Dönüş Yok
Irréversible
Fransız sinemasının yaramaz çocuğu Caspar Noe, Dönüş Yok ile bu yılın en tartışmalı filmini sunuyor sinemaseverlere. Hafızalardan silinmeyen I Stand Alone /Herkese Karşı Tek Başına adlı filmi ile Cannes Film Festivalinde FIBRESCI Ödülünü alan, çağdaş Fransız sinemasının aykırı figürü Gaspar Noe de kendi sınırlarını zorluyor ve çarpıcı bir yapıtla geri dönüyor.
Bir şiddet olayıyla yaşamları paramparça olmuş bir çiftin olağandışı öyküsünü tersten anlatan bu filmin başrollerini, gerçek hayatta da birlikte olan, Monica Bellucci ile Vincent Cassel paylaşıyorlar.Aşk ve intikam duygusu üzerine gelişen filmdeki tecavüz ve şiddet sahneleri nedeniyle ülkemizdeki sinemalarda 16 yaş sınırı ile gösterime girebilecek.
Kadro
11 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenGaspar Noé
SenaryoGaspar Noé
Görüntü YönetmeniBenoît Debie
YapımcıChristophe Rossignon
ŞarkıThomas Bangalter
Sinemaseverler
13 yorumYorumlar
AmbulansAnal SeksAnal TecavüzArabaAsansörAşkAyartmaAynaBağımsız FilmBanyoda SeksBarBiçimsel BozulmaCazibeCinayetCinsellikÇıplak ErkekÇıplak KadınDans EtmekDelilikDuşElbiseEreksiyonErkek kadın İlişkisiErkek Önden ÇıplaklıkErkek Önden Tam ÇıplaklıkFahişeFahişelikFotoğrafFransaGeceHomoseksüelHüzünIrz DüşmanıİçmekKadın KüloduKadın Önden ÇıplaklıkKanKanlı ŞiddetKapıKaranlıkMetroMetro İstasyonuNefretOral SeksÖçÖfkeÖldürmeÖlümÖpücükParisPartiPenisPerdePıhtıPolisRahatsız EdiciRöntgencilikSaldırıSuSuistimalSürrealizmŞehirŞiddetTecavüzTecavüz KurbanıTek Kelime BaşlıkTransvestizmUyuşturucu KullanımıUyuşturucularYalnızYatak OdasıZalimlik
Benzer
Filmografi →
















Karanlık bir film kurgusuda iyi türe yeni bir soluk getiren filmlerden sinematoğrafik iyi bir film gri renk seçimide filme uymuş filimde bir video klip estetiğide var bu yüzden her seyircinin seveceği bir film değil kısaca yenilikçi farklı iyi bir film izlemeye değer son olarak filimde +18 sahneler mevcut.
Orta metrajlı denemesi Carne ve ilk uzun metrajı I Stand Alone ile bizi ileride çok rahatsız ettireceğini baştan hissettiren Gaspar Noe, Kurguyu tıpkı Nolan’ın Memento’sunda ki gibi tersine çeviren ve hiçbir anında sözünü sakınmayan, eleştirsel bir şiddetten çok kuvvetli bir başyapıt çıkarıyordu. Filmin akışı izleyiciyi şüphesiz yoruyor. Ancak anlatılmak istenen konu düz bir şekilde verilseydi filmin anlamı olmayacaktı. Konunun varmak istediği noktanın zamanın akışına göre en başta olması filmin sondan başa verilmesini son derece mantıklı kılıyor. Tecavüz sahnesine gelince filmi izlemeden önce bu sahnenin çok açık saçık bir sahne olduğunu düşünüyordum ama bu kadar yankı uyandırmasının sebebi çok açık saçık olması değil süresiymiş. Yaklaşık 10 dakika kadar süren sahne izleyiciyi gerçekten rahatsız ediyor, İnsanda bir boğulma duygusu uyandırıyor. Kesinlikle çok baskıcı olan bu film, İnsanın kendini kötü hissettiği sahnelerle dolu, kendine özgü bir yapım. Hem konu hem kamera çekimi hemde efekt sesleri bakımından farklı olduğunu kanıtlıyor. Kurgu olarak insanın başını döndüren, konusu gereği insanın tüylerini diken diken eden etkileyici ve akılda kalıcı bir film.. Sinemanın getirdiği masalsılıktan ziyade aksine her anlamda gerçekçilik üzerine yoğunlaşan ve bunu fazlasıyla başaran bir film "Irréversible."
