Barda
Nail, Nil, TGG, Aynur, Aliş, Sevgi, Pelin ve Cenk, yaşları 18 ile 25 arasında değişen genç bir arkadaş grubudur. Günlük hayatın akışı içinde huzurlu ve neşeli bir hayat sürmektedir. Her birinin kendilerine ait sıkıntıları ve çözmek zorunda olduğu problemler olsa da gençliğin getirdiği umutla hayata sımsıkı bağlıdırlar. Kimi evlilik, kimi mezuniyet, kimi düzenli bir hayata adım atma hayalleri içinde olan bu gençler, birden bire hayatlarının tam ortasına giren nedensiz şiddetle büyük bir yıkım yaşarlar.
Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.
Gerek şiddeti uygulayan, gerekse maruz kalanlar için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Oyuncular
Nejat İşlerEgzozcu Selim
Hakan BoyavPatlak Osman
Serdar Orçin45
Erdal BeşikçioğluNasır
Volga SorguÇırak
Doğu AlpanNail
Burak AltayTGG
Melis BirkanNil
Nergis ÖztürkSevgi
Sezen ArayPelin
Meltem ParlakAynur
Şamil KafkasAliş
Salih BademciCenk
Sarp AydınoğluBarbo
Eray ÖzbalSavcı
Yıldız DurucanHemşire
Didem YalınayMuayenehanedeki Kız
Aytuğ CivanBar Görevli
Ece PalazKayıt Yaptıran Kız
Aydoğan AkdemirGardiyan
Mehmet Ali YurdakulBaba
Haldun ÇalışkanKomiser
Fahri ÇiftçiHakim
Zeki DemirkubuzMahkum
Çağan IrmakMahkum
Cemal ŞanMahkum
Selim DemirdelenMahkum
Serdar AkarMahkum
Şebnem KöstemAvukat / Konuk Oyuncu
İsmail İncekaraHakim / Konuk Oyuncu
TeomanBardaki Adam / Konuk Oyuncu
Yeşim BüberBardaki Kadın / Konuk Oyuncu
Hanifi Aslan
Devrim Horlu
Didem YalınayMuayenedeki Kız 








Çok güzel bir filmdi ama çokta şiddete psikopatlığa,küfüre yönelikti herkes gibi Egzozcu Selim karakteri Nejat İşler'e hayran kalmamak elde değildi. Jiletçi Hakan Boyav, 45'lik Serdar Orçin rollerinin hakkını veren oyunculardı.Çok gerçekçi doğal olması böyle bir olayın işlenmesi gerçek hayatta filmi unutulmaz kılıyor.
tek solukta izledim harika bir filmdi nejat işler rolünün hakkını fazlasıyla vermiş müthiş oynamış.
arayın Egzozcu Selim karakterini 300 adet iyiyim diyen Türk filminde zor bulursunuz..göz karanlıkları bile ayrı oynar...
Film gerçek bir hikayeden yola çıktığı için çok gereçkçi ve unutulmaz bir film olmuştur.Film için bir eleştirim ilk 25 dk çok sıkıcı keşke o kısım daha akıcı işlenseydi.Ama geri kalan 1 saatlik kısım gerçekten soluksuz izlenilir,tavsiyemdir.Ailecek izleneek bir film değil çoğu sahne tüyler ürpertici gerçekten.Rehin alınan gençlerin performansı,rehin alan psikopatların performansının çok çok altında bu da filmin temposunu biraz düşürüyor.Bir tek o gruptan Burak Altayın performansı heyecan vericiydi.Serdar Orçin ve Hakan Boyavın performansı çok çok başarlıydı. Ama asıl Nejat İşler kariyer performansını sergilemiş ve Oscarlık bir performansa imza atmıştır.Film ülkemizdeki adalet sistemine de inceden bir gönderme yapıyor.Aksayan hukuk sistemimizi eleştiriyor.Filmin son 10 dklık kısmını da çok beğendim uzun yıllar unutulmayacak bir finaldi.
Güzel ve farklı bir film.Mahkum rollerinde çağan ırmak,serdar akar,camal şan,selim demirdelen ve zeki demirkubuz gibi usta yönetmenleri görüyoruz.
