Mimar Babam
My Architect: A Son s Journey
My Architect: A Son's Journey, 20. yüzyılın en önemli mimarlarından Louis Kahnın (1901-1974) yaşamı ve kariyerine ışık tutan bir belgesel. Bangladeş Parlamento Binası, Salk Enstitüsü, Exeter Kütüphanesi gibi çalışmalarıyla tüm dünyanın tanıdığı mimar, 1974te New Yorkta bir metro istasyonunun tuvaletinde yoksulluk içinde can vermişti. Kahnın eşiyle olan kızlarının haricinde, iki sevgilisinden de birer çocuğu bulunuyordu.
Göçmen Yahudi bir ailenin çocuğu olarak, yoksulluklar içinde bir çocukluk geçiren mimar, son derece güçlü ve etkileyici eserler bırakır geriye. Bir eleştirmen onun eserlerinden söz ederken onların yaşamınızı değiştirebilecek güçte olduklarını ifade eder. Sanatsal alanda her zaman dürüstlük ve açıklık taraftarı olan Kahnın özel yaşantısı ise gizler ve karmaşa ile doludur.
Mimarın evlilik dışı ilişkisinden doğan oğlu Nathaniel Kahn, çocukluğu boyunca babasının gelip kendileriyle birlikte yaşayacağı günü hayal eder. Ama Kahn, karısını hiç bir zaman terk etmez. Babası bir metro istasyonunun tuvaletinde ölü bulunduğunda Nathaniel henüz 11 yaşındadır. İşte My Architect: A Son's Journey, Nathanielin uzun zaman önce kaybettiği babasını tanıma ve anlama çalışması..
5 yılda tamamlanan film, oğul Kahnın bütün dünyayı dolaşıp filme aldığı babasının eserleri; onun çağdaşı mimarlar, çalışma arkadaşları, öğrencileri, eşi, sevgilileri ve çocuklarıyla yaptığı söyleşiler sonucunda ortaya çıkmış bir çalışma.


İlk yorumu siz yazın.