Piyanist
The Pianist
Polonyalı başarılı Yahudi piyanist Wladyslaw Szpilman, sınır dışı edilmekten kaçarak Varşova’nın ara sokaklarında yaşamaya mahkum kalmıştır. Savaşın ızdırabını, küçük düşmeyi ve hayatta kalma mücadelesini hissederek, sürekli kaçarak ve yıkıntılarda saklanarak sürdürmektedir yaşamını. İşte böyle bir dönemde, bir Alman subayının kendisine yardım elini uzatması sayesinde hayatta kalmayı başaracaktır.
Film hakkında “Polonya tarihindeki bu acılı dönemi anlatmayı hep istemiştim. Fakat bunun bir otobiyografi olmasını istemedim. Wladyslaw Szpilman’ın hatıralarının ilk bölümünü okuduğumda ‘The Pianist’in benim bir sonraki filmim olacağını biliyordum.
Tüm dehşetine rağmen sevimli ve umut dolu bir yanı vardı.” şeklinde konuşan yönetmen Polanski’nin Szpilman’ın hatıralarına ulaşması, 2000 yılında piyanistin oğlu sayesinde olmuş. Savaş başladığında 27 yaşında olan Szpilman, Polonya’nın geleceği en parlak konser piyanistleri arasındaymış.
Yahudi oluşu sebebiyle ailesiyle birlikte Varşova gettolarına sürüldükten sonra, bir işbirlikçi sayesinde esir kampı trenlerinden kurtularak hayatta kalmayı başarmış. 1946 yılında kitap haline getirdiği hatıları yasaklandıysa da, oğlu 1999’da bulduğu babasına ait yazıları tekrar basarak onu uluslararası üne kavuşturmuş. İşte Polanski de, bu kitaptan yola çıkarak oluşturmuş “The Pianist”i.
Filmde Szpilman rolünde, “Bread & Roses” ve “The Thin Red Line” filmleriyle üne kavuşan Amerikan sinemasının genç yeteneklerinden Adrien Brody kamera karşısına geçmiş. Brody’ye eşlik eden oyuncular arasında Frank Finlay (baba), Thomas Kretschmann ( Wilm Hosenfeld), Ed Stoppard (Henryk) ve Jessica Kate Meyer (Halina) bulunuyormuş.
Filmin 2000 Haziran’ında başlanan çekimlerinden önce, Szpilman’ın yaşadığı yerde yaşayanlar ve tarihçilerden yardım alınmış. Tüm ekibe sayısız Varşova belgeseli seyrettirilerek bu tarihçeden haberdar olmaları sağlanmış. Çok geniş bir teknik ekipman yardımı ile toplam 100 kişilik Polonyalı, Alman ve Fransız çekim ekibi birbirleri ile uyum içinde çalışmışlar.
Oyuncular
Adrien BrodyWladyslaw Szpilman
Thomas KretschmannWilm Hosenfeld
Frank FinlayPeder
Maureen LipmanMutter Szpilman
Emilia FoxDorota
Ed StoppardHenryk
Julia RaynerRegina
Jessica Kate MeyerHalina
Michal ZebrowskiJurek
Wanja MuesSS Slapping Father
Sungun BabacanTürkçe Seslendirme
Hakan AkınTürkçe Seslendirme
Joachim Paul AssböckSchutzpolizei
Morgane Polanski
Yekta Kopanseslendirme 








İMDB puanı en yüksek filmlerden en akıcı filmlerden. gerçi 2:30 saat sonlara doğru ister istemez uyudum ama film güzel izlenir. Yahudi katliamı filmler en yüksek puanı alırken filistin katliamı yapılan bir film olan Filistine Veda filmi neden pek bilinmez oda biz müslümanların dağınık olmamızdan kaynaklanıyor sanırım.
Filmdeki müziklerin çoğu Frederic Chopin'e ait. Piyano çalınan sahnelerdeki parmaklar ve gerçekte çalan piyanist ise ülkemize de gelmiş olan Polonyalı Janusz Olejniczak. (Klasik müzik ve piano severler için ekstra bilgi)
ne yazacağımı bilemedim. film o kadar güzel ki tarif edecek söz bulamıyorum. sadece kamera arkası ve çekim aşaması için bile bir kitap yazılabilir herhalde...insanın böyle bir filmi sadece yazmak değil yönetmek için bile belli bir entelektüel birikime sahip olması gerekir...