<p>tam nejat islerlik bir film. hakkini vermis helal olsun. kötü rolde iyi yakisiyor kendisine. film cok küfürlü </p>
izlerkennefret duyacaginiz derecede iyi oyunculuklarin sergilendigi bir film 8/10
Bu film Nejat İşlerin en iyi filmi her ne kadar kötü rolde oynasada çektiği filmler arasında en iyi oyunculuk performansını süper sergilemiş.Nejat İşler kötü rolde bence daha müthiş oyunculuk sergiliyo.
Övgüsünü çok duydum yeni izledim. fazlasıyla övgüleri hak ediyor. Böyle de bi film çekmişler ya helal olsun..o kadar gerçekçi bir dil kullanılmışki filmde, film olduğunu bilmesem kamerayla birisi hayattan kesit yapmış diyeceğim nerdeyse..nefesim kesildi.. süper süper süper
Barda terör estiren beş kişi o derece çok boyutlu çizilmiş ki, davranış nedenleriyle ilgili keskin yargılarda bulunmak epeyce zor. Bu da yönetmenin ve senaryonun başarısını gösteriyor. Günlük yaşantımızda sokak serserisi deyip geçtiğimiz insanlar, ne tür çevrelerden geliyorlar, onları bu davranış biçimlerine iten şeyler nedir diye düşünüyorsunuz (tabii, yaşanan insanlık dramı da içinizi acıtıyor; toplumsal düzen denen şey, insanların arasında kendiliğinden birtakım uçurumlar yaratıyor, kin ve nefret tohumları ekiyor). İnsanlar geldikleri ortamın koşullarından ötürü de bir baltaya sap olamayabilir, serseri, uyuşturucu bağımlısı, katil olup çıkabilirler; öte yandan bir karakter patolojisinden ötürü de bu tür bir davranış örüntüsü yerleşebilir. Bence Nejat İşler'in canlandırdığı Selim karakteri, Türk Sineması'ndaki en gerçekçi sosyopat tiplemelerinden biri olarak değerlendirilebilir. Öteki karakterlerin çizgileri bu kadar keskin sınırlarla çizilmediğinden onlar için çok net bir değerlendirme yapmak olanaklı değil. Kurban konumunda olan gençlerin filmin zayıf yönünü oluşturdukları yolundaki değerlendirmeye ben de katılıyorum.
Nejat işlerden tut patlaga kadar hepsi bütün oyuncular harikaydı Film muhteşemdi gerçek bir hİkayeden alınmış olması Kötü
<p>film vizyon girdiği yıllarda, bende barlara karsı bir antipati oluşturmuştu. ibret alınacak mükemmel bir film. herkes izlemeli.</p>
serdar akarı tebrik ediyorum...iyi bir film olmuş.olayların psikolojik süreçlerini de unutmamış...otör bir film olduğu için başarılı...daha iyilerini bekliyoruz...
bu filmdeki yaşananların gerçek olması çok kötü o insanlar ne haldedir kim bilir Allah sabır versin düşmanımın başına bile vermesin oyuncular çok iyi rol yapmışlar nejat işler tam rolünü bulmuş zaten
<p><em>Türklerin şiddetten ne anladığını bilmek ister miydiniz? İşte Barda tamda bunu anlatan bir GERÇEK HAYATA DÖNÜŞ FİLMİ fakat şimdiden belirteyim karakterler ve olaylar aynı fakat mekan farklı gerçek hikaye evde geçerken bu günümüzde şiddetin yeni mekanı olan barların birinde geçmekte. <span>Barda’nın belki de en önemli başarısı, aynı şehirde dip dibe yaşamalarına rağmen birbirlerine kıskançlık, küçümseme ve nefret gibi duygularla bakan farklı gruplar arasındaki gerilimi ve şiddet potansiyelini gerçekçi bir şekilde ortaya koyuyor olması.</span><span>Filmin henüz ilk saniyelerinde karşımıza çıkan, gençlerden oluşan ve ailesinden aldığı maaşın yardımıyla eğitimini ve <span><span>gece</span></span> hayatını sürdüren grup bu anlamda filmin zayıf yönünü oluşturuyor. Gençlik dizilerini hatırlatan basmakalıp diyaloglar, nedense bütün bir grubun sorunu haline gelen kürtaj ve herkes tarafından yapay bir sevinçle karşılanan <span><span>evlilik</span></span> gibi meseleler inandırıcılıktan yoksun olduğu için, Akar’ın filmin girişine çok da özenmediğini gösteriyor.