20 Gece ve Yağmurlu Bir Gün
20 nuits et un jour de pluie
Biri uzakdoğudan kaçan bir adam , diğeri uzadoğuya kaçan bir kadın birbirlerinin vücutlarına sığınırlar, 20 geceliğine... '20 gece ve yağmurlu bir gün' Paris'te yaşayan uzakdoğulu bir adamla, uzakdoğuda yaşayan Avrupalı bir kadın arasında yaşanan erotizm ve duygu yüklü bir hikayeyi anlatıyor. Kadın hayatını, yaşadıklarını unutmak için uzaklara gider.
Tüm sevgisini, dünyaya olan inancını hayran olduğu bir yanardağa bağlar, Java'ya. Geride kalan küçük bir hesabı kapatmak üzere yıllar sonra geri döner. Adamla karşılaşır. Adam yıllar önce sevdiği ne varsa geride bırakarak Paris'e gelmiştir. Her ikisi de kendilerini köklerine ait hissetmemektedirler. Fakat adam kadının aksine geçmişinden kaçıp kendi içine sığınmıştır bir yanardağ yerine.
Dünya üzerine iki kayıp ruh, rastlantı sonucu Paris'te bir apartman dairesinde kelimeler yerine dokunuşların konuştuğu 20 gece ve yağmurlu bir gün geçirirler. Bu 20 gün her ikisi için de geçmişten birşeyler hatırlatan, dünya için de önemli günlerdir.








Süresi 85 dakika olsada bitmek bilmeyen bir tarzda ilerliyor film temposu o kadar düşükki sonuna kadar izlemek zor prensip gereği bir filmi yarıda bırakmam sonuna kadar izlerim bu filmide beni zorlasada sonuna kadar izledim bittiğinde geriye boşa giden bir 85 dakikadan başka bir şey kalmadı kısaca filmin hikayesi iyi olsada işleniş bakımından film sıkıyor ve filme hiç katkısı olmayan +18 sahneler var amaç 85 dakikayı bu şekilde tamamlamak vasat ötesi kötü bir film.
bir filmi bu kadar sıkıcı hale getirip erotik sahnelerle durumu kurtarmaya uğraşmak kötüdür 2/10
Biri uzakdoğudan kaçan bir adam , diğeri uzadoğuya kaçan bir kadın birbirlerinin vücutlarına sığınırlar, 20 geceliğine... '20 gece ve yağmurlu bir gün' Paris'te yaşayan uzakdoğulu bir adamla, uzakdoğuda yaşayan Avrupalı bir kadın arasında yaşanan erotizm ve duygu yüklü bir hikayeyi anlatıyor. Kadın hayatını, yaşadıklarını unutmak için uzaklara gider. Tüm sevgisini, dünyaya olan inancını hayran olduğu bir yanardağa bağlar, Java'ya. Geride kalan küçük bir hesabı kapatmak üzere yıllar sonra geri döner. Adamla karşılaşır. Adam yıllar önce sevdiği ne varsa geride bırakarak Paris'e gelmiştir. Her ikisi de kendilerini köklerine ait hissetmemektedirler. Fakat adam kadının aksine geçmişinden kaçıp kendi içine sığınmıştır bir yanardağ yerine. Dünya üzerine iki kayıp ruh, rastlantı sonucu Paris'te bir apartman dairesinde kelimeler yerine dokunuşların konuştuğu 20 gece ve yağmurlu bir gün geçirirler. Bu 20 gün her ikisi için de geçmişten birşeyler hatırlatan, dünya için de önemli günlerdir.
ozel bir film. batının sömürgeciliğinin eleştirisini yaparken; mekanikleşmesine de doğunun dinginliginden öneriler sunuyor. bu önermeyi daha çok duygu yüklü cinselliğe vurgu ile yapan yönetmen, Rumpelstilskin (Grimm Kardeşler) ve Eurydice örneklemeleri ile, batıyı mekanikliği öncesindeki kendi eski karakterleri ile de zenginleşmeye çağırıyor. Kuru günceligimizin içinde hoş bir vaha olmayı beceren film, görülmeye değer.
konusu çok saçma bence kalitesiz.
çok güzel bir flim harika yani muhteşem harikulade bu flimi herkez zorlada olsa izlemeli
bu film muhteşem izlemeyi tavsiye ederimbenden 8