Hotel Rwanda
On yıl önce, Afrikanın en önemli, dünya ile en bağlantılı şehri olan Rwandada, hiçbir zaman unutulmayacak, akıllara durgunluk veren bir vahşet yaşandı. Yüz günü aşkın bir süre içinde yaklaşık bir milyon insan hunharca bir biçimde dünyanın gözü önünde katledildi.
Bu katliam sırasında, sıradan bir otel müdürü olan Paul Rusesabagina, ailesini korumak, insanlığı yaşatmak üzere, müthiş bir cesaret örneği gösterip, sayıları 1268i bulan mülteciyi, müdürü olduğu Milles Collines otelinde saklamayı başardı ve onların hayatını kurtardı. Hotel Rwanda kısaca, Paulün bu hiçbir zaman unutulmayacak olan, kahramanlık öyküsünü anlatmaktadır.
Yapımcıları A.Kitman Ho ve Terry George, yapım sorumluları Hal Sadoff, Martin F.Katsz, Duncan Reid ve Sam Bhembe, yardımcı yapımcıları Keir Pearson, Nicolas Meyer, Bridget Pickering ve Luigi Musini olan Hotel Rwandanın senaryosu Keir Perason ve Terry George tarafından yazılıp, Terry George tarafından yönetildi.
Ayrıca, filmin görüntü yönetmeliği Robert Fraisse, yapım tasarımı Tony Burrough ve Johnny Breedt, kurgusu Naomi Geraghty, kostüm tasarımı Ruy Filipe ve müzikleri ise Andrea Guerra tarafından üstlenildi. Paul Rusesabagina filmde özel danışman olarak hizmet verdi.










Gec kalmis olsamda sonunda izledim ve yakin tarihe aydinlik eden bir film olmasi ile birlikte son derece dikkat cekici sahnelere sahip mutlak izlenmesi gereken bir film.
kesinlikle izlenilmesi gereken, modern tarihin en büyük soykirimlarindan biri olan olaylari anlatan, muhtesem bir film 10/10
Film 94 yılında Ruanda'da yaşanan iki kabile arasındaki kanlı mücadeleyi anlatıyor.O zamana kadar sıradan bir otel müdür olan Paul Rusesabagina otelinde 1260 mülteci saklar ve onların kurtulmasını sağlayarak bir kahramana dönüşür.Mutlaka izleyin çok güzel bir film.Don Cheadle ve Sophie Okonedo çok başarılı
yakın bir geçmişde yaşanan bir soy kırım bir iç savaş hikayesi ne acıdırki bu vahşete ( göz yuman ) bakmayan izlemeyi terçih eden tüm büyük baş ülkeler birliği bu filimin yapımına ortak olmuş... tirajik bir şekilde şimdide izleyenlerin takdirini alıyorlar başta amerika olmak üzere... oysa lanetlenmesi gereken şey kendilerine bir senaryo edinmeleri bunları engelleyebilecekken bırakın olsun zihniyeti sürmeleridir... filim hakkında yazacak çok bir şey yok esas olan bu filimin hiç yapılmaması bu vahşetin hiç yaşanmamış olmasıydı...izleyenler bir defada böyle düşünsün lütfen...izlemeyenlerde seyre dalmadan ölen her annenin babanın yaşlının ve çoçuğun ölümüne engel olabileceklerin bu filimi yaptıklarını unutmasın....
<p>-sence bu görüntüleri akşam haberlerine yetiştirebilir miyiz?</p><p>-yetiştirsek neyi değiştiricek ki? insanlar ''aman allahım ne korkunç'' diyip yemeklerini yemeye devam edecekler </p>
<p>- neden?hepsini öldürebileceğinize inanıyor musunuz gerçekten?</p><p>-neden olmasın?kısa zamanda yarısını yok ettik bile.. </p>
bi çocuk: söz veriyorum bir daha tutsi olmıycam n'olur affedin, uslu olucam nolur bir daha tutsi olmıycam öldürmeyin beni!
iki şey var bu filmde gerçekler ve filmin kurgusu.herşeyden önce hikaye acıtasyon yönetmiyle anlatılmamış...olayları yaşarcasına göstermiş.herşey gerçeğe yakın.oyuncuk muhteşem.izlenmesi gereken ve arşivinizde bulunması gereken bir film
kısa ne net olacak olursam.. bu filmde görünen madalyonun diğer yüzü.. hayatın sadece amerikada yada avrupada geçmediğini diğer kıtalarda neeler olduğunu nler yaşandığını görmemiz için mükemmel bir yapıt.. konu mükemmel.. bir otel müdürünün insanlığı namına tüm dünya ile yaptığı mücadele. izlemelisinzz ve sizde biras ondan örnek almalısınız. cesaretli olmalıyız..
Ölümle-yaşamin ne kadar içiçe oldugunu anlatan, gelecege dönük korkularimizin disa vurumu bir anti-utopyanin gerceklestigi bir dünyada yasiyormus hissi veren bir calisma. Sadece kabilesel farkliligin yasama daha dogrusu ölüm sebebi olan bir ulke (acik hava hapishanesinde) gitmek-kalmak arasinda canhiras mucadelelerin destansi görüntüleri. Sırf baska kabileden diye esinizin olumune göz yummakla karsi koyup ölümü göze almak. Antik Yunan tragedyalarina nazire yaparcasina, kurban isteyen tanrılar ve asil kan insanlarin erdemleri... Olaylara izleyici gözüyle bakamayip kendinizi de magdur taraftan ayırmadiginizi farkediyorsunuz zaman zaman. gerceklere dayanan ama belgesel tadindan uzak. dünyadaki gelismis devletlerin ikiyuzlulugu ve pazar savaslarina insan hayatina metelik verilmeyen tavrinin pazara cikarildigi bagimsiz filmler kervaninin basarili bir uyesi.Dusmanliklarin ve savasin yuceltildigi dunyamızda Bienale konu olan İyimserlik temine okkali bir yanit bu film. Bir insanin bile olmesi mutlu sonu imkansiz kilmaya yeter diye bir kaygimiz varsa eger bu film mutlu sonu olmayan bir film.
Çok ii bir film.Herkesin izlemsini tavsiye ederim izleyip biraz ibret alalım