim.</em></strong></p><p><strong><em>Şener ŞEN: eee ne işin var cenaze namazında?</em></strong></p><p><strong><em>Nubar TERZİYAN: napiim ya cemaat çok az ayıp olmasın adama!</em></strong></p>