Carmen
1830 yılı İspanya... Hikayemiz ülkenin korkunç gerçeklerini ortaya koyarken gerçek bir aşk hikayesini de zaman ve mekandan bağımsız, gözler önüne seriyor...
Bir Fransız yazar ve araştırmacı olan Prósper Mérimée (Jay Benedict) bir İspanyol askeri olmasına karşın kanun dışı işlere bulaşmış olan José (Leonardo Sbaraglia) ile tanışır. Mériméenin İspanyada tanıştığı ikinci kişi ise onu baştan çıkaran, damarlarındaki kanın bile farklı atmasını sağlayan güzeller güzeli bir çingene kızı olan Carmen (Paz Vega)dir. Mérimeenin falına bakmak için onu kandırır ve evine götürür. Parası için Mérimeeyi öldürmeye çalıştığı bir anda Jose kapıdan girip Carmenin bütün planlarını altüst eder.
Daha sonra iki adamın karşılaştığı ilk yer Josenin cinayetten yargılanıp idama mahkum edildikten sonra idamını beklediği küçük hücresidir. Tüm hayatını, inançlarını kaybedip hayattan kopuşunun hikayesini Mérimeeye işte bu hücrede anlatır... Bütün bunların sebebi ise güzeller güzeli Carmene olan aşkı ve tükenmeyen sevgisidir. İlginçtir ki orijinal romanın yazarı Fransız Prosper Mérimée, filmin içinde de karakterlerden biri olmuştur. Bu noktanın dışında filmin senaryosu tamamen 1845te ilk kez yayınlanan romandaki orijinaline sadık kalınarak birebir sinemaya aktarılmıştır.
José filmde de yine bir centilmedir ve Carmen adındaki bu korkunç ve vahşi kadının oyuncağı olmuştur. Vicente Aranda Carmenin bu versiyonunda karakterlerin değil daha çok hikayenin nedenlerini ve niçinlerini incelemektedir. İspanyol yönetmen Carmenin ve Josenin duygusal yaşantılarının üzerine eğilerek örneğin neden Josenin Carmene bu kadar düşkün olduğunu anlatıp Carmenin aslında kim olduğunun üzerinde fazla durmamaktadır. Bunun yerine Jose ve Carmen arasındaki tutkulu ve bazen vahşi ilişkiyi irdelemeyi yeğlemiş.


















Bence çok önemli bir film keşke daha bildik oyuncular oynasaydı