400 Darbe

Quatre cents coups, Les

Yıl1959
Süre99 dk
TürDram, Polisiye, Gençlik

400 darbe "okul kırmak" anlamına gelen bir Fransız deyimidir. Ödevini yapamadığı için ceza alma korkusu ile okuldan kaçar, öğretmeni çocuğun ailesi ile konuşur. Ailesi ve öğretmenleri neden böyle bir yalan söylediklerini öğrenmeye çalışırlar. Daha sonra küçük çocuk ve arkadaşı bulundukları yerden kaçmaya karar verirler. Amaçları denize ulaşmak ve orada yaşamaktır; fakat hiçbir şey istedikleri gibi gitmez.

Kadro

Oyuncular

6 kişi
Yapım

Künye

YönetmenFrançois Truffaut
SenaryoFrançois Truffaut
Görüntü YönetmeniHenri Decaë
ŞarkıJean Constantin
Sinemaseverler

Yorumlar

9 yorum
serdardemirkiran11 Nisan 2017

“Burada kaçmak yasak değil, yakalanmak yasaktır. Bilmiyor muydun?” Film, bir ergenin yaşamı üzerinden çok sıkı bir toplumsal eleştiri yumağıdır. Filme adını veren “400 Darbe” Fransızca “okulu kırmak” anlamına gelen bir değimdir. Film, Fransız Sinemasının en önemli yönetmenlerinden François Truffaut’un ilk uzun metraj filmidir. Filmin baş kahramanı 12 yaşındaki Antoine Doinel’i, yönetmen Truffaut’un kendi çocukluk anılarından esinlenerek oluşturduğu, Marcel Moussy ile birlikte senaryosunu yazarak çektiği bilinir. Son derece uyumlu müziklerini Jean Constantin’in yaptığı filmin görüntüleri Henri Decae’ye aittir. Film, 1950 li yıllarda Paris’te geçmektedir. 12 yaşındaki Antoine Doinel (J.P.Leaud) bir çocuğun yetişmesi için hiçte uygun olmayan bir yaşantı içerisindedir. İlgisiz bir anne ile üvey baba arasında sevgisiz bir ortamda olan Doinel, okulda da katı ve sert bir eğitim ortamında, arkadaşlık ilişkilerinin de hemen hemen olmadığı bir ortamda büyümeye çalışmaktadır. Öğretmenler çocuklara hiç müsamaha göstermemekte, hemen ceza sistemini devreye sokmaktadırlar. Hatta kendisine ceza veren öğretmeni cezayı teneffüste bile devam ettirip “Teneffüs bir ödüldür, mecburiyet değil” diyerek, Doinel’i teneffüse çıkarmaz. Evde anne ve babası da pek birbirleriyle geçinemezler. Bir gün annesini bir başka adamla görünce Doinel, arkadaşıyla okulu kırar. Arkadaşıyla lunaparka, sinemaya gider. Ertesi gün okula gittiğinde mazeret olarak “Annem öldü” der. Burada belki de yalan değil kendisinin gözünde öldüğünü kastetmektedir. Yalanının ortaya çıkması, anne babasının okula gelmesi, tüm öğrencilerin önünde tokatlanması, onu iyice okulu kırmaya, eve uğramamaya iter. Babasının işyerinden daktilo çalar, satamayınca iade için götürürken yakalanır. Ailesi onu ıslahevine gönderme kararı alır. Film, Fransız Sinemasında adeta bir çığır açmıştır. Okul, eğitim, aile, çocuk yetiştirme, evlilik ilişkileri, topluma bakış gibi pek çok konuya son derece gerçekçi eleştirisel bir bakış açısı sunmasıyla Fransız Sineması’nın çehresini değiştirdiği söylenir. Yönetmen Truffaut bu ilk filmiyle Cannes Film Festivalinde En İyi Yönetmen ödülünü alarak, hakkındaki tüm eleştirileri de bir anda yok etmişti. Filmin çok başarılı oyuncusu 1944 doğumlu film çekilirken 15 yaşında olan Jean-Pierre Leaud, oyuncu değildi, onu Truffaut bulmuş, sinema oyuncusu yapmıştır. Truffaut’un daha sonra çevirdiği üç filmde de kendisini oynatmıştır. Bunlar 1968 deki “Baisers Voles/Çalınan Buseler”, 1970 te “Domicile Conjugal/Aile Yuvası”, 1979 da çekilen “L’amour en Fuite/Kaçak Aşık” filmleridir. Bu Truffaut yönetimindeki filmlerde “400 Darbe” filmindeki ismi olan Antoine Doinel adını kullanmıştır. “400 Darbe”, çekilmesinin üzerinden 60 yıla yakın süre geçmesine rağmen sağlam senaryosu, başarılı yönetimi ve çok iyi oyunculuklarıyla izlenmeyi hak eden bir film. Duygusal sömürüye gitmeden, son derece çarpıcı ve gerçekçi anlatımıyla hafızalarda yer eden yapım Fransız Sineması’nın yüz akı filmlerinden. Yazımı François Truffaut’un ergenlik üzerine bir sözüyle bitireyim. “Hafızası zayıf kişiler dışında ergenlik kimsede tatlı hatıralar bırakmaz”. Herkese iyi seyirler dilerim.

