İlk Aşk
Denize kıyısı olan bir Ege kasabasında 1990'ların başı...
Kasabanın ileri gelenlerinden Arifoğulları ailesi eski ihtişamlı günlerinden çok uzaktadır. Eski usullere göre işletilen zeytinyağı fabrikaları artık çürümek üzeredir. Tarlaların çoğu satılmış, elde avuçta bir şey kalmamıştır. Ailenin reisi Arif Arifoğlu (Erol Günaydın) 85 yaşına gelmiş, elini yıllar önce işten güçten çekmiş, aksi bir ihtiyardır.
Oğlu Azmi'nin (Tarık Papuççuoğlu) tek derdi, eski karısı Nevin'in (Vahide Gördüm) gönlünü tekrar kazanmaktır. Onun oğlu Kemal (Halit Ergenç) ise çürümeye yüz tutmuş fabrikayı satıp ele geçecek parayla rahat bir hayat sürme hayalleri kurmaktadır. Arifoğulları'nın en küçüğü Arif Ege ise çocukluktan ergenliğe geçiş sürecinde ilk aşk sancıları çekmektedir.
Neşeli ve hareketli bir koşuşturma sırasında büyük dede Arif Arifoğlu'nun ölümü yıllardır saklanan sırların ortaya çıkmasına yol açar. 40 yıl önce Kore Savaşı'na giden ailenin ortanca oğlu Asaf (Çetin Tekindor) babasının cenazesini haber alıp kasabaya döner. Kore Savaşı'nda esir düşüp bir daha izi bulunamayan Asaf herkes tarafından ölü kabul edilmiştir. Asaf'ın dönüşü ile birlikte büyük bir şok yaşanır.
Oyuncular
Çetin TekindorAsaf
Vahide PerçinNevin
Tarık PapuçcuoğluAzmi
Halit ErgençKemal
Dolunay SoysertAysel
Rafael ÇedoliniGenç Arif Ege
Neslihan AtagülGenç Bahar
Şenay GürlerKısmet
Altan GördümZurnacı Ziya
Erdal TosunFatih
Ali UyandıranPostacı Hüsnü
Yücel Erten
Kemal İnci
Orhan GünşirayMemiş Efe
Erol AksoyEfe
Türker Tekin
Zeki Dinçsoy
İbrahim Raci ÖksüzFıçı Necmi
Emrah ErenÇaycı Mesut
Erol GünaydınArif Arifoğlu
Azra AkınBahar
Kaan UrgancıoğluArif Ege
Orhan Kılıç
Özhan SargınNazlı
Yağız Can KonyalıAlp
Ulaş ÖzAlp'in Arkadaşı
Cengizhan KarlukAlp'in Arkadaşı
Serap KayaBahar'ın Annesi
Birol KocamanBahar'ın Babası
Hüseyin ÖcalanEge'nin Arkadaşı
Önder ÖcalanEge'nin Arkadaşı
Mert Deniz GünaydınEge'nin Arkadaşı
Irmak MuratBahar'ın Arkadaşı
Alize GördümBahar'ın Arkadaşı
Ada DileksizBahar'ın Arkadaşı
İbrahim ÇoşkunFatih'in Adamı
Fatih PaşalıFatih'in Adamı
Sevgi SusuzluMevlüt Okuyan Kadın
Ferda IşılMevlütteki Kadın
Aynur KesecioğluMevlütteki Kadın
Tuba AkarHemşire
Zeynel KorkutDondurmacı
İsmail ÇınarHamal
Hasan ZeybekHamal
Elif BalınTurist Kız
Hatice DuralCamdan Bakan Yaşlı Teyze
Tuğba AkarHemşire
Ilgın Angın 







Çok iyi bir kadrosu var ama dizi estetiğiyle çekilmiş bu filme sinema filmi demek zor en fazla tv filmi gibi ama filmin kadrosu o kadar iyiki aslında bu açıklarını unutturuyor.