Klasik savaş filmlerinin aksine savaşın öteki yüzünü bir sanatçının gözünden anlatan bir film. Askerler dışındaki insanlar için savaşın ne demek olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiş. Yahudi esirlerden birinin şu sahnesi de heralde günümüzdeki İsrail'in tutumunu açıklıyor: "Bize işkence yaparsınız da hesabını sormaz mıyız?"
bu kadar acı çeken bir halk nasıl böylesine barbarlaşabiliyor hayret ediyorum. yahudi lobisi yine bir filmi alıp lobisiyle birlikte gündemde tutmayı başarmış 8/10
Filmin dönemini bir yahudi olarak az cok cocukken yaşayan Roman Polanski'yi taktir etmek gerek
filmin etkisinde kalmak mümkün
acligin ne demek oldugunu her daim hatirlayan biri olarak izledim filmi.harika otesi demek zorunda kalacagimiz bir aci olabilirmi filme yansitilmis dramlar...
<p>Filmde etki bırakan çok dramatik sahneler var kadının elinden yemeği çalmaya çalışan adamın yemek yere döküldükten sonra onu yemesi,çocuğun delikten kaçarken ölmesi, ve Alman'ın Piyaniste yardım etmesi,Şekerlemenin paylaşılması vs... oldukça etkiledi film beni Adrien Brody tartışılmaz oynamış rolü </p>
film kadar adrien broody de olağanüstüydü..
Bu tür acıların yaşanmış olduğunu bilerek seyretmek filmi daha dramatik hale getiriyor.İzleyenlere savaş ve ırkçılık gibi insanlık ayıplarını göstererek özgürlüğün değerini hatırlatıyor.
Tek kelimeyle : <strong>DESTANSI</strong>
mükemmel bir fildi sadık güvenilir dostlar sayesinde mücadeleyi bırakmadan savaşan ve yanlız kalmış bir müzisyen etkileyici mücadele etmiyo saklanıyor diyebilirsiniz fakat tek başına insanlardan uzak aç susuz kendini kitlemek de çok büyük bir mücadele örnegidir.....)
harika bir filmdi. çok güzel bir yapımdı.
bu film ağır bir dram... ve seçilebilecek en iyi başrol oyuncusu ile oynandığı kesin. o muhteşem eller gercek bir piyanisti andırmıyor da ne yapıyor ? o hüzünlü bakışlarda bu dramı gerçekten yaşayan bir yahudinin gözlerini görmüyor muyuz? yaşlı Polanski kendisininde yaşadığı bu tanıdık acıyı çocukluk hatıralarını hatırlamak zorunda kalarak enfes bir anlatımla adeta yaşatıyor.
<p>aynı sahne benim de gözümün önünden hiç gitmez. bir de yere dökülen pilav gibi bir aşı yerden, yangından mal kaçırmak acelesiyle yiyen kadın...</p><p>açlık insanın en zor aşacağı sınavlardan biri...</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" height="100%" id="HB_Mail_Container"><tbody><tr width="100%" height="100%"><td id="HB_Focus_Element" width="100%" height="250" valign="top"><strong>ne zaman bir istrediğim olmasa ayakkabım alınmasa veya bir tişörtü alamasam aklıma hep helva gibi bir şeyi (sakız kadar büyüklükte) 7 parçaya böldüklerini hatırtlarım ve piyanistin kaldırım arasından kemikleri sayılacak kadar zayıf bir çocuğu kurtarmak için yukarı doğru çekerken çocuğun can çekişerek ölmesini...<br />adrien brody'nin oyunculuğu tartışılmazdı...</strong></td></tr><tr><td height="1" style="font-size: 1pt"></td></tr></tbody></table>
realizmin doruklarında,ölümü ensenizde hissettiren kısaca roman polanski şaheseri...
mükemmel bi film.kesinlikle izlenmeli...
<p><em>Sade ve güzel bir tarihi anlatım..</em></p><p>İzlemeyen kalmasın. </p>