vitruvian28 Şubat 2015

François Truffaut bu filmle Cannes Film Festivalinde En İyi Yönetmen Ödülünü kazanmış ve kesinlikle hak etmiştir.. İnce işlenmiş senaryosu ve sade anlatımı ile etkili bir film 400 darbe. Sinema tarihinin ve Avrupa sinemasının en iyi, referans niteliği taşıyan filmlerinden birisi. Açılış sahnesindeki lüks, modern Paris ile finaldeki şehirden uzak, ücra deniz kıyısı görüntüleri çok anlamlı ve etkili.. Truffaut'un kendi yaşamından izler taşıyan filmde, kolaylıkla duygu sömürüsüne dönüşebilecek bir hikayeyi yönetmenin gerçekçi bir biçimde anlatması takdire şayan. Paris denilince akla gelen ışıltılı şehir yerine şehrin arka sokaklarındaki yaşamı göstermesi de ayrıca etkili. Jean-Pierre Leaud'un oyunculuğuna hayran kaldım. Özellikle psikologla konuştuğu sahnede. Truffaut 400 Darbe ile, Fransız Akademi Sineması'nda görülenin aksine, sıradan bir insanın yaşamının geçtiği evlerde ve sokaklarda çekilen, geleceğin sinemasının ilk örneğini vermiştir. Yönetmen filmde okul, aile, çocuk yetiştirme, toplum gibi birçok konuyu sorgulamış ve ortaya da gayet samimi, cesur ve sert bir film çıkarmış. Büyük insanların büyük anlatıları yerine sıradan insanların gündelik hayatlarını anlatan, sağlam ve kusursuz karakterler yerine kırılgan kişilikleri işleyen ve edebi, ağır bir dil yerine günlük yaşamda kullanılan bir dil seçen yepyeni bir sinema anlayışının ilk örneğidir. Her bünyeye iyi gelmeyebilir, çünkü çok gerçekçi ve yalın. Lakin akıldan çık(a)mayacağı da kesin.. Sinemayı iliklerinize kadar hissettiren bir başyapıt. Hakkında anlatılacak, bahsedilecek ve övülecek çok fazla şey var. Unutulmaz final sahnesinden, muhteşem çocuk oyuncularından, toplumsal ve sanatsal çözümlemelerinden saatlerce konuşulabilir. İzlediğim en unutulmaz filmlerden. Her sinemaseverin arşivinde bulunması gereken bir film.

enginyuksel198212 Ekim 2014

çok uzun bir film olmamasına rağmen insanı darlatan bir film 4/10

entelnickbulamadim30 Ağustos 2014

Gerçekten çok iyi bir film.

coolgirl22 Mart 2014

Antoine ailesi tarafından aşagılanan bir cocuktur. Hem okulda hem de evde baskı görmektedir, o da çareyi kaçmak da bulur.Yönetmen bu filmi çektiğinde 27 yasındadır.Fransız yeni dalga sinemasının öncü filmlerinden ve Fransa da 68 de gerceklesen ögrenci olaylarından 9 yıl önce yasanacaklardan haber veriyor...

