Poseidon'dan Kaçış
Poseidon
Yılbaşı gecesidir ve Kuzey Atlantik denizinde seyir halinde olan lüks yolcu gemisi Poseidonda eğlenceler başlamıştır.
Türünün en güzel örneklerinden olan Poseidonun yirmiden fazla katında 800 kamara ve 13 yolcu güvertesi bulunmaktadır.
Bu gece, geminin çok sayıda yolcusu yeni yılı şık bir şekilde karşılamak üzere muhteşem Ana Balo Salonunda toplanmıştır. Onlar şampanya kadehlerini kaldırırken, Kaptan Michael Bradford (ANDRE BRAUGHER), (Black Eyed Peasden FERGIEnin yönetimindeki) orkestranın çalmakta olduğu Auld Lang Syne adlı şarkı eşliğinde bir konuşma yapmaktadır.
Bu esnada, köprüde, Birinci Subay bir şeylerin yanlış gitmekte olduğunu sezer.
Ufku taradığında, dev dalgayı görür; otuz metreyi aşan bu muazzam su kütlesi inanılmaz bir hızla üstlerine doğru gelmektedir. Darbenin şiddetini azaltmak üzere dümen kırmaya çalışsa da, artık çok geçtir.
Dalga olağanüstü bir güçle iskele tarafına çarparak, gemiyi alabora eder. Yolcular ve mürettebat hızla savrulurken, parçalanan eşyalara hedef olurlar; camları kırarak içeri dolan suya kapılırlar. Kolonlar çöker; patlayan gaz boruları yangınlara neden olur; ışıklar söner ve geminin büyük bir kısmı karanlık ve kaosa teslim olur.
İlk panik atlatıldıktan sonra, su seviyesinin altında kalan Balo Salonunda sağ kalmış birkaç yüz kişi bir araya gelir. Kontrolü ele alan kaptan orada kalıp kurtarılmayı beklemeleri gerektiğini söyler.
Ama profesyonel bir kumarbaz olan Dylan Johns (JOSH LUCAS) şansını denemeye karar verir. Emirleri hiçe sayarak, kendini kurtaracak bir yol bulmak üzere Balo Salonundan çıkmaya hazırlanır. Dokuz yaşındaki Conor (JIMMY BENNETT), Dylana kendisini ve annesi Maggieyi (JACINDA BARRETT) de beraberinde götürmesi için ısrar eder. Peşlerine kızı Jennifer (EMMY ROSSUM) ile nişanlısı Christianı (MIKE VOGEL) arama çabasındaki Robert Ramsey (KURT RUSSELL) de takılır. Saatler önce nişanlandıklarını babaya söylemeye cesaret edemeyen genç çifti şimdi çok daha ciddi zorluklar beklemektedir.
İnsanları peşine takmaktan hoşlanmayan Dylan isteksizce de olsa küçük gruba geminin yukarılarına doğru öncülük eder. Aşağıda beklemektense onlara katılmayı yeğleyen üç kişi daha vardır: Çekingen bir kaçak yolcu (MIA MAESTRO), yaşama isteğini yeniden keşfeden intihar eğilimli bir adam (RICHARD DREYFUSS) ve gemiyi çok iyi bilen genç bir garson (FREDDY RODRIGUEZ).
Gemi batmaya devam ederken, yüzeye çıkmak için mücadele etmeye kararlı grubun, labirenti andıran bu yerde yollarını bulmaları gerekmektedir. Çıkmazlarla ve tırmanışlarla dolu bu dikey yolculukta, grup üyelerinin arasında hızla bir bağ oluşur. Ayrıca, anlaşılır ki güven hayati önem taşımaktadır.
Troy/Truva ve The Perfect Storm/Kusursuz Fırtınanın başarılı yönetmeni Wolfgang Petersen, bu yaz aksiyon-macera Poseidon/Poseidondan Kaçışla sinemaseverlerin karşısına çıkacak.
