Bir Şans Daha

Va, Vie et Deviens / Live & Become

Yıl2005
Süre140 dk
TürDram
Vizyon14 Ekim 2005
Seyirci19.229

Gösterildiğinde bizde de büyük ilgi görmüş “Hayat Treni – Train de Vie”nin yönetmeni Radu Mihaileanu 7 sene sonra bir başyapıtla, “Bir Şans Daha – Va, Vie et Deviens” ile sinemaya dönüyor. Kayıtsız kalmanın mümkün olmadığı bir insanlık dramını eşsiz bir sinema dili ile anlatan “Bir Şans Daha”, yakın tarihin gölgede kalmış bir dönemine ışık tutan epik bir başyapıt olarak gösteriliyor.

Yıl 1984. 26 Afrika ülkesinden binlerce kişi Sudan'daki kamplarda açlıkla pençeleşmektedir. İsrail ve Amerika’nın insiyatifiyle gizli bir operasyon başlatılır. Binlerce Etiyopyalı Yahudi, İsrail’e gönderilir. Hıristiyan bir anne 9 yaşındaki oğlunu açlık ve ölümden kurtarmak için Yahudi olarak gösterir ve oğlunu kendi elleri ile İsrail'e gönderir.

İsrail’e yetim bir Yahudi çocuk olarak varan küçük Şlomo, Tel –Aviv’de yaşıyan Sefarad bir Fransız aile tarafından evlat edinilir. Etiyopya’da bıraktığı annesine büyük özlem duyan Şlomo, yeni hayatına alışırken, sakladığı büyük sırrın altında ezilir.

Her ne kadar Şlomo’nun yeni ebeveynleri küçük çocuktan sevgilerini esirgemeseler de, İsrail’de herkes Şlomo’yu kabul etme konusunda yeni ailesi kadar istekli değildir. Şlomo derisinin rengi yüzünden Yahudi topluluğu tarafından şüpheyle karşılanmaktadır.

“Kimim ben? Kim oldum? Özüme ve gerçek kimliğime ihanet mi ettim?

Bazıları beni Fransız olarak görüyor, bazıları ise Romanya’lı. Hem her ikisiyim, hem de tam olarak hiçbiri. Romanya’dan ayrılalı 20 yıl geçti. Artık oranın günlük yaşamının bir parçası değilim. Romence’yi Fransız aksanı ile konuşuyorum. Öte yandan kendimi tam olarak Fransız da hissetmiyorum. Yaşıtlarımın, çocukluklarında Fransa’da izledikleri çizgi filmleri, onların çocukken söyledikleri okul şarkılarını bilmiyorum. Fransızca’yı Romanya aksanı ile konuşuyorum.

Soyadı Romence olan bir Yahudi’yim. Babam Nazi’lerden kurtulmak için Buchman olan soyadını Mihaileanu’ya çevirmek zorunda kalmış. Stalin sağolsun sonra eski soyadını almak mümkün olmamış. Bazen dindar arkadaşlarım soyadı meselesi açılınca soruyorlar, “Gerçekten Yahudi misin?”. İçimden “Hayır, öküzüm ben” demek geliyor.

Bazıları da ‘her iki ebevynin de Yahudi mi?’ diye soruyor, “Hayır, üçü birden Yahudi” diye cevap vermek istiyorum. “Hayat Treni”ni çektikten sonra önüme bir dizi benzer konuda senaryo geldi. Aynı şey ilk filmim “İhanet”i çektikten sonra da olmuştu. Doğu Avrupalı, Yahudi yönetmen klişesi içine hapsolmak istemedim.

Başka coğrafyalardan, başka insanların hayatlarını anlatmak istedim. Amerika’da bir Etiyopyalı ile tanıştım. Bana nasıl vatanını terketmek zorunda kaldığını ve ardından yaşadığı acıları anlattı. Onun ağzından sözcükler döküldükçe içimde bir şeyler kıpırdıyordu. Saatlerce hikayesini dinledim. Konuşması bittiğinde onun hikayesi, benim hikayemdi.

İnsanlar birbirlerini değerlendirirken, dar kalıpların içine sıkışıyorlar. Hepimiz belirli steryotiplere göre değerlendiriliyoruz. Arap, Yahudi, Siyah, Beyaz, Fransız, Romanyalı, Alman. Bu tanımlar çok eksik, çok yetersiz. Düpedüz yanlışlar. Bu tanımlar, kültürlerin birbiri ile nasıl etkileşebileceğini, bireyin yolunun nasıl da bu kalıpların dışına çıkabileceğini tarif etmekte yetersiz kalıyor.

Ben rengarenk bir öykü anlatmak istiyorum. Etiyopyalı siyah bir çocuğun büyüme hikayesini, Etiyopya’lı, Fransız, İsrail’li olmasının hikayesini anlatmak istiyorum. Çocuğun yürüdüğü yol boyunca kazandığı yeni kimlikleri anlatmak istiyorum. İçinde yaşadığımız yüzyılın çocuğunun hikayesini anlatmak istiyorum. O çocuğu anlamak, sırlarını keşfetmek istiyorum. Ona yardım etmek, onu takip etmek istiyorum. Onu yüzüstü bırakmak istemiyorum. O çocuk benim bir parçam. Onu asla yalnız bırakmamak istiyorum.-Radu Mihaileanu – Ocak 2005”

Kadro

Oyuncular

6 kişi
Yapım

Künye

YönetmenRadu Mihaileanu
SenaryoAlain-Michel Blanc, Radu Mihaileanu
Görüntü YönetmeniRémy Chevrin
ŞarkıArmand Amar
Sinemaseverler

Yorumlar

2 yorum
raskolnikov19@hotmai20 Eylül 2009

güzel bir film.konusu iyi seçilmiş,ancak benzer konulu filmlerin aksina olaylardan çok insanı gözlemlemiş...finali etkileyiciydi.izlemenizi tavsiye ederim

zuhtuural6 Mart 2008

<br /> Yıl 1984. 26 Afrika ülkesinden binlerce kişi Sudan'daki kamplarda açlıkla pençeleşmektedir. İsrail ve Amerika&#8217;nın insiyatifiyle gizli bir operasyon başlatılır. Binlerce Etiyopyalı Yahudi, İsrail&#8217;e gönderilir. Hıristiyan bir anne 9 yaşındaki oğlunu açlık ve ölümden kurtarmak için Yahudi olarak gösterir ve oğlunu kendi elleri ile İsrail'e gönderir. İsrail&#8217;e yetim bir Yahudi çocuk olarak varan küçük Şlomo, Tel &#8211;Aviv&#8217;de yaşıyan Sefarad bir Fransız aile tarafından evlat edinilir. Etiyopya&#8217;da bıraktığı annesine büyük özlem duyan Şlomo, yeni hayatına alışırken, sakladığı büyük sırrın altında ezilir. Her ne kadar Şlomo&#8217;nun yeni ebeveynleri küçük çocuktan sevgilerini esirgemeseler de, İsrail&#8217;de herkes Şlomo&#8217;yu kabul etme konusunda yeni ailesi kadar istekli değildir. Şlomo derisinin rengi yüzünden Yahudi topluluğu tarafından şüpheyle karşılanmaktadır.

Yorum yaz

Benzer

Yaël Abecassis'in diğer filmleri

Filmografi →