capone27 Temmuz 2009

Antoine 13 yaşında ergenlik çağında bir çocuktur.Annesiyle ve üvey babasıyla birlikte yaşamaktadır.Ancak ebeveynleri sürekli kavga etmektedir.Okulda başarısız bir öğrenci olan Antoine öğretmeni tarafından arkadaşları önünde sürekli aşağılanıp küçük düşürülür.Gene birgün öğretmeninden azar işiten Antoine bu sefer okuldan uzaklaştırma cezası alır ve eve gitmeye korkar.Bu süreç içinde arkadaşı Rene'nin evine sığınır.Paraya ihtiyacı olduğu için babasının ofisinden gizlice daktiloyu çalar ancak satamadığı için geri götürdüğünde yakalanır.Babası onu ilk önce karakola oradanda islahevine yollar.Ancak genç kahramanımız oradan kaçmayı başarır  ve  bir deniz kıyısına gelir.Çok güzel bir film.Yeni Dalga akımının en önemli yapıtı.Otobiyografik öğeler taşıyan bir film.Antoine Doinel karakteri Premiere Dergisi Tarafından Tüm Zamanların En Harika 98.Karakteri seçildi.Filmin devamı niteliğinde Antoine Doinel'in hayatına odaklanan 3 film daha var.Bu güze siyah-beyaz klasiği mutlaka izleyin.

hepi kıro5 Mayıs 2009

yeni dalga akımından bir film. küçük çocuğun denize doğru koştuktan sonra dönüp kameraya bakması dünya sinemasının en ünlü sahnelerinden biridir. daha sonra birçok yönetmen bu yöntemi denedi. 

Sylvester Stallone27 Mayıs 2008

<p>DOKUZ YAŞINDA OLAN ANTOİNE(JEAN-PİERRE LEAUD) CEZA OLARAK ALDIĞI ÖDEVİ YAPMAZ VE ERTESİ GÜN OKULA GİTMEMEYE KARAR VERİR.ARKADAŞI RENE(PATRİCK AUFFRAY) O GUN OKULA GİTMEYİP SOYTARILIK YAPARLAR..ANTOİNE ÖĞLEDEN SONRA ANNESİNİ BAŞKA BİR ERKEKLE OLDUGUNU GÖRÜNCE ŞOKA UĞRAR..OKULDAN EVE GELİNCE RUH HALİNİN ETKİSİYLE ANNESİNİN ÖLDÜĞÜNÜ SÖYLER..ANTONİNE'NIN ANNESİ BABASI OKULA GİDER VE BUTUN GERCEKLERİ ÖĞRENİRLER.CEZA ALMAKTAN KORKAN ANTOİNE BU KEZDE GECE EVE GİTMEKTEN KORKAR..GECEYİ DİSARIDA GECİRİRSE SONRAKİ GUN YAKALAMAKTAN KORKAR...ANNESİNİN ÖLÜMÜ İLE İLGİLİ YALANLARINDAN DOLAYI ÖĞRETMENİ ANTONİE'YE OKULA 8 GÜN GELMEME CEZASI VERİR.ANTONİE VE RENE BU DURUMU AÇIKLAMAYACAKLARI İÇİN ÇAREYİ EVDEN KAÇMAKTA BULURLAR..HEDEFLERİ DENİZE ULAŞMAKTIR..YALNIZ CEPLERİNDE PARALARI BULUNMAZ..BUNDAN ÖTÜRÜ ANTOİNE GECELEYİN BABASINI BUROSUNA GİDİP DAKTİLOYU ÇALMAK İSTER..AMA NE PLANLAR TUTAR,,NEDE DERTLERİ BİTER..GERCEKTEN ÇOK İYİ BİR FİLM..HERŞEYİYLE...</p>

nedim yıldız14 Şubat 2008

küçük bir okul çocuğunun yaşadığı hayal kırıklarının öyküsü.ödevini yapamadığı için öğretmeninden ceza alma korkusu yüzünden okuldan kaçan bir çocuk,yolda arkadaşlarıyla giderken annesini bir yabancının kollarında yakalar.ertesi gün öğretmenine annem öldü der.ailesi bu yalanının sebebini araştırmaya başlayınca,arkadaşıyla birlikte kendisi için tek çıkış yolu olan denize ulaşmak yola çıkar,ama hiçbir şey istedikleri gibi gitmeyecektir..bu film sinema sanatının başyapıtları arasında olup,mevcut düzen ve toplumsal yapıyı eleştiren bir açıyla fransız sinemasında yepyeni bir akımın doğmasını sağlamıştır..mutlaka izlenecek ve arşivlenecek değerde.

Yorum yaz

Benzer

Jean-Pierre Léaud'in diğer filmleri

Filmografi →