Otomatik Portakal

A Clockwork Orange

Yıl1971
Süre136 dk
TürDram, Gerilim, Polisiye

Britanya?da, ahlaki değerlerin birbirine karıştığı toplumsal ortamda, gençlerden oluşan bir çetenin insanlara uyguladığı şiddetle başlar film. Çetenin lideri konumundaki Alex, aralarında çıkan anlaşmazlık sonucu arkadaşları tarafından ihbar edilir. Ardından beyni yıkanan ve ?topluma kazandırılan?

Alex, uyguladığı şiddetin benzerini, hatta daha fazlasını kendi yaşayacaktır.Otomatik Portakal, liberal sistemdeki suçlu ve kurban diyalektiği üzerine inşa edilmiş, ince bir hicivle örülmüş bir film. Bizlere çarpıcı bir şiddet senfonisi sunan usta yönetmen, eleştiri oklarını liberal düzene yöneltir.Kubrick?in filminde oldukça sert bir dille karşılaşırız.

Roman ise, başından sonuna dek şiddeti konu alsa da, üslubunun daha yumuşak, hatta Alex?e şiddet uygulanan bölümlerde naifleştiği bile söylenebilir.

Kadro

Oyuncular

38 kişi
Yapım

Künye

YönetmenStanley Kubrick
SenaryoAnthony Burgess, Stanley Kubrick
Görüntü YönetmeniJohn Alcott
YapımcıStanley Kubrick
MüzikAnthony Burgess
Sinemaseverler

Yorumlar

15 yorum
mansuryıldırım21 Eylül 2015

Film karanlık konusuna rağmen çok canlı renklerle aydınlık pırıl pırıl anlatılmış daha karanlık gri tonlar filme daha iyi gidebilirdi ama kubrick yönetmen olarak 136 dakikada hiç sıkmadan baştan sona iyi bir film yapmış başrolde malcolm mcdowel rolünde oldukça başarılıydı filmi düşük tempolu sahnelerinde bile izleten ayakta tutan kendisiydi sadece filmde bazı sahnelerde şiddet ve cinselliğin fazla kaçması filme biraz zarar vermiş film 90 yada 100 dakikada daha anlamlı olabilirdi ama herşeye rağmen film sistem eleştirisi toplum insan ilişkileri üzerine ilginç şeyler söyleyen kesinlikle bir sinema klasiği 1971 yılında çekilmesine rağmen gelecek tasviri çok başarılı anlattığı şeylerin güncelliğini korumasıda filmin başarısı kaçırılmaması gerek çok iyi bir film son olarak filmi izleyeceklere filmde aşırı +18 sahneler,küfür ve rahatsız edici şiddet sahneleri olduğunu önceden söyleyeyim.

vitruvian28 Şubat 2015

Anthony Burgess'ın romanından "Üstad" Kubrick tarafından uyarlanmış bir kara mizah örneği. Kendisine sinema severim diyen herkes mutlaka izlemeli. Sistem ve toplum eleştirisi bu kadar mı güzel anlatılabilir. Sisteme ve toplum yapısına getirdiği eleştirisel yaklaşımlarıyla sıra dışı bir yapıt. Şiddet ve şiddetin toplumsallaşması üzerine kurulu bir kült. Ailelerin içindeki şiddetten, cinsellikten ötürü çocuklarının görmeyi çok istemesine rağmen engel çıktıkları ilginç psikolojik traji-komedi. Queer as a clockwork orange deyişinden alıyor ismini. Bu deyiş olabilecek en garip davranışları ve özellikleri barındıran kişiler için kullanılıyormuş. Portakalın organikliği insanlığı temsil ederken, otomatik kelimesi de makineleşmeyi anlatıyor diyebiliriz; yani makineleşmiş bir insanı. Bazı sahnelerde şiddetin ve cinselliğin aşırıya kaçtığı sınırı aştığı bir gerçek ama anca gerçek insanların başka insanlara çektirdiği acı, zarar ve sınır tanımamazlık bu şekilde anlatılabilirdi. Tecavüz-adam öldürme - gasp - para çalmak gibi birbirinden pis işlere bürünen dört sokak çetesinin lideri, kötü bir espri anlayışı olan serserinin acımasız hayatı gibi bir şey karşımızda ki. Kendi çetesini kuran Alex savunmasız, masum insanlara zarar veriyor. Yaptığı işkencelerde günümüzden birçok olay örneği bulabilirsiniz. Tüm zamanların en psikopat film karakterlerinden biri olan Alex De Large hem ismiyle hem cismiyle unutulmaz sinema anılarımız arasında kendine özel bir yer bulmuştur. İnsanın içindeki şiddeti arzulayan küçük canavarı anlatıyor film. Ama sonrasında film değişiyor başka bir renk oluyor, Psikolojik durumlar çıkıyor. Birisini şiddetin kötülüğünü anlatmak için kendi yaptığı şiddeti gözleri sonuna kadar açık halde izletmek kadar iyi bir yöntem var mı? Karakterimizin yaptığı işkencelerin benzerini gördüğü zaman midesi bulanıyor, bağırıyor durmasını istiyor, beynine bir duvar örülüyor sanki. Tabii bütün bunların sonrasında görüş açısı ters köşe. Seçme hakkını kaybetmiştir artık iyi ile kötü arasındaki kararı kendisi veremez sadece beynindeki düşünce duvarı her zaman iyiyi gösterir. Ama seçim hakkını kaybedince insanlığını kaybetmiştir. Kült yapım anlatmak istedikleriyle, bir yandan kargaşa, işkence ve şiddetin arasından ışıldayan kapkara mizahıyla insanın psikolojisini iyi bir şekilde ele alan yapım. Yazar Antony Burges kitabında şöyle der: “Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum..” Sinema tarihine adı altın harflerle yazılan bir Kubrick distopyasıdır A Clockwork Orange. Kubrick Üstad'ın tarzını seven herkes izlemelidir bence..