</span></em></p><p><em><span>Fakat ilginç bir şekilde, <strong>Nejat İşler</strong>‘in liderliğini yaptığı öteki grubun böyle problemleri neredeyse hiç yok. İşler başta olmak üzere, <strong>Hakan Boyav</strong>‘dan “çırak” <strong>Volga Sorgu</strong>‘ya kadar herkes özenli bir şekilde yazılmış karakterini başarıyla canlandırıyor. Filmin kendi atmosferi içinde abartılı kaçmayan işkence ve tecavüz sahnelerinin dışında da, filmin itici gücü Nejat İşler’in son derece güçlü oyunculuğu oluyor. Bar ortamını başarıyla değerlendiren İşler, filmin manidar hesaplaşma alanı olan mini futbol sahasında da döktürmeye devam ediyor. Hatta sebepsiz gibi gözüken şiddet eğilimlerinin altında yatan sebepleri bile kendince ortaya koyuyor ve kötülüklerine bir derinlik kazandırmaya çalışıyor.Filmin gelişme bölümüne yayılan işkence ve hesaplaşma bölümlerindeki esas sıkıntı ise, izleyicinin elektriğini azaltması için düşünülmüş mahkeme sahneleri. Bu sahnelerin ve bütün savcı-avukat görüşmelerinin meselesi açık bir şekilde ceza sistemine dair eleştiriler getirmek olsa da, diyalogların sıradan ve inandırıcılıktan yoksun olduğunu belirtmek lazım. Bu anlamda kamerayı bardan dışarı çıkarmamak ve barın içinde başka rahatlatma alanları keşfetmek daha iyi olabilirmiş. Barda başarılı sayılacak bir yapım izlemeniz lazım.</span></em></p>
<p>kesinlikle berbat bir çalışma olduğunu öncelikle belirtmeliyim.son dönem türk sinemasına bir katkı sağlamayacak...saçma ve olmasa da olur dedirten nitelikteki filmlerden.</p><p>küfür,aşağılama,tecavüzler...insanlık dışı olaylar...insanlar yaşamak istemiyor, yaşayanlar da unutmak istiyorlarken bunları yeni baştan hatırlatmak ne derece anlamlı soruyorum.</p><p>ayrıca filmde hukuk sistemi ele alınmaya çalışılmışken yarım ve kesik biçimde sunulmuş izleyiciye.amaç sadece o işkenceleri,zaten tebessümü unutmuş halka izletirmek mi.yani bir de izleyiciden beğenmesi, zevkle izledik denmesi mi bekleniyor.</p><p>yazık...</p>
<strong>şiddeti eğlenceli, güzel birşey gibi servis eden serdar akar filmi. şiddet içerikli bir istismar filmi son anda şiddet kötüdür diyor. bu durumda izleyici olarak "ne ki bu şimdi" diyip, yetim gibi ortada kalıyoruz. son dakikaya kadar savunduğun bir fikri son anda çöpe atmak seyirciye zulümdür. vakti zamanında haneke'nin funny games'ine benziyor demiştim. haneke'nin filmi; açık açık şiddeti stilize edip, yüceltiyor. son saniyesine kadar fikrinden taviz vermiyor.burjuvaziyi son derece ilginç bir fikirle (estetize şiddetle) eleştiriyor. bir röportajında serdar akar şöyle demiş: "belli ki haneke ile aynı kokuları alıyoruz". laf çok havalı evet. ama güldürüyor işte...</strong>
başröldeki kötü beşlinin iyi oyunculuklarına.genç oyunculardan sadece. burak altay ayak uydurmuş..diğer genç oyuncular çok kötü.buda filmi kalite olarak etkiliyor..savcı rölündeki eray özbal,ın kısa ve iyi oyunu akla keşke. hikaye savcı merkezli olsaydı. dedirti
sanat olmamış görüntü yön. birşey denemeye çalışmış bence oda olmamış bu film dünya çapında olabilirdi yazık olmuş...kuzguncuk taki ev iğrenç olmuş;) evmi yoktu paranızmı yoktu anlamadım
<p>yaşanmış bi olayı anlatan gerçekçi bi film insanı kötü etkileyen bi film </p>