Filmle alakalı tek söyleyebilecegim oyuncuların iyi rol çıkarması..Ancak bu , filmi güzel yapmıyor benim gözümde
Sondan başa doğru işleyen planıyla bu film alınyazısı çizgisini geriye doğru adımlamak anlamını taşıyor bana göre. Karşı cinste duygusal heyecanı arayan, mavi göğü, kırlarda mutlu mesut çocukları özleyen kadının, aşk ile mantığı buluşturamamış olmasından dolayı yaşamak zorunda kaldığı acı bir hayatı ve yanı sıra farklı sebeplerle oluşan iki ayrı şiddet olgusunu anlatıyor: Birisi uyuşturucu bağımlısı, kadın taciri kötü adamın uyguladığı şiddet, diğeri ise hoşgörü ve itidal sahibi olduğu halde aldatıldığını bilen bir kocanın kin ve ihtirasla gerçekleştirdiği cinayet. Kanımca burada dikkat edilmesi gereken nokta kocanın; her şey yolundayken sergilediği entelektüel rahatlığın, kendi tavırlarına yön veren gerçekçi bir duruş sergilemediği ve bu kocanın özünde öfkeye ve şiddete sahip bir "insan" olduğudur. Ve şiddetin tüm kanallarının uygun ve kullanılabilir olduğu yaşamda kurulan pembe hayaller, finalde bize oldukça başarılı bir plan ve teknikle gösterilen başdönmesinden başka bir şey değildir.
<p>ilk filmi "Seul contre tous" ile büyük keyif aldığım gaspar noe'nin olay yaratan filmi. o dönem, 8-9 dakika tecavüz diye olay yaptılar. kötü bir istismar filmi dedikleri için sinemada izlemedim. ne büyük hata yapmışım. filme öyle büyük haksızlık yapılmış ki. ters kurgu ile verilen mesaj, sahnelerin estetiği, omuz kamerasının kullanım stili...beni herşeyiyle cezbetmiş, inovatif bir noe filmi. </p>
Filmin yönetmeni Gaspar Noe'nin söylediği bi söz var hayat gittikçe kötüye gidiyor. Hiç bir zaman geriye dönüş yoktur çünkü zaman her şeyi mafeder sözüyle de bunu ispatlıyor zaten.Geriye dönüş olmadığından kurgu tersine akıyor filmin sonunda bir türlü biz bu psikolojik gerilimden kurtulamıyoruz ve film amacına ulaşmış oluyor.Stanley Kubrick şiddet eğer iyi bişey gibi verilirse bu zararlıdır der. Sİz filmdeki şiddet ve tecavuz sahnelerinden sonra bu etkileyicilikle midenize yumruk yemiş gibi oluyorsunuz.Çok etkileyici bir tarz kullanılmış.Metrodaki 3lü diaolog benim çok hosuma gitti.Bir erkeğin mutluluğu sonunda bir kadının mutluluğudur.Belluccinin rüyasından bahsettiği sahnede öyle.Okuduğu kitaptan bahsettiği bölümde keza öle.Oyunculuklar konusunda oldukça göz doldurucu ama insan monicaya olan hayranlığını tecavuz sahnesinden sonra kaybediyor biraz.Diğer erkek karakterler de başarılı
<p>filmin sonuna kadar izlemeye dayanabilirseniz gerçekten sıkı bir film olduğunun anlayacaksınız. ama yönetmen filmin başından (aslında sonu) itibaren izleyiciyi gerçekten zorluyor. tersten anlatılmış film , bir çok kişi dayanamayıp ilk 20 dakikada salonu terk ediyor, çünkü şiddet ve tecavüz sahneleriyle başlıyor film , biraz sabredebilirseniz sonunda gerçekten izlediğinize değdiğini anlıcaksınız.film tecavüz sahnesi yüzünden çok eleştirildi ama gaspar noe çok farklı ,gerçekçi ve etkleyici bir film yapmış..</p><p>ve monica belucci tabi ki muhteşem....</p>
film tam olması gibi. çokkişi ilk olduğunu söylüyor,bence de çok başarılı olmuş.zaten monica bellucci hayranıyım):
film çıktığı 2002 yılında oldukça ses getirmiş herkesin aqzına sakız olmuştu yok efendim çok iqrençmiş yokefendim mideler kaldırmamış bence az bile ellerine saqlık yönetmenın oldukça estetik çekmiş ve kurbanı da bi ğüzel giydirmiş..ancak gercek hayatta yasanan lar hiçte estetik deil bu filmden yureği kalkanlar bidse etraflarına baksalar yada en kolayı aynaya.. dönen kamerasıyla milleti sersemlettiği gibi sondan basa çekimleri sayesinde milleti allak bullak edio bu film sonuç olarak intikam souk olarak mı yoksa sıcaqı sıcaqına mı yenne bi yemektir gözler önune serio..
belluci varsa bende varım süper bir kadın oyuncu
Film süper ama takıldığım bir konu var.tecavüz eden JO PRESTİA değilmi?yani LA TENİA ama öldürülen adam o değil heralde?
Filmin yarısında sinemayı terk edenlerdenim. Sonradan merak edip tekrar izledim. Rahatsız edici sahneleri çok olduğu için izlemeyin diyorum ama filmin konusu ve işleyişi çok etkileyiciydi. Yani çok beğendim ama tavsiye etmiyorum : )
Gerçekten sarsıcı ve çarpıcı.Izleyebilmek cesaret istiyor.Gaspar nefret terapisi yapmak istemiş. Bence fazlasıyla başarmış...