enginyuksel19826 Ocak 2015

dönemine göre kesinlikle çok farklı ve ilginç bir film fakat yine de 6/10

Lalettayin27 Haziran 2014

izlemeye başladığında sıkılacağımı düşünmüştüm ama bir anda film beni içine aldı ve filmi pür dikkat izlediğimi fark ettim.

uguribilir3 Haziran 2014

izlerken içine girdiğiniz etkileyici bir film

ozancanfirat30 Kasım 2013

filmde hiç susmayan müzik.. hiç rahatsız etmeyen müzik.. bu kadar uyumlu olabilirdi.. bu kadar bizi heyecanlandıran hüzünlendiren şeyin müzik olduğu anlatılırdı.. ve bu film evet kubricke yakışırdı..

süleyer2 Temmuz 2013

illuminati işte bu filmde kendini yine gösteriyor. bence film posterinde bile çok cömert imgeler kullanılmış.

burçinnn18 Mayıs 2012

stanley kubrick'e tamamiyle layık bir film.İzlemesini bilene neler anlatıyor ama zor bir film kabul edilmeli...

mawi yel5 Mart 2011

gerçekten mükemmel bir film. Keyf alarak izlenicek ve iz bırakacak filmler arasından. Devletin tedavi ediyorum deyip insanların hayatla baglantısını kopararak gözleri açık olarak beyninini öldürüşünü şahane anlatmış.Emeği geçenlere teşekkürler.....) 

uray357 Ocak 2009

değişik bir filim...malcolm mcdowell'ın oyunculuğu mükemmel.stanley kubrick'e diyecek lafımız yok zaten...

f_ebru_b2 Eylül 2008

olumlu yorum yapan bütün arkadaşlarımla aynı fikirdeyim.mükemmel..bu kadar iyi bi film stanley kubrick,ve bu kadar iyi bi oyunculuk m. mcdowell'dan beklenirdi.müzikleri,sertliği,gerçekçiliği,alex'in sonuna doğru naifleşmesi,anne-babayla yüzleşme sahneleri herşey gerçekten dört dörtlük.

theatreoftragedy7 Temmuz 2008

sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri. böyle bir senaryo bir daha yazılamaz belki de. şiddete ve cinselliğe bakış açısı öncü nitelikte. her sinemaseverin görmesi gereken bir başyapıt. böyle bir film ancak stanley kubrick gibi bir dehanın elinden çıkabilirdi.

Emek Ulaş24 Haziran 2008

Gelecek tasviri derseniz iki görüntü resmedebilirsiniz;<br />Biri biz olmayan diğerlerinin hüküm sürdüğü lanet bir olgu<br />diğeri gerçeğe uzanan ütopyaların ahenk oluşturduğu güzel bir olgu<br />gelecek bizsiz nasıl olur sorusunun cevabı da Otomatik Portakal'da<br />Bu filmi kaldıramazsanız güzel birşey şayet bu filmin kaldırılabilecek bir şey olduğunu düşünürseniz gelecek bundan da kötü diyebilirim

baklagul20 Mart 2008

Neden bu filmi beğenmeyeni neredeyse dövüyorlar? Beğenmedim işte! Vallaa önyargısız izledim. Zaten Kubrick'in de sevilesi filmi parmak sayısını geçmez. Belki de ben filmden anlamıyorum. Her neyse ne, izlediğim en fecii filmlerden biriydi işte...

camus6 Aralık 2006

Psikolojileri normal olmayanların filmi, müthiş...

Yorum yaz

Benzer

Malcolm Mcdowell'in diğer filmleri

Filmografi →