Başrollerini Josh Lucas, Kurt Russell ve Richard Dreyfussın paylaştığı filmin diğer baş rollerinde ise Emmy Rossum, Jacinda Barrett, Mike Vogel, Mia Maestro, Jimmy Bennett ve Andre Braugher. Wolfgang Petersenın yönettiği filmin senaryosunu Paul Galliconun romanına dayanarak Mark Protosevich kaleme aldı.
Wolfgang Petersen, Duncan Henderson, Mike Fleiss ve Akiva Goldsmanın yapımcılığını üstlendiği Poseidon/Poseidondan Kaçışın yönetici yapımcıları ise Kevin Burns, Jon Jashni, Sheila Allen ve Benjamin Waisbren.
Filme John Seale A.C.S., A.S.C. görüntü yönetmeni; Bill Sandell yapım tasarımcısı; Erica Edell Phillips ise kostüm tasarımcısı olarak imza attı. Poseidon/Poseidondan Kaçışın kurgusu Peter Honess A.C.E., müziği ise Klaus Badelt tarafından yapıldı.




















kötü değil güzel,sürükleyici bi film
daha önce benzerlerini gördügümüz filmlerin basit bir tekrari 4/10
güzel tavsiye edelir
<p><strong><em>Bazı arkadaşlar Titanic Filmine Benzetmişler Doğru Az Çok benziyor Ama Titanic Filminde Kullanılan Efektler Bu Filmde çok az kullanılmış Yinede İzlenilebilir.Güzel Sürükleyici Bir Film...</em></strong></p>
Kötü bir film senaryosu da kötü
güzel bir fil.kurt rusell eskie dönüş yapmış
basit ticari bir yapım olan "poseidon dan kaçış" tüketmek ve atmak için yapılmış sıradanlığın en üst boyutuna ulaşmış bir amerikan yapımı. hiçbir cazibesi olmamakla beraber daha önceden çekilmiş kaza filmlerine de benzerliği(çünkü o kadar çok yapıldı ki artık bööh geldi) ile de aralarda derelerde kaybolup gitmeye mahküm.
superrrrrrrrrrrrrr
eğer sevdiysen ki ben sevdim yönetmenin diğer filmi das bootu kesin seyret. yine su yine korku dolu anlar.
Filmin afişini görünce anladım \"küçük titanik\" olduğunu. Arkadaşımda \"ters titanik\" adını verdi bu filme... Gemi batıyo ters dönüyo... Aldığım ders şu... Bi gemi batarsa ve ben içimdeysem bulmam gereken yer \"havalandırma\"... Aslında tarzım bir film olmadığını hemen anladım ama... yani bir derinliği yok... ama fena değil, izlenebilir değişiklik olsun diye...
hey millet film gayet güzel gitmeniz tavsiye edilir..
Filmin diğer felaket filmlerinden tek farklı yani filmin en başından olaya balıklama dalması. Bunun dışında bir farklı yanıda film boyunca karakterleri tanıtıyor ve birazda dram ağırlaştırılmış. Bunun dışında iyi bir film sayılmaz, günübirlik bi film, Daha doğrusu çok fazla şey beklemeyin filmden. Zaman geçirmek için sadece gidilebilecek filmlerden bir tanesi. Genede iyi seyirler.
arkadaslar bence bu fılm yenı cıkan fılmlerın en ıyı zaten ben bu fılme 2 gun sonra ızlemeye gıtcem ama sınemaya gıdecek olan lar warsa ıcınızde kesınlıkle buna gıdın...........( BENCE )
TYTZ\'den davetiye kazanmıştım.. Üşendim, Gİtmedim. Umarım pişman olmam..
Uzun zamandır Kurt Russell\'ın yeni bir filmini seyretmemişitm.Sırf onun için ve yönetmenin daha önceki filmlerinden edinidiğim izlenimlerime dayanarak bu filme gideceğim.Hayal kırıklığına uğrayacağımı sanmıyorum.