2019 yılına böyle İlk Aşk gibi adı güzel bir filmle girmek çok hoş oldu son derece masalımsı bir ege sahil kasabası filmi. Yıllar önce bir kadın yüzünden araları bozulan iki kardeşi Tarık Papuççuoğlu ile Çetin Tekindor iyi canlandırmış. Son derece zengin bir kadroya sahip bir film. Filmde eski ve yenilerden birçok star oyuncu var. Filmin finalinde çekim mekanın Foça olarak belirtmesi olmasaydı acaba İzmir'in neresinde çekildi diye aklımda belki soru işareti kalacaktı.
kesinlikle izleyin pişman olmayacaksınız
Çok etkileyici bir film cast mükemmel
En başta casting yapan ekibi kutlamak gerekiyor. Geniş popüler bir kadro var. Ege ve Bahar'ın küçüklük ve büyümüş halleri örtüşüyor. Yüz profilleri uymuş. Azra Akın ve Kaan Urgancıoğlunun sadece filmin son anında görünmesine üzüldüm. Genel itibar olarak seyredilebilir bir film.
Son yıllarda yapılmış en iyi türk filmlerinden biri
<strong>sahil kasabası, sıcak dostluklar, aşklar...bomboş senaryosunu ve sıkıcı öyküsünü klişelerle doldurarak izleyici toplamaya çalışan bir film. bu filmi görünce akla ilk olarak "babam ve oğlum" geliyor. lakin ikisi de birbirinden kötü. adamlar işi çözmüşler, kek tarifi gibi film yapıyorlar. saygı duymamak elde değil. </strong>
ne güzel filmdi! Geçen hafta gece yarısı bilgisayar karşısında izledim. soğuktan titrememe rağmen yatayım demedim. sonra da hasta oldum ama sağlık olsun, bu filme değer. Yıllar önce izlediğim "Hollwood Kaçakları" filmini hatırladım ve aynı tadı aldım, ne güzeldi. Böyle yaşanmışlık kokan, insanın içinde ılık rüzgarlar estiren bir film için ne dense az. Birkaç güne kadar eve soba kuracağım. Ayrıca bir küfe odun ve kömür siparişi verdim. Sobayı kurup köhne odamı ısıttıktan sonra tekrar izleyeceğim filmi, kendime sözüm var.
çook güzel bir film, garip bir yaşanmışlık duygusu veriyor film insana.. üstelik o evin kapısından görünen manzara da çook süperdi bıraksınız hep orda yaşayabirim, çok güzeldi..
İyi oyuncularala çalışmış oyuncu kadrosu muhteşem zaten Çetin Tekindor gerçekten bi harikaydı güzel mekanlar kullanılmış ama daha etkileyici anlatılabilirdi sanki konu..Senaryoda daha değişik vurgular olabilirdi bence ama başarılı filmdi
son yıllarda izlediğim en güzel,en sıcak ve en başarılı Türk filmi Ben Türk filmlerinin çoğunu başarılı bulmam ama bu film çok iyiydi
kadrosu çok iyi bir filmdi.ama mutluluk filminin gibi onun da başına ilgisizlik musallat oldu.belki çok iyi mekanlar iyi senaryo yok ama oyunculuk performansı yüksek bir film.
Bence güzel bir filmdi oyuncuları ve senaryosu çok iyiydi ayrıca kullanılan mekanlar ve çekimlerde süperdi ama gereken ilgiyi göremedi
egede çekilmiş sıcacık bir aşk-ilk aşk- hikayesi defalarca izlememe rağmen bıkmadığm çetin tekindor güzel bir performans sergilediği film
güzel bir film çok duygulandım..
çok güzel herkese tavsiye ederim
çok kötü bir film, senaryo darmadağınık bir senaryo, bu haliyle en fazla tv filmi olabilirmiş.
Bazı kurmacalar vardır, seyrettikten sonra bir şey tıkanır boğazınıza yutkunamazsınız. Ben bu tür kurmacalara, affınıza sığınarak, “kafa s.kici kurmacalar” diyorum, ama kötü anlamda değil bu “teknik terim”. Yıllar önce televizyonlarda yayınlanan şekerleme reklamı gibi… ya da Babam ve Oğlum… ya da Requiem for a Dream… İşte İlk Aşk da benim bu sınıfa soktuğum, ki kafamda olan etkisinden dolayıdır, sinemada seyredemediğime pişman olduğum filmlerden en sonuncusu. Yazacak şey de bulamıyorum işin doğrusu. Düşüncelerimi toparlayamıyorum beş dakika önce ikinci kez izlediğim film aklıma geldikçe. Aynı gün içinde ikinci kez. Kurmacanın özü budur ya; bir öykü vardır ve anlatılanın siz de karşılığı da varsa o size kurmaca gibi gelmez, tarafsız da bakamazsınız. Olabildiğince tarafsızlıktan söz ediyorum elbette. Ama o da olamıyor. Birbirinin içine geçmeyen üç ilk aşkın anlatıldığı bir film İlk Aşk. İkisi birbirine etkili ve yine o ikisi üçüncüsüne. O üçüncüsü de bana… ya da izleyen herkese. İşte bu üçüncüsüdür ki beni mantıklı cümleler kurmaktan alı koyan. Bu yüzden, yazacaklarım en kaba şekliyle bir eleştiri bile olamayacak ne yazık ki. Başlıklar halinde kötü bir eleştiri müsvettesi okuyacaksınız, emin olun, bunu bir uyarı olarak kabul edin. Öncelikle, sinemada son seyrettiğim iki filmin bendeki hayal kırıklığıyla yaklaştım bu filme. Haluk Bilginer’in adına saygı duyarak seyrettiğim Polis ve arkadaş hatrına uyarak seyrettiğim Son Osmanlı Yandım Ali. Zaten İlk Aşk’ı seyrettikten sonra bu ikincisini küfürle anacağımı ve verdiğim paraya belki de Polis filmiyle birlikte ikinci kez acıdığımı düşünerek başladım filmi seyretmeye. Bu filmlerle karşılaştırmayacağım bile. Uzun zaman olmuştu, hiçbir oyuncunun birbirinden rol çalmaya çalışmadığı bir filmi seyretmek. Öncelikle bu uzun zamanın sonunda bu filmle bir keyif geldi açıkçası. Her bir oyuncunun çıkardığı iş birbirini tamamlar nitelikte. Senaryonun duygu sömürüsüne kaçmayan yapısı sayesinde de izlediğinizin kurmaca olduğunu unutuveriyorsunuz. Diyaloglar da bölge insanının günlük konuşmasını size aktarıyor ustalıkla. En son Hacivat ile Karagöz Neden Öldürüldü’den sonra seyirciye sunulan en iyi görüntü yönetimi de (Selahattin Sancaklı), film karşısında koltuğunuzda sıkıntıdan şekilden şekle girmeden seyreylemenizi sağlıyor. Aynı özen kurguda da (Aytekin Birkon) gösterilmiş, seyirciye saygısızlık edilmeden. Gerektiği kadarını seçip size aktaran bir film. Filmin DVD ve VCD biçimlerinde kopyaları çıktı. Kendinize bir iyilik yapın ve bu filmi arşivinize katın. Sinemada seyretmek elbette farklı. Kendinize bir iyilik daha yapın ve bu filmi sevgilinizle ya da işte kimle birlikteyseniz o kişiyle seyretmeyin. Yoksa arkadaşlarla, akrabalarla ya da yalnız seyredin. Kendinizi tatsız bir ihanet hissi içinde bulabilirsiniz. Hala ilk aşkınız varsa, ya da ilk aşkınızı yaşıyorsanız eğer onunla seyredin. Ya da onu seyredin. Saygılarımla. nakrugt
Filmi İzlemeden evvel methini duymuştum ancak böyle sarsılacağımı, böyle kalbimin acıyacağını tahmin etmemiştim. Senaryo yazarlarının hiç insafı yokmuş; hem yönetmen de çpk gaddarmış. Bazı sahneler aklınıza hemen \"Babam ve Oğlum\"u getirse de yönetmene \"ondan etkilenmiş\" iddiasını yapıştırtmıyor. Zira olması gerekenler olmuş, olabilecek dedikleriniz olmuş ama olmasın dedikleriniz olmuş. Ama çok acı olmuş. Filmi ben daha çok \"Kasaba\" filmine benzettim. Orada da filmin seyircisi değil de kameraya sığmamış oyunucusu gibi idim, burada da. Herkes aşık, herkes acılı. Senaryonun içiçe örgülü aşklarla beslenmiş olması belki de cazibeyi artıran en önemli unsur. En küçük oyuncusundan en demli aşığına kadar herkes gerçek -gerçekçi değil, gerçek-. Oyuncuların seçiminde söz söylemeyi oyunculara zül sayar herkese şiddetle tavsiye ederim.
çok güzel bir film olmakla birlikte dolunay soysert\'in oyunculuğunu çok beyenıyorum.ve bu filmde kendisine verilen rolün çok pasif kaldıgını ve gerçekten öne çıkması gereken bir filmde çok geride kalması beni üzdü.ama buna rağmen duygulu bir filmdi.